10 Haziran 2026, 16:09:18 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: « 1 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsalık nereye gidiyor  (Okunma Sayısı 27063 defa)
Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #30 : 28 Ekim 2008, 22:00:20 »



12 Eylül 2008 / 00:25
                                              Kızların jiletli kavgası 
Bursa'nın Karacabey ilçesinde, lise öğrencisi iki kız arasında erkek arkadaş meselesinden çıkan kavgada bir kişi jiletle yaralandı.
 
Alınan bilgiye göre, Karacabey Lisesi 2. sınıf öğrencileri D.B. (16) ile Sadık Yılmaz Anadolu Ticaret Lisesi lisesi 3. sınıf öğrencisi B.Ü. (17), Karacabey Antik Parkı'nda karşılaştı.

Daha önce erkek arkadaş meselesinden aralarında sorun yaşandığı öğrenilen kız öğrenciler, aynı konuda yeniden tartışmaya başladı.

Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu B.Ü, D.B'yi jiletle yaraladı.

Yaralı öğrenci, Karacabey Devlet Hastanesine kaldırıldı. Vücudunun çeşitli yerlerinde kesikler meydana gelen D.B, doktorların yüzünde iz kalabileceğini söylemesi üzerine annesi tarafından
 
Bursa'daki bir hastaneye götürüldü.

Gözaltına alınan B.Ü, emniyette sorgulamasının tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
 
 Haber aktüel
 
Logged

Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #31 : 01 Kasım 2008, 18:10:56 »




                  Kayın pederi ile maaş evliliği

Ahlaksız mikaha imza attılar... Mersin'de akıllara durgunluk verecek bir evlilik yaşandı.
 

 
Haber Tarihi: 1 Kasım 2008

 Babasının Bağ-Kur maaşını kaybetmemek için eşiyle resmi nikah kıydırmayan iki çocuk annesi Günnur Güllüler, eşinin de isteğiyle 1.500 YTL'lik maaşı alabilmek için kayınpederiyle evlendi.

TSK'da yüzbaşıyken görevinden ayrıldıktan sonra bir firmada muhasebe müdürlüğü yapan Adana'nın tanınmış isimlerinde Selahattin Özgen (85) emekli oldu. 4 çocuk babası Özgen, 1997'de eşi Semiha Özgen'i kaybetti. Bir süre sonra sağlık sorunları yaşamaya başlayan yaşlı adama ortanca oğlu Salih Arpat Özgen (61) bakmaya başladı. Mersin'in Çamlıyayla ilçesinde babasına bir ev ve bakıcı tutan Özgen, haftada bir kez Adana'dan giderek babasının ihtiyaçlarıyla ilgilendi.

BABASINI GÖSTERMEDİLER

İstanbul'da yaşayan kardeş Bahadır Özgen de, Mersin'e yerleşmeye karar verdi. Bu sırada baba Özgen'in evinde yangın çıktı. Bunun üzerine, Bahadır Özgen ve dini nikahlı eşi Günnur Güllüler, baba Özgen ile birlikte yaşamaya başladı. Salih Arpat Özgen de, babasına daha iyi şartlarda bakılması için kardeşine Çamlıyayla'da 3 katlı bir ev aldı. Özgen, "Bir süre sonra kardeşim, babamı bize göstermez oldu" iddiasında bulundu. İşte olanlar bundan sonra oldu.

4 AY SONRA ÖLDÜ

Bahadır Özgen, 8 Ağustos 2000'de dini nikahlı eşi Günnur Güllüler ile babasına resmi nikah kıydırdı. Ailenin diğer fertleri ise kağıt üzerindeki bu ilginç evliliği, 31 Aralık 2000'de babalarının vefat ettiği gün öğrendi. Bahadır Özgen, babasının mevlidinde kardeşine, "Babama kendi iki çocuğumun annesiyle nikah yaptırdım" dedi. O an kafasından aşağıya sanki kaynar sular döküldüğünü belirten Salih Özgen, "Bir insan nasıl olur da kendi çocuklarının annesi ile babasına nikah yaptırır? Üstelik o zaman babam yatalaktı ve akli dengesi yerinde değildi. Rapor alınması gerekiyordu" diye konuştu.

YARGITAY’A GiDECEK

Salih Özgen, konuyu 2006 yılında yargıya taşıdıklarını belirtti. Özgen, kardeşinin ve Güllüler'in mahkemede, evlenmenin hukuka aykırı olmadığını, babasının bakıma muhtaç olduğu için nikah kıydırdıklarını söyleyerek savunma yaptıklarını açıkladı. Mahkemenin, nikahın iptali istemini reddettiğini kaydeden Özgen, Yargıtay'a gideceğini kaydetti.
 
