27 Temmuz 2026, 12:03:26 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: « 1 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: LOKMAN HEKİM  (Okunma Sayısı 35237 defa)
Mehmet Sayın
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreli
Mesaj Sayısı: 1216



« Yanıtla #30 : 06 Nisan 2011, 11:45:09 »

Dr.Aidin Salih/Tümör ve Kanserler

--------------------------------------------------------------------------------

TÜMÖR VE KANSERLER: Kanserin başlama sebepleri çok çeşitlidir fakat en çok yemek bozukluklarından meydana geliyor. Burada yemek bozukluğundan olan kanserden bahsedeceğiz. Yetişkin insanlarda kanser ve tümör oluşması genelde vücuttaki kireçleme 20 kiloyu geçince başlar. Kireç 15 kiloyu geçince tümörler 20 kiloyu geçince kanser başlar.

Çürümüş yemekler bağırsağa inerek bağırsağı zehirler ve kana karışır. Zehirden korunmak için bademcikler şişer. Bademcikler sık sık şişince yanlış bir uygulama olarak ameliyatla aldırılıyor. Bademcikler alınınca çürümüş yemekler bu sefer apandistin şişerek iltihaplanmasına sebep olur. Gene yanlış bir uygulama olarak ameliyatla apandisit aldırılıyor. Apandistin görevi bağırsak için gerekli mikropları üretmektir ki bu mikroplar tümör hücrelerini yok eder. Apandisit ameliyatından sonra tümör hücreleri kontrolsüz kaldığı için kanla birlikte bütün organlara gider ve tümörler oluşmaya başlar.

Rafine olunmuş yemekler: Beyaz un, şeker, rafine olmuş yağlar yenilince vücut çok enerji kazanır ve onu kullanamaz. Enerji ise vücutta hiç toplanamayan bir şeydir. Vücut onu muhakkak harcamak zorunda olduğu için, hücre ve çekirdeklerine gönderir. Hücre çekirdeklerini bozarak enerjisini kullanır ve tümörler oluşur. Kızartılmış ve bekletilmiş yağlar, kahve, kakao, bisküvi, kavrulmuş kuru yemişler de kanserojendir.

Kanser için gereken tedavi: Yemekler düzeltilmeli, bağırsak temizlenip çalıştırılmalı. Karaciğer temizlenmeli sonra 3 günlük oruç 7 gün arayla 7 defa yapılmalı, sonra 10 günlük oruç 1 defa yapılmalıdır. Sonra 3 ay haftada 1 gün oruç tutmaya devam edilmeli, 3 ayın sonunda tekrar 10 günlük oruç yapılmalıdır. Sonra doktor kontrolü yapılabilir. Bu zaman içerisinde tümörler küçülebilir, aynı durumda kalabilir veya daha büyümüş olabilir hiç korkulmamalı çünkü oruçlar başladığı andan itibaren tümörün zararı durmuştur, zamanla geçer. Bazen 10 günlük oruç 3 ay ara ile 3 defa yapılmalıdır. Bu arada 1 günlük oruçlara devam edilmelidir.

Tümör ve kanser olanlar için en güzel yemekler: Sabahtan ikindiye kadar hiç bir şey yenilmeden su ile karıştırılmış patates suyu içilir. İkindiden sonra herhangi bir sebze yiyebilir; en güzeli çiğ sebze ve salatadır. Akşam yalnız meyve yenir.

Ağır kanser hastası olanlar pişmiş yemek değil, çiğ sebze ve meyve yemeli, bağırsak kanseri olanlar meyve dâhil hiç bir şey yemeden sadece meyve ve sebze suları içmelidir.

Kırmızı pancar suyuna devam etmeli, 50 gr.dan başlayıp 400 gr.a kadar yükseltilir. 2 hafta patates suyu 2 hafta kırmızı pancar suyu sırayla devam edilir.

Akşam yemeği olarak yalnız çimlenmiş buğday veya bal ile karıştırılmış yeşil çay veya çiğ ve kabuklu domates (tarladan ilaçsız olması en güzelidir) veya limon suyu, taze sarımsak ve soğan yenilmeli. Solfaser ve besbase de çok güzel. Bu yiyecekler aynı zamanda kansere karşı mükemmel ilaçlardır.
Logged

Ahmet Uçar
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Hatiblar ..hatibel.davulcu Ahmet,in Son Oğlu.
Mesaj Sayısı: 832


« Yanıtla #31 : 06 Nisan 2011, 17:55:26 »

Rafine Tuzun Zararları

Hadisi şerifte:”Yemeğe tuz ile başlayandan Allah(c.c.) 330 çeşit hastalığı uzaklaştırır.Bu hastalıklar delilik,cüzzam,bağırsak rahatsızlığı ve diş ağrısıdır.Kalanı Allah’ın yüce bilgisinde saklıdır”buyurulmuştur.

Dr. Aidin Salih
Tuz derken, bugün ki rafine edilmiş sofra tuzu (NaCI,sodyum klorür) değil doğal, işlenmemiş kaya tuzunu veya deniz tuzunu kastediyoruz.Bu tuzlar iyot,magnezyum,potasyum,çinko,silikat gibi insan sağlığı için gerekli makro ve mikro elementleri içerir.Gri kaya tuzu(turşu tuzu), deniz tuzu (kalın olan),ingiliz tuzu,hindistan tuzu doğal tuzlardandır.Bunlar ve benzeri tuzlar bağırsakları temizleyip ishali durdurur,kabızlığı ve çeşitli kokuları gideriri,mişde asiti üretimine yardımcı olur,donmuş maddeleri eritir,diş taşlarını temizler,safrayı ve balgamı söker,yaraları temizler ve kurutur,diş etlerini ve dalağı kuvvetlendirir,cildi güzelleştirir.

Çiğ sebze ve salatalara tuz katmak doğru değildir.Çünkü tüm bitkiler suni gübre ile yetiştirildiği için,sebzeler ,tahıllar,meyveler tuz içerir.Rafine edilmiş sofra tuzu turşunun kalitesini,sıcak yemeğin tadını bozar.Rafine edilmiş katkılı sofra tuzu veya yapay tuz,bütün katkılı yiyecekler gibi,sağlığa zararlıdır ve doğal tuzun yerini tutamaz.

Sofra tuzuna eklenen katkı maddeleri;

Sodyum alüminyum silikat(E173): Renklendirici ve nem tutucu olarak kullanılan katkıdır.Zehirlidir ve katkı maddeleri dahil her türlü maddeye karşı aşırı duyarlılığa neden olabilir.Dünyanın çoğu ülkesinde yasaklanmıştır.Alimünyum bazlı nem tutucuların beyin dokularına yerleşerek öğrenme bozukluğu,zeka geriliği ve felçlere sebep olduğu tespit edilmiştir.

Titanyum Dioksit: Nano parçacıkları nem tutucu ve beyazlatıcıdır.Bunlarla birlikte iyotlu tuza potasyum iyodür katılmaktadır.Potasyum iyodürün iyot stabilizörü Sodyum Tiyo sülfattır.Potasyum iyodür çok zararlı bir maddedir ve tek başına troid bezinin dengesizliğine neden olur.

Logged

BİRGÜN GELECEK BİZDE BU DÜNYADAN GÖÇ EYLEYECEGİZ ELBET SANA GERİ DÖNECEGİZ YARAB...
Sayfa: « 1 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!