Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #15 : 02 Kasım 2006, 21:00:25 » |
|
EĞER UZAKTAN KUMANDALI ARAÇ ANAHTARINIZI ARACINIZDA KİLİTLİ UNUTURSANIZ:
Aracınızın yedek anahtarı başka birinde varsa, (aradaki mesafe ne olursa olsun) o kişiyi cep telefonunuzla arayın. Aracınızın kapısına 25-30 cm uzakta cep telefonunuzu tutun, karşı taraf da yedek anahtarın açma düğmesine cep telefonuna yakın bir mesafede tutarak) bassın. Kapınız açılacaktır. Bagaj için de geçerlidir.
GİZLİ PİL GÜCÜ:
Eğer ceptelefonunuzun pili çok düşükse ve acil bir telefon bekliyor iseniz; Nokialar, rezerve pile sahiptir. *3370# tuşlarına basarak, telefonunuzu, rezerv pille çalışır hala getirebilirsiniz.Cihazınız pil seviyesinde % 50 artış gösterecek ve telefonunuzu şarj ettiğinizde, rezerv piliniz de tekrar dolacaktır.
ULUSLARARASI ACİL NUMARA: 112
Eğer telefonunuz kapsama alanı dışındaysa, ceptelefonunuz var ancak sim kartınınız yok ise ve acil bir durum var ise, telefonunuzdan 112 çevirin. Varolan herhangi bir network bulunup, yardım isteyebilirsiniz. Daha enteresanı, tuş takımınız kilitli olsa dahi, 112 çevrilebilir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #16 : 02 Kasım 2006, 21:03:53 » |
|
bunları biliyormuydunuz?
Piramitlerin sirri Kahire'de bulunan Keops piramitinin 12 ton agirliginda iki buçuk milyon tasbloktan olustugunu, Günde on blok yerlestirilmesi halinde yapiminin 664 yil sürecegini, Piramitin üstünden geçen meridyenin karalari ve denizleri tam esit iki parçaya böldügünü ve piramitin dünyanin agirlik merkezinin tam ortasinda bulundugunu, Yüksekliginin (164 m.) bir milyarla çarpiminin günesle dünyamiz arasindaki uzakligi verdigini, Taban alaninin, yüksekliginin iki katina bölünmesinin pi sayisini verdigini, Biliyor muydunuz?
Kizilderililer New York'u kaça satti ?
Bugün dünyanin en pahali arazisi sayilan New York'un ünlü Manhattan adasinin 1624 yilinda Peter Munite adli bir tüccar tarafindan Kızılderililerden 24 dolar degerindeki incik boncuk karsiliginda satin alindigini, Toplam 58 km2 olan Manhattan'a ilk olarak Hollandali göçmenlerin yerlestigini ve bölgeye New Amsterdam adi verildigini, Bölgeye 1664 yilinda yerlesen Ingilizlerin New York adini verdigini, Kizilderililerin 24 dolarlarini 377 yildir Amerikan hazine bonolarina yillik % 5 faiz ile yatirsalar bugün 2 milyar336 milyon 536 bin 394 dolarlari olacagini, Biliyor muydunuz?
Yaşlı Albayın İnadı Amerika'da yasli bir emekli olan albay Sanders'in otoyol kenarinda küçük bir lokanta islettigini, Otoyol baska bir yere tasinacagi için lokantasini kapattigini, Kendi buldugu bir kizarmis tavuk tarifinden baska bir sermayesi kalmadigini, Bu tarifi ülkedeki lokanta sahiplerine satarak piliç basina prim almaya karar verdigini, Tüm ülkeyi arabasi ile dolastigini ve tam 1009 lokantadan red cevabi aldigini, Fakat sonunda birinin kabul ettigini ve bunun sonucunda Kentucy Fried Chicken zincirinin dogdugunu, Albay Sanders'in simdi ülkenin sayili zenginlerinden oldugunu, Biliyor muydunuz? Sigara sagliga iyi gelir... Avrupalilarin tütün içmeyi onun tedavi edici özellikleri olduguna inanan Amerikan kizilderililerinden ögrendiklerini, 16. yüzyilda tütünün Avrupa'ya tibbi faydalari olan bir madde olarak tanitildigini, tütünün zararli etkilerinin ancak 1950'lerde kanitlanip kamuoyuna açiklandigini, Dünyada sigaradan kaynaklanan toplam ölümlerin 1995 yilinda 2.5 milyon kisi oldugunu, Bu rakamin 2050 yilinda 12 milyona ulasmasinin beklendigini, 1990 yilinda Amerikada 20 bin kisi uyusturucudan ölürken 400 bin kisinin sigaradan öldügünü, Her sigaranin bir tiryakinin hayatinin 5.5 dakikasina mal oldugunu, Ingilterede bütün sigara tiryakilerinin yarisinin sigara kullanimindan dolayi öleceklerini, Biliyor muydunuz?
Olmaz Olmaz deme olmaz olmaz!
