10 Haziran 2026, 07:20:41 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 »
  Yazdır  
Gönderen Konu: Faydalı Bilgiler  (Okunma Sayısı 124270 defa)
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #150 : 08 Eylül 2009, 19:49:50 »

İnsanlar Uyanıyor Telekom Panikte!
 

Yazlık Telefonumu +
Kışlık Telefonumu +
ADSL Bağlantılarımı  İPTAL ETTİM. 
EKİM AYINDAN İTİBAREN  CEP TELEFONUMLA  İDARE EDECEĞİM.
İNTERNET  BAĞLANTIMI DA  KABLONETLE  DAHA  UCUZA SAĞLIYORUM.
(KABLOTV İLE BERABER 20.TL/AY )
 
Telekom bizi iyi kazıklıyor

BİR ev telefonundan 3.90 YTL lik görüşme yapılıyor. Telefon faturasının toplam tutarı 19.25 YTL; oy, oy, oy bu ne. Bu ne biliyor musunuz? Kış uykusuna pardon kış uykusuna değil koyun uykusuna yatırıldığımızın aslında yattığımızın resmidir.

Sabit ücret: 10.43 YTL... Bu rakam her konuşsanda konuşmasanda faturana yansıtılıyor.

KDV matrahı: 14.54... Bu ne anlam taşıyor vallahi billahi bilmiyorum.

Katma Değer Vergisi: 2.62 üsteki KDV ile alttaki sanki aynı biri diğerinin kısaltılmış hali. Neden ikisi de kısaltılmış olarak yazılmamış. Yada ikisi de uzun hali ile yazılmamış

Özel iletişim vergisi: 2.18

TOPLAM 'uyuma' parası: 19.25

ASLINDA TELEKOM PANİKTE

Çünkü vatandaş uyanıyor. Sabit telefonlar birer birer iptal ediliyor. Bu nedenle reklámlara başlamış Telekom.... Ama yılda 2 milyar dolar kar yapıyormuş Telekom.

Şimdi ünlü komedyen standap uzmanı bu özelliğini halkı kandırmak için kullanıyor. Cem Yılmaz bu işten iyi para kazanmışa benziyor.

(Yeni numarası 11811)

Kontrol ettik, 118'den bilinmeyen bir numaranın ögrenilmesi için en az 60 saniye gerekiyor. Yani 8

kontör. Başka bir deyişle eski parayla dört milyon üçyüz yirmi bin TL...

Bir numara öğrenmek için Lübnanlı şirkete bu kadar para ödüyorsunuz. Türk Telekom soygunu 118 ve 133'e dikkat!..

KAMU YARARINA BEDAVA OLMALI

Türkçede buna resmen soygun hatta dolandırıcılık denir. Özel Türk Telekom Servisleri Servis numarasi ve kontür fiyatlarini okuyun da milletin nasıl 'gizlice' soyulduğunu görün.

- Bu numaralar 110, 112, 121, 122, 123, 124, 126, 154, 155, 156, 158'i ararsaniz ücretsiz 113, 153, 163, 166, 169, 174, 175, 176, 179, 180, 181'i ararsaniz 60 saniyede atacak bir kontür için için 72.000TL...

- 185, 186, 187, 188, 189, 114, 117, 119, 130, 170, 171, 172, 173, 178, 182, 183, 184' 'u ararsanız, 15 saniye için 288.000 TL.

- Şimdi sıkı durun!.. 118'i ararsaniz 8 saniyede bir atacak kontür için tam 540,000 TL, v! e 133'u ararsanız 3.6 saniyede atacak bir kontür için 1.200.000 TL...

Dikkat ederseniz bilinmeyen numaraları aradığınızda dakikalarca bekletirler. Sürekli olarak banttan 'hatlarımız dolu bekleyin' talimati verirler. Buna resmen dolandırıcılık denir. Turkiye'de

bilinmeyen numaraları sormanın bu kadar pahalı olduğunu kim biliyor.

İnsanların bilgilenmek için kullandıkları ve dünyanın her yerinde bedava olan bu kamu yararına hatların fahiş fiyatlarda olması talimatını kim verdi? Bu yazıdan sonra hala bilinmeyen

numaraları aramak istiyorsaniz cebinize dikkat edin.

Siz hala 'Alo' diyebiliyor musunuz?

Ekonomist dergisinde yayınlanan bilgilere göre ev telefonlarını kapatma zamanı geldi....

Türk Telekom'un konuşma ücreti/dakika 81.400 TL. oldu. GSM şirketlerinde bu rakam neredeyse benzer. 99.846 TL. Evden cebi arıyorsaniz ödeyeceğiniz 407..000 TL . Oysa GSM'den evi ararsanız dakikasi 297.521 TL. Yeni patron getirdigi 'Milli Güvenlik riski' yanında Türk milletini de 'aptal' yerine koyuyor anlaşılan.

