26 Mayıs 2026, 10:17:31 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 »
  Yazdır  
Gönderen Konu: Meyre niresi / Aliçerçi burası...  (Okunma Sayısı 80043 defa)
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #15 : 21 Ağustos 2008, 23:39:30 »

Bu hafta sonu gara trenle Meyre'me yolculuk var,Irabbım gısmet iderse...Bizim oralardan bir isteğiniz var mı?
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #16 : 22 Ekim 2008, 08:49:50 »

Üzüm,üzümlerimiz,bağ,bağlarımız,şırağnalarımız,bekmez dığanları,toprağı...
Baharın ilk ışıltılarıyla buluşuruz bağlarımızla,bellenir,budanır,kükürtlenir,bekçi bile tutulur..

Koruklar,alacalar habar verir üzümün muştusunu...

Değerlendirilir bir şekilde,kış için yemiş olanı,yaygılara serilir,en iyi güneş alan hakim depelere,Mehmet bağ üstü sergi için tam yeridir.

Yine itinayla kesilir, bu kez pardılardır mekanı,ev içindeki sergilerdir,bazende dalında sarılır,sarmalanır kışın taptaze yenmek için üzümlerimiz.

Eşeklerimiz bitiremez taşımakla yüklerle,selelerle,küfelerle,şırağnaşlar bir atölye gibi çalışır,şıralar,bekmezler,besteller üretmek için...

Ya dığanda raksı şıranın,toprakla buluşmuştur bekmez,bestel olmak için.Bekmez içine atılan ayvalar ne gözel de bişerdi,leziz tadlar vermek için.

Ve bekmez,bestel(badılcanlı-kabaklı) yerini alır,küplerde,depe delikli evlerde.Hepsi adeta hizmetgarıdır insanım için.
Hele bitgin hale gelmişi,baharda karla kıtır,kıtır yinmesi,neler vermezdik ki.
Çocuk dilinde "bitli" bekmezler...

Lakin bütün bunlar bir düzen içinde yapılırdı köyümüzde,herkesde uyardı bu düzene,kurala.
Yazılı felan da değildir bir yerlerde kurallar.

Tellalın iki dudağı arasından çıkar kurallar:

Ey Gonşular!
Duyduk duymadık demeyin,yarın bağ bozumudur...

(Şinik Halil Dayım namlı tellallarımızdan dı rahmetle anıyorum)

Üzümlerimiz,insanlarımız,hep yerli yerinde,uyumlu,bir vücudun parçaları gibi.

Boşa harcanmaz üzümlerimiz,değerlendirilir,çöpe hiç atılmaz,Allah ne yapar sonra!

Amaç üzüm yemektir,şıra içmek,karla bekmez garıp yemektir,yazın azığımızdır badılcan-kabak besteli,soğuk sularla şerbet yapıp kana kana kanmak içindir bitgin bekmezlerimiz.

Bekçiyi dövmek heç değildir gaye,üzüm yemektir,üzümmmm...

Şifadır,ilaçdır,Allah'ın bir nimetidir,köyümün üretken,çalışkan,vefakar,fedakar,kalender,
cefakar,büyük-küçük bilen,yazılı olmasada köyümüzün genel kurallarına uyan,
güzel köyümün,bir o kadar güzel insanları için.

Ya köylüm, sen neler anlatıyorsun,şimdi internet çağını yaşıyoruz mu?
İşte üzümlerimiz,insanlarımız,kültürümüz ve internet çağı,meyre com ailesi....

Meyre'mizin kültürünü,meyre com da yaşamak,yaşatmak,paylaşmak,yenilerini üretmek,üretmek,üretmek...

Ve önce kendimiz olmak,Meyre'li,meyre com lu olmak.

Ağırlığımızı bilelim,ucuza talip olmayalım sevgili köylülerim!...
« Son Düzenleme: 22 Ekim 2008, 08:52:36 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #17 : 28 Ekim 2008, 16:31:56 »

Böyük harb,İstiklal harbi,kimler yok ki;
Yunanla boğuşan,süngü,süngü savaşan,harbi, harbi?

Bu günlerin hikayelerini,anılarını,tekrar yaşarmışcasınıza paylaşan,
kah köy meydanında,Göküşün dulunda;kah Camii avlusunda,Dığan dibinde!