Leonardo Da Vinci'nin 16. yy. basinda modern helikoptere sasirtici derecede benzeyen uçan makineler çizdigini, Engizisyon korkusu ile bunlari gizledigini, Bu tasarilar 1797 yilinda yayinlandiginda herkesin havadan agir makinelerin asla yerden ayrilamayacagi konusunda fikir birligi ettigini, 20. yy. baslarinda ünlü astronom Simon Newcomb'un uçan araçlarin uzun mesafelere gidebilmesini saglayacak bir itici gücün bulunamayacagini savundugunu, 1924 yilinda prof. Hermann Oberth'in "Uzaya Roketler" adli kitabini elestiren ünlü Nature dergisinin uzay roketi tasarilarinin ancak insan soyunun tükenmesinden biraz önce gerçeklesebilecegini öne sürdügünü, Ilk roketlerin dünyadan ayrildigi 1940'larda bile doktorlarin insan metabolizmasinin yerçekimsiz ortama , uymayacagini ve insanli uzay uçuslarinin imkansiz oldugunu savunduklarini, Biliyor muydunuz?
Piramitlerin Sirlari 2
Piramitlerin içerisinde ultrasound, radar,sonar gibi cihazlarin çalismadigini, Kirletilmis suyun bir kaç gün piramitin içinde birakildiginda aritilmis olarak bulundugunu, Piramitin içerisinde sütün bir kaç gün süreyle taze kaldigini ve sonunda bozulmadan yogurt haline geldigini, Bitkilerin piramit içerisinde daha hizli büyüdüklerini, Çöp bidonu içindeki yemek artiklarinin hiç koku yaymadan mumyalastiklarini, Kesik, yanik, siyrik >>ve yaralarin piramitin içinde daha çabuk iyilestigini, Piramitin içinin yazin soguk, kisin sicak oldugunu, Piramit kimin adina yapildiysa onun bulundugu odaya yilda 2 kez günes girdigini ve bu günlerin dogdugu ve tahta çiktigi günler oldugunu, Biliyor muydunuz?
Piri Reis haritalarini uydudan mi çizdi ?
18. yy. baslarinda Topkapi sarayinda amiral Piri Reis'e ait bir çok eski haritanin bulundugunu, 1957 yilinda Amerikali haritacilar tarafindan incelenen haritalarda henüz 1952 yilinda ses yansitici araçlarla kesfedilen Antarktika daglarinin bütün ayrintilariyla çizildigini, Daha sonra uydu fotograflari ile karsilastirilan haritalarla uydu fotograflari arasinda müthis benzerlikler çiktigini, Bilim adamlarinin bu haritalarin ancak çok yükseklerden çekilmis fotograflar araciligi ile çizilebilecegini söylediklerini, Biliyor muydunuz?
Ingiliz taburu nereye gitti ?
12 agustos 1915'te Çanakkale savasinda Ingilizlerin 54. tümenine ait 4. Norfolk taburunun Küçük Anafartalar ovasinda bir tepeye tirmandigini, Tepenin üzerindeki ekmek somunu seklindeki beyaz bulutun içine girdiklerini, Son askerde bulutun içinde kaybolduktan sonra bulutun yavasça havalandigini ve rüzgarin aksi yönünde hareket ettigini, 250 asker, 16 subay ve 1 albayin hiç bir iz birakmadan kaybolup gittigini ve bir daha haber alinamadigini, Biliyor muydunuz? Kanuni Viyana'yi neden alamadi ?
Kanuni Sultan Süleyman'in 1529 yilinin mayis ayinda 75 bin kisilik büyük bir ordu ile Viyana'ya sefere çiktigini, O yilin son 10 yilin en yagisli yazini yasadigini, Kanuni'nin çamura saplanan toplarini geride biraktigini, Viyana önlerinede bu kosullar nedeniyle bes ayda ancak vardigini, ordusunun yiprandigini, Bu arada Viyanalilara takviye geldigini ve hazirliklarini tamamladiklarini, asker sayilarini iki katina çikardiklarini, Bu aksilikler olmasa Kanuninin büyük olasilikla Viyana'yi almis olacagini ve tarihin degisecegini, Biliyor muydunuz
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Hakan Boran
Aliçerçili
Offline
Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124
|
 |
« Yanıtla #17 : 03 Kasım 2006, 13:08:06 » |
|
Bitkilerin şifa dili
Eskiler vazgeçemezler şifalı bitkilerden... Yenilerde merak eder eskiler gibi hangi bitki hangi hastalığa yarar die... İşte size şifalı bitkiler:
İşte hastalıkta ve öncesinde devamlı kullanarak sağlıklı bir ömür sürebileceğiniz şifalı bitkiler
ADAÇAYI Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır. AHUDUDU Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. ANASON Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser. ASMA Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur. AVOKADO Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur, çünkü en iyi antioksidanttır. Antioksidantlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır. Bol miktarda E vitamini de içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar. Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir. AYRIKOTU İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.
İshal ve dizanteriye birebir; ayva AYVA İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir. BADEM Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. BAKLA İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. BEZELYE Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir. BİBER Mideyi kuvvetlendirir. İştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Kanamaları önler. BROKOLİ Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler. BUĞDAY Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.
Verem ve şeker hastalığına karşı ceviz ağacı CEVİZ AĞACI Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. ÇAMFISTIĞI Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır. ÇEMEN Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. ÇİLEK Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor. Mide ve bağırsak gazları için çörek otu ÇÖREKOTU İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Kolanacak olursa baş ağrısını keser. DEFNE Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir. DENİZ KADAYIFI Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak da kullanılır. DEVEDİKENİ Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir. DOMATES Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze. C ve E vitaminleri içerir. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller. DUT Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür. EBEGÜMECİ Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
Günde bir elma yiyen sağlıklı yaşıyor ELMA Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır. ENGİNAR Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur. FESLEĞEN Öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır. FINDIK Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahat devresinin çabuk geçmesini sağlar. GELİNCİK Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir. GREYFURT C vitamini bakımından çok zengindir. Yarım greyfurt günlük C vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır. İştah açar.
