30 Mayıs 2026, 15:31:18 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: benim begendigim alıntı şiirler . r.e.güven  (Okunma Sayısı 4829 defa)
Resul Ekrem Guven
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyre Köyü /saraçlar
Mesaj Sayısı: 39


varlıgım türk varlıgına armagan olsun


« : 02 Kasım 2008, 19:15:42 »


Oğuzam Türk menem…
Bayatlardan Türkmenem…
Damarlarındaki asil kan
Aslına çektiğin ırk menem…
Yaprağın asılı dallar
Gövdeni taşıyan kök menem…
Yolunu gözleyen yar
Aşkınla çarpan ürek menem…
Can içre canan bilmişem gavim gardaş, nerdesen…
Yedi koldan Yirmidört boydan gelmişem Orta Asya’dan…
Yayından fırlayan ok
Huduttan hududa atılan mızrak
Deli havalar soluyan kısrak gibi esmişem…
Az gitmişem, uz gitmişem
Dere tepe düz gitmişem…
Kuş uçmaz kervan geçmez dağları
Göçebe adımlarla gezmişem…
Irağı yakın, yurdumu Irak eylemişem…
Tırnaklarımla oymuşam tortu kayaları
Kıraç toprakları gözyaşlarımla sulak etmişem…
Kızgın tohumlar serpmişem
Emek vermişem Aşa getirmişem…
Türk illerine haber salmışam gavim gardaş, nerdesen…
Selçuklu şah-ı sultanlarım adım atmış otağıma
Kapıda karşılamışam civan mert erlerimi
Başım gözüm üstüne berhudar ağırlamışam…
Musul’da Zengiler Kerkük’te Kıpçaklar
Erbil’de Beg Teginliler
Yiğit yatağı Atabegler kurmuşam
Dokuz başlı tuğlar aparmışam yad ellere
Türk’ün adını âlemlere duyurmuşam…
Bayındır Kızanı torunlarımı kucaklamışam
Bahar coşkusu Akkoyunlar gibi ovalara yayılmışam…
Sultan Cined’in emaneti
Şah İsmailimle pişirmişem ham yanlarımı
Ocağımda tüten Safevi ateşiyle alev alev yanmışam…
Genç Osmanlıyla açmışam Bağdat’ın kapısını
Cahiliye devrini hepten kapatmışam…
Dil, din ve ırk özgürlüğüyle donatmışam halkları
Çıra gibi aydınlatmışam kör karanlık tarihi
Çevreme ilim, irfan, ışık saçmışam…
Derin hülyalara dalmışam gavim gardaş, nerdesen…
Ne zaman ki Türk birliğine diş bilemiş düşman
Çapraz fişek silahıma davranmışam…
Zırnık ödün vermemişem haa sevgimden
Korkmamışam heç Ölümleri kuşanmışam…
Yalın ayak koşmuşam Kafkas cephelerine
Sarıkamış harekâtına katılmışam…
Buz kesmiş yüreğim
Allah-u Ekber Dağlarında Katmer katmer kefensiz donmuşam…
Çanakkale’de etten duvar olmuşam
Göğüs göğüse çarpışmışam Allah vekil
Bir adım geçirmemişem gâvuru öteye Üst üste cansız yığılmışam…
Nasıl ki Harb-i cihanlarla zayıflamışam
Güçten kudretten düşmüşem heyhat
Yeraltı kaya yağlarım sulandırmış ağızları
Hemhal manda manda paylaşılmışam…
Öyle ki Et ve tırnak misali ayrılmışam
Süt kuzu yavru gibi koparılmışam
Anadolu’dan Yılanlar tıslamış Köpekler hırlamış ardımdan
Sahipsiz kalmışam gavim gardaş,nerdesen…
Lord planları tayin etmiş kaderimi
Misak-i Milli sınırlar dışına çıkarılmışam…
İtilmişem, kakılmışam, horlanmışam külliyen
Tekme tokat yerlere yatırılmışam…
Dağ ayılarının önüne atılmışam yaralı
Çöl develerinin hörgücüne tepe taklak asılmışam…
Türk menem demişem Türkçe söylemişem
Eskiyaka’da kurşunlara dizilmişem…
Emeğimin hakkını istemişem
Gavurbağ’da linç edilmişem…
Adalet beklemişem İplere gerilmişem…
Eşitlik yeğlemişem
Zab suyu kana bulanmış
Altunköprü’de ekin gibi biçilmişem…
El insaf vicdan dilemişem
Zindanlara sürülmüşem…
Çığlıklarım katlimin sâlası
Diri diri gömülmüşem gavim gardaş, nerdesen…
Duy hele Kimliğim değiştirilmiş
El-Temim olmuş
Türkmen Kerkük Hafızalardan kazınmışam…
Baas Baas bağırmışlar partizanca
Kin kusmuşlar yüzüm barabarı
Evimden yurdumdan göçe zorlanmışam…
Kollarım kırılmış omuzlarımdan İşkencelerle yoğrulmuşam…
Gözlerim kan çanağı Fincan fincan oyulmuşam…
Ölmem yetmemiş kâfire
İp sarılmış cesedime Sokaklarda dolaştırılmışam…
Cıncık gibi ortalığa saçılmış cism-i bedenim
Lime lime dağılmışam gavim gardaş, nerdesen…
Beterin beteri var…
Biri getmiş, ötekiler gelmiş…
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşam…
Mavzerler çevrilmiş üzerime
Tetiklere sarılmış Puştlar
Merhamet beklerken, zulüm bulmuşam…
Böyük devletlerin böyük oyunu
Yok etmek Türk’ün soyunu
Çoraplar örülmüş
Çuvallar geçirilmiş başıma Aslanım; kediye boğulmuşam…
Okumak yazmak yok…
Dilim damağıma bağlanmış
Düşünmem, konuşmam, kızmam yasak…
Başın kaldırıp bakmak
Gözün ucuyla süzmek ne cüret…
Elim ayağıma dolanmış
Oturmam, yürümem, gezmem yasak…
Taş kesilmişem gavim gardaş, nerdesen…
Di gah gel…
Di gel ölem di gel…
Adına gurban olam di gel…
Alnına kanım çalam di gel…
Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen…
Yurdum Türkmen eli, can özüm sen…
Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen…
Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen

