21 Eylül 2026, 00:46:09 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gün Işığını Beklerken...  (Okunma Sayısı 3100 defa)
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« : 21 Kasım 2008, 13:56:07 »

Yalnızlığın pusu kurduğu karanlıklarda yön çiziyorum. Uzak sesler yakınlaştıkça düşlerimi erteliyorum. Hıçkırıklar düğümleniyor boğazımda, içimden çığlık atıyorum geçenin en zor ânına. Yoksa ben, yitirilmiş bir zaman mıyım? "Pişman oldum!" deyişim, gecenin üçünü gösteriyor yine... Her şey yabancı.. yıldızlar ağlıyor hâlime, kayıyor ay buğusu gözlerime. Şimşekler çakıyor ansızın, ardından rahmet sarıyor bütün bedenimi. Alıp getiriyor beni, bir rahmet damlacığı Sen'in gazabını geçmiş merhamet okyanusuna. Yudum yudum içerken, kayboluyorum rahmetinin enginliğinde.
Gönül bigâneliklerle doldu taştı. Ya fânî sevgisiydi kapkara gönlümün sebebi, yahut Sen'i unutuşumun cezası günahlarım... Ve gün ışığını beklerken yöneldim kapına, dilimde tül tül dualarla... Affını mazhar eyle! Kıtmir edalı, boynu tasmalı ama Sana sevdalı kuluna....

Ya Rabb! Affını ihsan eyle nur sızmamış her hâlimize. Ağırlığından ezildiğimiz günah defterlerimize. Günbatımlarının kuşattığı aciz sözlerimize, dile getiremediğimiz tövbe yüklü cümlelerimize... Ört üzerlerini Settar isminle çirkinliklerimizin...

Ya Rabb! Esirgeme "sevgi" dediğin, o anlaşılmaz kalb anahtarını... Mühürleme tahtını kurduğun şu kalbi sensizlikle. Bizi bize bırakıp, yapayalnız koyma karanlıklarda.

Ya Rabb! N'olur günyüzü göster bize, güneşi avuçlayalım sımsıkı. Tüllensin yeniden sevgimiz...

Ya Rabb! Ümit bahşet!.. Ümit olsun yeni doğan sabahlarımızın adı... Bir güvercin kanadında, yahut mor menekşe akşamlarda... Buz kesilmiş hayâllerimizin yamacında beklerken, ümit yeşertsin dualarımız. Rüzgârın hâyhûyuna takılıp sararan ömrümüze bir çiğ düşsün ümitten yana. N'olur hiç solmasın ümidin yedi rengi içimizde...

Ya Rabb! Unutturma kendini.. unuttur Sen'den gayri her şeyi. Beyhude geçen günlerimizin alaca karanlığında takılıp kaldığımız "mecâzî sevdaları." Şu ritmi bozuk kalb atışlarımıza şifâ sun.. acı veren isyan günlerimize, diz üstü çöktüğümüz kara gecelerimize. Yağmuruna hasret bıraktığınız gönül mevsimlerine... Yalvarıyorum! Rahmetini lûtfet günün birinde.

Ya Rabb! Barış lûtfet, sekîneler indir meleklerin nurdan kanatlarıyla, taştan da katı yüreklere... Ve silâh gölgesinde gözyaşı döken masum çocuklara, güzel günler lûtfeyle...

Ya Rabb! Dindir içimizdeki acıları. Bembeyaz tebessümler nakşeyle dudaklarımıza.. ölümü değil, umudu bekleyenlere, bugünü değil, yarını arayanlara, güller sunalım ışık süvarilerimizle... Yaşayan değil, yaşatan olalım... Dalgalı denizlerde alabora olanları, tanımadığı sularda yitip gidenleri, sâhil-i selâmete ulaştır. Günyüzü göster bize, güller açsın solgun ve yorgun şehirlerimizde. Rahmetinin serinliğini indir toprağımıza...

Ya Rabb! Zaman ve mekânları aşkın bir surette gidelim Peygamber-i Zîşân'ın şefkât iklimine. İklimi sarsın bizi tül tül ve biz gönül kadehlerimizde sunalım dostluğumuzu... Katık edelim gözyaşlarımızı, 'vuslat'ı yaşayalım.

Dillerimiz yana yakıla, feryat ederek diyelim Niyâzî-i Mısrî gibi:
"Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,
Yola geldim; lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber...
Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garib;
Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran bîhaber..."