Ağız ve boğaz iltihapları için bir tutam hatmi HATMİ Ağız, boğaz ve dişeti iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak iltihaplarını giderir. HAVUÇ Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard’ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Hergün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıf- lığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir. ISIRGAN Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür. ISPANAK Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik ahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze. İNCİR Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Enerji verir. KARANFİL Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar. KEKİK Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Kalp çarpıntısını keser. Bağırsak iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Kandaki şeker miktarını azaltır. KINAKINA Ateş düşürür. Sıtmayı tedavi eder. Tifoda faydalıdır. İştah açar. Cilt kaşıntılarında faydalıdır. KİVİ Bir kivide, bir portakalda olan C vitamininin iki katı vardır. Potasyum bakımından da zengindirler. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler. KUŞBURNU Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor.
Kanserden korunmak için lahana tüketin LAHANA Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır. MAYDANOZ Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir, kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur. MELEKOTU Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu dövülüp başa sürülecek olursa bitleri öldürür. Astım nöbetlerine faydalıdır. MEYANKÖKÜ Grip, nezle, anjin ve nefes darlığına faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür. MISIR Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içeriyor. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat, enerji seviyenizi yükseltir. İçinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur. Adet sancısı için muz yiyin MUZ Folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum krampları önler. Adet sancılarını gidermeye birebirdir. NAR Vücudu kuvvetlendirir. İshali keser. Burun poliplerine faydalıdır. Şerit düşürür. Kalbi kuvvetlendirir. Mide, bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve hamileler fazla kullanmamalıdır. NOHUT Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır. ÖKSEOTU Kalbin atışlarını arttırır. Damar kireçlenmelerinde faydalıdır. Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır. PATATES Kızarmış yemezseniz kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler. Yorgunluğa karşı birebirdir. Bol miktarda C vitamini ve protein içerir.
Kum dökmek ve Böbrek taşları için Pırasa yiyin PIRASA İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. PORTAKAL Antioksidantlar ile dolu bir meyve. Kanseri önleyici olarak bilinen bütün maddeleri içeriyor. Ayrıca bol miktarda C vitamini içeriyor. SALATALIK Salatalığın kendisi ya da suyu cildimizi bir tonik kadar temizler. Salatalık kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır. Salep adet düzensizliklerini önlüyor SALEP Öksürük ve bronşite faydalıdır. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Zihni çalıştırma gücünü arttırır. SOĞAN VE SARIMSAK Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. SOYA Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilme- sini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır. TARÇIN Ruhi sıkıntıları giderir. Sürmenajda faydalıdır. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. TERE İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler. TON BALIĞI Çok yağlı olmasına rağmen Omega-3 adlı önemli bir yağ asiti içerir. Bu madde, yüksek tansiyon, kalp Çarpıntısı ve şiddetli migren ağrılarına iyi gelir. Ayrıca cilt kuruluğunu ve egzamayı tedavi eder. Ancak taze olarak yenmelidir. Konserve olarak satılan ton balığı yüksek D vitaminin içermekle birlikte Omega-3 yağ asitinden yoksundur. TURP Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesine yardımcıdır. Romatizma, siyatik astım ve bronşite faydalıdır. ÜZÜM Üzümde bilinen 20 antioksidant var, siyah üzüm ise yeşil üzümden fazlasını içeriyor. Kan yapar, kanı temizler. Yüksek tansiyonu düşürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Besleyicidir. VİŞNE İshali keser. Ateşi düşürür. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. YENİBAHAR Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. YOĞURT Vücudun çeşitli organlarında bulunan bakterilerden bağırsakta barınanları, sindirim sisteminin düzenli çalışması açısından önemlidir. Bu bakteriler, enfeksiyonların ve bulaşıcı bir hastalık geçirirken almak zorunda kaldığımız antibiyotiklerin saldırısına uğrayabilir. Bu da sindirim sistemini harap eder. Yoğurt bu sorunu çözer, azalan bakteri miktarını normal seviyesine getirir ve enfeksiyonları hem önler, hem de onlarla mücadele eder. Bağışıklık sistemini de canlandırır. Kalsiyum oranı sütten fazla olan yoğurdun, protein oranı süte eşittir. YULAF Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır.
Yer alması şeker hastaları için bire bir YERALMASI Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı giderir. ZENCEFİL İştah açar. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarını giderir. ZEYTİN Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #18 : 11 Kasım 2006, 23:18:29 » |
|
Rus Manken" diye gelen virüslere dikkat!!!
Güvenlik şirketi Sophos, bir Rus mankenin resimlerini içeren bir e-postanın kullanıcıların gizlice kişisel bilgilerini ele geçirdiği uyarısı yaptı. Keylog-HD trojen atı (casus yazılım) ‘Victoria Stasova’ adlı bir genç kızın üç resminden oluşan bir slayt gösterisi sunuyor. Resimlere ilave olarak bir kalp ve bir AOL e-mail adresi gösteriyor. Bu e-postanın açılması halinde casus yazılım kullanıların bilgisayarına yükleniyor. Ancak, fotoğraflar gösterilirken, virüs bilgisayar üzerinde kullanıcının yaptığı tuşlamaları ve kişisel bilgileriçalarak, verileri hacker’lara iletiyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #19 : 22 Kasım 2006, 13:40:43 » |
|
Ben yaptim Turkcell'den ne kadar hediye dakika hattima yuklendigine dair bilgi mesaji geldi. Sizde yapin bedava konuuşma dakikalariniz bosa gitmesin.