Çoğu zamanlar bir gonşu evinde,demlenen,demli çaylarla,yudumlanır anılar...

Kimi İngiliz'e esaret günlerini,çantasındaki ekmek kırıntılarını,nasıl aradığını,açlığını bastırmak adına,esaretin zulmünü alt etme,vatanı kurtarmak sevdasına.

Birileri var,anlatır aylardır banyo yok,asbab,o da ne? yıkanmış,yıkanmamış,soğuk mu soğuk,işgalin ürüzgarı!

Çarıksız,azıksız,asbabsız,hürriyete sevdalı,
gahramanları güzel Meyre'min,yiğitleri,şuhedaları ve biz torunları!

Mehmet Çankaya (Dilki Memet,İngiliz'e esir olmuş,lakin pes etmemiş)

Ali Tansel           (Ali Onbaşı,Aydın,Yunanla)

İsmail Baykan      (Pavlazın İsmail,Aydın,Yunanla)

İbrahim Karabulut (Gönnüğün İbrahim)

Ve daha niceleri.

Böyük harbin hatırası,85.ci seneyi devriyesinde,29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlarken,sizlerin şahsında,bütün şuhedalarımızı,rahmetlarle,minnetlerle,

şükranlarla yadediyorum...

İşte böyle olur,harbi,harbi zaferlerin bayramı,kutlu olsun "Büyük Türk Millet'ine!"

Ey Gözel Allah'ım!

Bu toprakları şuhedasız,gahramansız,kanımızdan verdik rengini,

Ayyıldızımı soldurma,Minarelerimizi Ezansız bırakma!..
« Son Düzenleme: 28 Ekim 2008, 20:50:14 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #18 : 28 Ekim 2008, 20:43:33 »

Ali Rıza Bey, ellerinize sağlık. Yazınızı okuyunca çok duygulandım, aklıma rahmetli İskender Dedem geldi. Babamgil savaş anılarını anlatmasını isteyince rahmetli gözleri dolu dolu olur, başlardı anlatmaya. Yaşım çok küçüktü. Henüz ilkokula bile gitmiyordum. Ama dedemin anlattıkları hala kulağımda. Şimdi onları daha duyarlı bir gençlik yetiştirme adına okulda öğrencilerime, evde çocuklarıma  anlatıyorum. Soğuk karlı kış günlerinde nasıl mücadele ettiklerini, açlık, sefalet, yokluk çektiklerini anlatırdı. Yiyecek birşey bulamaz, hayvanların pisliklerinin içinden arpa tanelerini ayıklayıp yerlermiş. En çokta bu kısmı aklımda kalmış. Çocukluğumuzda dinlerken midemiz bulanırdı. Bunlar yeni yeni zihnimizde anlam kazanmaya başladı. Ama malesef gençlik çok duyarsız. Bir kurtuluş savaşı daha olursa (Allah korusun) halimiz ne olur bilemiyorum. Allah bu ülkeye bir daha savaş göstermesin. Allah bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın. Al bayrağın gölgesinde ilelebet bağımsız yaşamayı nasip etsin.
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #19 : 29 Ekim 2008, 21:13:03 »

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları

        Ortaharman Meydanı

      İlk ve orta okul öğrencileri
                   
      Öğretmenleri & Muallimleri

Meydan,meydan,salkım saçak,damlar,çelenler

    Güzel Meyre'min,güzel insanları

Meyre protokolu hazır,kah alkış olur,kah mantar tabancası,çata-pata,çat...

***
                 
Dikkat:merasim geçitine lütfen,efendim!

İp ip,dizi dizi sıra olmuşlar,kimi lastik babuclu,kimi naylon ayakkabılı.
Kah yamalı önlüklü,rengi atmış beyaz yakalı.Lakin yürekleri kadar pak,temiz giyimli,giysileri eski olsa da.

Saçları yeni gırkılmış,ineğin buzağısını yalamış gibi düzgün oğullarımızın.
Ya gızlarımızın, olmasa da renga renk kurdelaları,vardır çiğdem-nevruzdan örülmüş Taçları..