 

Bügün
Logged

Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #32 : 06 Kasım 2008, 10:26:36 »



Ağlamasaydı, 'bomba' diye patlatacaklardı!

Giresun'da çanta içerisinde sokağa terk edilmiş bir bebek bulundu. Olay yerine gelen ekipler, fünye bağlamak için yaklaştıkları çantadan bebek ağlaması sesi geldiğini duydu.
 
 
 
Alınan bilgiye göre, Gedikkaya Mahallesi'ndeki Göğüs Hastalıkları Hastanesi önündeki dolmuş durağına bırakılan çantayı gören vatandaşlar, durumu polise bildirdi.

Olay yerine gelen ekipler, fünye bağlamak için yaklaştıkları çantadan bebek ağlaması sesi geldiğini duydu. Açılan çantada, 5 günlük olduğu sanılan bir erkek bebek bulundu. Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırılan bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Polis bebeği sokağa terk eden kişi ya da kişilerin bulunması için çalışma başlattı.
 
haber vaktim
Logged

Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #33 : 24 Kasım 2008, 11:03:55 »

Logged

Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #34 : 21 Aralık 2008, 00:04:13 »


Küçük Alpay, çeyiz sandığında ölü bulundu

Fatih'te 20 gündür kayıp olan 11 yaşındaki çocuk çeyiz sandığında ölü bulundu. Olayla ilgili inceleme yapan Asayiş ekipleri, cinayeti itiraf ettiği öğrenilen zanlı abla S.D.'yi gözaltına aldı.
 
 
 
 
Edinilen bilgiye göre, Fatih Keçeci Karabaş Mahallesi Kaşıkçı Çıkması Sokak No: 3'teki gecekondudan 22 Kasım tarihinde kaybolan Alpay S. (11) isimli çocuğun cesedi bulundu.

Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, olayın ardından aile fertlerini tek tek sorguladı. Sorgulama sırasında 17 yaşındaki abla S.D.'nin, kardeşini bıçakla öldürdükten sonra odasında bulunan çeyiz sandığına koyduğunu itiraf ettiği öğrenildi.

Bunun üzerine evde arama yapan polis, S.D.'nin odasındaki çeyiz sandığında Alpay'ın cesedini buldu. Savcının evde yaptığı incelemenin ardından Alpay'ın cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.

Evde bulunan ve abla S.D.'ye ait olduğu bildirilen masaüstü bilgisayara da polis ekipleri tarafından incelenmek üzere el konuldu.

Bu arada, özel bir televizyonda yayınlanan sabah programına katılan zanlı abla S.D., program sırasında, "Ablacığım beni duyuyorsan kaç gel. Seni çok özledik." diyerek gözyaşı dökmüştü. Abla S.D.'nin kokmasın diye cesedi koyduğu sandığın içini naftalinle doldurduğu öğrenildi.

Öte yandan, olayı öğrenen anne ve baba fenalaşarak Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. (CİHAN)
 
 
 
 
Logged

Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #35 : 27 Aralık 2008, 18:06:51 »

Uyurken başını elektrikli testereyle kesmiş 27 Aralık 2008
 
 
Soner KOCAER- Fevzi KIZILKOYUN/ANTALYA- ANKARA, (DHA)
 
 
 
Akrabası tarafından kaçırılan, vücudu parçalara ayrılan ve cesedinin parçaları sobanın içinde bulunan 11 yaşındaki Ural'ın nasıl öldürüldüğü ortaya çıktı. İşte Ural cinayetinin arkasındaki sır perdesi....


11 YAŞINDAKİ URAL'IN AİLESİ YASTA

Antalya'da aralarında husumet bulunan akrabası kuyumcu Yusuf Ziya Çelikcan'ın oğlu 11 yaşındaki Ural Giray Çelikcan'ı, 200 bin euro fidye için kaçıran 27 yaşındaki Beşir A. H.'nin, talihsiz çocuk uykudayken başını elektrikli testereyle kestiği ortaya çıktı. Ural'ın vücudunu da aynı testereyle parçalara ayırıp sobada yakan Beşir A.H.'nin, fidye için buluşma yeri vermesine karşın cinayeti neden işlediği henüz çözülemedi. Olay yerinde ve testereyi satın aldığı yapı market mağazasında tatbikat yaptırılan vahşetin zanlısı Beşir A.H. tutuklandı.