Faturali hatlar icin Cep telefonunuzun ekranina *177*2# yazip YES tusuna basin , biriken hediye puanlar telefonunuza dakika olarak yukleniyor.Yoksa 31.12.06 de puanlar siliniyor
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #20 : 26 Kasım 2006, 18:30:47 » |
|
Güzel Bir Rızık Pekmez M. Ali KAŞLIOĞLU Meyveler insanlara bahşedilen en değerli gıdalardandır. Her tanesi mu’cizevî bir şeker deposu olan üzümün ise meyveler içindeki yeri daha bir başkadır. Kıymeti her geçen gün daha iyi anlaşılan bu meyveden Kur’ân-ı Kerîm’de bahsedilmesi, onun üzerinde daha dikkatli durmayı gerekli kılmaktadır. Gerek coğrafî ve gerekse ekolojik şartlar bakımından ülkemiz bağcılığa elverişlidir. Asmanın anavatanı Anadolu’dur, bağcılık buradan dünyaya yayılmıştır. Anadolu bağcılığı, Osmanlı zamanında en parlak devirlerinden birini yaşamıştır. Son yıllarda yapılan istatistiklere göre ülkemizde yılda ortalama 3.456.000 ton kadar yaş üzüm üretimi gerçekleştirilmektedir. Bu üzümün pekmez yapılma nispeti % 37’lere kadar yükselmiştir; ancak bu oran son yıllarda % 18’e kadar düşmüştür.
Pekmez üretimi Yurdumuzda pekmez, içinde şeker bulunan hemen her meyveden üretilmektedir. Ancak üzüm bu meyveler arasında ilk sırayı almaktadır. Üzüm pekmezi için, önce taze veya kuru üzümden şıra elde edilir. Tatlı pekmez elde etmek için şıranın asit miktarı, içinde kalsiyum karbonat bulunan (kül gibi) bir madde ilâvesi ile azaltılır. Durultma ve süzme işlemine tâbi tutulduktan sonra, şıra, alev üzerine konan açık kazanlarda pişirilir. Alev üzerinde, açık kazanda pişirme, şıradaki şekerin ısı tesiriyle karamelizasyonuna (şekerin yanmaya yakın bir kıvama gelmesi) sebep olduğundan, pekmezi sıcaklığı düşük olan vakumlu kazanlarda pişirme daha yaygın hâle gelmiştir. Ancak ülkemizde sıvı pekmezlere çöğen suyu, süt tozu, yumurta akı ve bal gibi maddelerin ilâvesi ile ağartma ve eski katı pekmez; pektin veya nişasta ilâvesiyle de katılaştırma işlemi yapılarak beyaz katı pekmez (Zile pekmezi) üretilmektedir. Üzüm pekmezi yurdumuzun hemen her yerinde, özellikle köylerde yaygın olarak üretilmektedir. Eskiden insanların temel gıda maddelerinden biri olan pekmez, değişen dünya şartları içinde daha az tüketilen bir ürün hâline gelmiştir. 1984 yılında Devlet İstatistik Enstitüsü’nün yaptırmış olduğu bir ankete göre, şehirlerdeki insanların % 60’ının hiç pekmez yemediği ortaya çıkmıştır. Bunun muhtemel sebeplerinin başında, satılan pekmezlerin sahte olabileceği düşüncesi ve şişmanlama korkusu vardır.
Pekmez ve enerji İhtiva ettiği organik asitler, mineral maddeler ve kısmen de vitaminlerle, pekmezin beslenmedeki önemi büyüktür. Araştırmalara göre 100 g pekmez; kalori olarak 575 g süte, 150 g ekmeğe, 195 g ete eşdeğerdir. Anne sütünün yetersiz olması durumunda, bebeğe terkibi anne sütüne en yakın gıdaların verilmesi gerekmektedir. Anne sütündeki önemli unsurlardan biri olan karbonhidratlardan bebeğin gereğince istifade edebilmesi, bunların hazım sistemindeki fermentler tarafından glikoz ve fruktoza kadar parçalanmalarına bağlıdır. Pekmezdeki şekerin % 80’i glikoz ve fruktoz hâlinde olduğundan, bebeklerin beslenmesinde pekmez çok önemli bir role sahiptir. Anne sütü olmadığında, hekim kontrolünde bebeklere pekmez verilebilir. Sakkarozun (çay şekeri) glikoz ve fruktoza ayrılabilmesi için, organizmada sükraz enziminin bulunması şarttır. Bebeklik döneminde bünyede bu enzim bulunmadığından, bu enzimin sentezleneceği zamana kadar belirli bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Pekmezde bulunan glikoz ve fruktoz ise, sindirim sisteminde parçalanmaya ihtiyaç duymaksızın kana, basit difüzyon ile geçebilmektedir. Böylece vücüt yaklaşık 30 dakika gibi kısa bir sürede enerji kazanmaktadır. Enerjiye acil ihtiyacı olan sporcu veya ağır işçilere pekmez verilmesi durumunda, kısa süre içinde bu insanların enerji ihtiyaçları karşılanmaktadır. Bebeklik çağında, beyin çok hızlı geliştiğinden, enerjiye ihtiyaç oldukça fazladır. Bebeğe yeterli glikoz verilmediği takdirde beyin gelişmesinde duraklama veya yetersizlik olmaktadır. Kana geçmesi çok kolay ve beynin tek enerji kaynağı olan glikoz, pekmezde yeterince bulunmaktadır. Bu yüzden çocukların sağlıklı gelişmelerinde pekmez çok önemli bir role sahiptir. Ayrıca süt, muhallebi, sütlaç vb. bebek gıdaları içine, tadlandırıcı olarak pekmez kullanılması daha fıtrî olacaktır. Bebek gıdalarına, toz şeker yerine, pekmez konması durumunda, anne sütünün tadına daha yakın bir gıda (az tatlı) üretileceğinden, bu gıdayı bebek daha iştahlı tüketecektir.