Az önce çıkılmıştır okulumuzun taş duvarlı,ağaçdan kapısından.Ortaharmana ulaşmış öncü kolu,köylülerimi selamlayarak.Camii meydanından turlayıp,mezarlıklar yolundan girilmiştir;

 "Ortaharman,bayram yeri!.."

Bir alkış kopmuş ki,eller kopup,patlayasıya.

Bunlar bizim geleceğimiz,istikbalimiz,çocuklarımız,çok mu göreceğiz alkışlamaları!

Şiirler,oyunlar,oyun içinde oyunlar...

Yumurta,yoğurt,çuval yarışları.

Bu gün bizlere olsun,meyrem adına iyilik ve hizmet yarışları...

 
***

"Bu vatan toprağın kara bağrında, sıra dağlar gibi duranlarıdır,

 Bir tarih boyunca onun uğrunda, kendini tarihe verenlerindir..."

***

Birertene şiir,günün anlam ve önemine binaen,lütfen efendim!

(Rahmetli Şinik Halil Dayımın Çivili Sopasına iş düşmesin mi?)

Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Resul Ekrem Guven
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyre Köyü /saraçlar
Mesaj Sayısı: 39


varlıgım türk varlıgına armagan olsun


« Yanıtla #20 : 30 Ekim 2008, 20:04:06 »

***

"Bu vatan toprağın kara bağrında, sıra dağlar gibi duranlarıdır,

 Bir tarih boyunca onun uğrunda, kendini tarihe verenlerindir..."

***

Birertene şiir,günün anlam ve önemine binaen,lütfen efendim!

(Rahmetli Şinik Halil Dayımın Çivili Sopasına iş düşmesin mi?)


teşekürler rıza agabey...selamlar
Logged

Günahlarım çok olmasına çoktur benim
Ama dinsizler gibi umutsuz degilim
Cennet cehennem umurumda degilsede
Ötede hem şarab olacak hemde sevgilim
(ömer hayyam
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #21 : 08 Kasım 2008, 21:17:19 »

Güneş son ışıklarını yayarken köyümün ufuklarında,aşina olduğumuz o tok sesle irkilir birden insanlarımız.

Tellal çağrılmaktadır,Tellalcı:

Gonşular,duyduk duymadık demeyin,yarın "kelek bozumu" var,duyanlar,duymayanlara duyursun...

Galınyerlerde,kelek bozumunda,Sempozyumda,sunumlarda,buluşmak,paylaşmak,güzel insanlarımızla,meyre com da...


***


Gonşu habar virdi yağmuru,gonşulara,Irabbım ırazı olsun.
Bu demektir ki,"kelek bozumu" yağmurun dinip,güneşin açıp,tarlalara girilir olma haline gelmesine gadar ertelendi.

Ey gözel Allah'ım,şükürler olsun.
Yazılarımızın,keleklerimizin,tozunu-toprağını bir gözel yuyu virdin!..


***


Kağnılar,geri çullarıyla giydirilmiş,hazırlıklar tamamlanmış,kağnının kuyruğuna binme keşiği bile yapılmış,eee yarın "Galınyerlerde,kelek bozumu var."

Çoluk,çocuk,gız-gelin,dede-ebe,baba-ana vel hasıl meyremin güzel insanlarının günü var günü,hasat mevsimi,hasat deşirme adına...

Sabahın ilk vakitlerinde,güneşi üzerine doğdurmadan,derin uykusundan uyanmıştır,köyümün çalışkan,üretken,mizahi bir anlayışla,taşımak,
yaşamak,yaşatmak adına hayatı,zamanı...

Hanelerin önlerinde kağnılar,boyundurukda öküzler,analar,babalar,dedeler,ebeler,
gelin,görümceler,kağnığın guyruğunda yeni yetmeler çoktan yerlerini ayırmışlar,sefer ederler,kah Galınyerlere,Irastılara,
kah Gündüğün köy önü,topraklık,gavun-kelek tarlalarına...

Adeta bir festival yeridir yazılarımız,al,yeşil,sarı renkleriyle,günaşık,kelek bozan insanlarımızla.

Öncelikle cinsine,dayanıklığına göre yolum başlar kelek tarlasında.Geri çullarının ağır misafirlerini yerlerini almak için sefere çıkarlar köyümüze,kah samanlıklara,kah pardılara asılmak için,çoğu zamanda tepe delikli evlere serilmek için kavunlarımız,düğmeli,kırkbülüçlü tavuklarımız.