Özel bir okulda okuyan Ural Giray Çelikcan, geçen çarşamba günü Metin Kasapoğlu Caddesi'ndeki evine gitmek üzere okul servisine bindi. Çelikcan, caddeye 50 metre uzaktaki evlerine yakın noktada servisten indi. Oğlunun oturdukları 3'üncü kattaki evlerinin balkonundan geldiğini gören anne Sedef Çelikcan da içeri girip kapıyı açtı. Bir süre sonra oğlu eve gelmeyince paniğe kapılan Sedef Çelikcan, 5 yıldızlı bir otelde kuyumcu mağazası olan eşi Yusuf Ziya Çelikcan'a haber verdi. Çelikcan çifti, Demircikara Polis Merkezi'ne giderek kayıp başvurusunda bulundu.

200 BİN EURO FİDYE İSTEDİ

Bu arada Yusuf Ziya Çelikcan'ı cep telefonundan arayan, aralarında daha önceden husumet de bulunan halasının oğlu Beşir A. H., oğlunu kendisinin kaçırdığını ve 200 bin euro karşılığında serbest bırakacağını söyledi. Çelikcan'ın bu gelişmeyi bildirmesi üzerine harekete geçen polis ve jandarma ekipleri ortak çalışma başlattı.

Antalya Emniyeti Gasp Bürosu dedektifleri, savcılık talimatıyla Çelikcan ve Beşir A.H.'nin cep telefonlarını teknik takibe aldı. Çelikcan, polisin yönlendirmesiyle bir süre sonra kendisini tekrar arayan Beşir A.H.'ye 5M Migros önünde buluşma yeri verdirdi. Bu arada cep telefonu sinyalinden yola çıkan polis, Beşir A. H.'nin Antalya merkeze bağlı Duacı Köyü'nde olduğunu belirledi. Gasp Bürosu'na bağlı 3 ekipten oluşan ve aralarında bir emniyet amirinin de bulunduğu 11 polis, derhal Duacı Köyü'ne gitti.

UYURKEN BAŞINI KESTİ

Bu gelişmeler yaşanırken zanlı Beşir A.H., evde uyuyan Ural Giray Çelikcan'ın başını elektrikli testereyle kesti. Beşir A.H. daha sonra da talihsiz çocuğun kollarını ve bacaklarını kesti. Beşir A.H., çocuğun önce başını ardından da ikiye böldüğü sol bacağını, sağ bacağının alt kısmını ve yine ikişer parçaya ayırdığı kollarını aynı sobada yaktı. Bu sırada eve baskın düzenleyen polis, Beşir A. H.'yi suçüstü yakaladı, çocuğa ait gövde kısmıyla sağ bacağın baldır kısmının dışındaki bölümlerinin yandığı anlaşıldı.

Gözaltına alınan Beşir A. H.'nin, Duacı Köyü'ndeki villayı 20 gün önce aylık 400 YTL'ye kiraladığı, 07 SZ 613 plakalı beyaz renkli otomobille kuzenini kaçırdığı, cinayetten bir gün önce Aspendos Bulvarı'ndaki bir yapı marketten elektrikli testereyi satın aldığı belirlendi.

Beşir A.H.'ye, dün gece jandarma ekiplerince olay yerinde tatbikat yaptırıldı. Dün de cinayet öncesinde alışveriş yaptığı mağazalarda yer gösterme yaptırılan Beşir A.H.'nin Antalya İl Jandarma Komutanlığı'ndaki sorgusu sürüyor.

GÖZYAŞLARIYLA TOPRAĞA VERİLDİ

Vahşice katledilen Ural Giray Çelikcan'ın cenazesi, dün Ankara'daki Kocatepe Camii'ne getirildi. Camide anne Sedef, baba Yusuf Ziya ve kızları İdil Çelikcan’ın yanı sıra akrabaları, yakınları ile sınıf arkadaşları da hazır bulundu. Baba Yusuf Ziya Çelikcan, oğlunun tabutunu okşayarak gözyaşı döktü. Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Çelikcan’ın cenazesi Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Vahşi cinayet kurbanı Ural Giray Çelikcan için ailesi ve akrabalarının yanı sıra sınıf ve okul arkadaşları da ardından gözyaşı döktü.

 
 
Logged
Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #36 : 04 Mart 2009, 20:58:35 »





                     İşte başı kesilen genç kız


Etiler'deki bir çöp kontenyırında, genç bir kıza ait parçalanmış ceset bulundu.
Beşiktaş’ta çöp konteynerinde bulunan parçalanmış kadın cesedinin, 18 yaşındaki Münevver Karabulut’a ait olduğu
anlaşıldı.