LUTFEN PROTESTO EDIN. BU MESAJI OLABILDIGINCE YAYARAK YENI FIYAT POLITIKASININ DA BILINMESINI SAGLAYIN...
Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #151 : 05 Ekim 2009, 22:42:23 »

www.bizimdoktor.com
Adresinden her türlü hastalık hakkında bilgi alabilirsiniz,
Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #152 : 08 Kasım 2009, 02:52:16 »

İç ve Kalp Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay,
bir bardak Cola'nın 60 dakikada vücuda verdiği zararları anlattı.
İştefelakete götüren kısır döngü.

İç ve Kalp Hastalıkları Uzmanı
Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Cola'nın zararları hakkında ilginç
açıklamalarda bulundu.
www.barsakforum.com sitesinde yazan Prof. Dr. Karatay, 'kola içince
vücudunuzda neler olduğunun farkında mısınız?' diyerek aşağıdaki açıklamayı
yaptı:

1. İlk 10 dakikada:
 Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı
 kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan 'fosforik
 asiddir'.

2. İlk 20 dakikada: Kan
 şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede
 insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya
 başlar.

3. 40 dakika içinde:
 Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha
 fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.

4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi
 başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)

5. 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur.

6. Tekrar kolaya ve tatlılara saldırısınız.

7. Bu kısır döngü devam ettiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar,
   vücudun tüm hücrelerinde LEPTİN ve İNSÜLİN DİRENCİ gelişir.

8. Şişmanlık hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif
 hastalıkların nedenidir.

Hala cola içmek ister misiniz?
Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #153 : 29 Kasım 2009, 01:24:22 »


KURUYEMİŞİN FAYDALARI



AY ÇEKİRDEĞİ FAYDALARI

*       Kolesterolü düşürür.
*       Damar sertliğini giderir.
*       kir işçilerinin ve zayıf kalmış çocukların günde 50 gram yemesi
tavsiye edilir
*       Kalp ve sinir hastalıklarını önler.
*       İdrar söktürür.
*       Solunum sistemi rahatsızlıklarında iyileştirici etkilere sahiptir.

  KABAK ÇEKİRDEĞİ FAYDALARI

*       Böbrekleri güçlendirir.
*       Böbrek, mesane iltihaplarını önler.
*       İdrar yollarında oluşan hastalıkları giderir.
*       Bağırsak kurtlarını düşürür.
*       Birçok prostat ilacının bileşiminde kabak çekirdeği bulunmaktadır.

  TUZLU FISTIK FAYDALARI


*       Zihinsel ve bedensel yorgunluğu alır.
*       Böbrek ve safrakesesi ağrılarını hafifletir.
*       Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.
*       Yalnız olarak yenmeli, portakal, elma, armut gibi meyve veya
sebzelerle tüketilmemelidir.

ANTEP FISTIĞI FAYDALARI

*       Günde 10-12 adet yenilen iç antepfıstığı,vücudun günlük yağ
ihtiyacını karşılayabilmektedir.
*       100 g antepfıstığı vücudun günlük protein,vitamin B1 ve fosfor
ihtiyacının %35``ini karşılayabilmektedir.
*       Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığının
riskini azaltır.
*       Antepfıstığı şeker hastalığında (Diabete Mellitus)kullanılabilir.
*       İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin
yükselmesini önler.
*       Antep fıstığı nekahet dönemlerinde de vücudun dostudur. Bir terkip
içinde veya tek başına tüketilen fıstık, nekahet dönemin rahat ve kısa
sürmesini sağlar, bünyeyi dirençli hale getirir.
*       Akciğer için iyi bir iltihap temizleyicidir. Göğsü yumuşatır,
ağrılarını hafifletir, öksürüğün geçmesine yardımcı olur.

  KAJU FISTIK FAYDALARI

*       Çinko içerdiğinden gribe karşı koruyucu etkisi vardır, bağışıklık
sistemini güçlendirir, büyüme ve gelişmeyi olumlu etkiler.
*       İçerdiği minerallerden magnezyum (276 mg/100 gr) kemik ve sinir
dokusunu besler, kasların çalışmasını düzenler, kalp atışlarını düzenler.
*       Kansızlığın önemli rahatsızlıklara yol açtığı hamile ve çocuklarda D
vitamini içeriği ile eksikliği giderir, kemikleri ve bağışıklık sistemini
güçlendirir.
*       Özellikle gebelikte takviyesi gereken demir (6,43 mg/100 gr)
mineralini içerir.
*       İçerdiği selenyum ile vücudu çeşitli hastalıklardan korur,şeker
hastalığının gelişimini engeller,kansere karşı direnci arttırır.
*       İçerisinde bulunan potasyum tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir.
Kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit ve siroz tedavisinde olumlu
etkiler gösterir.

