26 Mayıs 2026, 11:26:04 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 »
  Yazdır  
Gönderen Konu: Meyre niresi / Aliçerçi burası...  (Okunma Sayısı 80079 defa)
Muharrem Özkaya
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Topasanlar&araphocalar&gatıran
Mesaj Sayısı: 74



« Yanıtla #30 : 29 Kasım 2008, 09:36:15 »

1980'li yıllar...

İşim icabı sürekli seyahat halindeyim.Yine bu seyahatlerden biri.Seydişehir'deyim,hafta sonunu köyümde değerlendirmek istiyorum...

Kış,kar ve saat akşamın 17'sini gösteriyor da,beni köyüme götürecek binek,vasıta görünmüyor.

Derken Ahırlı'nın Gırmızı minübüs çığırtkanlık yapıyor,Ahırlı,Yağlıyük diye...
Hımmm... Hemen atıldım ben de Meyre'ye gideceğim de.
Olur,olur da Şantiyeye kadar. (Kayacık köyü sapağı) Bugün Cuma pazarıydı,bir gelen olur,köyüne gidersin.

Ve başlıyor maceram köy yolunda.Şantiyede indim,elimde çantam ve kolim var.
Yer bem beyaz kar,gök yüzü açık mı açık,yani pırıl pırıl,sanki gündüz gibi.

Oğlum Irza gel şöyle aheste,aheste yürü,gelen vasıta olursa binersin.Olmadı Aliçerçi'ye varırsın,eşyalırını bırakırsın Manavın Osman dayımın (Rahmetli Osman Ergün) evine,oradan Gökçemugar'dan köyüme giderim.Zamandan kazan der,yürüyorum Susa'da...

Bir türkü çığırarak:"bir yiğit gurbete düşse,gör başına neler gelir!.."

Lakin gelmez ki bir binek peşimden,ben gelmişim Aliçerçi mezerliğine...

Aaaaa o da ne?

Ne kadar köpek varsa köyde,hep bir ağızdan,mitinğ mi yaparlar,protesto mu ederler,havvvvvv,havvv,havvvvvvv!..

Oğlum Irza şimdi hapı yuttun,çık çıkabilirsen,köpeklerin kuşatmasından,nasıl ulaşacan Manavın Osman Dayının evine?

Evet,Sevgili Aliçerçi'liler!

Sual olsun sizlere bu fakir tarafından,nasıl girersiniz köyünüze,köpeklerin kuşatmasından,kurtularak?

***

Not:Ben Meyre'li olarak başardım da... Ney Masum

Evet hala kuşatma devam ediyor,imdadıma kim yetişecek,köpeklerden nasıl kurtulacağım?

Abi Van köpekleri olsa, oturdun mu olduğun yere korkup gelmiyormuş..  Ama Aliçerçi hemen yanıbaşımızda.. Oranın köpeklerinin huyunu suyunu bilmem.
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #31 : 29 Kasım 2008, 09:55:33 »

Abi merak ettim.
Bir hikayeye konu olacak kadar ilginç,haklısınız merak etmekle de cevabını bir Aliçerçi'liden istirham ediyorum,bir Meyre'li olarak!...


***

Zaman uzadıkça,hırçınlaşırlar hav hav havvvvvvvvvv,bu fakir çaresiz,bekler mezerlik dışında,ayaz da cabası...

Aliçerçi org a bir tık gir,çok golay da...Esas hüner böyle bir durumda girmek,Aliçerçi'ye..
Sağ salim,zarar vermeden,kendinize ve köpeklere!...

Meyre'linin mukavemet gücünü mü,denersiniz? Misafirini bunaltmaz,yolda koymaz,hele,hele Mezerliklerde köpeklere hiç teslim etmez mi,Aliçerçi'li..?

O vakit gıvrayın nasıl olacak bu kuşatmadan kurtuluş? Ney Masum
« Son Düzenleme: 30 Kasım 2008, 09:58:02 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #32 : 02 Aralık 2008, 19:16:59 »



Abi merak ettim.


Bir hikayeye konu olacak kadar ilginç,haklısınız merak etmekle de cevabını bir Aliçerçi'liden istirham ediyorum,bir Meyre'li olarak!...