Aminoasit dengesi bakımından pekmez Üzüm ve pekmez proteince fakir olmasına rağmen, iyi bir diyet gıdasıdır. Proteinlerin bağırsaklarda iyice emilebilmesi için, aminoasitlere kadar parçalanması gerekmektedir. Canlıların gelişmesi için gerekli proteinlerin yapı taşı olan aminoasitlerin bir kısmı metabolizmada sentez edilemediğinden dışarıdan alınmak mecburiyetindedir. ‘Esansiyel aminoasitler’ denen bu aminoasitlerin dengesi çok önemlidir. Bu denge gereğince eğer herhangi birinin miktarı diğerinden fazla ise, organizma, miktarı fazla olandan tam olarak istifade edemez. Çok olandan ancak az olanın miktarı kadar kullanabilir. Çocuğun büyüme döneminde beslenmesinin iyi olabilmesi için aldığı aminoasitlerin dengesinin iyi olması gerekmektedir. Bu denge yine anne sütünden sonra pekmezde çok iyi bir şekilde bulunmaktadır. Ayrıca Dünya Sağlık Teşkilâtı ve FAO tarafından pekmez üretiminde kullanılan üzümün aminoasitler yönünden gerekli dengede olduğu kabul edilmiştir.
Pekmez ve mineral maddeler Pekmezin diğer bir özelliği de birçok mineral madde ihtiva etmesidir. ‘Eser (iz) elementler’ olarak bilinen mineral maddelerin eksiklikleri durumunda bünyede çeşitli gelişme bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Bunların en önemlilerinden biri, kanda oksijen taşınmasını sağlayan, hemoglobinin yapısında bulunan demir elementidir. (+2) değerli demir, insan kanında oksijen taşımada vazifeli molekül olan hemoglobinin yapımında kullanılmasının yanında, kemik iliğinde önemli bir düzenleyici faktör olarak da iş görür (Savunma hücreleri kemik iliğinden üretildiğinden, burada herhangi bir arıza varsa, bünye hastalıklara karşı savunmasız kalmaktadır). Tablet hâlinde alınan (+3) değerli demirin, (+2) değerli demire çevrilebilmesi için vücutta ayrı bir işleme tâbi tutulması gerekir. C vitamini eksikliği gibi bazı durumlarda demirin bu dönüştürülme işlemi gerçekleşemez. Pekmezdeki demir ise, insan bünyesinin çok rahat bir şekilde kullanabildiği (+2) değerli demirdir. Ayrıca pekmez içinde bulunan ve indirgeyici tampon vazifesi gören asitler, demirin etrafını sararak (+2) değerli demir hâlinde muhafaza edilmesini sağlar. Sadece pekmezle beslenildiğinde bile günlük demir ihtiyacının % 35’i karşılanabilir. Çinko elementi, karbonhidrat ve protein metobolizmasında ve nükleik asit sentezinde önemli rollere sahip kılınmıştır. Çinko DNA’daki bilginin okunmasında vazifeli transkripsiyon faktörleri olan proteinlerin yapısına katılır. Uzun süren çinko eksikliğinde transkripsiyon faktörleri fonksiyon göremediğinden, çocukta cinsî bozukluk, yetersiz gelişme ve iştah azalması görülmektedir. Pekmez çinko bakımından zengindir. Fosfor; gençler, hamile ve emziren hanımlar için çok gerekli bir elementtir. Ayrıca fosforun kalsiyum ile yakın ilgisi ve kan hücrelerinde şekerin enerjiye çevrilme metabolizmasında önemli vazifesi vardır. Böylece pekmezde bol miktarda bulunan glikoz ve fruktoz aynı gıda ile alınan fosforla kolaylıkla enerjiye çevrilebilmektedir. Ayrıca çocuğun kemik ve diş gelişmesinde kalsiyum ile fosforun arasındaki nispetin normalde 1,2-2 arasında olması gerekmektedir. Pekmezde bu değerler 2-2,7 arasında olup, istenen sınırlara çok yakındır. Potasyum; sodyumla birlikte osmotik basınç ve pH dengesinin ayarlanmasında, kas kasılmasında, protein sentezinde ve hücre içi enzimlerin fonksiyonlarında önemli rol oynar. Günlük potasyum ihtiyacımızı karşılayacak miktar, pekmezde depolanmıştır. Bu gıda maddeleri, şeker hastalığı gibi hususi bir sakınca olmadığı müddetçe, tabletlere tercih edilmelidir. Kalb atışlarının düzenlenmesinde rol alan potasyum açısından da zengin olan pekmez, vücutta oluşan toksik maddelerin atılması ve alkali-asit dengesinin sağlanması için de kullanılabilir. Magnezyum da potasyum gibi sıvı-elektrolit dengesinin ayarlanmasında vazifelendirilmiştir. Dolaşım ve sinir sisteminin düzenli çalışması için bu minerale ihtiyaç vardır. Kandaki magnezyum seviyesinin düşmesi durumunda, ağır sinir bozuklukları görülür. Kalsiyumun sağlıklı büyüme ve gelişmede, dolaşım ve sinir sisteminde, kan pıhtılaşmasında ve kalb kaslarının normal çalışmasında önemli rolü vardır. Türkiye’de nüfusun yaklaşık % 15’i yeterince kalsiyum alamamaktadır. Kalsiyum eksikliği kemik ve diş hastalıklarına sebep olur. Günlük 50 g civarında pekmez tüketilmesi durumunda, vücudun ihtiyacı olan kalsiyum karşılanmaktadır. Kalsiyum; potasyum ve magnezyumla çalışır; pekmezde bu üç mineral birlikte bulunur.
