13 Haziran 2026, 20:14:33 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: AŞURE GÜNÜNÜZ MÜBAREK OLSUN  (Okunma Sayısı 5876 defa)
Ayşe Gür Teke
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: Dervişler..
Mesaj Sayısı: 1262


« : 08 Ocak 2009, 08:23:00 »


ELHAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN...VESSALETÜ VESSELAMÜ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ELAHİ VE SAHBİHİ ECMAİN...

ALLAHÜMME ENTEL BEDİYÜL GADİM....EL HAYYUL KERİM...EL HANNANÜL MENNAN...VE HEZİHİ SENETÜN TECİDETÜN ES ELÜKE FİHEL İSMETE MİNEŞŞEYTANİRRACİM....

VEL AVNA ALA HEZİHİL NEFSİL EMMARETİ BİSSÜ İ VEL İŞTİĞALE BİMA YUGARRİBÜNİ İLEYKE YA ZEL CELALİ VEL İKRAM...

Bİ RAMHMETİKE YA ERHAMER RAHİMİN...VE SALLLAHÜ ALA SEYYİDİNA VE NEBİYYİNA MUHAMMEDİN VE ALA ELAHİ VE SAHBİHİ VE EHLİ BEYTİHİ ECMAİN...


MANASI ...

Hamd alemlerin RAB bi olan ALLAH a mahsustur...Salatü Selam onun biricik RASÜL ü Efendimiz sav ve onun aline eshabına olsun..

Kendinden evvel hiçbir varlık olmıyan...Varlığı,hayatı,kullarına keremi,ziyade merhameti,nimetler bagışlaması sonsuz ve devamlı olan sensin ALLAH ım...

İşte bu yeni yıldır ki,bu yıl boyunca huzurundan kovulmuş şeytandan beni korumanı,daima kötülüğü emreden nefsime galip olmam için yardımını ve beni sana yaklaştıran işlerle meşgul olmamı,senden dilerim..ey CELAL ve İKRAM sahibi ALLAH ım....

Ey ERHAMUR RAHİMİN olan RAB bim rametinin bereketiyle duamızı kabul et...

ALLAH ın selamı hz MUHAMMED MUSTAFA (sav) ın ve onun alinin ashabının ehli beytinin üzerine olsun..


Önemli not...


Şeyh Şiyaübddin-i Sühreverdi.(k.s) Dan nakil edilmiştir ki,Her kim bu duayı Aşüre günü 3 kere okursa ölümden bile emin olur..Zira o sene ölümü takdir edilmiş olanlar bu duayı okuyamazlar..ALLAH bunu ona okutmaz buyurmuştur...

 
   

« Son Düzenleme: 08 Ocak 2009, 08:25:44 Gönderen: Menzilli » Logged

Güven tek kullanımlıktır
Ali Rıza Özaslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1044



WWW
« Yanıtla #1 : 08 Ocak 2009, 10:09:53 »


Aşura günü mübarek olsun cümle Ümmet-i Muhammed'e.
Logged

Kulluğun İdrakinde / Kul Olmadık Mevlaya
Ali İhsan Çiçek
Aliçerçili
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 404


« Yanıtla #2 : 08 Ocak 2009, 15:20:10 »

