18 Nisan 2026, 14:50:37 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kurban Bayramında ne yapıyoruz?  (Okunma Sayısı 6921 defa)
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« : 27 Kasım 2008, 11:41:37 »

24 Kasım 2008

Mehmet YAŞİN

myasin@hurriyet.com.tr

Yılın son uzun tatili başlıyor

Kış aylarının uzun, gri günlerinin ağırlığı üzerinize çökmeden sevdiklerinizle birlikte kendinize son bir kez daha zaman ayırmaya hazır mısınız?

Yurtiçinde kış tatili için doğuya uzandığınızda gezinizi aynı zamanda keşif tatiline dönüştürebilirsiniz. Bayram trafiğinde yollara düşmek istemiyorsanız, yaşadığınız kenti farklı gözle görme fırsatını değerlendirmeniz mümkün.

KARS’TA KAYAK, DOĞA VE LEZZET

Türkiye’nin en doğusundaki Kars, kış tatillerinde en favori adreslerimden biridir.
Kars, Doğu Anadolu’daki en güzel şehirlerden biridir. Sovyet işgalinden kalma, ön cepheleri süslemeli, birer saray yavrusunu andıran taş evleri seyrederken, kendinizi bir filmin içinde dolaşıyormuş gibi hissedeceksiniz.

Kars’a gitmişken Çıldır Gölü’nü görmeden dönmek olmaz. Bu mevsimde göl kalın bir buz tabakası ile kaplanır. Bu buzun üstünde yürümek, insanı hem ürkütür hem şaşırtır.


Kars’a gelip de Kaz Kebabı yemeden asla dönülmez. Çünkü kazlar, kar yemeden asla kesilmez.

*****
Şehir Tatilleri

Eğer benim gibi siz de İstanbul’da oturuyorsanız, bayram tatilinde Mimar Sinan’ın peşine düşmenizi önereceğim. Ünlü mimarın birbirinden değerli eserlerini, hep uzaklardan görürüm de, bir türlü yakından inceleme fırsatını bulamam. Ama bu bayram tatilinin bir gününü bu hatamı düzeltmeye ayıracağım.

İSTANBUL SİNAN'IN PEŞİNDE

Kendime şöyle bir rota çizdim: Önce Süleymaniye Camii’nin hemen karşısındaki Rüstempaşa Camii’ne gideceğim. Burada Sinan’ın mimarlık dehasının yanı sıra, İznik çini sanatının en mükemmel örnekleriyle de karşılaşacağımı biliyorum.

Sonra bütün İstanbul’a tepeden bakan Süleymaniye Camii’nde, Sinan’ın mimarlık sanatının doruk noktasında nasıl dolaştığını izleyeceğim. Oradan Şehzadebaşı’na gidip, ustanın "çıraklık dönemi eserim" dediği Şehzade Mehmet Camii’nde, zaman ve mekanın mistik kucaklaşmasını seyredeceğim.

Rotamdaki Sinan eserlerinden biri de, Kadırga sırtlarındaki Sokollu Mehmet Paşa Camii olacak. Burada da İznik çinilerinin büyüleyici renkleriyle kendimden geçeceğim. Daha sonra Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’nde, Sinan’ın taş, renk ve ışıkla nasıl oynadığına şahit olacağım. En son durakta ise yine Edirnekapı’daki Gazi Kara Ahmet Paşa Camii olacak.

ANKARA: GEÇMİŞE DÖNÜŞ

Eğer bayram tatilinde Ankara’da olsaydım, arabama atlayıp 1,5 saat ötedeki Beypazarı’na giderdim. Yörenin en güzel kasabalarından biri olan Beypazarı, İpek Yolu üstünde, özellikle Bağdat’a giden kervanların konakladıkları önemli bir yerleşim yeriydi. Eğer önerime uyup bu yolculuğa çıkamaya niyetlenirseniz, rahat bir ayakkabı giymeyi ihmal etmeyin. Çünkü kasabanın ara sokaklarında çok yürüyeceksiniz.

Evliya Çelebi’ye göre kasabada duvarları kerpiçten, ikişer katlı 3060 ev varmış. Şimdi bu evlerin yarıya yakını onarılmış, eski güzelliğine kavuşturulmuş. Onun için insan, dar sokaklarda yürürken kendini geçmişte dolaşıyormuş gibi hissediyor.

Kasabanın çarşısı da eskiyi anımsatan görüntüler içeriyor. Bir yanda bakır döven sanatçılar, bir yanda yemeni diken saraçlar, yorgancılar, ipek burgu dokuyan ustalar...

