18 Nisan 2026, 22:42:40 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: fıkra  (Okunma Sayısı 7451 defa)
Fatma Sağlam
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Heseler Ve Tosunlar
Mesaj Sayısı: 48



« : 27 Şubat 2008, 01:54:37 »

  Üç tane arkeolog bir seminerde kendi çalışmaları ile ilgili bilgiler vermektedir.Doğal olarak bunlardan biri Alman,biri İngiliz biriside bizim Temel dir.ilk olarak                                    Alman der ki:                                                                                                    --Bizim Almanya da yaptığımız kazı-larda 300 metre derine indiğimizde elektrik tellerine rastladık.Buna dayanarak atalarımızın elektriği 1000 yıl önce bulduğunu söyleyebiliriz.        İngiliz Der ki:                                                                                                      Bizim İngiltere de yaptığımız  kazılarda 500 metre  derine  indiğimizde  telefon tellerine rastladık.Bu bilgiye dayanarak atalarımızın 1000 yıl önce telefonu bulduğunu söyleyebiliriz.Bizim Temel Alman ve İngiliz in atalarını büyütmek için mantıksız  şeylerini kullandıklarını görür.Bir Türk olarak bu durumun  altında kalmaması gerekmektedir.            Bu yüzden şöye der:                                                                                           Bizim Türkiye de yaptığımız kazılarda 1500 m derine indiğimiz halde bu tür şeylere rastlamadık.Demekki bizim atalarımız 1000 yıl önce kesinlikle cep telefonunu bulmuşlardır.
Logged
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« Yanıtla #1 : 27 Şubat 2008, 08:11:13 »

 
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Hakan Boran
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #2 : 28 Şubat 2008, 21:52:08 »

ACAYİP BİR DENKLEM

( İnsan ) = ( yemek ) + ( uyumak ) + ( para kazanmak için çalışmak ) + ( eğlenmek )

( Eşek ) = ( yemek ) + ( uyumak )

olduğuna göre ilk denklemde ( yemek + uyumak ) yerine ( eşek ) koyabiliriz. ..

( İnsan ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak ) + ( eğlenmek )

bu yeni denklemde her iki taraftan ( eğlenmek ) çıkartılırsa:

( İnsan ) - ( Eğlenmek ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak )

Sonuç: Eğlenmesini bilmeyen insan, sadece para kazanmak için çalışan eşekten başka bir şey değildir.

Logged
Hakan Boran
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #3 : 28 Şubat 2008, 21:52:47 »

Merhaba
   
Hiç düşündünüz mü yada bilen varmı içinizde 'merhaba' ne anlama geliyor diye?. Çok ilginç bir o kadar da hoş ve sıcak bir anlamı varmış meğer. 'merhaba' aslında Farsça kökenli olup 'benden size zarar gelmez' anlamına geliyormuş. Çok hoş değilmi ?

Bunu ögrendikten sonra karşımdaki insana merhaba demek daha bir anlamlı oldu benim için.
bu mesajı okuyan herkese benden " Merhaba "

Logged
Hakan Boran
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #4 : 28 Şubat 2008, 21:54:39 »

1. BABA EVİ..
Üstüne yoktur. Ne kira, ne bir sürü fatura ne de çamaşır, yemek, ütü.
Ekmek elden su gölden ortamdır. Yaşanacak yerdir. Yeryüzündeki cennettir.
Ta ki büyüyüp ihtiyaçlar artıp da ayrılınca ve bitmek bilmeyen faturalar
aracılığıyla hayatla yüzleşince değeri anlaşılır. Şayet mümkünse hiç
çıkmamakta fayda vardır...

2. ÖĞRENCİ EVİ..
Zor ama o kadar da zevklidir. O yaşlarda ABD olmadan "özgürlük ve
demokrasi" yaşamanın tadına doyum olmaz. Hele bir de iş bulunmuş ve IMF
konumundaki aile yardımı olmadan yaşanıyorsa mis.. Bol geyik, bol eğlence,
biraz pislik, az ders. Hayat yaşanası bir şeydir ve İclal Aydın çok net
anlaşılır o evde. 4-5 seneden fazlası bayar..

3. DÜĞÜN EVİ.
Ayvanın sık sık hatırlandığı bir mekandır. Eksiği gediği hiç bitmez.
"Koçum, acele etme, ben 10 yıllık evliyim, hala bitiremedim eksiği!"
kıdemli arkadaşlarınıza "Abi battım ben" diye dert yandığınızda en sık
duyacağınız cümledir. Biraz rahatladığınızı sandığınızda doğan bebek ve
artan masrafla birlikte Baba Evi'ne duyulan özlem daha da bir artar.
Mecbur kalmadıkça girmemek gerekir...

