Esmahan Oğuz Erdal
Aliçerçili
Offline
Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 139
|
 |
« Yanıtla #1 : 03 Temmuz 2012, 13:34:25 » |
|
Berat Kandili: Yılboyu Yaşayacaklarınızın Netleştiği Gece! (Çarşamba gecesi)
`Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur`anı bir kutlu gecede indirdik ve böylece sizi uyarıyoruz. O gece kutludur zira yaşanacak her hikmetli iş o gecede, birbirinden ayırt edilir.`(Duhan, 44/1-4)
Kimi rivayetlere göre ayette sözü edilen o kutlu gece Berat gecesidir. Ayetten anlayabileceğimiz bir kader gizemi şudur: Geleceğimizin biçimlenmesinde bize düşen “Dua etmek ve girişmektir.” İstersiniz ve elde etmek için harekete geçersiniz. Evrenin Hikmetli Hâkimi de isteklerinizden dilediklerini yapabilmenize izin verir. Gerekli şartları, ortamı ve eylemleri yaratır. Kader yollarınızı açar ve istediklerinizden izin verilenleri adım adım yaşarsınız. Kader ve olayların akışı özetle böyle bir durumdur. Allah dilemezse, izin vermezse kimse istediği bir tek zerre hareketi yapamaz.
Evrenin Kudretli Kerîm’i kendisinden başka kimsenin bilmediği ezeli kader bilgisinden bir kısmını zamanın yakın bölgesine bilgi olarak indirir. Bir yakın âleme yazar. Meleklerin öğrendiği veya rüyalarda gördüğümüz olaylar genelde bu âlemden okunan içeriklerdir. Böylece evren-zaman nehrinin ne yönde ve nasıl akacağı o akışta rol alacak ruhanilerin bilgisine önceden sunulmuş olur.
O gün, gelecek bir yıl içerisinde yaşanacak olan veya yaşanmak üzere adımları atılacak olan hikmetli işlerin ve emirlerin bildirildiği gündür. Berat Kandili bu bildirimlerin yaşandığı en önemli gün ve gece olduğuna inanıyoruz.
Öyleyse bu gece hakkımızdaki hükümler, bu güne kadar yaptıklarımızla bundan sonra layık olduğumuz geleceğe ilişkin ilahi takdir dünya semasına inerken gafil olmamalıyız. Bu muhteşem gecenin anlamına uygun dualar yapmalı, bağışlanma dilemeli; bize bembeyaz ve tertemiz bir sayfa lütfetmesi için Merhametli Mevlâ’ya Yalvarmalıyız.
Bu geceyle ilgili bir hadiste şöyle buyrulur: «Şaban-ı şerif ayının yarısı gecesi olunca, onu İbadetle geçirin, gününde de oruç tutun. Zira Hazret-i Allah o gece güneşin batmasından itibaren dünya semasına rahmetiyle tecelli edip, buyurur ki: `Yok mu benden mağfiret dileyen, onu affedeyim! Yok mu rızk isteyen, onu rızıklandırayım! Bir musibete uğrayan yok mu, onu kederden kurtarayım! Yok mu şunu isteyen, yok mu bunu isteyen!` Bu ilâhi hitap sabaha kadar devam eder.» (Tirmizî)
Bu gece hakkımızda en güzel ilahi hükümlerin verilmesini ve hayatımızın Kaderin Sahibinden gelecek muhteşem güzelliklerle dolmasını diliyoruz. Dr. Muhammed Bozdağ
|