  FINDIK İÇİ FAYDALARI

*       Cildi güzelleştirir.
*       Varis tedavisinde faydalıdır.
*       Enerji verici ve besleyicidir. Cinsel gücü artırır.
*       Güç ve dikkat gerektiren durumlarda yararlıdır.
*       Böbrekteki kum ve taşları döker, böbrek rahatsızlıklarının
tedavisinde kullanılır.
*       Vücutta artık madde bırakmadan protein verir ve vücudun normal
çalışmasına, zayıf düşmemesine yardımcı olur.
*       Gelişme çağındaki çocukların gelişmelerini daha iyi sağlamak için
fındık verilmelidir.
*       Yüksek tansiyondan prostata, kalp şikâyetinden menopoz dönemi
sorunlarına kadar birçok rahatsızlıkta fındık vücudu güçlendirici ve
sağlığımızı koruyucu bir görev üstlenir.
*       Yapılan pek çok araştırma, fındığın kolesterolü düşürdüğünü ve kalp
krizi riskini azalttığını, içerdiği yüksek kalsiyum sayesinde kemikleri ve
dişleri güçlendirdiğini, cinsiyet hormonlarını geliştirdiğini ve günlük
yaşamda enerji verdiğini ortaya koyuyor.
*       Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının
yüzde 100`ünü karşılıyor.
*       Son zamanlarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, fındıkta bol
miktarda bulunan beta-sitosterol maddesi, kolesterolü düşürmede ve kanser
(kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önlemede önemli bir rol
oynayabiliyor. Bu husus, tümör büyümesini engelleme ve apoptosis uyarımı
içinde geçerli.

  PATLATMALIK MISIR FAYDALARI

*       Mısır lifli bir besindir. Bu yüzden kan şekerinin daha dengeli
yükselmesini sağlar ve kabızlığı önler, alınan posa miktarı artıkça koroner
kalp hastalığı riski de azalır.
*       İçerdiği yüksek karbonhidrat miktarı sayesinde enerjinize enerji
katar.
*       Mısırda protein, kalsiyum, demir , fosfor, A ve B2 vitaminleri
bulunur.

  BADEM FAYDALARI

*       Sinirleri güçlendirir.
*       Göğüs hastalıklarını önler.
*       Beden ve zihin yorgunluğunu giderir.
*       Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.
*       Böbrek ve idrar yolları iltihaplarını iyileştirir.
*       Badem yağı ayrıca müsil olarak da kullanılır.
*       Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini azaltır.
*       Her gün 42 gr badem veya fındık tüketimi kalp hastalığı riskini
azaltmaktadır.
*       Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır.
*       Cinsel güçsüzlüğe karşı etkilidir.
*       Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir.
*       Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.

LEBLEBİ FAYDALARI
*       Anne sütünü artırır.
*       Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır.
*       Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar
vücuda yararlıdır.
*       Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına
yardımcıdır.

BEYAZ LEBLEBİ FAYDALARI

*       Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar
vücuda yararlıdır.
*       Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına
yardımcıdır.
*       Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır.
*       Anne sütünü artırır.

  CEVİZ FAYDALARI

*       Kanda kolesterolün yükselmesini önler.
*       Beynin çalışmasını güçlendirir.
*       Çocukların okul performansları ve hatırlama yetileri arttırmak için
gereklidir.
*       İçerdiği fosfor ve kalsiyum zihni yorgunluğu giderir, kemik ve
dişleri güçlendirir.
*       Bağışıklık sistemini güçlendirir.
*       İyi bir antioksidan kaynağı olması sebebiyle kanserle savaşta önemli
rolü vardır.
*       Ceviz yenmesi, kalp sağlığının korunmasına yardımcı olur: Cevizin
içerdiği doymamış yağlardaki linoleik asit, kolesterol düzeyini düşürür.
Ayrıca içerdiği alfalinoleik asit ile omega 3 yağ asitleri, damar
tıkanmalarını önler. Yapılan araştırmalar, düzenli ceviz yiyen kişilerde
koroner damar hastalıklarına yakalanma riskinin önemli oranda azaldığını
göstermektedir.
*       Kansızlığı önler.
*       Şeker hastalıklarında kap hastalığı riskini düşürür.
*       Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı koruyucudur.
*       Mide gazını ve sindirim bozukluklarını giderir.
*       Kırmızı kan hücrelerinin biçimlenmesine,akciğerlerden dokulara
oksijen taşınmasına yardımcı olan ve kansızlığı önleyen
*       Potasyum açısından oldukça zengindir. Potasyum, sinirlerin uyarımı
ve kas dokusunun çalışması için gereklidir.
*       Safra kesesi taşı oluşumunu engellediği saptanmıştır.

  KURU İNCİR FAYDALARI

*       Kansere karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.
*       Hamilelerde ve çocuklarda kemik gelişimini sağlar.
*       Yaşlılarda kemik erimesini önler.
*       İçerdiği protein ile hücreleri tamir eder ve yeniler.
*       Zengin demir minerali ile kanı güçlendirir.
*       Kemik hastalıklarında ve gelişim bozukluklarında olumlu etkileri
gözlemlenmiştir.
*       Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik
maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker
hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler.

  KURU HURMA FAYDALARI

*       Hurma, zihni ve bedeni gelişmeyi sağlar.
*       Kansere karşı koruyucudur, öksürüğü keser, boğaz ağrısını, bronşiti
ve soğuk algınlığını giderir.
*       Kemik hastalıklarında faydası ise yadsınamaz.
*       Mineraller açısından oldukça zengindir. İçeriğinde kalsiyum.
potasyum. demir, B vitamini bulunmaktadır.

