24 Nisan 2026, 01:43:42 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: « 1 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Küçük dünyamdan  (Okunma Sayısı 14349 defa)
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #15 : 19 Mayıs 2009, 12:09:42 »

MUSTAFA KEMAL İN KAĞNISI

Yediyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla
Herbir heceden heceden

Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı
Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden

İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
Niceden niceden

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu.
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha! dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır
Nasıl durur Mustafa Kemal'in Kağnısı
Kahroldu Elifcik, düşünceden düşünceden

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere iyceden iyceden

Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep
Kalır mı Mustafa Kemal'in Kağnısı bacım
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifcik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden.

 FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali İhsan Çiçek
Aliçerçili
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 404


« Yanıtla #16 : 19 Mayıs 2009, 20:36:06 »

Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden


Teşekkürler Ali Rıza kardeş .
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #17 : 15 Temmuz 2009, 16:11:36 »



AŞÇI

Neler neler geçti bu garip baştan,
Dul kalınca yüzüm gülmedi gitti,
Kesildim ekmekten, kesildim aştan,
Karnım tıka basa dolmadı gitti.

Kap kacak aradım durdum mutfakta,
Menemen pişirdim çinko tabakta,
Yumurta yapıştı, biber ayakta,
Domates suyunu salmadı gitti.

Kompir aldım şöyle koca tas gibi,
İnce ince kıydım onu süs gibi,
Patates yağınan sanki küs gibi,
İkisi yan yana gelmedi gitti.

Vurunca tokmağı kırdım havanı,
Fırladı sarımsak deldi tavanı,
Cücüklettim iki çuval soğanı,
Evde sebze meyve kalmadı gitti.

Sever idim canlı balık işini,
Tava elde bekler iken leşini,
Oynattı kuyruğu dikti başını,
İnat etti hınzır ölmedi gitti.

Aşure pişirmek aklıma esti,
İki kaşık yiyen bir hafta kustu,
Verdiğim komşular selamı kesti,
Kimseler kapımı çalmadı gitti.

Yiyince hormonu değişti huyu,
Bir çilek doyurdu koskoca köyü,
Dolapta uzadı hıyarın boyu,
Bu işleri aklım almadı gitti.

Ateşte durdukça imambayıldı,
Patlıcan toplandı kıyma yayıldı,
Rasim'im dünyada namım duyuldu,
Üzerime aşçı gelmedi gitti.

Rasim KÖROĞLU
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #18 : 25 Temmuz 2009, 13:23:45 »

Şiir

Ayak izi aradığımız taşları
Pekmez ile yediğimiz karları
Mis gibi kokan kekik otları
Işıl ışıl parlayan meşe ağaçları
Haşmetli duruşuyla sivri dağı
Karpuz çatlatan sularıyla Sorkunca unutulur mu?

Kara Abdullah dayıdan aldığımız lokumlar
Hafızın İbrahim dayıdan aldığımız şekerler
Berber Ali dayının kerpetenle çektiği dişler
Korkarak babamızı çağırdığımız kahveler
Tarihi eski eserden Ulu Camimiz unutulur mu?

Cır cır akan hiç kurumayan Circiroluğu
Ömrümüze ömür katan bey mugarı
Demir oluklar yiyen Eğrik çeşmesi
Ağustos gelince kurumayan İğde çayırı
Gün dönümünde kör kör batan Körkuyu unutulur mu?

Hekim yokken gittiğimiz Deliktaş sıtma suları
Görünce çılgınaca büyüyen kavaklar
Yeşil biberimizle meşhurlaşan turşuları
Mucuk Ahmet dayının Osman Paşası
Gölgede serin serin akan Oğulbeyi unutulur mu?

                                              Ahmet Ayyıldız
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #19 : 24 Ağustos 2009, 18:40:29 »

Mübarek Ramazan

Arınmış gönüller durdu secdeye,
İndi kuşlar gökyüzünden müjdeye ,
Bu sabah hüzzamdan okundu ezan,
Aksetti ilahi sesler derinde.
Bir bitmez bereket beraberinde
Yurda burcu burcu geldi Ramazan.

Gözler kilit vurur uykusuzluğa,
Çeşmeler yetişmez bu susuzluğa,
Bu o gündür derman bulunur derde,
Bugün artık bütün şüpheler yalan,
Bu o gündür şavkır can evimde can,
Bugün mahya benim minarelerde.

Tertemiz dolaşsam hangi mabedi,
Melekler kıskanır bu ibadeti,
Düşler kubbelerde kucak kucaktır,
Bana madde kadar mana da lazım.
Gürül gürül Kur'an oku hafızım,
Bu aşk içerimde salkım saçaktır.

İnancın eriştim saltanatına,
Dilekçem var bugün Tanrı katına,
Huzurdan bahseder görürsem kimi,
Yalın duygularım çoğalır daha,
Bugün kalbim daha yakın Allah'a
Bugün tekmil aşk donatır içimi.

Sular gümüş gümüş akar sebilden,
Ay-aydın ayetler süzülür dilden,
Hak'kın avuçlara sığmaz nasibi,
Cümle saadetler gelir yakına.
Peygamberler peygamberi aşkına
Doğruluk ver, kullarına Yarabbi.