                                    Ali Yaşar SARIBAY.

                                             
« Son Düzenleme: 09 Kasım 2008, 10:38:27 Gönderen: Resul Ekrem Guven » Logged

Günahlarım çok olmasına çoktur benim
Ama dinsizler gibi umutsuz degilim
Cennet cehennem umurumda degilsede
Ötede hem şarab olacak hemde sevgilim
(ömer hayyam
Karalar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 1321



WWW
« Yanıtla #1 : 07 Kasım 2008, 20:29:54 »



Oğuzam Türk menem…
Bayatlardan Türkmenem…
Damarlarındaki asil kan
Aslına çektiğin ırk menem…
Yaprağın asılı dallar
Gövdeni taşıyan kök menem…
Yolunu gözleyen yar
Aşkınla çarpan ürek menem…
Can içre canan bilmişem gavim gardaş, nerdesen…
Yedi koldan Yirmidört boydan gelmişem Orta Asya’dan…
Yayından fırlayan ok
Huduttan hududa atılan mızrak
Deli havalar soluyan kısrak gibi esmişem…
Az gitmişem, uz gitmişem
Dere tepe düz gitmişem…
Kuş uçmaz kervan geçmez dağları
Göçebe adımlarla gezmişem…
Irağı yakın, yurdumu Irak eylemişem…
Tırnaklarımla oymuşam tortu kayaları
Kıraç toprakları gözyaşlarımla sulak etmişem…
Kızgın tohumlar serpmişem
Emek vermişem Aşa getirmişem…
Türk illerine haber salmışam gavim gardaş, nerdesen…
Selçuklu şah-ı sultanlarım adım atmış otağıma
Kapıda karşılamışam civan mert erlerimi
Başım gözüm üstüne berhudar ağırlamışam…
Musul’da Zengiler Kerkük’te Kıpçaklar
Erbil’de Beg Teginliler
Yiğit yatağı Atabegler kurmuşam
Dokuz başlı tuğlar aparmışam yad ellere
Türk’ün adını âlemlere duyurmuşam…
Bayındır Kızanı torunlarımı kucaklamışam
Bahar coşkusu Akkoyunlar gibi ovalara yayılmışam…
Sultan Cined’in emaneti
Şah İsmailimle pişirmişem ham yanlarımı
Ocağımda tüten Safevi ateşiyle alev alev yanmışam…
Genç Osmanlıyla açmışam Bağdat’ın kapısını
Cahiliye devrini hepten kapatmışam…
Dil, din ve ırk özgürlüğüyle donatmışam halkları
Çıra gibi aydınlatmışam kör karanlık tarihi
Çevreme ilim, irfan, ışık saçmışam…
Derin hülyalara dalmışam gavim gardaş, nerdesen…
Ne zaman ki Türk birliğine diş bilemiş düşman
Çapraz fişek silahıma davranmışam…
Zırnık ödün vermemişem haa sevgimden
Korkmamışam heç Ölümleri kuşanmışam…
Yalın ayak koşmuşam Kafkas cephelerine
Sarıkamış harekâtına katılmışam…
Buz kesmiş yüreğim
Allah-u Ekber Dağlarında Katmer katmer kefensiz donmuşam…
Çanakkale’de etten duvar olmuşam
Göğüs göğüse çarpışmışam Allah vekil
Bir adım geçirmemişem gâvuru öteye Üst üste cansız yığılmışam…
Nasıl ki Harb-i cihanlarla zayıflamışam