***

Zaman uzadıkça,hırçınlaşırlar hav hav havvvvvvvvvv,bu fakir çaresiz,bekler mezerlik dışında,ayaz da cabası...

Aliçerçi org a bir tık gir,çok golay da...Esas hüner böyle bir durumda girmek,Aliçerçi'ye..
Sağ salim,zarar vermeden,kendinize ve köpeklere!...

Meyre'linin mukavemet gücünü mü,denersiniz? Misafirini bunaltmaz,yolda koymaz,hele,hele Mezerliklerde köpeklere hiç teslim etmez mi,Aliçerçi'li..?

O vakit gıvrayın nasıl olacak bu kuşatmadan kurtuluş? Ney Masum


Hani bir deyim vardır,"ölüden ses gelir,diriden tık yok!..."

Çaresiz miyim,çare siz misiniz,ben başımın çaresine mi,bakayım?

Ne dersiniz,Aliçerçi'liler...?


Abi Van köpekleri olsa, oturdun mu olduğun yere korkup gelmiyormuş..  Ama Aliçerçi hemen yanıbaşımızda.. Oranın köpeklerinin huyunu suyunu bilmem.


Oturmak çare değilmiş...

Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #33 : 03 Aralık 2008, 11:53:14 »



Abi merak ettim.


Bir hikayeye konu olacak kadar ilginç,haklısınız merak etmekle de cevabını bir Aliçerçi'liden istirham ediyorum,bir Meyre'li olarak!...


***

Zaman uzadıkça,hırçınlaşırlar hav hav havvvvvvvvvv,bu fakir çaresiz,bekler mezerlik dışında,ayaz da cabası...

Aliçerçi org a bir tık gir,çok golay da...Esas hüner böyle bir durumda girmek,Aliçerçi'ye..
Sağ salim,zarar vermeden,kendinize ve köpeklere!...

Meyre'linin mukavemet gücünü mü,denersiniz? Misafirini bunaltmaz,yolda koymaz,hele,hele Mezerliklerde köpeklere hiç teslim etmez mi,Aliçerçi'li..?

O vakit gıvrayın nasıl olacak bu kuşatmadan kurtuluş? Ney Masum


Hani bir deyim vardır,"ölüden ses gelir,diriden tık yok!..."

Çaresiz miyim,çare siz misiniz,ben başımın çaresine mi,bakayım?

Ne dersiniz,Aliçerçi'liler...?


Abi Van köpekleri olsa, oturdun mu olduğun yere korkup gelmiyormuş..  Ama Aliçerçi hemen yanıbaşımızda.. Oranın köpeklerinin huyunu suyunu bilmem.


Oturmak çare değilmiş...



Ayşe Gürarslan
Aliçerçili

Ynt: Kurban Bayramında ne yapıyoruz?

« Yanıtla #5 : Dün 20:59:14 »

Kurban bayramında Seydişehir'deyim. Allah izn verirse, havalarda güzel olursa Aliçerçi'ye de gider ziyaret ederiz.

***

Yani öğretmenim hazır köye gitmişken "köpeklereden"kurtulmanın çözümüde,bayram sonuna mı kaldı? Ney
Tabii sağlam kalırsa o zamana kadar Meyre'li? Masum
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #34 : 13 Aralık 2008, 21:52:44 »

1980'li yıllar...

İşim icabı sürekli seyahat halindeyim.Yine bu seyahatlerden biri.Seydişehir'deyim,hafta sonunu köyümde değerlendirmek istiyorum...

Kış,kar ve saat akşamın 17'sini gösteriyor da,beni köyüme götürecek binek,vasıta görünmüyor.

Derken Ahırlı'nın Gırmızı minübüs çığırtkanlık yapıyor,Ahırlı,Yağlıyük diye...
Hımmm... Hemen atıldım ben de Meyre'ye gideceğim de.
Olur,olur da Şantiyeye kadar. (Kayacık köyü sapağı) Bugün Cuma pazarıydı,bir gelen olur,köyüne gidersin.

Ve başlıyor maceram köy yolunda.Şantiyede indim,elimde çantam ve kolim var.
Yer bem beyaz kar,gök yüzü açık mı açık,yani pırıl pırıl,sanki gündüz gibi.