Forum
 Muharrem-i Şerif ve Aşure Gününün Fazileti

--------------------------------------------------------------------------------

Muhterem Mü’minler!
Hutbemiz, MUHARREM-İ ŞERÎF AYI VE ÂŞÛRÂ GÜNÜ’NÜN FAZİLETİ hakkındadır.
Hicrî ayların ilki olan Muharrem-i Şerîf ayı; içinde zuhûra gelen ulvî hâdiseler, vukû bulan ilâhî tecellîler ve islâmî bir tarih başlangıcı kabul edilmesi bakımından Müslümanlar arasında büyük bir ehemmiyet arzeder. Hicretin on altı veya onyedinci yılında toplanan İslâm şurâsında ileri sürülen muhtelif fikirler arasında Hz. Ali (k.v.)’nin nokta-i nazarı kabûl edilip, ilk İslâm muhacirlerinin Muharrem ayında hicret etmeleri sebebiyle bu ay tarih başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca; Muharrem ayının İslâmiyetten öncesine uzanan bir şöhreti ve kıymeti de vardır. Denilebilir ki Muharrem ayı, bütün beşeriyet tarihinde yeri bulunan bir aydır.
Muharrem-i Şerîf ayının onuncu gününe gününe isâbet eden Âşûrâ günü de, yine dinimizce büyük ehemmiyet arz etmekte ve birçok ilâhî tecelliye zarf olmuş bulunmaktadır. Fakih Ebulleys es-Semerkandî (rh) hazretlerinin beyanına göre Âşûrâ Gününde vâki’ olduğu rivâyet edilen hadiseleri zikredecek olursak;
-Hz.Âdem(a.s.)’ın halk edilmesi, Cennet’e girmesi ve Cennet’ten çıktıktan sonra tevbesinin kabûlü,
-Hz.İbrâhim(a.s.)’ın velâdeti, Halîlüllah pâyesine ermesi, Nemrut’un ateşinden kurtulması,
-Hz.İdris(a.s.)’ın semâya ref’ olunması ve Hz.Eyyûb(a.s.)’ın hastalıklardan kurtulması,
-Hz.Nuh(a.s.)’ın, gemisinin Cûdi dağına oturması ve karaya ayak basması,
-Hz.Îsâ(a.s.)’ın velâdeti ve kendisine suikast hazırlayan Yahûdîlerin elinden kurtarılıp semaya yükseltilmesi ve
-Hz.Mûsâ(a.s.) ve ümmetinin Fir’avn’ın zulmünden kurtuluşları ve Fir’av’nın suda boğulması gibi hadiseler Âşûrâ Gününde vâki olmuştur.
Muhterem Mü’minler!
Muharrem-i Şerîf ayı geldiğinde mü’minlerin birbirlerinin yeni hicrî senelerini tebrîk etmeleri ve yeni senenin kendileri ve tüm İslâm âlemi ve İslami Hizmetlerimiz hakkında hayırlı olması için Cenâb-ı Hak’ka duâ ve ilticâ etmeleri icâb eder. Ayrıca bu günlerde, fakirlere-yoksullara yardımda bulunmak, kimsesizleri ve hastaları ziyaret etmek de güzel görülmüştür. Büyük ALLAh dostları tarafından beyan edilen, bu aya ve Aşûrâ gününe mahsus bir takım ibâdetler de mevcuttur. Şöyle ki; Bu ayın ilk on gününde kılınması ehemmiyetle tavsiye olunan altı rek’at namaz vardır ki niyeti ve kılınış şekli duâ kitaplarında ve takvim yapraklarında beyan edilmektedir.
Âşûrâ Günü’nün bu müstesna kıymeti sebebiyle Rasûlüllâh Efendimiz bu günde oruç tutar ve eshâbınada tavsiye ederlerdi. Bir Hadîs-i Şeriflerinde Rasûlüllâh Efendimiz meâlen: “Ramazan’dan sonra oruçların en faziletlisi, şehrullah olan Muharrem (ayında tutulan)dır. Farzlardan sonra namaz(lar)ın en faziletlisi gece namazıdır.” buyurmaktadırlar.
Abdullah ibn-i Abbas(r.a.) naklediyor: “ “Rasülüllah(s.a.v.)Efendimiz Âşûrâ günü oruç tuttu ve o günün orucunu tutmayı bizede emretti. Ashâb: “Ey Allâh’ın Rasûlü, o(Âşûrâ) Yahûdi ve Nasrânî’lerin büyük saydıkları bir gün değilmidir?” dediler. Rasûl-ü Ekrem Efendimiz: “Gelecek sene olduğunda -inşaAllah- dokuzuncu günü (ile birlikte) oruç tutarız.” buyurdular. Ertesi sene(nin Muharrem ayı) gelmeden önce Rasûlüllâh Efendimiz vefat etti.”” İşte bu sebebledirki, Âşûrâ gününü tek başına değil, dokuzuncu günle beraber veya bu mümkün olmamış ise on birinci günle beraber tutulması tavsiye olunmaktadır.
Rasûlüllâh Efendimiz(s.a.v.) Ramazan orucundan sonra en fazla Âşûrâ orucuna ehemmiyet verirdi. Nâfile olarak yapılan ibadetlerin sevabı, on mislidir. Nafile olmasına rağmen Âşûrâ orucunun müstesnâ bir durumu vardır. Peygamber(s.a.v.)Efendimiz bir Hadîs-i Şeriflerinde bu hususu şöyle izah buyurmaktadırlar: “Âşûrâ gününün orucu -Allâh’a karşı hüsn-ü zannım odur ki- bir önceki sene(de işlenen hata) yı örter.” Yine bu ay içinde; Perşembe, Cuma, Cumartesi günleri peş peşe oruç tutulursa 900 senelik nafile oruç sevâbı verileceği müjdelenmektedir. Âşûrâ gününde her mü’minin on kişiye birer selâm veya bir kişiye on selâm vermesi tavsiye edilmektedir. Bu günde gusül abdesti alan kimsenin sene boyunca ufak tefek hastalıklardan berî olacağı ve o gün çoluk ve çocuğunun nafakasını geniş tutması halinde ecir ve berekete vesîle olacağı beyan edilmektedir. Peygamber Efendimiz(s.a.v.) bir Hadîs-i Şeriflerinde meâlen: “Kim âile efrâdına Âşûrâ günü(nün nafakasını) geniş tutarsa ALLAh’da ona senenin tamamında genişlik verir.” buyurmaktadırlar.
Muhterem Mü’minler!
İslam şuuruna mâlik bulunan her mü’min, yukarıda da izah etmeye çalıştığımız hususlar müvâcehesinde bu günlere îcâb eden itinayı göstermeli ve sünnet müessesesini ayakta tutmaya çalışarak Mevlâmız’ın rızâsına nâil olabilmenin gayreti içersinde olmalıdır.

