26 Temmuz 2026, 20:42:14 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: "Banane yaa" Gençliği!..  (Okunma Sayısı 3392 defa)
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« : 05 Mart 2008, 22:59:27 »


insanın hayatı akan bir nehir gibidir,
hiçbir anını hiçbiryerinden kesemezsiniz, bölümlere ayıramazsınız.
Doğum ve Ölüm.
Bu ikisi arasına sıkışmış kısa hayatımız
Çocukluk ile gençliği, gençlik ile orta yaşlılığı, orta yaşlılık ile ihtiyarlığı.

İletişimin başdöndürücü şekilde kattiği mesafe
beraberinde kültürlerin kontrol edilemez yaygınlaşmasını adeta hortlatmıştır!
giyim kuşamdan konuşmasına, tükettiğinden ne söylediğine kadar ciddi bir erezyon sözkonusu!
Bilişim ortamı, iletişim sektörünün çılgın pazar terörü, medyanın ahlak, erdem,iffet,mahrem tanımaz çizgisi önümüze beyni,kalbi ve düşüncesi kırık dökük bir gençlik bırakmış bulunmaktadır!..

Baba iseniz evladınıza, oğlunuza veya kızınıza,
Amca veya dayı iseniz yeğeninize,
Sevdiğiniz bir yakınınıza vs.

Çevremizde hiçbirşey umurunda olmayan,
herşeye ve herkese yabancılaşmış,
kulağına taktığı wolkmenin sesini sonuna kadar açıp kafasını oyana buyana sallayan,
kendi kendine mırıldanan fakat ne mırıldandığını kendisi bile anlamayan,
saygı, edep, ahlak nedir bilmeyen,
şekilsiz, şemalsiz kılık kıyafete özenen,
saçı başı tüyleri savrulmuş tavuğa benzeyen,
okumaktan, yazmaktan bihaber olan,
Okulunda öğretmenine söven,
Sokakta, çarşıda pazarda kadına kıza laf atan,

ve falan filan feşmekannn...
uzayıp gider liste..


Bu dönemde nasihat etmek büyük bir cesaret ister!..
Kendi evladına onun iyiliği için yanına çağırıp " bak yavrucuğum böyle yapma, bak bu işin doğrusu bu" diyebilmek büyük bir cesaret ister!..
Bu dönemde insanın kendi çocuğuna iyiliği emredip kötülükten sakındırması büyük bir cesaret ister!..

Hz.Lokman'ın Oğluna nasihatini kendi yavrumuza yaptığımızı düşünelim!.. ve düşünelim!..

Nasıl öğütleri vardı Hz.Lokman (a.s.)'ın?!
Bakalım :

Allah'a ortak koşma

"Hani Lokman oğluna öğüt verirken demişti ki, 'Oğlum (ey oğul!) Allah'a ortak koşma. Muhakkak ki şirk pek büyük bir zulümdür.



Allah her yaptığını ortaya çıkarır

"Oğlum, eğer yaptığın iş hardal tanesi kadar bile olsa ve bir taş içine girse, Allah onu ortaya çıkarır. Muhakkak ki, Allah en gizli işleri bütün inceliğiyle bilir, O her şeyden hakkıyla haberdardır.


Namazını dos doğru kıl

"Oğlum, namazını dos doğru kıl. İyiliği tavsiye et, kötülükten sakındır. Başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir.



Kasılarak yürüme, yavaş konuş

"Gururlanıp insanlardan yüzünü çevirme. Yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah büyüklük taslayan ve övünenleri sevmez.

"Yürüyüşünde mutedil ol. Sesini alçalt. Seslerin en çirkini, şüphesiz ki, eşeklerin sesidir."


Cahille dost olma

Ey oğul!

Cahil kimselerle dostluk kurma. Çünkü onunla dost olursan, kendi yaptıklarını senin hoş karşıladığını sanar.


Takvayı esas al

Ey oğul!

Takvayı kendin için kârlı bir ticaret olarak kabul et. Çünkü böyle ticaretler sonsuz kazançlar temin eder.

Susmak altındır

Ey oğul!

Şimdiye kadar susmaktan dolayı hiç pişmanlık duymadım. Çünkü söz gümüşse, sükût altındır.

İlim meclislerine katıl

Ey oğul!

Âlimlerin meclisinde bulun. Hikmet ehlinin sohbetlerini dinle. Çünkü Allah kuru toprağı yağmurla nasıl canlandırırsa, ölmüş kalbleri de hikmetli sözlerle öyle diriltir."

Ahmak adamdan uzak dur

Ey oğul!

