15 Haziran 2026, 09:57:54 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: Osmanlı  (Okunma Sayısı 4063 defa)
Reşat ( Hüseyin Oğuz)
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 192



« : 07 Mart 2008, 21:20:07 »

    19.yüzyılda Almanya'nın Mülhaym şehrindeki Ren nehrinin bir yakasında Almanlar, öbür yakasında da Fransızlar oturuyordu. Fransızlar her sene nehrin Almanlardaki kısmına geçip mahsulün tümünü toplayıp götürüyorlardı. O sıralar, birliğini temin edemeyen güçsüz Almanlar ise buna fazla ses çıkaramıyorlardı tabi. Her sene böyle olunca çareyi Osmanlı
Sultanına durumu yazıp, imdat istemekte bulurlar.
Mektupta şöyle demektedir:
"Fransızlar her sene bize zulmediyor, mahsulümüzü elimizden alıyorlar. Siz ki, dünyaya adalet dağıtan bir mparatorluğun sultanı, İslamiyetin de halifesisiniz. Bizi bu zulümden kurtarın. Asker gönderin.Ürünlerimizi bu sene olsun toplama imkanı sağlayın."
Çöküş faslına girildiği bir zamana denk gelen yardım isteğini inceleyen padişah asker göndermeyi mümkün ve gerekli görmez; yalnızca asker elbisesi göndermeyi kafi bulur ve cevabı bir mektupla beraber içi askeri elbise dolu üç çuval yollanır. Şaşkına dönen Almanlar, çuvalı alıp mektubu okurlar: "Fransızlar korkak adamlardır. Onlara yeniçeri göndermemize gerek yoktur.Yeniçerimizin kıyafetini görmeleri kafidir. Çuval içindeki Osmanlı askerinin elbiselerini adamlarınıza giydirin. Mahsul zamanı, nehrin görülecek yerlerinde dolaştırın. Karşıdan gören Fransızlar için bu kafidir."
Bağ bahçe sahipleri hemen Osmanlı askerinin kıyafetini kapışırlar. Hasat vakti büyük bir heyecanla yeniçeri kıyafetinde, nehir kıyısında dolaşmaya başlarlar. Ertesi gün, karşıdan gelen haber, Almanların sevinç çığlıkları atmalarına sebep olur:"Osmanlılardan imdat geldiğini düşünen Fransızlar, korkudan köylerini de terkederek iç kısımlara doğru kaçmaktalar. Mahsulünüzü rahatça toplayabilirsiniz. Zulüm sona ermiştir."Bu olay, Mülhaymlıların gönüllerinde taht kurmustur. Giydikleri yeniçeri kıyafetlerini, daha sonra Mülhaym'a bağlı Karlsruhe müzesine koyup ziyarete açarlar.
Şehrin en yüksek binasına da Osmanlı bayrağı asarlar.Ayrıca, halen olayın
yıldönümünde de şehirde bir karnaval düzenleyip hadiseyi temsilen kutlarlar. Bu olay Osmanlı'nın sadece bir yeniçeri kıyafetiyle Almanları Fransızların elinden ve talanından nasıl kurtardığını gösteren maziden elmas bir tablo olarak kalmaktadır...
Logged
Oktay Demirtaş
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Hafızoğlu(meyre)
Mesaj Sayısı: 128



« Yanıtla #1 : 08 Mart 2008, 12:43:30 »

  Reşat ağabey,güzel bir paylaşım teşekkürler,''Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır!".Bu aralar kayıplardasın ağabey,özletme kendini
Logged

Aşk davaya benzer,acı çekmek de şahide,şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #2 : 08 Mart 2008, 12:57:40 »

Osmanlıya iki kıta üzerinde hükmetmek yetmez Zira Allah ın azmi iki kıtaya sığmayacak kadar büyük bir davadır selçukluların varisi biz olduğumuz gibi Roma nın da varisi biziz.

