Ramis
Aliçerçili
Offline
Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 1207
|
 |
« : 16 Haziran 2007, 22:18:18 » |
|
Bütün babaların babalar günü kutlu olsun. Unutanlara duyurulur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Karalar
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321
|
 |
« Yanıtla #1 : 17 Haziran 2007, 10:08:39 » |
|
butun babalarin babalar gununu kutlarim..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Fatma Sağlam
Aliçerçili
Offline
Sülale: Heseler Ve Tosunlar
Mesaj Sayısı: 48
|
 |
« Yanıtla #2 : 17 Haziran 2007, 11:26:48 » |
|
bütün babaların babalar gününü kutluyorum
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Mehmet Akif Oğuz
Aliçerçili
Offline
Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 89
|
 |
« Yanıtla #3 : 17 Haziran 2007, 11:53:45 » |
|
Ben de babamın ve tüm babaların babalar gününü kutlarım.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
H. Kübra Oğuz
Aliçerçili
Offline
Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 918
|
 |
« Yanıtla #4 : 17 Haziran 2007, 20:50:17 » |
|
Bütün babaların babalar günü kutlu olsun.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
nasibe tuç(altunay)
Aliçerçili
Offline
Sülale: hacılar
Mesaj Sayısı: 17
|
 |
« Yanıtla #5 : 18 Haziran 2007, 09:35:54 » |
|
Eşimin ve babalarımın babalar günü kutlu olsun diyor ve tüm babaların babalar gününü kutluyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
Offline
Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044
|
 |
« Yanıtla #6 : 14 Haziran 2008, 16:06:26 » |
|
Babanız yaşıyorsa hálá çocuksunuzdur
Yarın Babalar Günü... Onları kutlamak, gönüllerini almak gerekmez mi? Hep kadınlardan yana olduğumu düşünenleri bir kez daha yanıltmak istiyorum bu vesileyle...
İşte Babalar Günü için, okurlarımdan gelen mektuplar... Babalar Günü herkes için çok değişik duygular ifade ediyor gördüğünüz gibi... Bunları sizlerle paylaşırken, belki de bu satırlarda kendi babanızla ilgili bazı anıları ve düşünceleri bulabilirsiniz, dedim kendi kendime... Biliyorsunuz ya, benim eksik yönüm bu...
Babamla hiçbir anım yok yaşamımda. Çok yazık ama ne yapalım, benim de bazılarınız gibi kutlayabileceğim bir babam yok bu günde. O halde tüm erkek okurlarımın Babalar Günü’nü kutlarım ben de... Nice Babalar Günü’ne, hatta Dedeler Günü’ne uzansın yolunuz!
Savaşın ortasında komutansız kalmaktır babasız kalmak
Babanız yaşıyorsa hálá çocuksunuzdur. İşte bu harika. İnsan babası ölünce büyüyor çünkü. Yalnız başına kalıyorsunuz o zaman artık. Çocukken her şeyi bilen, herkesten güçlü olan babamız biz büyüdükçe küçülüyor. Zamanını tamamlamış ve geçmişte kalmış bir yaşlı olarak kendi köşesinden bize bakıyor. Uzakta olsa da, bize dokunamasa da... Usandıracak kadar ayrıntılı sorularla hayatı öğrendiğimiz, her şeyi bilen babamızın sorularıysa biz büyüdükçe artık bize sıkıcı gelmeye başlıyor. Müdahale etmese, soru sormasa ne iyi olur dediğimiz zamanlar çok oluyor artık. Biz ondan daha iyi biliyoruz ya her şeyi! Zaman artık onun zamanı değil ya... Teknoloji gelişti ya... Her şey değişti ya... Oysa ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz, işte o zaman gerçekten büyüyorsunuz. Çünkü o güçlü çınarın gölgesi yok artık üzerinizde. Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.
Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz, sizin de gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor ama siz o gölgeyi çok arıyorsunuz. Babanız öldüğünde büyüyorsunuz. Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarlarını duyacağınız, takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz, korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz. Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık... Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen, sırtınızı dayadığınız o güçlü çınar ağacınız yoksa artık...
Büyüyorsunuz o zaman işte. Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak. Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hálá çocuksunuzdur.
(Alıntı)
Günlerini kutluyorum,Babalarımızın,minnet,şükran ve rahmetlerle...
|
|
|
|
|
Logged
|
Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
|
|
|
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
Offline
Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365
|
 |
« Yanıtla #7 : 15 Haziran 2008, 07:47:38 » |
|
AFFET BABACIĞIM
Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.
Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası, sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.
Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı.
Babasına lâzım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can, "Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.
Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu.
Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı en son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.
Tipi, adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı.Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü.
Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi. O, bu duygular içindeyken babası, yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti, içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu.
Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi, yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti. Arabaya bindiler.
Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı, neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can: "Baba, sen yaşlandığında ben de seni buraya mı getireceğim?" diye sorunca dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında "Beni affet baba." diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu... Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu... "Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın... Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum."