Kış mevsimi boyunca sofralarını süsler,ikram olur gonu gomşuya keleklerimiz.Baharın çift sürerken katık olur,guru keşin arkadaşı olarak.
Rahmetli Dedemle çok kelek yemişimdir,nadas,ekin ekerken...

Günaşık,ayçekirdeği,saplarından kesilir,kelleleri koparılırcasına,kurukulup
çekirdeği ayrılacaktır,çıt,çıt,çıt çitlemek için güneşli dullarda..
Sapları heder edilmez,tarhana mevsimi kurutmalık çit yapmak için...

Yaaa işte böyleydi köyüm,köyümün insanları,üretken,paylaşan,eli nasırlı sakinleri.
Değerlendirilir evde,gonu gomşu hakkı,hatta ve hatta Dere'ye satmaya götürülür keleklerimiz.

Kökenleri ineklerimize taze katıktır,bol süt verirler,yiyince yeşillikleri,buzağılar bir başka emer,süt dolu memeleri..
Herkese bir pay vardır,tabiri yerindeyse "kelek bozumundan!" Kalıntılarını otlatır "sığır çobanı" sığırlarımıza...

Bir daha ki seneye nereye kelek ekilecek kararlaştırılır,henüz bu günlerden...

Ve Dua olur, kuruyan dudak ve dillerde:

Irabbım ağız dadıyla yimek nasip etsin,gonu-gomşu,çoluk çocuğumuzla!
« Son Düzenleme: 08 Kasım 2008, 21:24:18 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #22 : 14 Kasım 2008, 19:35:52 »

Elmalarımız,Yolumumuz...

İyiden,iyiye gızarmaya başlamıştır elmalarımız,ve dahi sarının tonlarına bürünmüştür dalları ağaçlarımızın.

Kah golden,stargin,bazende ingiliz,arapgızı olur adları,mayhoşdur,datlıdır,
ince gabukludur,kütür,kütürdür,yemeye doymaz,bir daha,bir daha yer,yiyen;
bir başkadır bizim elmalarımız.

Zahmatlıdır yetiştirmek,ve dahi fidanlarını,çukurlarını açmak,dikmek...12 ay bakım ister,adeta bir sabi gibi,ilgi,alaka bekler,elma vermek için ağaçlarımız.

Susuz olur mu? Su olmasa da olur mu?Kah dereden,bentlerden,bazen benzinli su motorlarından,dönme dolapla,atla,eşekle çıkarılan soğuk sularla,şimdilerde dinamo ile...Sulanır,sulu olsun diye elmalarımız.

Elmanın hikayesi epey uzundur,sığmaz beş on satıra.Sandık,sandıklama,dalından yolma,boy yapma,gamyona,depoya istif etme,hepsi ayrı hüner ister.Golay mı,para gazanmak,zor mu,kafa,kafaya getirmek masrafları.
Hele hele para kazanmak,bütün bu masraflardan sonra...

Devam edeceğim "elma yolmanın" macerasına,hikayesine,iki sandık da olsa sizler de taşıyın ,sevgili köylülerim.
« Son Düzenleme: 15 Kasım 2008, 15:16:59 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #23 : 15 Kasım 2008, 23:22:35 »

Elma yolum mevsimi,nasıldır,telaşı,hepsi ayrı bir uğraştır.
Tamam bir şekilde dallar,kendini tartmaz da,lakin sandık ister,kıyat,çivi,
sandık çakacak amele,çivi alacak,veresiye,bütün bunların parası,
kabzımaldan gelecek faturalara bağlı.

Kaçı kaça gitmiş,ne kadar akçe toplamış?

Bu günlerde Antalya bölgesinden,sandık kamyonlarının biri gider,biri gelir,
kah Ortaharman'a,çoğu zaman da Ulumuhar meydanına,Camii önüne...

Başlıklar,alt,üst ve yan kapaklar,dizilirler,istif edilirler,ev önlerine,bahçe aralarına...