Güçten kudretten düşmüşem heyhat
Yeraltı kaya yağlarım sulandırmış ağızları
Hemhal manda manda paylaşılmışam…
Öyle ki Et ve tırnak misali ayrılmışam
Süt kuzu yavru gibi koparılmışam
Anadolu’dan Yılanlar tıslamış Köpekler hırlamış ardımdan
Sahipsiz kalmışam gavim gardaş,nerdesen…
Lord planları tayin etmiş kaderimi
Misak-i Milli sınırlar dışına çıkarılmışam…
İtilmişem, kakılmışam, horlanmışam külliyen
Tekme tokat yerlere yatırılmışam…
Dağ ayılarının önüne atılmışam yaralı
Çöl develerinin hörgücüne tepe taklak asılmışam…
Türk menem demişem Türkçe söylemişem
Eskiyaka’da kurşunlara dizilmişem…
Emeğimin hakkını istemişem
Gavurbağ’da linç edilmişem…
Adalet beklemişem İplere gerilmişem…
Eşitlik yeğlemişem
Zab suyu kana bulanmış
Altunköprü’de ekin gibi biçilmişem…
El insaf vicdan dilemişem
Zindanlara sürülmüşem…
Çığlıklarım katlimin sâlası
Diri diri gömülmüşem gavim gardaş, nerdesen…
Duy hele Kimliğim değiştirilmiş
El-Temim olmuş
Türkmen Kerkük Hafızalardan kazınmışam…
Baas Baas bağırmışlar partizanca
Kin kusmuşlar yüzüm barabarı
Evimden yurdumdan göçe zorlanmışam…
Kollarım kırılmış omuzlarımdan İşkencelerle yoğrulmuşam…
Gözlerim kan çanağı Fincan fincan oyulmuşam…
Ölmem yetmemiş kâfire
İp sarılmış cesedime Sokaklarda dolaştırılmışam…
Cıncık gibi ortalığa saçılmış cism-i bedenim
Lime lime dağılmışam gavim gardaş, nerdesen…
Beterin beteri var…
Biri getmiş, ötekiler gelmiş…
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşam…
Mavzerler çevrilmiş üzerime
Tetiklere sarılmış Puştlar
Merhamet beklerken, zulüm bulmuşam…
Böyük devletlerin böyük oyunu
Yok etmek Türk’ün soyunu
Çoraplar örülmüş
Çuvallar geçirilmiş başıma Aslanım; kediye boğulmuşam…
Okumak yazmak yok…
Dilim damağıma bağlanmış
Düşünmem, konuşmam, kızmam yasak…
Başın kaldırıp bakmak
Gözün ucuyla süzmek ne cüret…
Elim ayağıma dolanmış
Oturmam, yürümem, gezmem yasak…
Taş kesilmişem gavim gardaş, nerdesen…
Di gah gel…
Di gel ölem di gel…
Adına gurban olam di gel…
Alnına kanım çalam di gel…
Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen…
Yurdum Türkmen eli, can özüm sen…
Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen…
Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen

                                             alıntı
sukranlar paylasim icin
Logged
Arzu Buse Eraslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Tekegızıyil
Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #2 : 07 Kasım 2008, 20:56:10 »