 KURU KAYISI FAYDALARI


*       Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
*       Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar.
*       Kemiklerin düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
*       Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur.
*       Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel
olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar.
*       Böbreklerde taş oluşumu riskini azaltır.
*       Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü
artırmaktadır.
*       Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
*       Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.
*       Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar.
*       Potasyum oranı yüksek olması nedeniyle kalp yetmezliği,böbrek
hastalıkları,hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.
*       Saf karbonhidrat içerdiğinden hazır enerji kaynağıdır.
*       Ciltteki pürüzleri gidererek daha düzgün ve canlı görünüm sağlar.
*       Kayısı A,B,C vitaminleri, protein, bol miktarda şeker ve madensel
tuzlar içeren bir meyvedir. İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal
yorgunlukları alır.
*       Sinirleri güçlendirir, uyku verir, kabızlığa iyi gelir.

  KURU ÜZÜM FAYDALARI

*       Üzüm ürünlerindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik
gelişimi yanında kansızlığı, halsizliği, zayıflığı ve ishali tedavi edici
özelliği bulunmaktadır.
*       Kilo almak isteyen de rejim yapmak isteyen de üzüm yemelidir çünkü
enerji verir.
*       Protein ve karbonhidrat kaynağıdır. A,B1,B2,B6, C vitaminleri ile
fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asitler, formik asit
minerallerini içerir. Günlük kalsiyumun 1/5'ini ve demirin ise 1/3'ünü
karşılar. Mineraller halsizliği, kansızlığı, ishali ve zayıflığı tedavi
eder.
*       Karaciğer zafiyetine, öksürüğe, bronşite iyi gelir.
*       Unutkanlığı azaltıcı etkileri olduğu gölemlenmiştir.
*       Diş çürümelerini engeller.
*       Üzümde %20 oranında direk olarak kana karışan şeker vardır. Bu
özelliği ile bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır.
*       Gıda şekli anne sütüne benzer. Üzümdeki bol demir kan yapar.

  TÜRK KAHVESİ FAYDALARI

*       Kahvenin içerdiği kafein maddesi, sinir sistemini uyarıp zihinsel
aktiviteyi güçlendirir.
*       Uyuşukluğu giderip enerji verir ve uyanık kalmayı sağlar.
*       Yapılan araştırmalar günde 6 fincan kahve içen 55 yaşındaki bir
kişinin düşünme potansiyelinin içmeyenlere oranla 6 kat daha fazla olduğunu
gösteriyor.
*       Ayrıca kahve içenlerde içmeyenlere nazaran daha az.
*       Ayrıca kahve içenlerde içmeyenlere nazaran daha az diş çürüğünün
olması, bir başka dikkat çekici araştırma sonucu.
*       Kahve içtikten sonra organizmada ani değişiklikler oluyor. Tüm vücut
ani bir enerji akımı ile doluyor. Bu enerji çocuklarda 3, yetişkinlerde ise
5-7 saat sonra azalmaya başlıyor. Tüm bu olumlu yönlerine rağmen kahveyi çok
fazla tüketmemekte fayda var.
*       Araştırmalar günde iki fincan kahvenin kolon kanseri riskini yüzde
25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azalttığını gösteriyor. Ancak
kahvenin çok fazla tüketilmesi yüksek.
*       Kanser riskini azaltıyor: Norveç'te yapılan bir araştırma ,meyve ve
sebzeden bile daha çok antioksidan içerdiğini ortaya koymuştur.

Alzheimer'i önlüyor Portekiz'de 2002 yılında yapılan araştırmaya göre kafein
beyni zinde tutuyor.


Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #154 : 31 Ocak 2010, 14:49:47 »

Dünyada kişi başı ortalama 16 kilo balık tüketirken biz yılda sadece 8.6 kilo balık tüketiyoruz. Bu miktar protein ihtiyacımızın karşılanmasında sadece yüzde 3'lük paya sahip oluyor. Üç tarafı denizle çevrili olduğu halde Dünya Gıda Örgütü (FAO) kayıtlarında Türkiye halkı çok az veya hiç balık tüketmeyen ülkeler arasında sayılıyor.
 

Halbuki balık yemek için çok nedenimiz var.