Kayaları uzaklara taşımak, ahmak adama laf anlatmaktan daha kolaydır.

Kendi işini kendin gör

Ey oğul!

Cahili vasıta olarak kullanmaktan, işini gördürmekten uzak dur. Şayet akıllı birisini bulamazsan kendi işini kendin gör.

Allah'ın anıldığı meclislere katıl

Ey oğul!

Katılacağın meclisleri kendin ara bul. Allah'ın anıldığı meclisleri bulunca hemen oturuver. Çünkü âlim isen ilmin artar, cahil isen yeni bir şeyi öğrenmiş olursun. Oraya inen rahmetten sen de payını alırsın. Allah'ın anılmadığı meclislere hiç katılma. Çünkü âlim de olsan, cahil de olsan zarar görürsün. Ayrıca oraya inecek olan İlâhî gazaptan sen de nasibini alırsın.

Ey oğul!

Sofrana takva ehli mü'minleri davet et.


Takvadan bir gemi edin

Ey oğul!

Dünya dipsiz bir denizdir. Onda niceleri boğulmuştur. Bunun için takvadan bir gemi edin. İçine îmânı yükle. Tevekkül yelkeniyle açıl. Ancak bu şekilde selâmetle yol alır, sahile çıkarsın.


Dilini duaya alıştır

Ey oğul!

Dilini 'Allah'ım, beni affet' demeye alıştır. Çünkü öyle anlar vardır ki, o saatlerde Allah duaları reddetmez, istediğini ihsan eder.


Günah işlemeye cesaretin olmasın

Ey oğul!

Allah'tan öyle bir şey iste ki, günah işlemeye cesaretin olmasın. Ve Allah'tan öyle kork ki, rahmetinden hiçbir zaman ümidin kesilmesin.


Önce selâm ver

Ey oğul!

Bir cemaatin bulunduğu yere gittiğin vakit, önce onlara İslâmın okunu at, yani selâm ver. Sonra bir köşeye otur, onları konuşuyor halde görmedikçe sen de konuşma. Şayet Allah'ın zikrine dalacak olurlarsa sen de onlara katıl. Fakat başka bir söze geçerlerse oradan ayrıl.

Tembel olma

Ey oğul!

Tembel olma. Tembellik bedbahtlık alâmetidir.



Acele etme

Ey oğul!

Acele etme, acele şeytan işidir.



Güler yüz göster

Ey oğul!

Ahlâkını düzelt. Dostuna da, düşmanına da güler yüz göster. Ancak değerin ve itibarın kırılacak derecede hareket etme.

Doğru ol

Ey oğul!

Sözünde, işinde ve gidişinde doğru ol. Doğru olan sözlerinin bile hayrete ve tereddüde sebep olacaksa, söyleme daha iyi.



Ümidini kesme

Ey oğul!

İnsanların gönlünü almaya çalış. Allah'ın rahmetinden ümidini kesme.



İyi ol

Ey oğul!

Açıkta ve gizlide iyi olmaya çalış.

Varlık yokluktan, akıl sarhoşluktan iyidir.

Bir şeyi vaktinden önce isteme.



İçini süsle

Ey oğul!

İçini dışından daha çok süsle: İçin Hakkın, dışın halkın baktığı yerdir.

Her yerde ve her zaman Allah'ı yanında hazır nazır olarak bil.

Allah nazarında seni utandıracak işi bırak.

...

Şimdi bu öğütler üzerinde düşünmek yeterli sanırım...



Selam ve dua ile....
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #1 : 07 Mart 2008, 12:20:52 »

Allah razi olsun guzel paylasim icin..
Logged
Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #2 : 07 Mart 2008, 13:31:06 »

Hz. Ali (R A) şöyle buyuruyor:
“Çocuğun gönlü, boş (bir şey ekilmemiş) araziye benzer; oraya ne ekilirse kabul eder.”
Logged

Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #3 : 07 Mart 2008, 13:36:27 »