Oğuzam Türk menem…
Bayatlardan Türkmenem…
Damarlarındaki asil kan
Aslına çektiğin ırk menem…
Yaprağın asılı dallar
Gövdeni taşıyan kök menem…
Yolunu gözleyen yar
Aşkınla çarpan ürek menem…
Can içre canan bilmişem gavim gardaş, nerdesen…
Yedi koldan Yirmidört boydan gelmişem Orta Asya’dan…
Yayından fırlayan ok
Huduttan hududa atılan mızrak
Deli havalar soluyan kısrak gibi esmişem…
Az gitmişem, uz gitmişem
Dere tepe düz gitmişem…
Kuş uçmaz kervan geçmez dağları
Göçebe adımlarla gezmişem…
Irağı yakın, yurdumu Irak eylemişem…
Tırnaklarımla oymuşam tortu kayaları
Kıraç toprakları gözyaşlarımla sulak etmişem…
Kızgın tohumlar serpmişem
Emek vermişem Aşa getirmişem…
Türk illerine haber salmışam gavim gardaş, nerdesen…
Selçuklu şah-ı sultanlarım adım atmış otağıma
Kapıda karşılamışam civan mert erlerimi
Başım gözüm üstüne berhudar ağırlamışam…
Musul’da Zengiler Kerkük’te Kıpçaklar
Erbil’de Beg Teginliler
Yiğit yatağı Atabegler kurmuşam
Dokuz başlı tuğlar aparmışam yad ellere
Türk’ün adını âlemlere duyurmuşam…
Bayındır Kızanı torunlarımı kucaklamışam
Bahar coşkusu Akkoyunlar gibi ovalara yayılmışam…
Sultan Cined’in emaneti
Şah İsmailimle pişirmişem ham yanlarımı
Ocağımda tüten Safevi ateşiyle alev alev yanmışam…
Genç Osmanlıyla açmışam Bağdat’ın kapısını
Cahiliye devrini hepten kapatmışam…
Dil, din ve ırk özgürlüğüyle donatmışam halkları
Çıra gibi aydınlatmışam kör karanlık tarihi
Çevreme ilim, irfan, ışık saçmışam…
Derin hülyalara dalmışam gavim gardaş, nerdesen…
Ne zaman ki Türk birliğine diş bilemiş düşman
Çapraz fişek silahıma davranmışam…
Zırnık ödün vermemişem haa sevgimden
Korkmamışam heç Ölümleri kuşanmışam…
Yalın ayak koşmuşam Kafkas cephelerine
Sarıkamış harekâtına katılmışam…
Buz kesmiş yüreğim
Allah-u Ekber Dağlarında Katmer katmer kefensiz donmuşam…
Çanakkale’de etten duvar olmuşam
Göğüs göğüse çarpışmışam Allah vekil
Bir adım geçirmemişem gâvuru öteye Üst üste cansız yığılmışam…
Nasıl ki Harb-i cihanlarla zayıflamışam
Güçten kudretten düşmüşem heyhat
Yeraltı kaya yağlarım sulandırmış ağızları
Hemhal manda manda paylaşılmışam…
Öyle ki Et ve tırnak misali ayrılmışam
Süt kuzu yavru gibi koparılmışam
Anadolu’dan Yılanlar tıslamış Köpekler hırlamış ardımdan
Sahipsiz kalmışam gavim gardaş,nerdesen…
Lord planları tayin etmiş kaderimi
Misak-i Milli sınırlar dışına çıkarılmışam…
İtilmişem, kakılmışam, horlanmışam külliyen
Tekme tokat yerlere yatırılmışam…
Dağ ayılarının önüne atılmışam yaralı
Çöl develerinin hörgücüne tepe taklak asılmışam…
Türk menem demişem Türkçe söylemişem
Eskiyaka’da kurşunlara dizilmişem…
Emeğimin hakkını istemişem
Gavurbağ’da linç edilmişem…
Adalet beklemişem İplere gerilmişem…
Eşitlik yeğlemişem
Zab suyu kana bulanmış
Altunköprü’de ekin gibi biçilmişem…
El insaf vicdan dilemişem
Zindanlara sürülmüşem…
Çığlıklarım katlimin sâlası
Diri diri gömülmüşem gavim gardaş, nerdesen…
Duy hele Kimliğim değiştirilmiş
El-Temim olmuş
Türkmen Kerkük Hafızalardan kazınmışam…
Baas Baas bağırmışlar partizanca
Kin kusmuşlar yüzüm barabarı
Evimden yurdumdan göçe zorlanmışam…
Kollarım kırılmış omuzlarımdan İşkencelerle yoğrulmuşam…
Gözlerim kan çanağı Fincan fincan oyulmuşam…
Ölmem yetmemiş kâfire
İp sarılmış cesedime Sokaklarda dolaştırılmışam…
Cıncık gibi ortalığa saçılmış cism-i bedenim
Lime lime dağılmışam gavim gardaş, nerdesen…
Beterin beteri var…
Biri getmiş, ötekiler gelmiş…
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşam…
Mavzerler çevrilmiş üzerime
Tetiklere sarılmış Puştlar
Merhamet beklerken, zulüm bulmuşam…
Böyük devletlerin böyük oyunu
Yok etmek Türk’ün soyunu
Çoraplar örülmüş
Çuvallar geçirilmiş başıma Aslanım; kediye boğulmuşam…
Okumak yazmak yok…
Dilim damağıma bağlanmış
Düşünmem, konuşmam, kızmam yasak…
Başın kaldırıp bakmak
Gözün ucuyla süzmek ne cüret…
Elim ayağıma dolanmış
Oturmam, yürümem, gezmem yasak…
Taş kesilmişem gavim gardaş, nerdesen…
Di gah gel…
Di gel ölem di gel…
Adına gurban olam di gel…
Alnına kanım çalam di gel…
Bayrağım göğün mavi gülü, ay yıldızım sen…
Yurdum Türkmen eli, can özüm sen…
Soyum sopum Türkoğlu, yüzüm sürdüğüm izim sen…
Oy men ölmüşem gavim gardaş, nerdesen