4. BBG EVİ..
100 gün diye girip 15 günde çıkma ihtimali olduğu için, kendini gösterme
adına olmadık maymunluklar ivedilikle yapılır. Para kazanırken paranın
alamayacağı şeyleri kaybedersiniz. "Fakir ama onurlu genç"lerin filmlerde
kaldığı ülkelerde taliplisi çoktur. Girenin dostu olmaz, ona göre. Allah
kimseyi düşürmesin!

5. BEN EVLENİYORUM EVİ..
Tekin yer değildir. Hayal gücü son derece geniş insanların girdiği bir
evdir. Kızlar, Brad Pitt, Beckham, İlhan Mansız; erkekler ise Eva
Herzigova, Britney Spears ya da Pınar Altuğ gelecek diye hayal kurup
yarışmaya katılırlar. Saatler yüz yüze karşılaşmayı gösterdiğinde hayaller
suya düşer. Karşılıklı beğenmeyişler içerisinde işin içinden çıkılmaz hal
alır. Evlilik kurumu bir darbe daha yer. Uzak durmak en hayırlısıdır.
__________________
 
Logged
Hakan Boran
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #5 : 28 Şubat 2008, 21:58:03 »

YILIN FIKRASI SECILMIS!!!
>
> Bu hikaye trakyada geçmis gerçek bir olay; Yasli bir
> amca, eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir.
>
> Bunu gören trafik polisleri, amcaya takilmak isterler
> ve durdururlar.
>
> Polis: Be amca, necin dakman golani?
> (Golan: Emniyet kemeri.)
>
> Amca: Dakmam be iste!
>
> Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik.
>
> Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim
> var.
> Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege
> mi?
>
> Amca: Ney
>
> Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen,
> esege üç milyon ödeycen.
>
> Amca: Bana kes o zaman.
>
> Polis: Neden sana keseyon amca?
>
> Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu !!!!
Logged
Hakan Boran
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #6 : 28 Şubat 2008, 22:00:00 »

SİZİ DELİRTECEK... ama gerçek
 
Masanızda otururken, bir taraftan sag ayagınızı yerden kaldırıp saat
yönünde çemberler çizerken, diğer yandan sag elinizle  "6" cizmeyi
deneyin.
Aşagıda çevirmekte olduğunuz ayagınız saatin tersi yönünde dönmeye
başlar.....
Ve buna karşı yapabileceğiniz hiçbir şey yok...



Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #7 : 29 Şubat 2008, 10:49:57 »

Hakancigim hos geldin sefalar getirdin, yine guzel yazilarinla donmussun.. ozletme bir daha kendini sakin
« Son Düzenleme: 29 Şubat 2008, 10:59:14 Gönderen: KARALAR » Logged
Hakan Boran
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #8 : 02 Mart 2008, 18:12:09 »

Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya da içmezler. İçenler, sigaralarını  çakmak ya da kibritle yakarlar. Ve bunların bir kısmı da kanserden ölür. Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalışan hiçbir işçinin, sigarasını yakmak amacıyla 600 tonluk pres makinesinin arasından emekleyerek geçip 2450 santigrat sıcaklığındaki fırına ulaşmaya çalışırken can verdiği görülmemiştir. Türkiye'de görülmüştür, Karabük'te...

Bütün dünyada haşerat, özellikle sivrisinek vardır, buralarda da sinek ilacı kullanılır. Ama, sivrisinek yutup da midesine kaçan sineği öldürmek üzere ağzına Shelltox sıkmak suretiyle zehirlenip ölen, Türkiye'dedir. İstanbul, Sultanbeyli'de...

Dünyanın her yerinde insanlar berbere gidip tıraş olurlar Ama hiçbir berber, rahatlatmak amacıyla müşterinin kafasını sağa sola kanırtırken adamın boynunu kırıp onu öldürmemiştir. Türkiye'de öldürmüştür, Erzurum'da..

Dünyanın hiçbir yerinde bankamatikten para çekmek için düğmeye bastığınızda elektrik çarpmaz ve ölmezsiniz Türkiye'de ölürsünüz, Bozcaada'da...

Dünyanın hiçbir yerinde, otoyolda giderken radyoda duyduğu göbek havası eşliğinde göbek atmak için arabayı 'sağ şeride çeken' ve az sonra da arkadan gelen arabanın çarpması sonucu ölen bilinmez. Türkiye'de bilinir, Adapazarı'nda..

Nüfus sayım günü sokağa çıkma yasağı nedeniyle bomboş otoyolda (Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur ve olamaz) sayım görevlisi 'bariyerlere' çarpıp ölmez. Burada ölür, Gebze'de

Dünyanin hiçbir yerinde aynı işyerinde biri gece, biri de gündüz vardiyasında çalışmakta olan ve her ikisi de 'mobilet' kullanan bir baba-oğul, birisi işten çıkıp eve gider, öteki evden işe gelirken bir kavşakta karşılaşmazlar ve birbirlerine selam vermek için ellerini kaldırınca çarpışıp her ikisi de ölmezler. Burada olur, Konya'da...