Oğlum Irza gel şöyle aheste,aheste yürü,gelen vasıta olursa binersin.Olmadı Aliçerçi'ye varırsın,eşyalırını bırakırsın Manavın Osman dayımın (Rahmetli Osman Ergün) evine,oradan Gökçemugar'dan köyüme giderim.Zamandan kazan der,yürüyorum Susa'da...

Bir türkü çığırarak:"bir yiğit gurbete düşse,gör başına neler gelir!.."

Lakin gelmez ki bir binek peşimden,ben gelmişim Aliçerçi mezerliğine...

Aaaaa o da ne?

Ne kadar köpek varsa köyde,hep bir ağızdan,mitinğ mi yaparlar,protesto mu ederler,havvvvvv,havvv,havvvvvvv!..

Oğlum Irza şimdi hapı yuttun,çık çıkabilirsen,köpeklerin kuşatmasından,nasıl ulaşacan Manavın Osman Dayının evine?

Evet,Sevgili Aliçerçi'liler!

Sual olsun sizlere bu fakir tarafından,nasıl girersiniz köyünüze,köpeklerin kuşatmasından,kurtularak?

***

Not:Ben Meyre'li olarak başardım da... Ney Masum


  Ney Masum Sustum
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #35 : 19 Aralık 2008, 18:02:00 »

1980'li yıllar...

İşim icabı sürekli seyahat halindeyim.Yine bu seyahatlerden biri.Seydişehir'deyim,hafta sonunu köyümde değerlendirmek istiyorum...

Kış,kar ve saat akşamın 17'sini gösteriyor da,beni köyüme götürecek binek,vasıta görünmüyor.

Derken Ahırlı'nın Gırmızı minübüs çığırtkanlık yapıyor,Ahırlı,Yağlıyük diye...
Hımmm... Hemen atıldım ben de Meyre'ye gideceğim de.
Olur,olur da Şantiyeye kadar. (Kayacık köyü sapağı) Bugün Cuma pazarıydı,bir gelen olur,köyüne gidersin.

Ve başlıyor maceram köy yolunda.Şantiyede indim,elimde çantam ve kolim var.
Yer bem beyaz kar,gök yüzü açık mı açık,yani pırıl pırıl,sanki gündüz gibi.

Oğlum Irza gel şöyle aheste,aheste yürü,gelen vasıta olursa binersin.Olmadı Aliçerçi'ye varırsın,eşyalırını bırakırsın Manavın Osman dayımın (Rahmetli Osman Ergün) evine,oradan Gökçemugar'dan köyüme giderim.Zamandan kazan der,yürüyorum Susa'da...

Bir türkü çığırarak:"bir yiğit gurbete düşse,gör başına neler gelir!.."

Lakin gelmez ki bir binek peşimden,ben gelmişim Aliçerçi mezerliğine...

Aaaaa o da ne?

Ne kadar köpek varsa köyde,hep bir ağızdan,mitinğ mi yaparlar,protesto mu ederler,havvvvvv,havvv,havvvvvvv!..

Oğlum Irza şimdi hapı yuttun,çık çıkabilirsen,köpeklerin kuşatmasından,nasıl ulaşacan Manavın Osman Dayının evine?

"Anlaşıldı sofrayı kuran kaldırsın gibi bir şey..."

Köpeklerin havlama sesleri akşamın sessizliğine karışmış,benimse şaşkınlığıma.
Oturup,hareketsiz beklesem,asla bırakıp gitmezler.El-kol hareketi daha da artırır öfkelerini.

Tek çarem kalmıştı,çocukluk yıllarımdan,yaşanmış tecrübelerden faydalanmak.Derken aheste,aheste,gayet ahenkli bir "ıslık çalmak" geldi aklıma ve hemen ıslıklarıma devam ettim.

Belki inanmakta zorluk çekeceksiniz ama,o kadar büyük köpekler ordusundan eser kalmamış,etraf akşamın sessizliğine bürünmüştü.Islık köylerimizde bir nevi tanıdık,yabancı değilim anlamına mı geliyordu,hayvanlarla iletişim için?

Sanki yer yarılmış da,içine girmişlerdi köpekler.