Beypazarı’nın, evleri kadar yemekleri de ünlü. Çiğ börek benzeri Yarımca, Akpüskül üzümünün yaprağına sarılan, küçük parmak büyüklüğündeki etli yaprak sarması, etli, tavuklu, sebzeli güveç, 80 katlı baklava damak çatlatan lezzetlerin başında geliyor. Beypazarı’nın bir de dillere destan "Kuru" su var. Un, süt ve tereyağı ile yapılan, galeta benzeri bu yiyecek kasabanın gurur kaynağı.

ADANA: TARİHİN BAŞKENTİNE

Bayramda Adana’da olsaydım, hiç düşünmez tatilin bir gününü Tarsus’ta geçirirdim. En fazla bir saatlik yol. Tarsus’a Kleopatra Kapısı’ndan girmenizi öneririm.

Tarsus tarih boyunca hep lider kent olmuş. Hititler, Asurlular, Persler burayı kendilerine başkent seçmiş. Tarsus’un geçmişindeki görkemini tam olarak kavrayabilmeniz için, 1993 yılında bir rastlantı sonucu ortaya çıkartılan "Antik Cadde"nin üstünde bir yürüyüş yapmanızı öneririm. Bazalt taşlarla kaplanmış cadde, antik dönemde kentteki altyapının sağlamlığını, dönemin zenginliğini gözler önüne seriyor. Tarsus’a gelmişken "Yedi Uyurlar Mağarası"nı ziyaret edip, dilek dilemeyi de unutmayın.

*****

VE KONYA

Tabii ki, en gözeli Kurban Bayramında:

 "Köyümde,Meyremde,Harmanpınar'ımda"

olmak var,yaşamak eskimeyenler bayramları,doyasıya...

Hiç doyan görülüp,işitilmemiş,yazmamış kalemler dahi!... 
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #1 : 30 Kasım 2008, 10:39:09 »



     "Bir gün sizinde yurdunuz olacak,uğramanız menfaatiniz icabıdır!..."

                       (Mezarlıklar sakinleri)

                                  ***


                   "Müsaitseniz bize de bekleriz!..."

                         
                        (Darulaceze sakinleri)
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Mehmet Akif Oğuz
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 89



« Yanıtla #2 : 01 Aralık 2008, 21:29:19 »

Ben de Kurban bayramında Ankara'ya babaannemle dedemi ziyarete gidiyorum.
Logged
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« Yanıtla #3 : 02 Aralık 2008, 10:13:59 »

Allah nasip ederse bende BALIKESİRDE kardeşimle olucam bu bayram..eski bayramları konuşup aglarız artık..Babamızı kaybedeli bize hiç bir bayram tad vermedi..şimdi evimiz bomboş..ne köy için bir tatlı telaş bir hazırlık...ne bir koşturmaca...Babamı kaybedeli evimiz bile küskün herşeye..sakin sessiz..yine kuşlar kaldı evimize yalnızlıgını, bayramını paylaşacak...minik serçeler kaldı evimiz çatısında yuvaları olan..minik serçeler..
Eger gidenler varsa  tam bozkırın girişinde boyalaları bile dökülmüş  bir barakane görürse bir el sallayıp selamımı söylesin..içim de kalmasın....
gelemiyorsakta gönlümüz  baba evimizde...BOZKIRIMIZDA..KÖYÜMÜZDE...
Logged

Güven tek kullanımlıktır
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #4 : 02 Aralık 2008, 16:36:31 »


Köyümde olmak var amma!...

Dört gün Kurban Bayramı +beş gün başından,sonundan=dokuz gün

İşte her işin ayrı ayrı cilvesi var,Özel Güvenliğinde.... Dokuz günün altısında nöbetim var,kaldı üç gün..

Bozdur bozdur bayram yap,ne kadar becerebilirsen. Yine de en iyi şekilde değerlendirmeye çabalıyacağım...

Bu fakirin bayramıda böyle geçecek,hayırlısıyla.

Ya sizler,köyüme giden var mı,bayramda?
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #5 : 02 Aralık 2008, 20:59:14 »

Kurban bayramında Seydişehir'deyim. Allah izn verirse, havalarda güzel olursa Aliçerçi'ye de gider ziyaret ederiz.
Logged
Muharrem Özkaya
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Topasanlar&araphocalar&gatıran
Mesaj Sayısı: 74



« Yanıtla #6 : 02 Aralık 2008, 21:49:13 »

Kurban bayramında Seydişehir'deyim. Allah izn verirse, havalarda güzel olursa Aliçerçi'ye de gider ziyaret ederiz.