Feyzi Halıcı
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #20 : 04 Kasım 2009, 20:30:47 »

Vebaya Ağıt

Gelin ağalar bir tarih eylerek
Bin iki yüz kırk üç oldu bu sene
Medet Allah, insanın devri döndü
Cümle alem ağlaşurlar bu sene
 
Felek benim dört yanımdan taşladı
Gelin, kızdan, koç yiğitten başladı
Kadir Mevlam hak emrini işledi
Hidayet Mevla’dan geldi bu sene
 
Emir Mevla’dandır evler yıkıldı
Nice ana, baba beli büküldü
Koçyiğitler katar ile çekildi
Şehitler bayrağın çekti bu sene
 
Gitti koç yiğitler ağlar anası
İş Mevla’dan geldi, nedir çaresi
Sağ u sol yanında veba yarası
Kudret hançerini vurdu bu sene
 
Kadir Mevlam durmayup can alur
Kimi hasta düşmüş kimi de ölür
Hidayet Mevla’dan elden ne gelür
Çok mamurlar viran kaldı bu sene
 
Kimi de gelmiş ah çeküp oturur
Sevgili olanlar yarın göçürür
Kimi yuvasından yavru uçurur
Çok masumlar viran kaldı bu sene
 
(Toros Dağları’nda yakılan bir ağıt)


Soner Yalçın
Odatv.com

Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #21 : 27 Kasım 2009, 16:37:44 »

Bayram olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Bugün bize bayram olsun
Gel gardaşım sarılalım
Alem bize hayran olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Alem bize hayran olsun

Anadoludur adımız
Baldandır bizim tadımız
Gel gardaşım koklaşalım
Eller bize hayran olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Eller bize hayran olsun

Yunus Emredir pirimiz
Hacı Bektaştır dedemiz
Mevlana gel gidelim
Herkes bize hayran olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Herkes bize hayran olsun

Türklük bizim şanımız
Bayrağımızdır kanımız
İslamı gel yad edelim
Dünya bize hayran olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Dünya bize hayran olsun

Deli Alim ne söylesin
Kini gönülden silesin
Yakın zamanda eresin
Anadolum bayram olsun
Can Türkiyem bayram olsun
 

Ozan Hayali
 
 
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #22 : 03 Haziran 2010, 07:36:57 »

Bozkır Sevdalısı Musa Gül Amcamızın Şiirleri

Sayın Hemşerilerim sayın kardeşlerim ve saygı değer misafirleri

Hepinize hoş geldiniz der,sonsuz saygı ve hürmetlerimi sunarım

Bu toplantımıza uzaktan ve yakından zahmetli zahmetsiz

Bu bizim mutlu günümüze geldiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Biliyorsunuz bizim aslımıza Bozkır’lı derler,Bozkır’da kış gelince

Yağar yağmurlar,eser yeller

Bana Bozkır’da Konya ve İstanbul’da Kuşca’lı Musa Çavuş derler.

Onun için hem mutlu hem de bahtiyarım

Gönlüm genç ama kendim ihtiyarım

Siz de benim gibi hem mutlu hem de bahtiyar olun

Benden çok yaşayın da benden ihtiyar olun.

Benim ismim Musa Gül dür ben güllerin alasıyım

Yüce dağların hem sümbülü hem de lalesiyim

İstanbul’da kurulan Bozkırlılar Vakfının en büyük,en ihtiyar sarsılmaz kalesiyim

Onun için ben hem mutlu hem de ihtiyarım

Gönlü genç ama ben ihtiyarım

Siz de benim gibi hem mutlu hem bahtiyar olun

Benden çok yaşayın benden ihtiyar olun

Benim aslım ne beyazdır ne de zencidir

Herkes kendi ailesinin yanında hem altındır hem de incidir

Ben Bozkırlılar Vakfının en ihtiyarı isem,oğlum Serdar da en gencidir

Onun için de hem mutlu hem bahtiyarım

Gönlüm genç ama kendim ihtiyarım

Siz de benim gibi çok yaşayında ihtiyar olun

Dünyada refahı ve saadeti ahrette cenneti bulun



Bozkır’ın yarısı gelmiş İstanbul’a oturmuş

Uzun zaman boş oturmuş.

Sebeb olanlardan Allah razı olsun 1991 yılında bu vakfı kurmuş

Bu vakıf kurulmasa idi ben geçmişi hatırlayıp geleceği göremezdim

Hayır işlerinin faydasına ve sırrına eremezdim

Yüz tane dairem olsa bi tane veremezdim

Şimdi ise vakıf kurulunca geçmişi hatırlayıp geleceği gördük

Hayır işlerinin sırrına erdik,Allah’a şükürler olsun

Fatih’teki dairemi Bozkırlılar Vakfına verdik

Daima cömertler yaparmış dünyada hayır işlerinin yarısın

Cömertler dünyada iken alırmış cennetin tapusunu

Cömertler ahİrette kendi anahtarı ile açarmış cennetin kapısını

Bir gün gelip ömrün sona erince bırakıp gidecek malın mülkün tapusunu

Onun için aklımızı başımıza alalım daima Allah’ın yolunda kalalım

Dünyada refahı ve saadeti ahİrette cenneti bulalım

İnsanın iyisi arada laf taşımazmış,küsülmesin diye

Ben de Fatih’teki tek dairemi Bozkırlılar Vakfına hibe ettim

Öldükten sonra yardım kesilmesin diye

Misafir rahatının olduğu yerde uzun zaman kalıverirmiş

Ata evlattan,evlat atadan memnun olursa istediğini alıverirmiş

Sağolsunlar benim evlatlarım Bahçelievlerden bana bir ev alıvermiş

Böyle evlatlarım var iken ben malı mülkü ne edeceğim

Birgün gelip ömrüm sona erince her şeyi bırakıp gideceğim

Fatih’teki tek dairemi Bozkırlılar Vakfına hibe edeceğim.


Vakıf Adam Rahmetli Musa GÜL

Ruhun Şad Olsun,Rahmetle Yadediyorum.

Bu ve diğer şiirlerini seneler önce Florya'da Bozkılılar Pikniğinde paylaşmıştı.
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Sayfa: « 1 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!