27 Temmuz 2026, 12:46:04 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: BU YAZIYI OKUYAN HERKES ÇOCUKLUGUNU HATIRLAYACAK...  (Okunma Sayısı 3906 defa)
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« : 21 Mayıs 2012, 08:58:39 »

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babamın bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok d...a gidilecek bir yer yoktu ki.....

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.
Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi...
Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ;
bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok.
Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar,
ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız,
onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp,
taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?..
'Her toplum hakettiği gibi yönetilir'' derler ya, hakettiği gibi de yaşar diyelim mi ?
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Ahmet Uçar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Hatiblar ..hatibel.davulcu Ahmet,in Son Oğlu.
Mesaj Sayısı: 832


« Yanıtla #1 : 22 Mayıs 2012, 12:20:07 »

bizi çocuklugumuza götürdün gerçeltende teşekkürler abla.
Logged

BİRGÜN GELECEK BİZDE BU DÜNYADAN GÖÇ EYLEYECEGİZ ELBET SANA GERİ DÖNECEGİZ YARAB...
Ömer Gül
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Gül (haci Mehmet Sulalesi)
Mesaj Sayısı: 107



« Yanıtla #2 : 22 Mayıs 2012, 14:48:40 »

Ayse hanim
cok güzel anlatmissiniz, bu paylasiminiz icin tesekkür ederim.
Son satirinizi soru ile bitirmisiniz. Tabi soru insani düsünmeye sevk eder.
Insan oglu genellikle tembellige yatkin. Tembel insanlar ve  toplumlar islerini daha kolay, cabuk ve yoruladan yapmak icin düsünmege baslamasi ile beraber yeni yeni teknikler üretmeye basladilar. Bu gelisme ile beraber sanayi devrimi basladi. Sanayi devrimi ile beraber Kapital ön plana cikmaya basladi. Kapital ile beraber Kapitalistler türemeye basladi.
Kapitalist kapitalini artirmak icin yeni sistemler ve idolijiler gelistridi. Bu idolijilerin kitlelere daha cabuk ve hizli ulasmasi icin Teknolojini getirileri olan Basin-TV-Radyo ve Internet ortami kullanilarak, insanlara ihtiyaclari olmayan ürünler, hayatin birer parcasi gibi empoze edildi. Bu sekilde bizlerde bu kapitalin degirmen taslari arasina girdik. Eeee degirmen tasinin görevi "ügütmek". Bizim toplumuzda bu carklarin arasina girdigine göre "ügütülmekten" baska care yok. Ne zaman insanlik "Sabah üzerine Günes dogan insandan hayir gelmez" atasözünü kendi hayatina iclerse, ancak o zaman bu Degirmen durur. Iste o zaman hem insanlar hem Toplumlar düzelir. Ancak o zaman kendi dinmizi, kültürünmüzü ve KENDI HAYATIMIZI yasamaya baslariz.
Allahim rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Logged
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« Yanıtla #3 : 23 Mayıs 2012, 13:03:01 »

Muhteşem yorumunuz için ben teşekkür ederim...
BU YAZININ ÜZERİNE YAPILABİLECEK EN GÜZEL YORUMU YAPMIŞSINIZ..
YÜREGİNİZE SAGLIK..
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!