Ayşe hanım; Seydişehire kadar gidipde, havalar güzel olursa Aliçerçi'yede giderim demek bence şık olmamış..  Seydişehir - Bozkır yolu Aliçerçinin içinden geçip gittiğine göre hava muhalefeti sizi etkilemez diye düşünüyorum, bence en azından bir gününüzü de Aliçerçi'ye ayırsanız gözel olur...
Logged
Ramazan Oğuz
Yönetici
*****
Offline Offline

Sülale: Karalar
Mesaj Sayısı: 902



WWW
« Yanıtla #7 : 02 Aralık 2008, 22:00:11 »

Ben de Bir aksilik olmazsa İnşallah Ankara'ya gideceğim.

Ayşe hanımda muhakkak Aliçerçiye uğrar.
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #8 : 03 Aralık 2008, 13:07:49 »


Kurban bayramında Seydişehir'deyim. Allah izn verirse, havalarda güzel olursa Aliçerçi'ye de gider ziyaret ederiz.


Aliçerçi ziyareti güzel de,ya mezerliklerde köpekler sizi de sasarsa,Meyre'linin başına gelen gelmesin başınıza,Maazallah! Ney

Güle güle gidin,bayram şekeri deşirin,gönlünüzce...


Ben de Bir aksilik olmazsa İnşallah Ankara'ya gideceğim.

Ayşe hanımda muhakkak Aliçerçiye uğrar.
İnşaallah...
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Isa Ege
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Hafızoğlu
Mesaj Sayısı: 33


YOLUMUZ HAK YOLU OLSUN


WWW
« Yanıtla #9 : 04 Aralık 2008, 12:32:25 »

Kurban bayramı bende köyümde olmak isterdim ,lakin bayramın 1ve2. günü yayın nöbetim var kısmet başka bayramlara şimdiden herkesin Kurban bayramını canı gönülden kutlarım.
Logged

MEDİNE GÜLÜ
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #10 : 04 Aralık 2008, 21:21:51 »

 Ben köyleri oldum olası severim. Ama bizim köy evi şu an kapalı. Kış şartlarında kurulu düzen olmayınca evde kalmak mümkün değil. Ama annemgille birlikte günübirlik bir akraba ziyareti yaparız inşallah.
Logged
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #11 : 11 Aralık 2008, 19:28:22 »

Kurbanlık koç niye süslenir?


Serde folklorculuk var diye örf adet gelenek görenek konularında epey literatür karıştırmışlığım vardır.

Oradan kalma eksik ziyade bilgilerime göre kurbanlık koçları yıkama, kınalama hatta gelin telleri ile süsleme usulünün ta Orta Asya'dan gelme bir töre olduğunu öğrendim.
Derleme araştırma yaptığım zamanlardan aklımda kalanları sıralarsam tüm folklor varlığının içinde türkülerin ayrı bir yeri vardır derim.

AVAZIM YETTİĞİNCE

Üstatlar der ki; malum türkü folklorun halk içinde en çok söylenen, en çok dinlenen ürünü. Halk sevincini, tasasını, aşkını, yiğitliğini, hayatının her safhasını türkülerde çalar söyler. Böyle olunca da bu nedenle halkımızın hayatında büyük yer tutan dini bayramların türkülerimize yansıması doğaldır.

Eski üstatlardan Cafer Kaya'nın okuduğu Çorum'dan bir bozlağın ilk bendini ben de okurdum avazım yettiğince.
Orada askerlik öncesine denk gelen bayramı anlatıp der ki;

Bayram geldi benim yarim kaçıyor
Arkadaşlar gelmiş helalleşiyor
Bana ne diyonuz konu komşular
Gideceğim askerliğim geçiyor

Yine bir Şanlıurfa bayram türküsü de "gam, keder, elem" dolu:

Bayram gelmiş neyime
Kan damlar yüreğime
Yaralarım sızlıyor
Doktor benim neyime

Dirmil taraflarından da bir türkü var. Çirkin kızların dahi bayramda güzel olduğunu söyler:

Koca dağa kurşun attım geçmedi
Aslanın kızına kendir verdimi içmedi
Al sandım, mor sandım
El kızını ben kendime yar sandım
Hayrandı da deli gönül hayranda
Çirkin kızlar güzel olur bayramda

Yine de en sevdiğim bayram türküsü merhum Ahmet Yamacı tarafından, Afyonkarahisar'lı Hidayet Çalbudak'tan derlenen, kısaca " Karahisar Kalesi " olarak bilinen ezgidir.
 
Karahisar kalesi yıkılır gelir
Külü boynuna dökülür gelir
Bir yiğidin sevdiğini el alsa
Ciğeri bağrından sökülür gelir
Yayladan gel allı gelin yayladan
Kesme ümidini kadir mevladan
Ver elini karlı dağlar aşalım
Bayramlaşalım

 
savaş ay takvim gazetesi 11 aralık 2008






   
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!