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
Offline
Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365
|
 |
« Yanıtla #8 : 15 Haziran 2008, 07:52:59 » |
|
Sevgili babamın, bütün babaların ve baba adaylarının babalar gününü kutluyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Ali Aksu
Aliçerçili
Offline
Sülale: Ali Çavuş Sülalesi,soyadlarıda Arısoy
Mesaj Sayısı: 14
|
 |
« Yanıtla #9 : 15 Haziran 2008, 13:02:53 » |
|
tüm babaların günü kutlu olsun
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Ayşe Gür Teke
|
 |
« Yanıtla #10 : 15 Haziran 2008, 14:50:25 » |
|
Karlı bir akşamdı Ankara'da, Son kez elele yürümüştük. Bitmesin istediğim yola, Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık.
"Yazarsın bana," demiştin. "Ben de yazarım sana sık sık." Ağlıyordum... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun. Anlıyordun, bu ayrılığa dayanamıyordu kalbim. "Öğrettiğim çiçek adlarını unutma," dedin. "Kelebekleri kitap arasında kurutma. Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana. Kitaplarım sana emanet. İncitme kimseyi, Kin büyütme kalbinde, Beni bekle..."
Yol bitti. Gidiyordun artık. Gittin.
Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri Sen sandım bir süre. Kin büyütmezdim kalbimde, Söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklere dokunmadım. Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim. En çok fesleğeni, çoban heybesini, Akşamsefasını sevdim.
Seni beklerken çok şey öğrendim. Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasılsa bulacaktır seni diye, Her görüşümde aynı güçle seslendim. "Uçak, babama selam söyle ! "
Beni kötü rüyalardan uyandıran, Sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim...
Kar yağıyor şimdi. Otuz yaşım bitti. Kitapların bende, kelebek gibi kar taneleri. Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım O cümleyi...
Selamını, aldım babacığım. Kin büyütmedim kalbimde. Küçük kızının gözleri hâlâ senin çiçeklerinde...
- iclâl aydın
|
|
|
|
|
Logged
|
Güven tek kullanımlıktır
|
|
|
Reşat ( Hüseyin Oğuz)
Aliçerçili
Offline
Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 192
|
 |
« Yanıtla #11 : 15 Haziran 2008, 16:25:04 » |
|
Tüm babaların babalar gününü kutlarım.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Isa Ege
Aliçerçili
Offline
Sülale: Hafızoğlu
Mesaj Sayısı: 33
YOLUMUZ HAK YOLU OLSUN
|
 |
« Yanıtla #12 : 15 Haziran 2008, 16:29:13 » |
|
Baba... Bir bebeğin Minik elleriyle dokunuşunu kıskandım Sana dokunamadım baba.. Bir çocuğun pervasızca sarılışını kıskandım Sana sarılamadım baba.. Sevgisini haykıran çocukları kıskandım 'Seni seviyorum'diyemedim baba.. Göz önümde gölge olan kanatları kıskandım Ben güneşte yandım baba.. Şeker yiyen çocukları kıskandım Hiç şeker yiyemedim ki baba.. Babalarıyle kenetlenmiş elleri kıskandım Ellerim acıdı baba... Masal dinleyerek uyuyan çocukları kıskandım Benim hiç masalım olmadı ki baba... İlk aşk,ilk heyecan babalarla yaşanırmış Yüreğim dağlandı baba... Çocukluğunu yaşayan çocukları kıskandım Ben çocukken büyüdüm baba, Çocukken... Büyürken 'altın bileziğim'dediğin Dürüstlüğün,erdemin Rehberim oldu yönümü bulmam da Hayat yolun da hiç şaşmadan, Şaşırmadan.. Sana layık olmanın onurunu yaşarken, Sensizliğin can acıtan yokluğun da Taşmadan,taşırmadan Yürüyorum.. Ama ne olurdu Sevginin bir dokunma olduğunun ayırdında Haykırabilseydik Yaşasaydık Sevgilerin en masumunu Baba kızın sarmalanışın da.. Töre dedin, Gelenek,görenek dedin Şu dedin,bu dedin Gizledin,esirgedin O en güzel duyguları! Biliyorum hep sevdiğini Benim seni sevdiğim gibi Geceleri üstümü örtüp Saçlarım okşadığını Biliyorum.. Sevgiyle yüzümü seyredip Tanrı'ya yakardığını.. Ama ne olur, Ne olurdu Çabuk büyümeseydim baba.. Şımarsaydım Dokunsaydım Sana doysaydım baba.. Sevgine,şevkatine Hasret bırakmasaydın.. Hapsetseydin ellerimi Kocaman avuçlarına Keşke.. Geç kaldım baba Geç kaldık.. Geç bulup tez yitirdiğim Doyamadığım baba'm.. Bir kerecik'babacığım' Diyemediğim baba'm.. Kollarımı boynuna Saramadığım baba'm; Gururumsun Övüncümsün Kara toprağın bağrın da Rahat uyu baba'm...
babalar gününü kutlarım , büyüklerin ellerinden öperim, Ahirete intikal etmiş olanlarada Allah'tan rahmet dilerim
|
|
|
|
|
Logged
|
MEDİNE GÜLÜ
|
|
|
Ramazan Oğuz
Aliçerçili
Offline
Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 30
|
 |
« Yanıtla #13 : 15 Haziran 2008, 16:47:42 » |
|
Babalarımızın babalar gününü kutlar. Babamı rahmetle anıyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Ramazan Oğuz
|
 |
« Yanıtla #14 : 22 Haziran 2009, 00:07:54 » |
|
Bütün babaların babalar günü kutlu olsun. Unutanlara duyurulur.
Babalar günü kutlu olsun.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|