 

Balık, protein açısından son derece zengindir. 100 gr yağlı balık yaklaşık 20 gr, yağsız balık 10 gr protein içeriyor. Vücudumuz, içerdiği iyi kaliteli proteinin %93’ünden faydalanıyor. Bu oran kırmızı etlerde ve diğer beyaz etlerde daha düşüktür.
Balıkların yağında doymamış yağ asitleri diğer hayvan yağlarından daha fazla bulunuyor.
Kılçıkları ile birlikte yenildiğinde iyi bir kalsiyum kaynağı oluyor.
Ayrıca A, B1, B2 ve D vitaminleri ile fosfor, çinko, iyot mineralleri bakımından da zengin kaynakların başında geliyor.
Orta yağlı 100 gr balık 149 kalori içeriyor.
Balık yağında bulunan n–3 yağ asitlerinin sağlık üzerine önemli etkileri biliniyor. Kırmızı et yerine balığı daha sık tüketen toplumlarda koroner kalp hastalığı daha az görülüyor.
Haftada 2 – 3 kez yaklaşık 200 gr balık yemek n–3 yağ asitlerinin dengesi için yeterli oluyor.
Eylül ayında açılan yeni balık sezonunda, çocukların beyin gelişimleri açısından ve yetişkinlikte kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltmak için her yaşta ve durumda balığın tüm çeşitlerinden yararlanarak, sağlıklı, uygun pişirme yöntemleriyle pişirmeli, C vitamininden zengin salatalarla tüketilmelidir.
Logged
Ali İhsan Çiçek
Aliçerçili
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 404


« Yanıtla #155 : 01 Şubat 2010, 08:31:09 »

Karalar kardeş bu güzel paylaşımlar için teşekkürler eline sağlık
Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #156 : 01 Ağustos 2010, 06:21:15 »

internet trafiğini , popüler siteleri? sitelerin hareketliliğini öğrenmek istiyorsanız bu linke tıklayın...mesela bizim sitemiz Dünyada 26.732.050. sırada
www.alexa.com
Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #157 : 14 Ağustos 2010, 22:28:34 »

Kur'an'ı Kerim'in değişmediği ispatlandı     
 

A.A 14 Ağustos 2010
 
 
 
Eski Diyanet İşleri Başkanı Dr. Tayyar Altıkulaç, 10 yıllık çalışma sonucunda orijinal 4 mushaf ile günümüz Kur'an-ı Kerim'ini kelime kelime ve harf harf kontrol ederek, aralarında herhangi bir değişikliğin olmadığını kanıtladı.


Altıkulaç,günümüz Kur'an-ı Kerim'i ile dünyadaki 4 orijinal mushaf üzerinde IRCICA ve Türkiye Diyanet Vakfı'nın katkılarıyla yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi.


Yıllardır “Kur'an-ı Kerim'in hiç değişmediği, tahrife uğramadığı”nın ifade edildiğini ancak kanıtlanamadığını dile getiren Altıkulaç, IRCICA ve Türkiye Diyanet Vakfı'nca basılan orijinal mushafların özel faksimile nüshalarının, Kur'an-ı Kerim'in herhangi bir değişikliğe uğramadan günümüze ulaşmış bir kitap olmasıyla ilgili olduğunu söyledi.


Mushafların en eski belgelerinin kütüphanelerde saklı bulunduğunu ve kimsenin bunların kapağını açıp inceleme fırsatı bulamadığını anlatan Altıkulaç, teknolojik gelişmelerin sonucu dijital çekim sayesinde kütüphanelerdeki mushafları dijital ortama aktardıklarını ve kitap haline getirdiklerini kaydetti.


Orijinali Topkapı Sarayı Müzesi'nde bulunan ve Halife Hz. Osman'a izafe edilen Mushaf-ı Şerif'in IRCICA tarafından hazırlanan özel faksimile nüshası ile bugün dünyanın her yerinde okunmakta olan Kur'an-ı Kerim'i kelime kelime, harf harf, hatta diş diş kontrol ettiğini ve arada herhangi bir değişikliğin olmadığını tespit ettiğini anlatan Altıkulaç, aynı çalışmayı Kahire'de bulunan ve yine Hz. Osman'a ait olduğu söylenen El-Meşhedü'l-Hüseyni mushafı üzerinde de yaptığını kaydetti.

“MÜSLÜMANLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR SONUÇ”

Taşkent, Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde bulunan mushaflar üzerinde de aynı çalışmayı yürüttüğünü belirten Altıkulaç, “Bunlar hep ayrı ayrı coğrafyalarda henüz hicretin birinci asrı içinde yazılmış mushaflar. Mushaflar birbirleriyle tam bir paralellik içinde oldukları gibi, dünyanın her yerinde okunan Kur'an-ı Kerim'lerle de aynı paralelliği gösteriyorlar. Küçük, basit esasıyla ilgisi olmayan imla farklılıkları var ama esası ilgilendiren hiç bir şey yok. Ne fazla, ne eksik. Bu çok muhteşem ve huzur verici... Müslümanlar için çok önemli bir sonuç olarak değerlendiriyorum” dedi.
Altıkulaç, çalışmalarının San'a mushafı üzerinde devam ettiğini belirterek, “O da bitmek üzere, yakında matbaaya göndereceğiz” diye konuştu.
Tayyar Altıkulaç, çalışmalarının 10 yıldır devam ettiğini ifade etti.

“YAKINDA SAN'A MUSHAFI DA NEŞREDİLECEK”

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, çalışmanın çok önemli sonuçlar ortaya çıkardığını belirterek, “Çalışmalar sonucunda Kur'an-ı Kerim'in vahyedildiği andan bugüne olduğu gibi ulaştığı, bir harfinin, bir kelimesinin ne fazla ne az olduğu tespit edildi” diye konuştu.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Türkiye'de Hz. Osman dönemine ait 3 önemli mushaf bulunduğunu, bunların birini Diyanet Vakfı'nın, diğer ikisini de IRCICA'nın neşrettiğini belirterek, 'San'a Mushafı'nın da yakında neşredileceğini bildirdi.