Orhan Gazi'nin Oğlu Murat Bey e nasihati
Logged

Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #3 : 14 Mart 2008, 23:11:47 »

Japonlar’ın ‘Muhteşem Osmanlı” ilgisi


Muhteşem Osmanlı eserleri Japonların ilgisini çekti, Türkiye’den Hiroşima, Sendai ve Shizoka şehirlerinde de benzer sergiler talep ettiler. Türkiye’nin yedi ülkede açtığı sergiler içinde en çok ''Topkapı Sarayı'nın Hazineleri-Muhteşem Osmanlı Hanedanlığı'' sergisi öne çıktı.
“Topkapı Sarayı'nın Hazineleri-Muhteşem Osmanlı Hanedanlığı Sergisi''ne büyük ilgi gösteren Japonlar, Türkiye'den Hiroşima, Sendai ve Shizoka kentlerinde de benzer sergilerin açılmasını talep ettiler. Serginin organizasyonunu yapan Toei Company Şirket Yöneticisi Yoshiaki Ishikawa, ''Topkapı Sarayı'nın Hazineleri-Muhteşem Osmanlı Hanedanlığı Sergisi''nin Tokyo, Kyoto ve Nagoya'da büyük ilgi gördüğünü söyledi. Sergiyi, Tokyo'da 200 bin, Kyoto'da 100 bin ve Nagoya'da 70 bin olmak üzere toplam 370 bin Japon'un ziyaret ettiğini ifade eden Ishikawa, sergiyi gezenlerin tekrar tekrar geldiğini de gördüklerini belirtti.  Sergiden sonra Japonya'dan Türkiye'ye yönelik turların arttığına dikkat çeken Ishikawa, Hiroşima, Sendai ve Shizoka'daki yöneticiler ile halkın, benzer sergilerin kendi şehirlerinde de açılması istediklerini, bu talepleri Kültür ve Turizm Bakanlığına ilettiklerini kaydetti.
Sergiyi, Japon prens Akishino ve Prenses Kiko'nun oğulları Japon Prens Hisahito ile gezdiğini bildiren Ishikawa, prens ve prensesin 41 yıl sonra bir çocuğa kavuştukları için sergide özellikle mücevherlerle süslü beşiği beğendiklerini anlattı.  Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün de geçen yıl 7 ülkede sergi açtıklarını, bunlar arasında en başarılı ve en çok ziyaretçi çeken serginin ''Topkapı Sarayı'nın Hazineleri-Muhteşem Osmanlı Hanedanlığı'' olduğunu söyledi.  Japon yetkililerin benzer sergilerin 2011 yılında da açılması için şimdiden mürecat ettiklerini belirten Düzgün, ''Japonlarla iş birliği halinde ülkemizin dış dünyada tanıtımına olumlu katkı sağlayan bu tür sergileri açmaya her zaman hazırız. Bu konuya bakanlık olarak olumlu yaklaşıyoruz'' dedi. Japonlarla diğer alanlarda da yakın iş birliği yapıldığını anlatan Düzgün, Japon hükümetinin Kırşehir'in Kaman ilçesinde, inşaatına bu ay içinde başlanacak bir müze yapacağını bildirdi. Düzgün, Japon hükümetinin desteğiyle, Kalehöyük'te yapılan Anadolu Arkeoloji Enstitüsünün açılışına da Japon prensi Akishino'nun katılmasının beklendiğini kaydetti.
''Topkapı Sarayı'nın Hazineleri-Muhteşem Osmanlı Hanedanlığı Sergisi''nde, Topkapı Sarayı Müzesi'nden 111, Türk İslam Eserleri Müzesi koleksiyonundan da 29 parça olmak üzere, değeri 65 milyon 593 bin dolar olan toplam 140 parça Japonların ilgisine sunulmuştu.  Topkapı Sarayı Müzesi'nden kahve ibriği, çorba tası, sini, kase gibi mutfak eşyaları ile hamam tası, leğen, güğüm, bebek beşiği gibi günlük eşyaların yanı sıra, zümrüt küpe, gerdanlık, halhal, kutu gibi süs eşyaları ile kılıç, miğfer gibi savaş eşyalarının yer aldığı sergide, Türk İslam Eserleri Müzesi'nden de Hürrem Sultan Vakfiyesi, Sultan I. Mahmud'a ait Tuğralı Mülkname, Sultan IV. Mehmet'e ait Tuğralı Ferman ve Sultan III. Selim'e ait Tuğralı Temlikname gibi belge niteliğindeki 29 önemli yapıt da izlenime sunulmuştu.
Logged

Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #4 : 27 Mart 2008, 23:56:28 »

Piri paşanın Yavuz sultan Selim için sarf ettiği sözler

Kendilerini padişah bilmezlerdi Hak Teala'nın zavallı veyoksul kullarının ve yeryüzündeki tüm kullarının güvenliğini korumaya gönderdiği değersiz biriyim buyururlardı.
Logged

Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!