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zülal Erkan,

toplumda kontrol edilemeyen bir gençliğin bulunduğunu belirterek, çocukların ve gençlerin hep şiddete, güç ilişkisine yönlendirildiğini, anne-babaların çok dikkatli davranmaları gerektiğini söyledi.
Erkan, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, dizi furyasının toplum üzerindeki olumsuz etkilerini ve evlilikte boşanmanın çocuklar üzerindeki etkilerini anlattı.
Dizilerdeki güç gösterisi ve ağalık sistemine ağırlık verilmesinin, somut olarak ilk anda görülmese de bu tip dizilerin topluma verdiği zararların ileriki zamanlarda ortaya çıktığını belirten Erkan, gençliğin şu anda içinde bulunduğu durumun oldukça ürkütücü olduğunu ve gençliğe hiçbir yatırım yapılmadığını vurguladı.
İnsanların akşamları yoğun iş ortamından çıktıktan sonra evlerine geldiklerinde eğlenme aracı olarak televizyonu kullandıklarını kaydeden Erkan, "Burada anne-baba tutumları çok önemli. Kapıdan girer girmez herkesin ilk işi otomatik olarak kumandayı aramak oluyor. Çocuk ne seyrediyor? Biz ne seyrediyoruz? Ya da ne seyretmemiz gerekiyor gibi seçicilik de yok. Sürekli kanallar dolaşılıyor. Şunu hiç unutmamamız gerekiyor. TV bir eğlence aracı. Bizim gibi az gelişmiş toplumlar için TV'nin eğitim fonksiyonu da
var. O beklenir ama dünyada TV bir eğlence aracıdır. Dikkatle gözleyecek olursak şu anda TV'lerde bir dizi furyası var. Yapılan araştırmalarda dizilerin ikinci kez izlenme oranları birinci izlenme oranına da yakın. Şimdi burada ciddi bir sorun var. Zaman tüketimi. Zamanımızı bizim nasıl değerlendirdiğimizle ilgili. Küçük çocuklar ne kadar dikkate alınıyor bilmiyorum ama ailece, çoluk çocuk oturuyoruz, dizileri izliyoruz. Kendimizi dizilere kaptırıyoruz. Son zamanlarda yapılan dizilerin verdiği mesajlara
bakacak olursak hukuk sistemi, güvenlikle ilgili birimlerin fonksiyonlarını ikinci üçüncü planda görüyoruz. Dizilerde hep bir ağalık sistemi var. Siyah ceketli, siyah gömlekli kravatsız modeller çıkmaya başladı. Ailelerin bunlara karşı çok dikkatli olması gerekiyor" diye konuştu.
TV'deki dizilerin sürekli olarak bir güç mesajı verdiğini hatırlatan Erkan, bu güçte toplumda hukuk değil, adalet değil, hep kişilerin illegal gruplarla oluşturduğu ilişkiler ve güçler bulunduğunun altını çizdi.
Bazı dizilerde özellikle para gücü ve zenginliğin vurgulandığına işaret eden Erkan, şöyle konuştu:
"Ama bu zenginliğin içinde çalışarak kazanılan bir para değil kara para senaryolarını görüyoruz. Bunlar da anne-babanın çocuğunu yetiştirmesinde, anne-babanın çocuğa vermek istediği değerleri vermede engel teşkil ediyor. O nedenle anne-babalar TV'yi otomatik olarak açmak yerine önce bugün hangi programları seyredebiliriz diye süzmesi ve seçici davranması gerekiyor. Haber programları izlensin. Çocukların günü takip etmek açısından haber programlarını izlemelerini istiyoruz. Ama bunun yanında okumaya da
zaman ayrılması gerekiyor. Çok duyan az okuyan bireyler ve toplumlar yetiştiriyoruz. O nedenle toplumun muhakeme etme, değerlendirme gücü de azalıyor. Araştıran değil duyduğuyla yetinen insanlar çoğalıyor. TV dizileri bir anlamda ise aile bireyleri arasındaki bağların kopmasına da neden oluyor. Aile içi iletişimi TV dizileri bitiriyor."
Erkan, toplumda aile içi iletişimin gittikçe koptuğunun görüldüğünü, bunu tetikleyen unsurların da insanların iş yoğunluğunun artması, medya ve teknoloji olduğunu kaydetti.
Şu anda kontrol edilemeyen bir gençliğin bulunduğunu anlatan Erkan, "Şiddet sorunu var. Uyuşturucu ciddi sorun. Göç sorunu var. Çocuklar ve gençler hep şiddete, güç ilişkisine yönlendiriliyor. Anne-babalar mutlak surette seçici olmalı. Çocuklarına TV seyretme alışkanlığından öte okuma alışkanlığı vermeli. Okuma alışkanlığı bireyin kelime hazinesini geliştirecektir. Kelime hazinesi bireyin olaylara bakış açısını değiştirecektir. Bir olayı 2 bin kelimeyle yorumlamak başka, 5 bin kelimeyle yorumlamak daha
başka. Hatta bu tutum ve davranış çocuğun akademik başarısına da olumlu yönde etki edecektir" şeklinde konuştu. 
 
 
Logged

Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!