Aşurenin Fazileti

Ibni Abbâs buyurur ki;
«Peygamber 'imiz Medine'ye gelince Yahudilerin Asure Günü oruç tuttugunu gördü. Sebebini sorunca O'na "Bu gün ulu ALLAh Hz. Musa (A.S.) ile Israilogullarini Firavn'in kavmi karsisinda üstün çikardi. Biz de Hz. Musa'ya (A.S.) duydugumuz hürmete dayanarak bu gün oruç tutuyoruz." diye cevap verdiler.

Bunun üzerine Peygamber 'imiz onlara «Biz Hz. Musa'ya (A.S.) sizden daha saygiliyiz» diye buyurarak ümmetine asure günü oruç tutmalarini emretti.


Asure Günü'nün üstünlük sebebi hakkinda bize genis bilgiler gelmistir. Bunlara göre bu gün Hz. Âdem'in {A.S.) tevbesi kabul edildi, yine Hz. Âdem (A.S.) bu gün yaratildi ve Cennete girisi de bu güne rastlar.

Ars, Kürsî, Gökler, yeryüzü, günes, ay, yildizlar ve Cennet bu gün yaratildi. Hz. Ibrahim (A.S) bu gün yaratildi ve yine bu gün atesten yanmaksizin kurtuldu. Yine bu gün Hz. Musa (A.S.) ile yanindaki mü'minler, suda bogulmaktan kurtuldular. Fir'avn ve adamlari bugün boguldu.

Hz. Isâ (A.S.) bu gün dogdu ve yine bu gün göge Çikarildi. Yine bu gün Hz. Idris (A.S.) göge çikarildi. Nuh (A.S)'un Gemisi bu gün Cûdî tepesinde karaya oturtuldu. Hz. Süleyman (A.S)'a muhtesem saltanat bu gün verildi.

Hz. Yûnus (A.S) baligin karnindan bu gün çikarildi. Hz. Yâkûb'un (A.S.) bu gün gözleri yeniden açildi. Hz. Yûsuf (A.S)'un kuyudan çikarilmasi bu güne rastlar. Hz. Eyyüb (A.S) tutuldugu hastaliktan bu gün kurtuldu. Yeryüzüne ilk yagmurun düsmesi de bu güne rastlar.

Daha önceki ümmetler zamaninda bu gün oruç tutmak yaygindi. Hatta Ramazandan önce bu günde oruç tutmanin önce farz kilinip sonra bu emrin ortadan kalktigi ileri sürülür.

Hicretten sonra bu günü oruçla geçiren Peygamber 'imiz Medine'ye gelince, emrini yeniledi.

Hattâ. Peygamberimizin (S.A.S.) fâni ömrünün son yilinda «Eger gelecek seneye kadar yasarsam. Asure Günlerin dokuzuncu ve onuncusunda oruç tutacagim» diye buyurdugu ve fakat o ysl içinde ALLAh'a kavustugu, buna göre onuncu günden baska bir gün oruç tutmadi ise de bu arzuyu gösterdigi ileri sürülür.

Zilhicce'nin dokuzuncu ve onbirinci günü tutulmasi «Siz Asure Günü'nden bir gün önce ve bîr gün daha oruç tutarak Yahudilerin geleneginden ayrilin.» seklindeki hadisine dayanir. Cünki, yahudiler sirf Asure Günü oruç tutuyorlardi.