Selam ve Dua Temennisiyle...
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Arzu Buse Eraslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Tekegızıyil
Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #1 : 21 Kasım 2008, 21:13:14 »

Paylaşım için şükranlar efendim...
Logged

ELA DENİZ
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #2 : 21 Kasım 2008, 23:25:53 »

Yalnızlığın pusu kurduğu karanlıklarda yön çiziyorum. Uzak sesler yakınlaştıkça düşlerimi erteliyorum. Hıçkırıklar düğümleniyor boğazımda, içimden çığlık atıyorum geçenin en zor ânına. Yoksa ben, yitirilmiş bir zaman mıyım? "Pişman oldum!" deyişim, gecenin üçünü gösteriyor yine... Her şey yabancı.. yıldızlar ağlıyor hâlime, kayıyor ay buğusu gözlerime. Şimşekler çakıyor ansızın, ardından rahmet sarıyor bütün bedenimi. Alıp getiriyor beni, bir rahmet damlacığı Sen'in gazabını geçmiş merhamet okyanusuna. Yudum yudum içerken, kayboluyorum rahmetinin enginliğinde.
Gönül bigâneliklerle doldu taştı. Ya fânî sevgisiydi kapkara gönlümün sebebi, yahut Sen'i unutuşumun cezası günahlarım... Ve gün ışığını beklerken yöneldim kapına, dilimde tül tül dualarla... Affını mazhar eyle! Kıtmir edalı, boynu tasmalı ama Sana sevdalı kuluna....

Ya Rabb! Affını ihsan eyle nur sızmamış her hâlimize. Ağırlığından ezildiğimiz günah defterlerimize. Günbatımlarının kuşattığı aciz sözlerimize, dile getiremediğimiz tövbe yüklü cümlelerimize... Ört üzerlerini Settar isminle çirkinliklerimizin...

Ya Rabb! Esirgeme "sevgi" dediğin, o anlaşılmaz kalb anahtarını... Mühürleme tahtını kurduğun şu kalbi sensizlikle. Bizi bize bırakıp, yapayalnız koyma karanlıklarda.

Ya Rabb! N'olur günyüzü göster bize, güneşi avuçlayalım sımsıkı. Tüllensin yeniden sevgimiz...

Ya Rabb! Ümit bahşet!.. Ümit olsun yeni doğan sabahlarımızın adı... Bir güvercin kanadında, yahut mor menekşe akşamlarda... Buz kesilmiş hayâllerimizin yamacında beklerken, ümit yeşertsin dualarımız. Rüzgârın hâyhûyuna takılıp sararan ömrümüze bir çiğ düşsün ümitten yana. N'olur hiç solmasın ümidin yedi rengi içimizde...

Ya Rabb! Unutturma kendini.. unuttur Sen'den gayri her şeyi. Beyhude geçen günlerimizin alaca karanlığında takılıp kaldığımız "mecâzî sevdaları." Şu ritmi bozuk kalb atışlarımıza şifâ sun.. acı veren isyan günlerimize, diz üstü çöktüğümüz kara gecelerimize. Yağmuruna hasret bıraktığınız gönül mevsimlerine... Yalvarıyorum! Rahmetini lûtfet günün birinde.

Ya Rabb! Barış lûtfet, sekîneler indir meleklerin nurdan kanatlarıyla, taştan da katı yüreklere... Ve silâh gölgesinde gözyaşı döken masum çocuklara, güzel günler lûtfeyle...

Ya Rabb! Dindir içimizdeki acıları. Bembeyaz tebessümler nakşeyle dudaklarımıza.. ölümü değil, umudu bekleyenlere, bugünü değil, yarını arayanlara, güller sunalım ışık süvarilerimizle... Yaşayan değil, yaşatan olalım... Dalgalı denizlerde alabora olanları, tanımadığı sularda yitip gidenleri, sâhil-i selâmete ulaştır. Günyüzü göster bize, güller açsın solgun ve yorgun şehirlerimizde. Rahmetinin serinliğini indir toprağımıza...

Ya Rabb! Zaman ve mekânları aşkın bir surette gidelim Peygamber-i Zîşân'ın şefkât iklimine. İklimi sarsın bizi tül tül ve biz gönül kadehlerimizde sunalım dostluğumuzu... Katık edelim gözyaşlarımızı, 'vuslat'ı yaşayalım.

Dillerimiz yana yakıla, feryat ederek diyelim Niyâzî-i Mısrî gibi:
"Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,
Yola geldim; lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber...
Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garib;
Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran bîhaber..."

Selam ve Dua Temennisiyle...

Menzilli kardesimize bir sey demeye gerek varmi?? super. paylasimlar icin Allah razi olsun , hepsi bir birinden guzel....
Logged
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« Yanıtla #3 : 23 Kasım 2008, 09:02:53 »

Teşekkür ederim soner abi..okudugunuz için. .
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!