Öküz otlatanlarımız hatırlar,hatıldan su içen hayvana ıslıkla eşlik edince,dinlene,dinlene yudumlar suyu,iyice kanıncaya kadar.

Köpeklerle de iletişim vasıtası olmalı,telaşsız,sakin,sakin çalınan ıslık.

Ne dersiniz,köylülerim,olamaz mı?

Bu ahvalde Aliçerçi'ye girişim gerçekleşti.Elimi-kolumu salyaya,salyaya Rahmetli Manavıylın Osman Ergün dayı efendinin hanesine ulaşmıştım salimen,
iki tarafında burnu kanamadan.

Kavşurma kapıyı çalıyorum,yukardan seslenen Rahmetli Zeynep halam.Bir anda bu eşyalarım kalsın,yarın gelip alırım diyorum ki:

-Zeynep halam:

Irza biz Meyre'ye varsak böyle mi yapacaksınız,çık yukarı sabaha ne olmuş?
Boyun bükülür ve yukarı çıkılır.
Tam bir köy akşamı,Öz'den bile misafirler var.Öğretmen Mehmet Emin abi,yarıyıl tatili için köyüne gelmiş,hoş-beş için misafirler bile yerini almış odada,sedirde,yer minderinde.

Hemen bir sofra hazırlanır,yemek,çay,sohbet,sohbet,gözler kepenkleri zorlasa da.
Allah ırahatlık versin,sabah ola hayrola deyip,istirahata çekliyor hane halkı,ben,misafirler...

Sabah, kahvaltı derken,Traktör çalıştırılır,ısınması beklenirken çalınan kapı,gelenler kim mi?
Meyre'den anam ve babam...

Ve, ben o halde şaşkınlık içinde,olanlara anlam vermeye çalışıyorum.Mehmet Emin öğretmene hoş geldine gelmişler.

Biraz daha kalıyor,biniyoruz Traktöre ver elini Meyre...
İşte hayat ağlarını örüyor bir şekilde,bizleri de katarak.

Akşamdan beri yaşadıklarım film şeridi olup,sizlere hikaye oldu mu?

Yaşanmış bir gurbet ve köy hikayesi!...

Ne dersiniz Aliçerçi org sakinleri,köpekler,hayvanlar,insanlar ve tatlı dil-ıslık,halleşme... Masum
« Son Düzenleme: 20 Aralık 2008, 09:45:51 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #36 : 03 Ocak 2009, 15:53:37 »

Ömer Erdem
 
1967 doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu; Yeni Türk Edebiyatı sahasında yüksek lisans yaptı.

TRT İstanbul Televizyonu Eğitim-Kültür ve Drama Programları müdürlüğünü yürütüyor.

Diriliş, Dergâh, Düşler, Göçebe, Nar, Hece, Sonsuzluk ve Birgün, Yasakmeyve,
Kitap-lık ve Kaşgar dergilerinde şiirleri yayımlandı.

Şiir üzerine poetik yazılar kaleme aldı, deneme ve eleştiriler yazdı. Kaşgar dergisinin (37 sayı) kurucu-editörlerindendi

Edebiyatımıza kazandırdığı eserleri:

Evvel
Ömer Erdem

Şiir üzerine poetik yazılar kaleme alan, deneme ve eleştiriler yazan Ömer Erdem, beşinci şiir kitabı olan Evvel’de, eski söyleyişleri, metafiziksel duyuşları, yeni biçimlerle yeniden yorumluyor.

Günümüz şiirinin nitelikli ve verimli isimlerinden biri olan Ömer Erdem, günlük hayattan devşirdiği sözlerle kendine özgü bir dünya kuruyor ve bu dünyanın haritasını, Evvel’in sayfalarına çiziyor.
     
 
İLGİLİ KONULAR:

Edebiyat > Şiir (yerli)
 
 
Diğer Eserleri

1-Unutulmayan Mısralar
      Ömer Erdem



   
2-Yitirişler
   Ömer Erdem



   
3-Dünyaya Sarkıtılan İpler
         Ömer Erdem

 
4-Mesafesi Kadar İnleyen Rüzgar
          Ömer Erdem



5- Şair Evlenmesi Şinasi
       Ömer Erdem


6-Yarım Ağaçlar
    Ömer Erdem

wwwyapıkrediyayınları.

