02 Haziran 2026, 14:22:40 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili  (Okunma Sayısı 6675 defa)
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« : 07 Mart 2009, 19:12:43 »

Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü

Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı

Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler(1)

Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi

Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu Adını Muhammed koydular" haberini aldılar

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler Yahudi, "Beni ona götürün" dedi
Yahudi ile beraber kalkıp Hz Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı Kendine gelip ayıldığı sırada,

"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler

Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti Ellerinden kitap da gitti Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir

"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver"

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı(3)

Aynı gece Hz Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:

"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük"

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12 Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi

Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti Fakat bir de baktılar ki Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi

Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü

Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi

Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir

Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin

Kaynaklar:
(1)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:60
(2)Age, 1:162-163
(3)Taberî Tarihi, 2:125; İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102
(4)Age, 1:102
(5)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102
(6)Bediüzzaman, Mektûbat,s:161,162
 
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Muammer Tunahan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28


www.muammertunahan.com


WWW
« Yanıtla #1 : 07 Mart 2009, 22:46:18 »

Mevlit Kandilinin idrak edildiği bu gece her Müslüman için bir bayram gecesidir. Sevgi ve rahmet peygamberi olan Kutlu Nebi’nin:

“İman etmedikçe, cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız.”

Buyurduğunu hatırlatarak sizlere sevgi, mutluluk, huzur, kardeşlik ve esenlik diliyorum. Mevlit Kandiliniz mubarek olsun

www.muammertunahan.com
Logged

www.muammertunahan.com

   Eğitime Dair Her Şey!..
Ali Ihsan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Süllüler
Mesaj Sayısı: 51


« Yanıtla #2 : 07 Mart 2009, 23:23:04 »




Bütün islam aleminin, mevlid kandilini kutlar.
Hayırlara vesile olması dileğiyle, hayırlı kandiller.
Logged
Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #3 : 08 Mart 2009, 00:30:30 »



Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Mevlit kandiliniz mübarek  olsun..
« Son Düzenleme: 08 Mart 2009, 01:12:29 Gönderen: Mehmet Sayın » Logged

Orhan Oğuz
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 434



« Yanıtla #4 : 08 Mart 2009, 00:42:17 »

Bütün köylülerimizin mübarek mevlid kandilini kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim.
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #5 : 08 Mart 2009, 12:08:06 »

Alemlerin efendisinin dünyaya teşrifinin seneyi devriyesi,kutlu olsun,beşeriyetin uyanışına vesile olması temennisiyle,mübarek olsun kandilimiz.
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Hasan Aksöz
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Münüsel
Mesaj Sayısı: 13


« Yanıtla #6 : 08 Mart 2009, 16:16:39 »

Mübarek mevlit kandilinin tüm hemşehrilerime ve islam alemine hayırlı olmasını dilerim.
Logged
Abdulkadir
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: köy imamı
Mesaj Sayısı: 1089


« Yanıtla #7 : 08 Mart 2009, 16:25:45 »

Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili

   Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

   O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

   İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

  Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

  Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

  O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)

  Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

   Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.

Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:

"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.

Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.

Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.

Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.

Kaynaklar:
(1)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:60.
(2)A.g.e, 1:162-163.
(3)Taberî Tarihi, 2:125; İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102.
(4)A.g.e., 1:102.
(5)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102.
(6)Bediüzzaman, Mektûbat,s:161,162.
Logged
Sabiha Oğuz
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 283


« Yanıtla #8 : 08 Mart 2009, 16:33:42 »

Peygamber Efendimiz (a.s) miladi 571 senesinde rebiül-evvel ayının on ikinci pazartesi günü tanyeri ağarırken mekke'de dünyaya
teşrif ettiler. efendimiz (A.S.) annesinden sünnetli ve göbeği kesik olarak doğmuştu.
   Doğarken çocukları yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini yere dayamış, başını semaya kaldırmış bir vaziyette doğdu. Annesi
Hz. Amine validemiz onun dünyaya geldiği zaman " ümmeti ümmeti" diye Rabbisine münacatta bulunup yakardığını işitti.
 
                        Mevlid Kandilinizi kutlarım.
Logged
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #9 : 08 Mart 2009, 17:32:03 »

BAHARIN GELİŞİYLE NASIL UYANIRSA TABİAT,BU MÜBAREK KANDİLİNDE TÜM İSLAM ALEMİNİN UYANIŞINA VESİLE OLMASINI RABBİMDEN NİYAZ EDERİM. KANDİLİNZ MUBAREK OLSUN
Logged
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« Yanıtla #10 : 08 Mart 2009, 17:39:02 »

BAHARIN GELİŞİYLE NASIL UYANIRSA TABİAT,BU MÜBAREK KANDİLİNDE TÜM İSLAM ALEMİNİN UYANIŞINA VESİLE OLMASINI RABBİMDEN NİYAZ EDERİM. KANDİLİNZ MUBAREK OLSUN

NE GÜZEL BİR DUA BU ABLACIM..AMİNNNNN...AMİNNN...AMİNNN...
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Esmahan Oğuz Erdal
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 139



« Yanıtla #11 : 08 Mart 2009, 22:24:25 »




Bütün islam aleminin, mevlid kandilini kutlar.
Hayırlara vesile olması dileğiyle, hayırlı kandiller.

 ne güzel bir resim  bakmaa doyamıorum mevlam bizleride oraya
çağır(AMİİN)
 TÜM  İSLAM ALEMİNİN KANDİLİ KUTLU OLSUN.
Logged

‎- Okuyarak anlayamazsın hiçbir zaman "Hayat" denen o defteri.. Kaybedince anlar insanoğlu elinde tuttuğu o Kıymeti..!
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!