Pekmez ve vitaminler Pekmez bazı vitaminlerce zengindir. Ülkemizde her 100 aileden birinin yetersiz vitamin aldığı tespit edilmiştir. Sofralarımızda pekmez bulundurduğumuz takdirde, günlük vitamin ihtiyacımızın % 20’si karşılanabilecektir. Pekmezde tiamin ve pyridoxin (B6) vitaminleri yeterli miktarda mevcuttur. Pyridoxin (B6) kan hücrelerinin yapımında, sinir sistemi ve cilt sağlığında, vücuttaki yağ ve kolesterol miktarının kontrolünde vazifelidir. Günlük B6 vitamini ihtiyacının % 15’i pekmezle karşılanabilir. Son zamanlarda büyük şehirlerde nüfusun büyük bir kısmı, pekmezin yerine diğer tatlandırıcıları tercih eder duruma gelmiştir. Değerli bir gıda maddesi olan ve gelişme dönemindeki çocukların daha sağlıklı bir yapıya kavuşmalarında önemli bir rolü olan pekmezi halkımıza hatırlatmakta büyük faydalar olacaktır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #21 : 28 Kasım 2006, 00:44:25 » |
|
GUNUMUZ COCUGUNA ALTERNATIF DISIPLIN YONTEMLERI
olumsuz davranisin 4 amaci vardir: Guc, ilgi, intikam,yetersizlik gosterisi
Disiplinin amaci,cocuklarin problemler karsisinda kurallara uygun ve mantikli cozumler uretmelerini saglamaktir.
Iletisim sorunlarina karsi alternatif disiplin yontemleri:
1.Yansitici Dinleme: Cocuklarin karsilastiklari sorunlarla ilgili hislerini anladigini iletmek. Ornek: ?Arkadasin artik seni sevmiyor diye cok uzgun hissediyorsun? diyerek cocukta farkindalik yaratabiliriz.
2.Ben Mesaji: Cocuklarin size karsi davranislari ile ilgili ne hissettiginizi iletmek. Ornek: ?Montunu giymediginde hasta olmandan korkuyorum.
3.Secenek Arastirma: Cocuklara sorunlarini cozum bulmada yardimci olmak. Ornek: ?Bu sorunu nasil halledebiliriz??
4.Dogal ve Mantikli Sonuclarda cocuk kendi davranis ve kararlardan sorumludur.
5.Olumsuz Davranisa Izin Verme: Bazi durumlarda beklenmedik yorumlar getirerek olumsuz davranisa izin verilir. Eski yaklasimlardan odul yerine tesvik,ceza yerine dogal ve mantikli sonuclar onerildi.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #22 : 08 Aralık 2006, 11:38:12 » |
|
Su Gibi... Calisma masanizda ya da mutfak tezgahinin uzerinde mutlaka su bulundurun.
Suyun onemini, susuz yasayamayacagimi zi hepimiz biliyoruz. Vucudumuzun yuzde 60-70'inin sudan olustugunu da. Ancak suyun onemi son yillarda giderek daha da vurgulanir oldu. Saglik Bakanligi'nin Saglik 2000 isimli yayin organinda yayinlanan suyla ilgili bir arastirma yazisinda, tip dunyasinin sulari kesfettiginden, bir cok universitede hidroterapi kursulerinin acildigindan soz ediliyor. Su icmek, yuz yikamak, yuzmek, yara uzerine buz koymak hidroterapi bicimleri arasina giriyor. Suyun cilde temasi sinir uclarini uyariyor. Ornegin, suyun enseye dokunusu migrenden kas tutulmalarina kadar bircok soruna care oluyor. Damar ceperlerini etkileyen su, varisleri rahatlatiyor, dolasim bozukluklarini duzeltiyor. Oturma banyolari hemeroid ve varis tedavilerinde, rahim kasilmalarina bagli agrilarda ise yariyor. Bugu tedavisi, solunum yollari, sinus ve akcigerlerdeki tahrisin tedavisinde yararli oluyor. Agrili kaslarin tedavisi icin sauna, strese karsi ise yikanmak ve yuzmek oneriliyor. Bir de tabii cilt bakimi var. Yuz yikaninca, cildin gozeneklerinde biriken sebum maddesi temizlenip olu hucreler atiliyor. Gozeneklerin acilmasiyla cilt rahatliyor. Su icmek Tabii butun bunlarin yani sira su icmenin oneminden de soz etmek gerekir. Az, sIk ve ozellikle yemeklerin hazmedilmedig i saatlerde su icmek cok yararli. * Su, yasamamiz icin sart. Cunku, vucudumuzun yuzde 60-70'i sudan olusuyor.