Mushaflar üzerindeki çalışmaları Tayyar Altıkulaç'ın yaptığını ifade eden Bardakoğlu, “4 neşir ortaya çıkardı ki, indirildiği andan bu yana Kur'an-ı Kerim mushafları arasında en küçük bir değişiklik yoktur ve Müslümanlar Allah'ın da bir korumasının sonucu olarak, Kur'an-ı Kerim'i gözleri gibi korumuşlardır” dedi.
 
  kaynak: Hurriyet.com.tr
Logged
Furkan Kavalci
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 161


« Yanıtla #158 : 15 Ağustos 2010, 13:32:04 »

TUM YASLAR ICIN. OZELLIKLE 50 YAS CIVARI OLANLARA.

NEDEN YERE UZANILMAMASI KONUSU BILINMIYOR!


   
 
Kalp Krizi Hakkında
Kalp krizlerinde sol kol uyusmasi yaninda baska bulgular da olabilir.
Bunlar; alt cenede yogun sanci, tabii ki bulantı ve asiri terleme.
NOT: Hatta bir kalp krizi sirasinda gogsunuzun ortasinda sanci da olmayabilir!
Kalp krizi gecirenlerin cogunlugu (yaklasik %60) uyurken hayatini kaybetmekte. Bazan kriz aninda goguste olusan sanci sizi derin uykudan uyandirabilir. KALP KRİZİ TALİMATI Boyle bir durumda hemen 2 adet Aspirini cigneyerek bir yudum su ile yutun. ·       DERHAL 112’ YI ARAYIN ·       KAPIYI ACIN ·       KESINLIKLE YERE UZANMAYIN! ♥ Daha sonra bir yakininizi veya komsunuzu arayin
♥ Kalp krizi gecirdiginizi soyleyin
♥ 2 Aspirin aldiginizi soyleyin
♥ Bir sandalye alarak kapiya yakin oturun
♥ Kesinlikle yere uzanmayin!
Kalp uzmanlarina gore, bu mesaji 10 kisiye gonderseniz bir kisinin hayatini kurtarmis olabilirsiniz.
Ben bu mesaji dostlarimla paylastim. Ya siz?
Lütfen mesaji iletin, yasam kurtarin..

Logged
Furkan Kavalci
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 161


« Yanıtla #159 : 05 Ekim 2010, 20:25:17 »

Dünya ekvatorda saniyede 467 metre hızla dönerken, güneş çevresinde ise saniyede 30 kilometre hızla döner.
  Asya, 62.000 kilometre ile dünyanın en uzun kıyılara sahip kıtası iken, Kuzey Amerika kıtası 60.000 kilometre ile ikincidir.
  Sabun yapımında zeytin, hurma, yer fıstığı, ayçiçeği, soya yağı, pamuk çekirdeği ile sığır ve koyun iç yağları kullanılır.
  Antarktika en soğuk, en rüzgârlı ve yüksek kıtadır. Bu kıtada yaz devresi kabul edilen ocak ayında ortalama sıcaklık -30°C’dir. Bu kıtada -89,2 °C ile dünyadaki en düşük sıcaklık ölçülmüştür. Kıta tamamen buzlarla kaplıdır, buzulların kalınlığı yer yer 5 kilometreyi bulur. Dünyadaki buzun büyük kısmı, tatlı su kaynaklarının büyük kısmı bu kıtadadır.
  Domatesin anavatanı Güney Amerika olup, ismi Aztek yerlilerinin dilindeki “tomatl” sözcüğünden gelir.
  Kanada’da yaygın olarak yetişen akça ağaçtan şeker elde edilir.
  Bir içecek olan “cola” ismi tropikal bölgelerde yetişen kola bitkisinden gelmektedir. Bu bitki kolalı içeceklere tat vermek için kullanılmıştır.
  Rusya Federasyonundaki bütün ırmakların Baykal gölünü doldurması için bir yıl akması gerekir. Dünya tatlı su varlığının % 20’ye yakını buradadır.
  Yerleşilebilen kıtalar içinde çöl olmayan tek kıta Avrupa’dır.
  Cemre kor ateş anlamındadır. İlkbaharın gelmesiyle güneşin önce toprağı, sonra suyu, sonra havayı ısıttığı düşünülür.
  Kolombiya adını Kristof Kolomb’dan almıştır.
  Dünyada en çok yetiştirilen meyve elmadır.

Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #160 : 20 Haziran 2011, 00:18:11 »

http://www.turkceolimpiyatlari.org/

Turkce olimpiyatlari ile ilgili her sey bu sitede.  Bu olimpiyatlar icin emegi gecen herkeslerden Allah razi olsun.
Logged
Furkan Kavalci
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 161


« Yanıtla #161 : 06 Temmuz 2011, 22:12:01 »



İlgili yere doğum tarihinizi girin bakin neler göreceksiniz.
 