Beyhâkî'ye göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Asure Günü kim aile halkina ve yakinlarina karsi cömert davranirsa. ALLAh da onu bütün sene boyunca genislige kavusturur.»

Taberânî'nin kaydettigi ve rivayet zincirinde belirsizlik bulunan bir hadise göre. Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Asure Günü verilen bir dîrhemlik sadakaya yediyüz bin dirhem gibi sevâb verilir."



Öte yandan. Asure Günü gözüne sürme çekenin o yil göz agrisina yakalanmiyacagini ve o gün yikananin hasta olmiyacagini ileri süren hadis uydurmadir.

Hakim'in belirttigine göre, o gün gözlere sürme çekmek, bid´attir, Ibni Kayyum (R.A.) «Asure Günü sürme çekmeyi, tanegillerden yemek pisirmeyi, yag sürün meyi ve kokulanmayi tesvik ettigi Heri sürülen hadis, yakmalarin uydurmasidir» der.

Bilesin ki, Asure Günü Hz. Hüseyin (R.A)'in ugradigi ihanet, onun derece yüceliginin artisina ve Allâh Katindaki yüksek mertebesini ve temiz ehli beytin safina katilisini gösteren bir delildir.

Bu günde Hz. Hüseyin'in (R.A.) ugradigi ihaneti anmak isteyen kimse, ALLAhın emrine uyarak ve Ulu ALLAhın «Onlara Allâh'dan magfiret ve rahmet vardir. Iste onlar hidayete erenlerdir» mealindeki âyetle Hz. Hüseyin'e (R.A.) ayirdigi mertebeye saygi duyarak sadece sik sik «Innâ lillâhi ve in-na ileyhl râciûn» demesi gerekir.

Bunun disinda hic kimsenin, sakin ve sakin râfizilerin ve benzerlerinin yas tutma, aglasma ve dögünme gibi geleneklerine uymamalidir. Çünki böyle davranmak, mü'min ahlâkina uymaz. Eger böyle davranmak mesru olsaydi, Hz. Hüseyin'in (R.A.) dedesi olan Peygamber imizin ölüm gününde yas tutmak daha yerinde oturdu.
Yüce Allâh, bize kafidir, O ne gürel vekildir.

« Son Düzenleme: 08 Ocak 2009, 15:24:27 Gönderen: Ali Ihsan Çiçek » Logged
Ahmet Uçar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Hatiblar ..hatibel.davulcu Ahmet,in Son Oğlu.
Mesaj Sayısı: 832


« Yanıtla #3 : 08 Ocak 2009, 21:25:34 »

öncelikle aşure gününüzü kutlarım nice nice aşure günlere cb.ALLAH
eriştirsin...

bu aşurenin bide pekmezlisi oluyor yapmasını bilen varsa bana göndersin.
ben pekmezlisini çok seviyorum..
Logged

BİRGÜN GELECEK BİZDE BU DÜNYADAN GÖÇ EYLEYECEGİZ ELBET SANA GERİ DÖNECEGİZ YARAB...
Ali İhsan Çiçek
Aliçerçili
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 404


« Yanıtla #4 : 08 Ocak 2009, 22:07:19 »

Siz pekmezi gönderin aşüre kolay ama bozkır pekmezi olacak
Logged
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« Yanıtla #5 : 08 Ocak 2009, 22:17:25 »

AŞURE TARİFİ

Bu tarifi cumartesi yayınlayacaktım. Bu hafta Aşure günü başlıyor. Fakat önceden hazırlık yapmak isteyenler olabilir diye bugün yayınlıyayım dedim. Aşure tarifini önce Büyük Yemek Kitabına göre yazacaktım. Fakat aşamaları çok karmaşık geldi. Ayrıca portakal, portakal kabuğu, nışasta ve havuç vardı malzemelerinde. Pek içime sinen bir tarif değildi. Bu yüzden 7 senedir yaptığım aşurenin tarifini yazdım. Ayrıca aşureyi cumartesi sabahı yapmayı düşünüyorum. Resmini de o zaman ilave edeceğim. Ben genelde malzemeleri kaynatıp pişmiş bir halde aynı tencereye boşaltma aşamasına gelmeden o şekilde bırakıyorum. Sabah kalkıncada hepsini tekrar ısıtıp (kaynatmıyorum) aynı tenc ereye aktarıp sonraki aşamalarına devam ediyorum. Yani kuru baklagiller ve kuru meyvaları akşamdan hazırlıyorum. Sabahleyinde sadece şekerini karıştırmak ve taze meyvaları katmak kalıyor. Bu şekilde yapmak bana daha pratik geliyor. Hem daha az zamanımı aldığını ve günümü de bu şekilde öldürmediğimi düşünüyorum. Ama tercih sizin tabiiki. 