Dünyanın hiçbir yerinde marangoz atölyesinde çalışan işçiler paydosta üzerlerindeki talaşları temizlemek için birbirlerine 'kompresör' tutarlarken, biri ötekine şaka yapmak için kompresörü onun arkasına tutmaz, öteki de 'şaka öyle olmaz böyle olur' diye aynı kompresörü berikinin makatına sokmaz ve adam bağırsakları atlayarak ölmez. Bizde olur, İstanbul, Ayazağa'da...


Dünyanın hiçbir yerinde gemi mühendisi kazanı kontrol etmek için kazana girdiğinde biri gelip kazanın kapağını kapatmaz ve sonra da gemi yola çıkmaz. Bizde olur, Kocaeli, Dilovası'nda...

Dünyanın hiçbir yerinde bir adam ayakkabısının içine kaçan taştan kurtulmak için elektrik direğine yaslanıp ayakkabısını çıkarıp silkelediğinde, yoldan geçen bir başkası onu elektrik çarptığını sanmaz ve elektrikle bağlantısını kesmek amacıyla kafasına kürekle vurarak onu öldürmez. Bizde öldürür, Rize'de..
Logged
Hakan Boran
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #9 : 02 Mart 2008, 18:28:40 »

Süzülmek mi istersiniz, sürünmek mi?
 
 
 
 Zirvelerde kartallarda bulunur yılanlar da; ancak birisi oraya süzülerek diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok nereden ve nasıl geldiğinizdir.
Cenap Şahabettin
 
Kendini yönetmeyi öğren!
 
 
 
 Bir insanın sahip olabileceği en iyi kişilik özellikleri şunlardır:
1. Yapmanız gerekeni yapın.
2. Bunları yapılması gereken zamanda ve yapılması gerektiği gibi yapın.
3. Tüm bunları isteseniz de istemeseniz de yapın.
Thomas Henry Huxley
 
 
 
 
 
 
 
 
İyimser düşünmek öğrenilebilir
 
 
 
 
 Olumsuz düşünen kişi, çiğ bir yumurtayı bütün halde kabuğuyla yutmuş bir adama benzer. Yumurtanın kırılacağı korkusuyla hareket edemez, civciv çıkacağı korkusuyla da hareketsiz duramaz.
Rus Atasözü
 
 
Gelecek de bir gün gelecek!
 
 
 
 
 Gelecek; güçsüzler için ulaşılmazlık, korkaklar için bilinmezlik, cesurlar için şanstır.
Victor Hugo
 
 
Başarı kime göre, ne demektir?
 
 
 
 
 BAŞARININ ANLAMI

4 yaşınızdayken başarının anlamı.....altınıza kaçırmamaktır
12 yaşındayken başarının anlamı.......... kalabalık bir arkadaş grubuna sahip olmaktır
20 yaşındayken başarının anlamı..... cinsel hayatınızın aktif olmasydır
35 yaşındayken başarının anlamı.....zengin olmaktır
60 yaşındayken başarının anlamı..... cinsel hayatınızın
aktif olmasıdır
70 yaşındayken başarının anlamı.....kalabalık bir arkadaş grubuna sahip olmaktır
80 yaşındayken başarının anlamı.....altınıza kaçırmamaktır
   
 
 
 
 
Su kadar sakin ve esnek ol!
 
 
 
 
 Dünyada hiçbir şey, su kadar yumuşak ve ince değildir. Fakat büyük kayalar gibi sert ve sabit şeyleri, hiçbir şey su kadar iyi bir şekilde eritip parçalayamaz. Lao- Tse
   
 

 

PRENSİPLER SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA  KAYA GİBİ DURUN, ZEVKLER SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA AKINTIYA KAPILIP YÜZÜN……(THOMAS JEFFERSON)
Logged
Hakan Boran
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: tunçalp
Mesaj Sayısı: 124



« Yanıtla #10 : 02 Mart 2008, 18:34:55 »

hoşbulduk sonerciğim .uzun zamandır yazmak istiyordum da ancak bugüne nasip olsu!
selamlar .bebegi öp benim icin
Logged
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #11 : 02 Mart 2008, 19:37:12 »

olmaz olmazlar olmus.valla aglayalimmi , gulelimmi karar veremedim.
Logged
Hüseyin Bahadır Tosun
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: İhtiyarlar
Mesaj Sayısı: 170



WWW
« Yanıtla #12 : 31 Mart 2008, 21:49:00 »

paylaşım için teşekkürler.







Logged
Sabiha Oğuz
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 283


« Yanıtla #13 : 24 Ağustos 2008, 17:48:03 »

Adam Hindistan sokaklarında dolaşırken başına BUDA heykeli düşmüş.
"Başıma buda mı gelecekti " demiş.
Logged
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!