Hay guzum iki sandık çakıver,şu goca anana!...
« Son Düzenleme: 16 Kasım 2008, 10:05:40 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #24 : 20 Kasım 2008, 13:05:02 »

Elma Yolumu

Sakın terimiz soğumasın,elma yolumu devam ediyor.

Çok zahmatler çektiniz,yoruldunuz,emme az daha sıkın  dişinizi guzularım,

dedesinin aslanları,haa gayret!..

Elmalar,almalar,ister al,istersen almalar...Bahçelerde tam bir hasat mevsimi olanca hızıyla devam ediyor.

Yolunan almalar,sandıklara doldurulmuş,yığılmıştır yığınlar gibi öbek öbek.Kah Eşek arabaları,çoğunlukla denk sarılmıştır Merkeblere..

Tıkıdık tıkıdık tıkıdık nağmelerle köyüme doğru giderler,alma,sandık yüklü,goraf,goraf köylülerimiz...

Trafik mi?
Zaman zaman yük ağrıdırsa,Eşekler yarış ederse bir birlerini geçmek için,ne trafik kalır,ne çatma,semer..

Son zamanlarda Traktörler,Gamyonlar yükünü almıştır,Eşeklerimizin...Köylümüzün elini almışlardır,Teknoloji adına...

Bahçeler,ağaçlar yüklerini devretmişlerdir,evlerimizin kenarlarına,depolara istif edilmiştir almalarımız.

Daha bitmedi almalarımızın hikayesi.Gapsumaldan gelecek habarlar doğrultusun da,yapıcılar tarafından dizilecektir,sandıklara,para olup geri dönsün diye,yolcu edilir,Angara,İstanbul Hallerine..

Ne hallerden,hallere girer almalarımız,elmalarımız...Para gazanmak golay mıdır,Aslanın midesindedir EKMEK?...

Hasılat eyiyse,almada para topladıysa,oğlan-gız nişanlanacak,everilecek,belki de yeni Fidanlar dikilecek,yeni bahçalar yapmak için...

Irabbım bereketini versin,gazançlarınıza,"oğlunuzla ORDU,gızınızla GONŞU" olasınız;
güzel köyümün,güzel insanları...

Yeni bir hasat mevsiminde buluşmak üzere emanet olun Gözel Allah'ıma !...
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #25 : 23 Kasım 2008, 16:15:38 »

Gasım güleri gelip çatmıştır gapımıza.Bağ,Kelek bozulmuş,Elma bile yolunmuştur.Hatta ve hatta Teke-Koç gatımı yapılmış,sıra da Tek Tek Tekecik gezilirmiş,köyümüzün "deliganlıları"tarafından...

Her eve uğranılır,alınır her evden çeşit,çeşit erzaklar..
Kah bir tavuk,Horoz,bal,pekmez,çoban dahi vermiştir bir yazmış,çebiç Tek Tek Tekecik adına,deliganlılarımıza...

Tek Tek Tekecik
Tek olmazsa çift olsun
Veren ablam sağ olsun
Geçiler ikiz doğursun

Tek Tek Tekecik,gezilir olmuş şimdilerde Angara'da,İstanbul'da,inter net ortamında...
Karalar köylümüzden lütfen okuyalım,onun evine ziyaretimizi,Tek Tek Tekecik'i...

Soner,Soner buraya! Kahkaha Kahkaha Ney Masum
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali İhsan Çiçek
Aliçerçili
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 404


« Yanıtla #26 : 23 Kasım 2008, 18:14:43 »

Kardeş eline yüreğine sağlık yazılarınızı okudukça memleket hasretini
memlekete gitmiş kadar yaşıyoruz sayenizde bağ bozumları kelek bozumları o güzel anlatımınızla daha bi güzel sağol
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #27 : 27 Kasım 2008, 09:07:10 »

1980'li yıllar...

İşim icabı sürekli seyahat halindeyim.Yine bu seyahatlerden biri.Seydişehir'deyim,hafta sonunu köyümde değerlendirmek istiyorum...

Kış,kar ve saat akşamın 17'sini gösteriyor da,beni köyüme götürecek binek,vasıta görünmüyor.

Derken Ahırlı'nın Gırmızı minübüs çığırtkanlık yapıyor,Ahırlı,Yağlıyük diye...
Hımmm... Hemen atıldım ben de Meyre'ye gideceğim de.
Olur,olur da Şantiyeye kadar. (Kayacık köyü sapağı) Bugün Cuma pazarıydı,bir gelen olur,köyüne gidersin.