 
Köylüme,şairime,bürokratıma en kalbi sevgi ve selamlarımla...
 
 
 
 
 

« Son Düzenleme: 03 Ocak 2009, 21:21:02 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #37 : 16 Ocak 2009, 21:23:55 »

Bir Bir

bir köy dogar taştan topraktan
bir baca tüter yarısı yıkık bacadan
bir sofra kurulur etrafındakılerden aç

bir baba gelir elleri yarık ayakları çamur
bir anne çocuk dogrur ebesiz hastanasiz
bir kızın kucagındadır dokuzuncu gardaş

bir ana çocuk dogurur ebesiz hastanesiz
bir çoban türkü söyler yanık yanık
bir yaşam sürdürürler dagın eteklerindeki köylüler

Gülay
Alıntıdır
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #38 : 23 Ocak 2009, 19:54:37 »

Bu gün karnelerini alıyor öğrencilerimiz,çocuklarımız.Pekiyilerle dolu olmasa da,zayıflar,kırıklar,başarısızlar,başarılarla barışmasa da karneleriniz.
Üzülmeyin bee çocuklar.Yine de şanlısınız,en azından bir karneniz var,karne veren öğretmeniniz mevcut.

Hayatında okul,karne,öğretmen,defter,kalem,kitap nedir,nasıldır,habersiz ömür tüketen nice akranlarınız yaşıyor,yaşadılar,göçtüler bu dünyadan.

Heleki birileri,bir sınıf vardı,Meyre İlköğretim okulunda.Bütün arkadaşları karne heyacanını yaşarken,bütün bu heyecandan bi haber,bir 4.cü sınıf vardı,mahsun,boyunları bükük,sanki talihine küsmüş,öğrenciler topluluğu.

Öğretmenlerinin hastalığı nüksetmiş,Ankara'ya tedaviye gitmiştir.Bir yandan öğretmenlerinin üzüntüsü,karnesizlik cabası,üstüne tuz biber.

Sınıf başkanı olarak,kürsüden dalmış bakıyorum arkadaşlarımın düşlerine dalıyorum adeta.
Ve:
Arkadaşlar herkes defterinden bir sayfa koparıp bana getirsin.Numara sırasına göre karneler tanzim edilir,yine numara sırasına göre dağıtılır karneler.
O,az önceki karamsarlık dağılmış,masun gülümsemeler,gül açmıştı,gül cemallerinde.

İşte böyle bir karne gününde bu anılar şerit gibi geldi dile,sizlerle dahi paylaşıldı.
Kamile öğretmen,Kamile Doğan...Daha baharında yakalandığı hastalığın çaresizliğinde,bir de biz öğrencilerine faydalı olamama bi çaresizliği,ikinci bir dert olmuştu.
Öğrencilerini sever,yakınen ilgilenir,kitaplarını paylaşır,hatta evinde dersler verirdi.Malesef derman olmamıştı, Ülkesindeki tıbbi gelişmeler.Taa okyanuslar ötesine çare için çıkmıştı,çaresiz yolculuklara,Amerika'ya.

Hakk vaki olmuş,rahmeti,rahmana kavuşmuştu.Naciz naaşı köyümüzde defnedildi,hala yaşar biz minik talebelerinin hatıralarında,yüreğinde.

Mevlam gani,gani rahmetler eylesin,cümle geçmişlerimizle beraber.
İlkokulumuzun,bizlerin, Kamile öğretmeni,
Akkızın Irza'nın Kamile'si
Kamile Doğan'ı
Bir karne gününde rahmetle anılmak da varmış.

Ruhun Şad Olsun,sevgili Öğretmenim.
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #39 : 21 Şubat 2009, 13:27:29 »

Bir seçim öncesi siyasi parti heyetleri köyümüzü ziyaret ediyorlar.Her zamanki gibi toplantı mekanı kahvehanelerimiz.Hoş-beş selamlaşma faslı bitmiş,sohbete çoktan geçilmiştir.

Konuşmacı köyümüzün bir sakinine bir soru yöneltti:

-Hangi partiyi tutuyorsunuz?

-Köylümüz X partisini diye cevap verdi.

-Pekiyi,niye o  parti,sebeb ne dir?

