Nazmi Soner Oğuz mu?
Taaaa Hüseyin dede,Hikmet-Dursun dayı iken bilirmişde bir Soner bilmezmiş mi bu fakiri?
Adnan'la tavsurumuz var Olukbaşında tığ gibi,Orhan'la tanışırız 1984'den beri,Ya bizim
denizciyle,Ramiz'le,ahbab olmuşuz piknilerde seneler öncesinden...
Hımmmm Soner'le mi?
Meyre com çayırlığında rast geldik,tuttuk güreşi,lakin eşşek düşmedik,kazananı olduk...
"FENERBAHÇE Mİ -Galatasaray mı?"
olmamıştı,haksızlıkdı..
Bir telgraf bulmuştu hak yerini,GS da büyüklüğünü
"FENERBAHÇE Mİ - GALATASARAY MI?"
Bu yeşillikli çayırlıkda çok çalımlar yaptık,estik,esiklettik,adeta resitaller icra eyledik.
Bırakın kartları,uyarı,ikaz yoktu lügatımızda...
Topu hep çayırlıkta,oyunda,oyun içinde tuttuk.Taça giden topa acırım,bizler adına...
Yetmedi "Aliçerçi harmanına" taşıdık çayırlığı,top koşturduk durduk,taca atmadan,hep oyunda tuttuk,atmadık topu "Suğla Gölüne" doğru,hep attık meyre-aliçerçiden içeri...
Bir gusuru varmış FB li olmakmış farkımız...
Vallah-Billah olmadım
İstanbul'a gelince..
Meyre yazılarında,yaylasında sevdam olmuştu
"SARI-KIRMIZI renkler,CİM BOM BOMUM"
Bilirim kanaryayı da,lakin Aslan kralıdır Koru ve Ormanların!..

Çök be Sonerim hep birden Heeeeeeeeeyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy....