                                             alıntı

Kimin olduğunuda yazsaydınız keşke...
Logged

ELA DENİZ
Resul Ekrem Guven
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyre Köyü /saraçlar
Mesaj Sayısı: 39


varlıgım türk varlıgına armagan olsun


« Yanıtla #3 : 09 Kasım 2008, 10:44:10 »

Bulutsuzluk özlemi...

Göz damarlarında lif lif düğümlenmiş uykusuzluk
Omuzlarda kantar yükü yorgunluk
Ve unutulmuşluğun ötesinde
Kimselerle paylaşılamayan yalnızlık...

İtiraf etmek isterim ki
Çalışmak başarmaksa
Tırnaklarımla kazırım betonları bilirsin
Ama dayanmaksa başarmak
Haksızlığa
Yolsuzluğa
Ve puştluğa
Attığım her adım
Kırık bir not olarak düşüyor karneme...

Yaranmak veya yararlanmak
Ortası
Kısır bulutlar
Kanına giriyor yağmurların
Veya binlerce ışık yılı uzaklıkta doğacak güneşin
Aydınlatacağı alınların...

Anlayacağın karamsarlık değil benimkisi
Bulutsuzluk özlemi...
Yarına... Yarınlara...
İnanan insanlara...
 
Ali Yaşar
 
 
Logged

Günahlarım çok olmasına çoktur benim
Ama dinsizler gibi umutsuz degilim
Cennet cehennem umurumda degilsede
Ötede hem şarab olacak hemde sevgilim
(ömer hayyam
Resul Ekrem Guven
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyre Köyü /saraçlar
Mesaj Sayısı: 39


varlıgım türk varlıgına armagan olsun


« Yanıtla #4 : 09 Kasım 2008, 12:17:10 »



Naz telli turnam,ıraklar yakın,
Aranızdayım,kalır usumuz geride.
Meyre'liler,boylu poslu,ergen,
El öpmeler,göz göze gelmeler...
Aktaş'tan vurulurlar yola;
Onbeş olurlar bir konak ötede
Kuruçay'lı,Sorkun'lu,Dere'li,
Tez gel ağam,sakın kışlama!

Konya'dan  kesilir işçi bileti;
Manisa'ya,Aydın'a,Adana'ya...
Tarlalarda ataların alın teri
Tütünler çapa ister,bağlar çapa
Kaç kuşak eridi bu  yollarda
Oğullarımız bizden sonra!
Telli turnam,nazlı turnam oooy!
Neye yarar bu güçlü kollar?!...

Beyninizde bi,yol çaksa o ışık
Degişir bu nöbet,biter bu gurbet.
Kölelik kalktı yazar kitaplar.
Yüregim param parça kardaşlar,
Katlanmazdık izmir'e istanbul'a
Ölümden açı geldi ''Almancılık ''
Naz telli turnam ıraklar yakın
Geliver ağam,gurbetleşme sakın.