Meyreli ne cevap verse iyidir?

-Efendim,Babamdan miras kaldı!..

Kahkahaların kopmasına sebeb olmuştu,köylümüzün bu cevabı.
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Ihsan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Süllüler
Mesaj Sayısı: 51


« Yanıtla #40 : 21 Şubat 2009, 15:00:19 »

Baba mirası bu bırakılmaz
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #41 : 01 Nisan 2009, 12:09:22 »

Aşşa nene....

Geldim guzum,geldim.Ödüç yumurta virin mi,bizim tavuklar gurk olmuş da?..

Tabii guzum,tabii,yumurtaları yisinde böyüyüversin.

Tabikii çocuğun dili çözülene kadar, Aşşa nenemiz Nisan birlemiştir,Nisan birrrrrr!

Rahmetle yadediyorum Yeşilin Aşşa nenemi.


Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #42 : 24 Haziran 2009, 14:41:03 »

"İLKNAMAZ"
 

Her zamankinin aksine akşamdan tekneye hamuru yoğurmuşdu,çalçabut benzeri şeylerle kapatmışdı üzerini.
Ana bu ne olacak,bu vakit ekmek eğlenir mi?
Cevabı anlasamda,anlamsamda verildi.

Yarın "ilk namaz,ocağı kokutmak ılazım." Yani yağlı mı? eğlenecek!
Yağlı; adı gibi yağlı,gatık,matık istemezdi çocukluk yıllarımızda...
Gelmiş,geçmiş,koyup bırakanların uruhu beklerlermiş kabirlerinde,bize ne hediyeler gelecek diye...

Yani bir nevi hayır yapmakmış,"ocağı kokutmaktan" maksat..Sabahın seherinde ataş yakılıp,yağlı çenceresi yerini almış,seri olarak peş peşe bişmişdir yağlılar.
Siniye dizilmiş.ev hakkı,gonu gomşu hakkı ve en önemlisi kapımıza gelen gezici "sayılcilerin " hakkı da ayrılmıştır.

Eeee Ana bu ilk namaz bi daha ne zaman gelecek?
-Ay guzum bir sene var,emme bunun arkasından "orta namaz" gelecek...
-Yine yağlı bişecek,yaşadık beee...

Bizler yeni namazları beklemeyi düşlerken,bir dua dökülür dilinden:

"İlk ve orta namazı mübarek eyle,bizleri Iramazan'a kavuştur,Ey Gözel Irabbım!"
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #43 : 27 Haziran 2009, 01:13:40 »

 Ali Rıza Bey ne güzel konulara değinmişsiniz böyle. Siz anlatırken burnuma kokusu geldi bile. Annemde böyle günlerde yapar ama çocukluğumdaki köy unundan odun ateşinde kızarmış yağlıların hala tadı damağımda. Şimdi daha temiz, daha özenli, daha lüks, daha .... yiyecekler yiyoruz ama malesef çocukluğumuzdaki ağız tadımız kalmadı. Bazen bir ekmeğin kenarını koparıp, dışarıda kuru kuru yemenin bile tadı başkaydı. Yalnız üzüldüğüm bir nokta, eskiden bizlerin beğendiği bu yiyecekleri, bu kültürü çocuklarımız beğenmiyor. Onlar hep yapay ve hazır olandan yana.
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #44 : 25 Temmuz 2009, 13:11:35 »

Orta Namaz

Evet köylülerim, yine mübarek üçayların ikincisi olan Şabanı şerif ayına kavuştuk.
İlk namaz ağırlandı,ocağı kokutarak,koyup gidenleri anarak.
Şimdi yine ocak kokutulacak,yağlılar eğlenecek,gelmiş,geçmişler yadedilecek birvesile..

Hayır hasenat adına yapılır olmuş yıllarca yağlı yapıp,ocağı kokutmak.
Ev ahalisi,özellikle biz çocuklar,gonu- gomşu,gezginci Tanrı misafirleri,kedi-köpek,karınca-böcek bütün canlılar gark olacaklar bu nimete...

Ve duamız nakarat olmuş adeta dillerde:

İlk ve Orta Namazı hayırlı eyle,bizleri Iramazana gavuştur Ey Gözel Allah'ım...
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 »
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!