Ve başlıyor maceram köy yolunda.Şantiyede indim,elimde çantam ve kolim var.
Yer bem beyaz kar,gök yüzü açık mı açık,yani pırıl pırıl,sanki gündüz gibi.

Oğlum Irza gel şöyle aheste,aheste yürü,gelen vasıta olursa binersin.Olmadı Aliçerçi'ye varırsın,eşyalırını bırakırsın Manavın Osman dayımın (Rahmetli Osman Ergün) evine,oradan Gökçemugar'dan köyüme giderim.Zamandan kazan der,yürüyorum Susa'da...

Bir türkü çığırarak:"bir yiğit gurbete düşse,gör başına neler gelir!.."

Lakin gelmez ki bir binek peşimden,ben gelmişim Aliçerçi mezerliğine...

Aaaaa o da ne?

Ne kadar köpek varsa köyde,hep bir ağızdan,mitinğ mi yaparlar,protesto mu ederler,havvvvvv,havvv,havvvvvvv!..

Oğlum Irza şimdi hapı yuttun,çık çıkabilirsen,köpeklerin kuşatmasından,nasıl ulaşacan Manavın Osman Dayının evine?

Evet,Sevgili Aliçerçi'liler!

Sual olsun sizlere bu fakir tarafından,nasıl girersiniz köyünüze,köpeklerin kuşatmasından,kurtularak?

***

Not:Ben Meyre'li olarak başardım da... Ney Masum
« Son Düzenleme: 27 Kasım 2008, 09:10:53 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #28 : 28 Kasım 2008, 22:45:25 »

1980'li yıllar...

İşim icabı sürekli seyahat halindeyim.Yine bu seyahatlerden biri.Seydişehir'deyim,hafta sonunu köyümde değerlendirmek istiyorum...

Kış,kar ve saat akşamın 17'sini gösteriyor da,beni köyüme götürecek binek,vasıta görünmüyor.

Derken Ahırlı'nın Gırmızı minübüs çığırtkanlık yapıyor,Ahırlı,Yağlıyük diye...
Hımmm... Hemen atıldım ben de Meyre'ye gideceğim de.
Olur,olur da Şantiyeye kadar. (Kayacık köyü sapağı) Bugün Cuma pazarıydı,bir gelen olur,köyüne gidersin.

Ve başlıyor maceram köy yolunda.Şantiyede indim,elimde çantam ve kolim var.
Yer bem beyaz kar,gök yüzü açık mı açık,yani pırıl pırıl,sanki gündüz gibi.

Oğlum Irza gel şöyle aheste,aheste yürü,gelen vasıta olursa binersin.Olmadı Aliçerçi'ye varırsın,eşyalırını bırakırsın Manavın Osman dayımın (Rahmetli Osman Ergün) evine,oradan Gökçemugar'dan köyüme giderim.Zamandan kazan der,yürüyorum Susa'da...

Bir türkü çığırarak:"bir yiğit gurbete düşse,gör başına neler gelir!.."

Lakin gelmez ki bir binek peşimden,ben gelmişim Aliçerçi mezerliğine...

Aaaaa o da ne?

Ne kadar köpek varsa köyde,hep bir ağızdan,mitinğ mi yaparlar,protesto mu ederler,havvvvvv,havvv,havvvvvvv!..

Oğlum Irza şimdi hapı yuttun,çık çıkabilirsen,köpeklerin kuşatmasından,nasıl ulaşacan Manavın Osman Dayının evine?

Evet,Sevgili Aliçerçi'liler!

Sual olsun sizlere bu fakir tarafından,nasıl girersiniz köyünüze,köpeklerin kuşatmasından,kurtularak?

***

Not:Ben Meyre'li olarak başardım da... Ney Masum

Evet hala kuşatma devam ediyor,imdadıma kim yetişecek,köpeklerden nasıl kurtulacağım?
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ramazan Oğuz
Yönetici
*****
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 903



WWW
« Yanıtla #29 : 28 Kasım 2008, 23:35:37 »

Abi merak ettim.
Logged
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 »
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!