18 Nisan 2026, 13:19:31 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hariçden Gazel Okumak  (Okunma Sayısı 8698 defa)
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« : 04 Kasım 2008, 16:10:24 »


          Mezarlıklara niçin servi ağacı dikilmiştir,yıllarca ecdadımız tarafından?
« Son Düzenleme: 05 Kasım 2008, 16:29:42 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ramazan Oğuz
Yönetici
*****
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 902



WWW
« Yanıtla #1 : 04 Kasım 2008, 21:50:23 »

Neden abi?
Logged
nasibe tuç(altunay)
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: hacılar
Mesaj Sayısı: 17


« Yanıtla #2 : 05 Kasım 2008, 14:15:03 »

Mezarlıklara neden servi ağacı dikilir?

Bunun sebebi  servi kokusunun, cesedin çürüme esnasındaki kötü kokusunu, bastırmasından dolayıdır.
« Son Düzenleme: 05 Kasım 2008, 14:24:45 Gönderen: nasibe tuç(altunay) » Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #3 : 05 Kasım 2008, 16:27:56 »

Mezarlıklara neden servi ağacı dikilir?

Bunun sebebi  servi kokusunun, cesedin çürüme esnasındaki kötü kokusunu, bastırmasından dolayıdır.
Güzel cevap,kutlarım da,devamı var faydasının,paylaşmaya,lütfen!
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #4 : 08 Kasım 2008, 22:41:14 »

Mezarlıklara neden servi ağacı dikilir?

Bunun sebebi  servi kokusunun, cesedin çürüme esnasındaki kötü kokusunu, bastırmasından dolayıdır.


Servi ağaçları rüzgar eserken "Hu Hu Hu" seslerini andıran zikirler ederlermiş.
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #5 : 11 Kasım 2008, 15:59:03 »

Tebeşir,tebeşir olalı,bu kadar tebeşir olmamıştır !...

Tebeşiri irdelemeye,bildiklerimizi,anılarımızı,işlevlerini;

en azından İlkokulu bitirmişisizdir,beraber geçen,beş yıl,

gara tahta başında,sadık arkadaşı mı,yazdıklarını silen,rakibi mi,silgi,silgi...

Ve huzurlarınızda TEBEŞİR...

Buyurmaz mısınız,efendim?
« Son Düzenleme: 11 Kasım 2008, 16:03:22 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #6 : 22 Aralık 2008, 16:23:30 »

Erbain ve Hamsin.

20 Aralık ile 30 Ocak arasındaki 40 güne ERBAİN(Zemheri) denir.
30 Ocak ile 20 Mart arasındai 50 güne   HAMSİN denir.

Yani kış iki devreye ayrılmış oluyor.

Rahmetli dedem ne güzelde anlatırdı,sayarak,Erbain ve Hamsin günlerini.
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #7 : 27 Aralık 2008, 10:50:57 »

Özkök-Erdil kapışması askeri rahatsız etti

27.12.2008 | Anadolu Ajansı | Haber


Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil arasında yaşanan içki polemiği, Genelkurmay Başkanlığı'nı rahatsız etti. Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, bazı eski komutanların yaptığı açıklamalarla ilgili, "Gerçek anlamda hiç kimseye tam yarar sağlamadığını düşündüğümüz bu şekildeki haberlerin ve yorumların medyada yer almasından Türk Silahlı Kuvvetleri olarak üzüntü ve rahatsızlık duyuyoruz" dedi.

Haftalık bilgilendirme toplantısında konuşan Gürak, 16 Aralık 2007'den bu yana K.Irak'a düzenlenen hava operasyonlarının PKK üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi. Gürak, toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Cizre'deki saldırı sırasında, bölgedeki elektriklerin kesik olduğu yönündeki haberlerle ilgili bir soruya Gürak, "Bu konuyla ilgili bizim de araştırmamız devam ediyor. Belki kısmi olarak o bölgede sönmüş olabilir" diye karşılık verdi.
 
Şarap düellosu

Gürak, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin PKK ile ilgili açıklamaları ve Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin Türkiye ziyaretiyle ilgili de "Yakından takip ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Genelkurmay'ın tepkisini çeken tartışma, şarap kriziyle başlamıştı.

Erdil, şarap içmediğini belirttiği Özkök'ü askeri mahkemede yargılanmasından da sorumlu tutmuştu.

Özkök'ten bu iddialara Mevlana'dan alıntı yapılarak

"Bir lafa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye"

karşılığı gelmişti.

Erdil ise Özkök'ün bu çıkışına Ziya Paşa'nın

"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde"

dizeleriyle karşılık vermişti.

« Son Düzenleme: 27 Aralık 2008, 10:53:17 Gönderen: Ali Rıza Özaslan » Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #8 : 03 Ocak 2009, 10:06:50 »

Mutluluk Takvimi

* Yanlış aradığın telefon için, özür dile...

* Sahaflarda dolaş...

* Pozitif ol...

Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Muharrem Özkaya
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Topasanlar&araphocalar&gatıran
Mesaj Sayısı: 74



« Yanıtla #9 : 03 Ocak 2009, 11:01:01 »

Bir zamanlar sahaflarda dolaşmak çok hoşuma giderdi.. Her dükkanın önüne ugrar, kitaplara bakadım...  En az bir saatim geçerdi ama genellikle kitapsız çıkardım... On sefer de ancak bir kez kitap alarak çıkardım... Kahkaha Kahkaha
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #10 : 10 Ocak 2009, 14:34:21 »

Demiryolu

İstanbul demiryolu ile tanışacaktır.Lakin bugünkü Sirkeci'ye gelen hat sarayın bahçesinden geçecektir.Sultan Abdülmecit'e iletilir,fikri sorulur.

Abdülmecit'in cevabı çok manidardır:
Bu ükleye demiryolu döşensin de değil sarayın bahçesinden,benim göğsümden geçsin!...
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #11 : 04 Şubat 2010, 08:38:21 »

HEMŞEHRİ DERNEKLERİ KENDİ MEZARLIKLARINI OLUŞTURUYOR

Geçtiğimiz günlerde gazetede okuduğum bir haber beni epey şaşırttı.

Haberde İstanbul’daki hemşehri derneklerinin kendi mezarlıklarını oluşturduğunu yazıyordu:

“Aynı köyde doğmuşlar, yıllarca çalıştıkları ama hep gurbet gibi gördükleri İstanbul'da öldüklerinde ise aynı yere yan yana defnediliyorlar.

Köy derneklerinin girişimiyle büyük şehirlerdeki mezarlık sıkıntısı son buluyor.

17 ayrı köy derneği, İstanbul Hadımköy'de kendi mezarlıklarını kurdu. Dernek başkanları,

'Hayatta ve mezarda beraberiz.' diyor.

Bu şekilde vefat edenlerin cenazeleri için uzun yolculuklara gerek kalmıyor. Toplamda 80 dönümlük bir araziyi kaplayan mezarlıkların sayısı, diğer köy derneklerinin haber almasıyla her yıl artıyor. Mezarlıkların kimisine kapı yapılmış, kimi ise tellerle çevrili.

Ancak hepsinin ortak özelliği, mezarlıklarda aynı köyde doğan vatandaşların, gurbet olarak gördükleri İstanbul'da yan yana yatıyor olması.”

Her yıl ortalama 50 bin defin gerçekleştirilen İstanbul’da bu şekilde bir alternatifin oluşması oldukça ilginç.

Özellikle bayramlarda köylüler kendi derneklerinin mezarlığına gelip topluca dua ediyor ve kaynaşıyorlarmış.

Bu ilk bakışta faydalı bir olay gibi gözüküyor.

Ancak insanların kendilerini bulundukları şehre ait hissetmeleri noktasında son derece zararlı bir oluşum.
Buna benzer bir yapılanma az da olsa ilimizde de var.

Mesela, ağırlıklı olarak Karadeniz kökenlilerin yaşadığı Yuvacık’ta bir Macir mezarlığı var…

Macirler sadece burada defin yapıyorlar.

Mesela Sarımeşe’de Bulgaristan’dan göç eden yurttdaşlarımız ve Romanya’dan göç eden yurttdaşlarımız için ayrı ayrı mezarlıklar mevcutmuş.

Bana göre artık bunları aşmak lazım.

Misal, benim rahmetlik annanem Çankırılıdır.

Şu anda Balaban Mezarlığı’nda…

Yani Gürcülerin arasında.

Olacak şey mi bu?

Tabii ki bu işin espirisi…

Memleketlerini bırakıp İstanbul’a, Kocaeli’ye yerleşen insanlar artık bulundukları kenti kabullenmeli ve artık oralı(!) olmalıdırlar.

Aslında önemli olan nerede defnedildiğin değil, defnedildiğin yerin temiz, düzenli ve bakımlı olmasıdır.

Filmlerde izliyoruz, İstanbul’a gittiğimizde de bazen şahit oluyoruz.

Hristiyanlar, Yahudiler mezarlıklarına inanılmaz önem veriyorlar.

Bakıyorsunuz, her taraf botanik bahçesi gibi.

Artık bu hemşehri ayaklarını bırakıp insana yakışır mezarlıklar yapmayı öğrenmeliyiz…

03 Şubat 2010 Çarşamba

Kocaeli gazetesi.
Alıntıdır.

Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #12 : 08 Şubat 2010, 16:49:47 »

Otur,sana Sormadım!...

Kadıköy,ağalı Camiileriyle ünlüdür.Osmanağa,Caferağa,İbrahimağa v.b gibi.Çarşı içinde de küçük bir Mescit vardır,KETHUDA...

İstanbul Merkez Vaizlerinden,rahmetli Osman Demirci hocaefendi,Kethuda mescidinde alışılmış derslerinden birini ifa etmektedir.Anlatır,anlatır,konu bitmez,bu esnada Ezan sesi işitilir.

Hocaefendi,cemaata sorar:

Konuyu tamamlamak için,15 (onbeş) dakikanızı alacağım,müsade ederseniz!...

Cemaat cevaplamadan,İmam efendi jet hızıyla:

-Benden yarım saat müsade,devam edin, Hocam der...

Osman Demirci hocaefendi aynı jet hızıyla:

-OTUR,SANA SORMADIM!..

Bu tür anılarımı zaman buldukça sizlerle paylaşmayı sürdüreceğim.

Sağlıcakla kalınız...
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!