 

http://www.hediyedenizi.com/DogumGunu/dogum_gunu.php
 
Logged
Furkan Kavalci
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 161


« Yanıtla #162 : 11 Ağustos 2011, 21:26:43 »


ABD’nin Kentucky bölgesindeki Flint Mamoth mağarasının uzunluğu 345 kilometredir.
  Burundi’ de doğup Mısır’ da Akdeniz’ e ulaşan Nil 6.695 kilometre ile Dünyanın en uzun nehridir.
  Venüs 41.360.000 kilometre ile dünyaya en yakın gezegendir.
  Bolivya’nın La Paz şehri 3.631 metre ile dünyanın en yüksekte yer alan başkentidir.
  979 metre ile Venezüella’daki Angel, Dünyanın en yüksek çağlayanıdır.
  Tibet-Nepal sınırında ki Himalaya sıradağları üzerinde yer alan Everest Tepesi 8.848 metrelik zirvesiyle dünyanın en yüksek dağıdır.
  1971 yılında Japonya' nın Ishıgaki adası kıyılarında ölçülen 85 metre yüksekliğindeki deprem dalgası dünyadaki en yüksek dalgadır.
  Dünyadaki en yüksek sıcaklık 13 Eylül 1922' de Libya El Aziziye' de 58°C olarak ölçülmüştür.
  Hindistan’ da Tibet sınırına yakın Basisi kenti 5.988 metrelik yükseltisiyle dünyanın en yüksekteki şehridir.
  Hindistan’da Himalaya Dağlarının eteklerinde yer alan Çerapunçi yöresi 1860–1861 yılları arasındaki bir yıllık sürede 26.460 mm yağış almıştır.
  4.360 saatlik yıllık güneşlenme süresi ile Doğu Sahra dünyanın en çok güneşlenen yeridir.
  Havaideki Kauai Yöresi, yılda 350 gün boyunca düşen yağışla dünyanın en yağışlı yeridir.
  Endonezya’nın Java adasındaki Bogor, 322 günlük süre ile dünyanın en çok gök gürültüsü olan yöresidir.
  Etiyopya’daki Dallal 34,4 °C’lik yıllık sıcaklık ortalaması ile dünyanın en sıcak yeridir.
  78° güney enlemi Antarktika’daki Polus Nedostupnosti – 57,8° C’ lik yıllık sıcaklık ortalaması ile dünyanın en soğuk yeridir.
  Lesotho' nun en alçak noktası deniz seviyesinden 1.380 metre yüksekliktedir.
  And Dağlarının Peru - Bolivya sınırları arasındaki bölgede 3.811 metrede bulunan Titikaka dünyanın en yüksekteki gölüdür.
  Kutup bölgelerindeki kar ve buzlar sahip oldukları beyaz örtü nedeniyle güneşten yeryüzüne ulaşan ışınların % 90’nını geriye yansıtarak, bu bölgelerde sıcaklıkların düşük olmasında etkili olurlar.
  Deterjan kelimesi Latincede temizleme anlamındaki “detergere” den gelir.
  Deniz düzeyinden yaklaşık 8 kilometre yüksekte olan Everest Dağının zirvesindeki hava basıncı, deniz seviyesindekinin yaklaşık % 30’ u kadardır.
  30 kilometre yükseltideki stratosfer katmanında esen rüzgârların hızı saatte 300 kilometreyi bulur
Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #163 : 06 Mart 2012, 22:39:00 »

KURDISTAN ANKETi ! SÜRATLE DAGITINIZ... VE LÜTFEN KATILIN

ÇOK ÖNEMLİ. SÜRATLE DAĞITINIZ.
ÇOK ÖNEMLİ ..... SADECE BİR OY HAKKINIZ VAR...

İşte Avrupa'dan bakış.........Avrupa' lının bakışı...
Bekledikleri gün gelmiş, kamuoyu yoklaması bile yapıyorlar..
*Alman Die Welt gazetesi menfur bir anket başlatmış durumda. *
*Anketin konusu
"TÜRKİYE'DE BİR KÜRT DEVLETİ KURULMASINI İSTERMİSİNİZ ?" sorusu ile şekillendirilmiş ...!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!! * *Bu çalışmaya bir Türk olarak gerekli cevabı vermek üzere öncelikle
aşağıdaki linki tıklayarak Ankete katılınız, *



Soru : Sollten die Kurden einen eigenen Staat bekommen?