* Vucut isisini duzenliyor, organlarimizdaki ise yaramaz maddelerin vucuttan atilmasini, yiyeceklerin enerjiye donusmesini saglayip eklemlerimize guc veriyor. * Bobrekleri calistirip toksinleri atmamiza neden oluyor. Bobreklerin saglikli kalabilmesi suya bagli. Ayrica bobrek taslarinin olusmasinin bir nedeni de vucudun susuz kalmasi. * Sindirimi sagliyor. * Soguk alginligi sirasinda bol su icmek gerekiyor. Islak ve nemli dokularda virusun barinmasi kuru dokulara gore daha zor. * Adet donemlerinde ve dogum sonrasi su, kadinlar icin daha da onem tasiyor. Emziren anneler daha fazla su tuketmelidirler. Adet donemlerinde ise vucutta sodyum biriktiginden, bu sodyumun atilmasi icin su icmekte yarar var. * Vucuttaki su, acil durumlarda organizmanin yikanmasini saglayan rezervuar olarak devreye giriyor. * Yag ve ter bezlerinin normal fonksiyonlari icin gerekli. Dogru ve yanlislar Suyla ilgili dogru ve yanlis bilgilerimize bir goz atalim: Gunde 8 bardak su icmek gerekir: Hem dogru, hem yanlis. Normal kosullarda gunde 2000 kalori harciyoruz. Yaktigimiz her 15 kaloriye karsilik sindirim yoluyla ve metabolizma kanaliyla bir yemek kasigi su kaybediyoruz. Bu da ortalama 8 bardak suyun yerini tutuyor. Ancak vucudun ihtiyac duydugu su miktari kisiden kisiye degisiyor. Bunye, yas, cinsiyet, harcanan kalori, hatta aliskanliklarimiz ictigimiz suyun miktarini belirliyor. Su icmek cildi guzellestirir: Hem dogru, hem yanlis. Ictigimiz suyun dogrudan dogruya cilde yarar saglamasi, ornegin sivilcelere, aknelere etki etmesi olanaksiz ama vucuttaki su dengesinin bozulmasi cildi etkiliyor. Cildimiz yuzde 50 oraninda su barindiriyor. Bu oran bebeklerde yuzde 80, erkeklerde yuzde 60 civarinda. Derinin epiderm tabakasindaki su miktari alt deri tabakasina gore iki misli fazla oldugundan cildin parlak ve isiltili gorunmesine neden oluyor. Az su icmek cildi kurutuyor. Kisacasi su guzellestirmiyor, ama susuzluk cildi olumsuz etkiliyor. Su icmek zayiflatiyor: Hem dogru, hem yanlis. Su icmek zayiflatmiyor ama verdigi tokluk hissi, sindirim sistemini calistirmasi dolayli olarak zayiflamak isteyenlerin isine yariyor. Cok cay ictigim icin su icmiyorum: Yanlis Cay ve kahve suyun yerini tutmaz. Cunku cay ve kahvenin icinde bulunan kafein vucudun su kaybetmesine neden oluyor. Ayni sekilde icki de suyun yerini tutmuyor. Aksine ickiyle birlikte ya da icki sonrasi da bol su icmek gerekiyor. Pratik oneriler: Su icme aliskanliginizdan memnun degilseniz, su yontemleri deneyin: * Sicak gunlerde buzdolabinda mutlaka soguk su bulundurun. * DegisIklik istediginizde suyun icine limon sIkin veya kiyilmis nane atin.
* Soguk gunlerde icine limon sIkilmis ilik su icin. * Gununuzu en cok gecirdiginiz yerde, ornegin calisma masanizda ya da mutfak tezgahinin uzerinde mutlaka su bulundurun.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #23 : 08 Aralık 2006, 11:51:28 » |
|
Arkadaşlar en az 5 yıllık Turkcell hattı olanlar Turkcell-Ulaş tırma Bakanlığı Ana Sözleşmesi Md.16'ya göre uzun süreli kesintisiz kullanım indirimi hakkına sahiptir...
Ekte gönderilen formu doldururlarsa ücretsiz 600 dakika ya da 6000 kontör kazanma hakkı alıyorlar...