MALZEMELER;

1,5 su bardağı aşurelik buğday
yarım su bardağı nohut
yarım su bardağı kurufasulye
yarım su bardağı kuru üzüm
10-15 adet kuru kayısı
1 su bardağı yer fıstığı
7-8 adet kuru incir (ben evdekiler yemediği için tercih etmiyorum)
1 adet elma
2 su bardağı şeker
tuz
1 su bardağı iri çekilmiş ceviz yada fındık içi
tarçın
YAPILIŞI;

Nohut ve kuru fasulyeyi 1 gece önceden aynı kapta ıslatın. Daha sonra suyunu süzüp, düdüklü tencereye aktarın. Üzerini iki parmak geçecek şekilde soğuk su ilave edip 30-35 dakika kadar kaynatın.
Buğdayları güzelce yıkadıktan sonra suyunu süzün. Sıcak su ile akşamdan ıslatın. Bir tencereye aktarın. Buğdayların üzerine dört parmak geçecek şekilde soğuk su ile yumuşayana kadar kaynatın.
Kayısı, üzüm ve inciri güzelce çöplerini ayıklayın ve yıkaın. Kayısılar ı tavla zarı büyüklüğünde doğrayın. Bir tencereye kayısı ve  üzümleri aktarın ve bunların üzerlerini iki parmak geçen soğuk su ile 10-15 dakika kadar kaynatın.
Büyükce bir tencereye kaynatılmış nohut ve fasulyeyi, buğdayı ve kuru meyvaları sularıyla beraber aktarın. Suyu yeterli değilse yeterince kaynamış su ilave edin.( baklagillere sonradan ilave edilen soğuk su sertleştirir.Ben sulu yapyorum. Sebebi  aşure piştikten 1 saat kadar sonra katılaşmaya başlıyor. Ayrıca biz sulu seviyoruz.)
Tencerenin altını orta hararetli ateşe getirin. Kaynamaya başlayınca şekerini ilave edin. Şekerin mikaterını kendi damak zevkinize göre ayarlayabilirdiniz.)10-15 dakika kadar daha kaynatın.
Altını kapatın. Tavla zarı büyüklüğünde doğranmış elmaları, incirleri  ve yer fıstığını ilave edin. Bir çimdik tuz katın ve karıştırın. (koyu kıvamlı bir aşure isteyenler bu noktada 1 su bardağısoğuk su ile inceltilmiş 1 çorba kaşığınışasta ilave edebilirler)
Tarçın ve cevizi servis tabaklarına koyduktan sonra üzerine serpin. Eğer cevizi tencereye karıştırırsanız aşureniz kararır.
Afiyet olsun

Logged
Abdulkadir Aydemir
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Çopuril/çankaya
Mesaj Sayısı: 30



WWW
« Yanıtla #6 : 08 Ocak 2009, 23:05:23 »

Aşure günü bütün İslam alemine kutlu olsun.
Logged

Abdulkadir
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: köy imamı
Mesaj Sayısı: 1089


« Yanıtla #7 : 03 Kasım 2014, 10:45:15 »

AŞÛRE GÜNÜ

Hicrî takvime göre Muharrem ayının onuncu gününe “aşûre günü” denir. İslam öncesinde Mekke halkı aşûre günü oruç tutarlar, Kabe’nin örtüsünü değiştirirlerdi. Peygamberimiz de Mekke’de iken aşure orucu tutmuştur (Tirmizî, Savm, 49). Ayrıca Peygamberimiz “Aşûre günü orucunun, bir önceki
yılın günahlarına kefaret olmasını Allah’tan umarım” sözleriyle bu orucun tutulmasını tavsiye etmiştir (Tirmizî, Savm, 48). Ramazan orucu farz kılındıktan sonra Peygamberimiz (s.a.s.), aşûre orucunu tutmaya devam etmiş ve “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem
ayında tutulan aşûre orucudur” (Tirmizî, Savm, 40) buyurmuştur. Aşure orucunun Muharrem ayının 9 ve
10 veya 10 ve 11. günleri tutulması da tavsiye edilmiştir.

AŞÛRE Gününüz mübarek olsun.
Logged
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!