Alınan bilgiye göre, Etiler Dilek Yıldızı Sokakta çöplerin arasındaki kağıtları toplayan bir kişi tarafından çöp konteynerinde bulunan parçalanmış cesede ilişkin yapılan incelemede, cesedin 18 yaşındaki Münevver Karabulut’a ait olduğu tespit edildi.

Bolu’nun Mengen ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirlenen Karabulut’un, bir dershaneden eğitim aldığı ve ÖSS’ye hazırlandığı öğrenildi.


İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin, başı bir poşete konulan, vücudu ise bir gitar kutusuna yerleştirilen Münevver Karabulut’un öldürülmesine ilişkin 3 kişinin ifadesine başvurduğu ve olayla ilgili soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürdüğü kaydedildi.
İnternet haber
Logged

Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #37 : 05 Mart 2009, 00:24:23 »

abi cezalar kimseyi caydırmıyor.suç işleyenin yanına kar kalıyor maalesef.
Logged
Ali Ihsan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Süllüler
Mesaj Sayısı: 51


« Yanıtla #38 : 05 Mart 2009, 17:10:59 »

Cezayı uygulayana verecenki, yani kanunu çıkaranlara, adam gibi kanun çıkarsınlar. Cezalar caydırıcı olsun.
Logged
Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #39 : 23 Mart 2009, 00:44:22 »



TOPLUM ÇOCUKLARI ŞEYTANLAŞTIRIYOR

Toplumdaki sevgisizlik, mutsuzluk ve kargaşa gün geçtikçe daha da fazla artıyor. İngiltere'de çocuklarla ilgili hazırlanan bir raporda çocukların toplum tarafından 'ŞEYTANLAŞTIRILDIĞI' ortaya konulmuştur.Raporda ülke genelinde çocuklara karşı tutumların sertlefltiği, tutuklanan çocukların sayısının çok fazla olduğu belirtilmiştir. Bu gerçek toplumda Kuran ahlakının yaşanmasının hayati önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Çünkü Kuran ahlakına uyan insanlar, birbirlerine karşı son derece merhametlidir. Böyle kişiler arasında sevgisizlik, mutsuzluk, kargaşanın olması mümkün değildir.

Yüce Rabbimiz ayetlerinde şöyle buyurur:

    Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi. Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları Kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir. (Maide Suresi, 15-16)


Müslümanlar, için diğer Müslümanlar kendi nefislerinden evladır. Kendilerinden önce birbirlerini korur, birbirlerini yüceltir, birbirlerine değer verirler. Özellikle korunmaya muhtaç bir çocuk söz konusuysa kendini bir kenara bırakarak Allah rızası için zevkle ve şefkatle ona yardımcı olurlar. Dolayısıyla Müslüman bir toplumda daima huzur vardır. Herkes Allah rızasına uygun hareket edeceği için kargaşa olmaz, suç işlenmez. Allah'tan korkan müminler birbirlerine karşı son derece fedakar ve merhametli olurlar. Allah'ın dilemesiyle huzur içinde, mutlu ve sevgiyle yaşayabilirler. Allah sevgisi ve korkusunun yoğun olarak yaşandığı insanlar arasında ne sevgisizlik kalır ne mutsuzluk. Allah Kuran'da insanlar arasında sevgiyi, yardımlaşmayı övmüş, güzel ahlakı emretmiştir. İnsanlar fıtrat olarak sevgiye, güzelliğe eğilimlidir. Mutlu olmak isterler. Fakat mutluluğu dünyevi sebeplerde aradıklarında, büyük bir yanılgıya düşer aradıkları huzur, güven ve sevince bir türlü ulaşamazlar.

Allah bir ayetinde, insanların fıtratının Kuran ahlakına uygun olarak yaratıldığını belirtmiştir:

    Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler. (Rum Suresi, 30)


Para ya da mal hırsı şeytanın oyunlarından biridir. İnsanlar ahireti düşünmeden, iman etmeden, sadece dünyadaki çıkarları için yaşadıklarında adeta şeytanın birer dostu haline gelirler. Fakat onlar bunu yaparken, Kuran'da belirtilen şu gerçekten habersizdirler: "... şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız" bırakandır." (Furkan Suresi, 29) İşte bu yüzden hergün gazetelerde insanların gitgide "şeytanlaştıklarına" dair haberlere rastlamak neredeyse olağan bir şey haline gelmiştir. Suç işleyen çocukların, katil, sapık, saldırgan insanların sayısı ürkütücü bir düzeye ulaşmıştır. Çözüm, Kuran ahlakının tam olarak yaşanması, Allah sevgisi ve korkusu ile hareket edilmesidir.