(
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #25 : 13 Aralık 2006, 08:26:16 » |
|
uyan artık türk evladı Ahmet KAYA; Yıllarca askerlerimizi şehit eden PKK'ya yardım eden bu şerefsiz varlık,Almanya'ya gittiğinde Türkiye için söylediği söz şudur;''Arabamışerefsizlerin ülkesinde bıraktım...'' Zamanında bilmeden,PKK'ya dolaylı yoldan yardım ettik, çünkü bu kişinin kaset ve Cd'si alınıyordu ve kendi paramızla askerlerimize mermi yağmasına neden oluyorduk. Bu kişinin ne kadar şerefsiz olduğunu öğrendiğimizde ise bazı insanların dediği şu sözler sanırım şehitlerimizi ve atalarımızın kemiklerini sızlatmıştır; ''Ben adamın kendisini değil,şarkılarını seviyorum...'' İbrahimTATLISES; <BR>Orduya yaptığı yardımın nerdeyse 4katını PKK'ya veren bu insanın tutuklanmasının gerçek sebebi teröre yardım ve yataklık yapmaktır.Lakin kanıt bulunamayınca tutuklanma sebebi basına başka bir sebep olarak gösterilmiştir. Sanatçı kimliğinin arkasına saklanmış bu kişi sizlerin sağladığı kazanç ile PKK'ya halen el altından yardımda bulunmaktadır. ERGEN - Hülya AVŞAR; Bu iki bayanın PKK ile bağlantıları yoktur, yada varsada bilinmemektedir. Bu kendini beğenmiş ve aynı zamanda kendini bilmez bayanlar Türk gençlerine örnek olacaklardır. Lakin yaptıkları şeyler Türk'lüğe yakışmıcak derecededir.Gülben Hanım evlendiğinde ilk dansını Kürt müzik eşliğinde yapmıştır. Hülya hanım ise Kürtçe öğrenmiş, kasetlerinde ve konserlerinde en 1 adette olsa söyleyeceğini söylemiştir. Türkçe'mizi kurtarmaya çalışırken bu iki Türk sanatçısının yaptıkları neye hizmet ediyor? RADİKAL GAZETESİ; 2 hafta önce şehit olan 5 askerimiz hakkında manşetten haber veren bu yayın organı, şehitlerimiz hakkında yaptığı haberden dolayı duyarlı vatandaşlar tarafındn aranmış ve Genel Yayın Müdürü ile görüşülmek istenmiştir. Gazete sekreteri vatandaşlarımızı 1 saate yakın telefonda bekletmiş ve sonra ısrarlı konuşmalar sonunda Genel Yayın Müdürü'ne telefonu bağlamıştır. Duyarlı vatandaşlarımızın merak ettikleri şey şudur; 'Şehit olan askerlerimize,sehit denilmek yerine ÖLÜ denilmiştir. Sadece manşette değil her satırda ve her cümlede bu kelime kullanılmıştır.'' Vatandaşlarımız bunun yanlışlıkla yapıldığını yada matbaa hatası olduğunu duymak isterler ama duydukları cevap onları şoke eder...Radikal Gazetesi Genel Yayın Müdürü aynen şöyle demiştir;''Biz onları öyle görüyoruz...''Eyyy Türk Evladı...! Yukardaki kişi ve kurumlara verdiğin her kuruş sana, yada babana,yada annene,yada abine,yada ablana, yada kardeşine,yada tanıdığın sevdiğin birine PKK kurşunu olarak dönecektir, bunu sakın unutma... Özmü öz ve Dünya'daki en güzel dil olan Türkçe'miz dururken ve sanatçı olmalarına rağmen tam olarak akıcı Türkçe konuşamamalarına rağmen Kürtçe öğrenmekte nedir? Senin,çocuğunun, babanın, annenin, kardeşinin veya sevgilinin <bu>>>> Senin gibi onlarda şehitlerin bu toprağa akıttığı kanla rahatça bu topraklar üzerinde uyuyorlar...Damarlarında asil Türk kanı bulunanlar lütfenatalarımıza ve şehitlerimize artık sahip çıkalım. Şerefsizlerle, kanı bozuklar artık karşımıza çıkarak cenk yapmıyor. Bizi kullanıyorlar.Sinsice kendi paramızla ve kendi kurallarımızla sevdiklerimizin kanını döküyorlar. ARTIK uyan TÜRK Evlatı....! NOT:Arkadaslar yazının bazı kısımlarında argo sözcükler ve kufurler var bunun için sizden özür dilerim bu yazıyı bi yerde okudum ve sızınle paylasmak istedim
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Bluyel
Aliçerçili
Offline
Sülale: Omarel/Dervisel
Mesaj Sayısı: 26
Ya hep ya hic..
|
 |
« Yanıtla #26 : 17 Aralık 2006, 00:38:44 » |
|
kihkihkih 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #27 : 17 Aralık 2006, 12:59:24 » |
|
fatma en komik olan hangisi?? turkcellmi?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Bluyel
Aliçerçili
Offline
Sülale: Omarel/Dervisel
Mesaj Sayısı: 26
Ya hep ya hic..
|
 |
« Yanıtla #28 : 17 Aralık 2006, 23:09:26 » |
|
abi ... turkcelli okumadim bile.. sende ammada cok yaziyorsun he.. yok maskelerle alakali yazina gülmüstüm...  yani.. ilgincdi... 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Hakan Boran
Aliçerçili
Offline
Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124
|
 |
« Yanıtla #29 : 22 Aralık 2006, 19:01:08 » |
|
Yeni yilda trafik cezalarina %7,82 zam yapildi. Yeni y¹lda trafik cezalari zamli tarifeden ödenecek. Dikkat edeceginizi umarak cezasiz günler dilerim. 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren yürürlüge girecek olan cezalardan bazilari sunlar; !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!KIRMIZI ISIKTA GEÇENLER: 114YTL!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! EHLIYETSIZ ARAÇ KULLANANLAR: 232 YTL HIZ SINIRINI %10-30 ARASI ASANLAR: 114 YTL HIZ SINIRINI %30 DAN FAZLA ASANLAR: 244 YTL ALAKOLLÜ ARAÇ KULLANMA: 470 YTL (1. KEZ YAKALANMADA) ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMA : 588 YTL (2. KEZ YAKALANMADA) ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMA: 941 YTL (3. KEZ YAKALANMADA EHLIYETE EL KOYMA VE MAHKEME) KEMER TAKMAMA: 55,2 YTL PARK YASA«INA UYMAMA: 55 YTL TRAFIK SIGORTASI YAPTIRMAMA: 55 YTL
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|