
----Ağlamak,Ağlamamak,Ağlayamamak!---

-Hey Bre bee Kızancacağızım, nerelerdesin abe "kapcuk ağuzlu"!
-Abee Breh breh bee! kendisi "susak ağuzlu"
-Kıpraşıp durma, çık meydana az çengi yapalım abee!
- Okudun mu? ne diyor "Meddah'ımız" kulak kabartın mı?
- Şimdi kabartacağım da, bilmem nereni?
-Ağlamadan doğan var mı? -
-Sual bu, zaman işlemeye başladı.
- "Erkekler ağlamaz, başka ,
-"Ağlamak kadınların en güçlü silahıdır!"
- Onu da geç,geç!
- Pekii, bebekler niçin doğarken ağlar?
-Ondan kolayı ne var bre kızanım! -
-Oh , sıcacık yatak,beslenme ona göre,
her şey onun keyfine, rahatına,ve dahi en önemlisi,
gelişi Hacı bekler gibi beklenir, eee daha, dahaaa.. .
-Güzell!.. "Erkekler ağlamaz," buna ne demeli,
istersen bir volta at, sonra cevapla
-Şimdi az beyin jimnastiği ve de sabah sporu yapalım, böyle bir mekandan,
bunların çok zaman olmadığı,olsa da ayrılacıklı insanların imtiyazında olduğunu bir düşünelim!
-Abee kapcuk ağızlı kızanım,"doğarken ağlamasında," ne zaman ağlasın! .
-Buldum, buldum! Ne o ölüme filan çare bulmadın herhalde! .
- Olur mu cevabı,cevabı!
-Doğan,anasından ayrıkalan,gurbete giden, askere giden,baba olan, askere oğul gönderen,
daha mı, kızını evlendiren, biraz daha ileri ,"vatana ,kınalı kuzusunu, kurban" eden
bir erkek ben ağlamadım diyorsa, "varsın erkekler ağlamasın".. . . .
-Yarında "hanımalarımıza" göre ağlamayı anlatıp, taşlaşıp,taş yemeyi göze almayı,
-Meddah usuli ile irdelemeye ne dersiniz? Cevaplayın,
Meddahımızı habardar edelim. .