19 Nisan 2026, 04:27:02 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: Konya fıkraları  (Okunma Sayısı 3161 defa)
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« : 02 Ekim 2008, 22:14:44 »

Konya Yöresinden

KAÇ OKKA, KİMBİLİR?

Aşık Şem'iyi kıyafetinden bir şeye benzetemiyen İstanbullulardan bazıları onun sarayda nüfuz kazanmasını çekemezler. Bir gün Şem'iyi mahcup etmek ve nüfuzunu kırmak için bir soru sorarlar:
- Duyduğumuza göre siz Konyalılar küflü peyniri çok severmişsiniz? Bu peynirle beraber yılda kaç okka kurt ta yersiniz, kimbilir?
Şem'i maksadı anladığı için kızmış, bozuntuya vermeden:
- Onu bilmem ama, der, siz İstanbulluların işkembe çorbasına çok düşkün olduğu besbelli. Bu çorbayla birlikte yılda kaç okka b.. yersiniz, kimbilir?

*-*

AĞDI PAŞAM

Büyük Önder Atatürk'ün Konyaya her gelişlerinde o zamanın nüktedanlarından Paşa Kâzım, Atatürk'ün sohbetlerine davet edilir, Konya nüktelerini Atatürk'e anlatırmış. Yine Atatürk'ün Konyaya bir gelişlerinde Paşa Kâzım nükteli, esprili konuşmalar yapmış. Atatürk, gayet memnun, yaverine emretmiş, Paşa Kâzımın sağ cebine bir elli lira koydurtmuş.. Huzurdan ayrılırken, Paşa Kâzım sağ tarafına yıkılır gibi, eğik bir şekilde yürümeğe başlayınca, Atatürk sormuş:
- Ne oldu Kâzım, niçin öyle eğik yürüyorsun?
- Ağdı paşam diye cevap verince, Atatürk yaverine emir vermiş:
- Öbür cebine de elli lira koyun da doğru yürüsün!. diye iltifatta bulunmuş.

*-*

ATEŞİ ÜFLÜYORUM

Lise Müdürü Süleyman Acar arada bir değil, sık sık öğrencileri toplar ceplerini arardı. Sigara içenlerle arası hiç iyi değildi. Yine bir gün okulun beş on tane öğrencisini karşısına dikip, bir bir ceplerini aramıya başladı. Seydişehirli Rıza Şenel'in cebinden bir kibrit çıkardı.
- Bu ne? dedi.
- Kibrit efendim. Ateş yakmak için lâzım oluyor!.
Süleyman Acar, Rıza Şenel'in cebinden bir de ağızlık çıkardı.
- Ya bu ne? dedi...
Seydişehirli Rıza Şenel telâşsız:
- Efendim, dedi, bununla da ateşi üflüyorum.

*-*

DOKUZ EŞEKTEN DAHA İYİ

Bitçimezde oturan Hatice abla, kocası ölünce dul kalmış ve geçim sıkıntısına düşmüş. Konu komşu Hatice ablanın geçimini sağlamak için kocasından kalan üçbeş kuruşu bir araya getirip dokuz tane eşek almışlar. Hatice abla bu eşekleri kiraya gönderir ondan aldığı para ile geçinip gidiyormuş. Bir ara kısmeti çıkmış, gene konu komşu bir araya gelerek Hatice ablayı ikinci kez evlendirmişler. Aradan bir süre geçmiş, yolda Hatice ablaya raslıyan bir komşusu sormuş:
- Hatice apla nasıl, kocandan memnun musun?
Hatice apla cevab vermiş:
- Anov.. ak kuzum pek memnonum, valla dokuz eşekten daha iyi! demiş.

*-*

TAŞINI MI ÇEKTİN?

İkinci Cihan Harbinin en şiddetli günleri, her taraf ateş içinde. Bir tanıdığı tayib Ağa'ya rastlamış:
- Tayib Ağa bu dünyanın hâli ne olacak? diye sormuş.
Tayip Ağa:
- Ne var oğlum bu dünyanın halinde?
- Ne olacağı var mı Tayib Ağa, baksana dünyanın her tarafı yıkılıp gidiyor.
Tayib Ağa cevap vermiş:
- Varsın yıkılırsa yıkılsın hay oğlum. Dünya yapılırken sanki taşını sen mi çektin?


Logged
Mustafa Soylu
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Fakılar
Mesaj Sayısı: 8

MuStAfA sOyLu


« Yanıtla #1 : 09 Ekim 2008, 10:09:16 »

SİETDE NADİRDE OLSA GÜZEL VE FARKLI YAZILAR ÇIKIYORMUŞ.TEŞEKÜRLER.
Logged
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!