                        OĞUZ TANSEL
Logged

Günahlarım çok olmasına çoktur benim
Ama dinsizler gibi umutsuz degilim
Cennet cehennem umurumda degilsede
Ötede hem şarab olacak hemde sevgilim
(ömer hayyam
Resul Ekrem Guven
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyre Köyü /saraçlar
Mesaj Sayısı: 39


varlıgım türk varlıgına armagan olsun


« Yanıtla #5 : 09 Kasım 2008, 14:16:24 »

Atatürk’e Mektup

Kaldırdın saltanatı, kovuldu padişahlar,
Her seçimde sandıktan, çıktı yeni krallar.

Akraba, dost, tanıdık, her biçimde kollandı,
Saltanat kayığında, padişahlar sollandı.

AB, ABD dedik, şaşırdık yolumuzu,
Elimizi uzattık, kaptırdık kolumuzu.

Avrupalı uyanık, biz unuttuk her devri,
Yeniden getirdiler, senin yırttığın Sevr’i.

Hıyanet var hepsinin, suyunda, hamurunda
Boğaza kadar battık, IMF çamurunda

Ülkenin her yanını, gaflet, dalâlet sardı,
İhanetin bedeli, bankalarda 'Dolar'dı.

Papa’dan feyiz aldık, öptük kutsal asayı,
Roma’da imzaladık, dayatılan yasayı.

Raporlar düzenlendi; “—Türk değil, Türkiyeliyiz,
Biz sizin bildiğiniz Müslüman’dan değiliz. ”

Sırt döndük özümüze, medet umduk yabandan,
Muhtaç olduk, kudreti, almadık asil kandan.

İstiklâlden geriye, bir marş bir bayrak kaldı,
Sana karşı olanlar birer, birer çoğaldı.

Tutulduk fırtınaya, gittik hep geri geri,
İlk fareler terk eder, batarken gemileri.

Hak, hukuk savunulmaz, nerde kaldı adalet,
Mafyadan medet umdu, sonunda koca millet.

Patronlar medyasında, yapılmaz muhalefet,
Hapşırır yazar – çizer, üstümüze afiyet.

Doğru söyleyenleri, dokuz köyden kovdular,
Başköşeye kurulup, ellerini ovdular.

Kirletildi havamız, toprak, su, köşe, bucak,
Ülkede tuzlar koktu, açtık haine kucak.

Ne uçaklar kaldırdık, milletin kesesinden,
Eksik olmadı tokat, köylünün ensesinden.

Milletin efendisi, hırpalandı habire,
Ekmek bulamaz oldu, toptan göçtü şehire.

Emekleri sömüren kompradorlar türedi,
Damarlarda keneler, başta bitler üredi.

Senin resmin önünde, çok nutuklar dinledik,
İşkenceden, zulümden, inledikçe inledik.

Zamlar, soygunlar, vergi, canımıza tak etti,
Vaat ettiler pirinci, evdeki bulgur gitti.

Enflasyonla, soygunla, tüm zenginler fonlandı,
Hortumlanmış nemalar, İsviçre’ye yollandı.

Bölündük sağa sola, din, mezhep afalladık,
Bilim, fen ve sanatta, hep birden çuvalladık.

Eğitimde çağdaşlık, kaldı kuru laflarda,
Sorarsan öğretmeni? Limon satar pazarda.

Seni andık yılmadan, nice on kasımlarda,
Mağarada ders verdik, iki binli yıllarda.

Bir doğru, dört yanlışla, şartlandırdık gençleri,
Mahpuslarda çürüttük düşünen beyinleri.

Yozlaştı tarih, kültür, tek derdimiz giyimler,
Düşmez oldu dillerden, İngilizce deyimler.

Senin kahramanlığın, on yıllardır dillerde,
Böyle gelmiş, böyle gider, bizim garip ellerde.

Anlatmaya çalıştım memleket ahvalini,
İşçi, köylü, memurun hal-i pürmelâlini.

Savaştık dört bir yanda, şehit düştü kimimiz,
İşte bizim düşmandan, kurtarılmış halimiz.

10 Kasım 2004 - Ordu

Murat Aydın Doma

Logged

Günahlarım çok olmasına çoktur benim
Ama dinsizler gibi umutsuz degilim
Cennet cehennem umurumda degilsede
Ötede hem şarab olacak hemde sevgilim
(ömer hayyam
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!