26 Temmuz 2026, 17:04:39 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlginç hikayeler  (Okunma Sayısı 2892 defa)
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« : 24 Ocak 2009, 16:19:16 »

Allahsız Osman

İstanbul'da 1800'lü yıllar... O zamanın ünlü kabadayılarından Ustura Kemal ve arkadaşları Karacaahmet Mezarlığı'nın karşısında bi evin bahçesinde çilingir sofrası kurmuşlar. İçki masası muhabbeti tüm hızıyla devam ederken laf dönüp dolaşıp mezarlık ve ölü konusuna gelmiş.
İçinde zırnık Allah korkusu ve vicdan bulunmadığını iddia ettiği için lakabı Allahsız Osman olan bir kabadayı "Ulan ölü ne ki be?! Sen sağ olanlardan kork ölüden kimseye zarar gelmez" demiş.
Ustura Kemal da muhabbeti koyulaştırmak için "Ulan Osman madem ölüden korkmuyosun gel şunu iyiden iyiye ispatla bize" diye dalga geçmiş.

Allahsız Osman bunu nasıl yapacağını sorunca Ustura Kemal

"Aha şu karşıdaki Karacaahmet mezarlığını görüyosun. Madem Allah'a inanmaz ve ölüden korkmazsın bu gece 12'de mezarlığa girip sana vereceğimiz kazığı mezarlığa içinde bi yere çak. Sabah biz gidip kazığın orada olup olmadığına bakarız. Eğer orada bi kazık varsa seni takdir ederiz" demiş.
Allahsız Osman aslında gece mezarlığa girmek bi yana yanından geçerken bile türkü söyleyen bi adammış. Ama yiğitliğe leke süremeyeceğinden

"Peki ama siz de benimle gece gelip mezarlık çıkışında bekleyeceksiniz" demiş.

Zaten bu konuşmalar akşam saatlerinde yapılıyomuş gece yarısı kalkıp Karacaahmet Mezarlığı'na gitmişler.

Osman gece karanlığında mezarlığın büyük kapısından içeri girmiş. Herkesin Allahsız Osman olarak bildiği o cesur (!) kabadayı mezarlığın içinde

"salavatlar"

getirerek bi elinde kazık bi elinde çekiç ilerlemiş.

Bi mezarın yanına geldiğinde alelacele eğilip kazığı yere çakmış. Korktuğu için de hemen or'dan uzaklaşmak istemiş.
Ama bi'şey giydiği setrenin (o zamanlar erkeklerin giydiği uzunca eteği olan bi tür giysi) ucundan tutmuş.

Allahsız Osman vargücüyle "İmdaaat! Ulan yardım edin. Ölü beni tutuyooo" diye feryat etmiş ama kendinden epey uzakta olan arkadaşlarına sesini duyuramamış.
Bağıra çağıra mezarın üzerine yığılıp kalp krizinden oracıkta ruhunu teslim etmiş.

Uzunca bir süredir mezarlığın dışında bekleyen arkadaşları Allahsız Osman'ın kendilerine oyun oynayıp mezarlığın öteki kapısından çıktığını düşünüp dağılmışlar.

Ertesi sabah ise Ustura Kemal ve arkadaşları kazığın çakılı olup olmadığına kontrol için Karacaahmet Mezarlığı'na gelmiş. Bi bakmışlar ki Allahsız Osman kazıkla beraber setresinin ucunu toprağa çakmış durumda bi mezarın üzerinde cansız yatıyomuş.

Alıntıdır
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Ihsan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Süllüler
Mesaj Sayısı: 51


« Yanıtla #1 : 01 Şubat 2009, 18:40:34 »

AĞZINDAN BAKLAYI ÇIKARMAK

Türkçe de bakla ile alakalı iki deyim vardır Her ikisinde de illiyet, kurutulmuş baklanın zor ıslanması ve zor yumuşamasıyla ilgilidir
Kurutulmuş baklanın ağza alındığında ıslanıp yumuşaması uzun bir süreyi
ilzam eder Sır saklama ve dilini tutma konusunda kendisine itimat edilemeyen kişiler için " ağzında bakla slanmaz" deyiminin kullanılması bu yüzdendir Yani duyduğu bir sırrı hemen başkasına anlatır, demlenesiye kadar yahut bir baklanın ıslanacağı müddet kadar olsun beklemez demeye gelir Baklayla ilgili diğer deyim baklayı ağzından çıkarmaktır Deyim, içimizden geçtiği halde mekan ve zaman müsait olmadığı için nezaket veya siyaset en söyle ( me ) diğimiz şeyler için birisinin bizi ikazı zımnında "çıkar ağzından (dilinin altından) baklayı" demesine işarettir

Deyimin hikayesi şöyle:

Vaktiyle çok küfürbaz bir adam yaşarmış Zamanla kendine yakıştırılan küfür bazlık şöhretine tahammül edemez olmuş Soluğu bir tekkede almış ve durumu tekkenin şeyhine anlatıp sırf bu huyundan vazgeçmek
için dervişliğe soyunmaya geldiğini söylemiş Şeyh efendi bakmış, adamın niyeti halis, geri çevirmek olmaz, matbahtan bir avuç bakla tanesi getirtmiş Bunlara okuyup üfledikten sonra yeni dervişe dönüp tembih etmiş:
-Şimdi bu bakla tanelerini al Birini dilinin altına, diğerlerini cebine koy Konuşmak istediğin vakit bakla diline takılacak, sende küfür etmeme isteğini hatırlayıp o an da söyleyeceğin küfürden geçeceksin Bakla ağzında
ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir baklayı dilinin
altına yerleştirirsin
Adamcık şeyhinin dediği gibi tekkede kalıp kendini kontrol etmeye başlar Bu arada şeyh efendi de bir yere gidince onu yanından ayırmamaktadır Yağmurlu bir günde şeyh ile derviş bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılır ve gençten bir kız çocuğu başını uzatarak,
- Şeyh efendi, biraz durur musun? Deyip pencereyi kapatır Şeyh efendi söyleneni yapar, illa yağmur sicim gibi yağmaktadır Sığınacak bir saçak altı da yoktur Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçer içinden ve tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünür ve,
- Şeyh efendi, der, birkaç dakika daha bekleseniz
Şeyh içinden "lahavle" çekse de denileni yapmamak tarikat adabına mugayir olduğundan biraz daha beklemeyi göze alır O sıra da küfürbaz derviş kendi kendine söylenmeye başlamıştır Yağmurun şiddeti gittikçe artmakta, bizimkiler de iliklerine kadar ıslanmaktadırlar Nihayet pencere üçüncü kez açılır ve kız seslenir:
- Gidebilirsiniz artık!
Şeyh efendi merak eder ve sorar:
- İyi de evladım bir şey yok ise bizi niçin beklettin?
- Efendim, der kız, elbette bir şey var, sizi sebepsiz bekletmiş değiliz Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk Yumurtaları tavuğun altına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur, horoz çıkarmış Annem sizi geçerken gördü de yumurtaları kuluçkaya koydu Münasebetsizliğin bu derecesi üzerine şeyh efendi,
- Ulan derviş, der, çıkar ağzından baklayı
Logged
İsmail Çetin
Aliçerçili
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #2 : 02 Şubat 2009, 18:44:28 »

tşkler 
Logged
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!