30 Ağustos 2008
alıntı
Logged

Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #40 : 12 Eylül 2009, 22:34:55 »


           Selden sonraki ikinci felaket: YAĞMA

12 Eylül 2009 Cumartesi : 15:03 HABER / YORUM



Prof. Tarhan, 'Oryantalistler Osmanlı tarihinde yardımlaşma ve kul hakkı gibi erdemli vasıflardan bahsederken biz hızla Ortaçağ’ın insani olmayan özelliklerine geri dönüyoruz' dedi.
 
 
İzzet Taşkıran’ın haberi

Moral FM’deki Hayata Dair programında çarpıcı saptamalar yapan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul’da yaşanan sel felaketinde yaşanan yağma olaylarını değerlendirdi.

Şu anda yurt dışında olduğu için yaşanan olayları internetten takip edebildiğini belirten Prof. Tarhan, “İnsanın ruhunu en çok zedeleyen görüntülerse yol kenarlarında vatandaşlarımız can çekişirken bazılarının yağma yapması oldu. Bana göre yağmaların acımasızca yapılması selden daha büyük ikinci bir felakettir.” diye konuştu.

SELDEN SONRA İKİNCİ FELAKET YAĞMA OLAYLARI

Ünlü Psikiyatr, “Oryantalistler Osmanlı tarihinde yardımlaşma, dürüstlük ve kul hakkı gibi erdemli vasıflardan bahsederken biz hızla Ortaçağ’ın insani olmayan özelliklerine geri dönüyoruz” diyerek şöyle devam etti:

“Oryantalist seyyahlar yazdıkları kitaplarda kapısı kilitlenmeyen evlerden ve dükkânlardan bahsederlerdi. Bunun sonucunda Batı Endülüs’ü örnek alıp Protestan ahlakını ortaya koydu ve hızla gelişmeye başladı. Bizde 300 yıl sonra bu güzel vasıflarımızı terk ederek Ortaçağ ahlakıyla bezendik. Acaba bu neden kaynaklandı? sorusunun cevabını geleceğimiz açısından vermek zorundayız.”

ABD’de geçtiğimiz günlerde başından geçen bir olayı örnek gösteren Prof. Tarhan, “Yemek yediğim yerde içinde evraklarımın ve paramın bulunduğu çantamı unuttum. Bunu 3 saat sonra fark ettim. Geri dönünce mekân sahiplerinin çantamı alıp bana vermek üzere sakladıklarına şahit oldum. Acaba aynı olay İstanbul’da olsaydı ne olurdu?” diyerek kaybetmeye başladığımız bazı değerleri hatırlattı.

“BIRAKIN FAKİRLER NASİPLENSİN DÜŞÜNCESİ ÇOK SAKINCALI”

Tarhan sel felaketinde yaşanan yağma olaylarıyla ilgili “bırakın fakirler bundan nasiplensin nasıl olsa sigorta şirketleri ödeyecek” şeklindeki düşüncelere şiddetle karşı çıkarak  “Yaşanan afette milletin mallarını çalanlar ve bu durumda empati yapmayanlar aslında Türkiye’nin geleceğini çalıyorlar. Her anne ve babanın bu durumu çocuklarına anlatması gerekir” dedi.

“Batılılar bizim atalarımızın ahlakını almış yaşıyorlar bizde Orta Çağ’ın özellikleriyle yaşıyoruz. Gerçekte galip olanın Batı medeniyetin değil de, oradaki hak meziyetlerin olduğunu görüyoruz. Dürüstlük, çalışkanlık ve erdemli olma gibi değerler insanın orta ve uzun vadede yararına olan özelliklerdir.”

ERDEMLİLİK Mİ YOKSA ÇIKARCI OLMAK MI FAYDALI

“Erdemlik olmak mı yoksa çıkarcılık mı karlıdır? Yalancılık kısa vadede yararlı gibi gözükse de bunu yapmakla geleceğimizi kaybetmiş oluyoruz. Gelecek kuşakların hayatını çalmış oluyoruz. “

“Emek vermeden bir şeyleri elde etmeyi cazip hale getirmek çok büyük bir tehlikedir. Her şeyi kısa vadede elde etmek isteyen insan nefsi bunu istiyor. Fakat uzun vadedeki başarı emek vermek ve alın teri ister. Maalesef bizim değer yargılarımız hızla değişiyor. Biraz erdemli bir kişiyi gördüğünüzde hemen ne kadar dürüst bir kişi diyorsunuz? Halbuki olması gereken özellikte budur.”

Moralhaber.Net
 
  
Logged

Sayfa: « 1 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!