*"Nein/ Hayır" seçeneğini seçip, "abstimmen" yazısının üzerine tıklayın.
*Ülkenizin birliğine hizmet ediniz, daha sonra bu linki kopyalayarak bütün arkadaşlarınıza gönderiniz !!! ** Bazıları ülkeyi bölmek için harıl harıl çalışıyor. *


http://www.welt.de/politik/ausland/article4436510/Geheimplan-zur-Loesung-der-kurdischen-Frage.html
Logged
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #164 : 16 Mart 2012, 00:33:55 »

BASIN AÇIKLAMASI

BASINA VE KAMUOYUNA
 SÜTTE REZALET ; “ HALK SAĞLIĞI ,KİMLERE  EMANET” !...
 Sayın Basın Mensupları ve Değerli tüketiciler
            Basında yer alan haberlere göre, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, TBMM’de muhalefetin verdiği soru önergeleri üzerine  “Piyasadaki sütlerde karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini artıran antibiyotik kalıntısı ve aflatoksin M1 olduğu iddialarını doğrulayarak, Bakanlıkça yürütülen kontrol ve denetimlerde,  sütlerde antibiyotik kalıntısına ve Aflatoksin M1’e rastlandığını” itiraf etmek zorunda kalmıştır. Yıllardır bilim insanlarının bu konudaki tespitleri ve açıklamaları  karşısında sessiz kalan Hükümet ve  Bakan  kaçacak yol kalmayınca tüketicilerimizin nasıl bir tehlike altında olduğunu açıklamışlardır.
Bakan Sayın Mehmet  Mehdi Eker, açıklamasında bulunan sütlerin sadece binde bir dolayındaki kısmında sorun olduğunu belirtmişse de ; TÜİK’in istatistiklerine göre  2010 yılı itibariyle (  kesin olmayan rakamlarla )  ülkemizde 13.513.674 ton ( onüçmilyon beşyüzonüçbin altıyüzyetmişdört ton)  süt üretildiği belirtilmektedir. Bu miktarda sütün binde biri 13.513.6 ton yani  ( onüçmilyon beşyüzonüçbin altıyüzyetmişdört kilogram) dolayındadır. Yani Bakanın açıklaması nazara alındığında 13.513.6 ton riskli süt tüketilmiş bulunmaktadır. Bu rakam dahi riskin ne kadar büyük olduğunu ortaya koymaktadır.
            Maalesef yıllardır bu gerçekler tüketicilerimizden gizlenmekte ve halkımız yapılan tartışmalar karşısında şaşkın ve kime inanacağını bilemez şekilde bırakılmaktadır.  4703 Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un 11.maddesi ile Kanun kapsamında yayınlanan, Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik’in 11.maddesine göre;
“  Yapılan kontroller sonucunda, ürünün güvenliği olmadığının tespit edilmesi durumunda, yetkili kuruluşlarca üretici firmalara piyasadan toplattırılacağı belirtilmektedir. Ayrıca, toplatmanın sonuçlarının ise masrafları üreticiden karşılanmak üzere, ülke genelinde dağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalında ilanı suretiyle risk altındaki tüketicilere duyurulacağı “  belirtilmektedir. Bu kanun ve yönetmelik hükümlerinin açıkça firmaların açıklanması gerektiği belirtilmesine karşın Bakanlık bugüne kadar hiçbir firmanın ya da üreticinin ismini açıklamamış, sadece gıda maddelerinde zararlı organizmalar olduğu açıklamaları yapmıştır. Derneğimizin defalarca kamunun sağlığı ile oynayan, sağlıksız gıda üreten ve satanların teşhir edilmesi ve kamuya açıklanması konusundaki başvuruları da sonuçsuz kalmıştır.
SÜT ÖZELLİKLE ÇOCUKLARIMIZIN BÜYÜMESİNDE ETKİN OLAN VE ÇOCUKLARIN FAZLASIYLA TÜKETMESİ GEREKEN BİR GIDA MADDESİDİR. Dolayısıyla sağlıksız sütler sadece şimdiki değil, gelecek nesiller için de ciddi sağlık riskleri gündeme getirmektedir. Bu nedenle Bakanlıktan ve Hükümetten konuyu ciddiye almalarını ve yasaların kendilerine yüklediği görevi yerine getirerek denetimleri hızlandırıp, sıklaştırmalarını ve denetimler sonucunda sağlıksız ve süt başta olmak üzere tüm gıda maddelerinde zararlı olduğu tespit edilen markalarını ve üretici firmaların isimlerini TÜKETİCİLERE AÇIKLAMALARINI istiyoruz.
            Değerli tüketiciler, TÜKODER olarak gerekli yasal başvuruları yapacak, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunarak dava açacağız. Ancak sizler de kamuoyu oluşturarak Bakanlığa mail ya da yazılı dilekçeler göndermeli,  zararlı ve sağlıksız süt ve diğer gıda maddelerinin üreten ve satan firmaların açıklanmalarını istemeli ve bu konuda Bakanlığı açıklama yapmaya zorlamalısınız. Aksi halde, kamu sağlığını hiçe sayan üreticiler ve onları açıklamayan Hükümet ve Bakanlık bizlere sağlıksız gıda maddeleri yedirip içirmeye devam edecekler ve şimdiki ve gelecek nesillerimiz için ciddi sağlık sorunları gündeme gelecektir.
            Hepinizi örgütlenmeye ve bizlerle birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.
            Saygılarımızla.
 

TÜKODER ( Tüketiciyi Koruma Derneği )
Genel Merkez Yönetim Kurulu
 

 


Logged
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 »
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!