26 Temmuz 2026, 19:16:26 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: 500 SENE İBADET EDEN ADAM  (Okunma Sayısı 6689 defa)
Abdullah Demir
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Misafir (karayahyalı)
Mesaj Sayısı: 65



« : 10 Haziran 2009, 12:19:41 »

CENNET ALLAH'IN LÜTFU VE İHSANIDIR....

Resul- i Ekrem (sav):

"biraz önce Cebrail (as) yanıma geldi ve dedi ki:

"Ya Muhammed! Seni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Allah'ın kullarından biri, genişliği ve uzunluğu otuz arşın olan denizde bulunan bir dağın tepesinde Rabbine beş yüz sene ibadet etti. Deniz onu her taraftan dört bin fersah kuşatıyordu.Allah Teala ona parmak gibi bir yerden , tatlı su akıtan, çoğalıp dağın eteğinde toplanan bir kaynak çıkardı.Bir nar ağacı , ibadet ettiği her günün gecesinde ona bir nar veriyordu.Akşam olunca abdestini tazeleyip bu narı alarak yiyordu.Sonra namaza kalkıp, eceli geldiğinde secdede iken ruhunu alması için yalvarıyordu."
"Allah onun duasını kabul etti. Biz melekler ona uğrarız, onun hakkında geleceğe ait şu bilgileri elde ederiz:

"O kıyamet günü diriltilip Allah'ın huzuruna çıkarılınca, Allah Teala:

"Kulumu rahmetimle cennete koyunuz" buyurur.kul :

"Ya Rabbi! Ömür boyu işlediğim amelimle cennete gireyim."

Allah Teala yine:

"Kulumu rahmetimle cennete koyunuz"

"Ya Rabbi ! Amelimle girmeyi isterim" deyince:

"Kulumun ameli ile benim verdiğim nimetimi kıyaslayınız" buyurur.Göz nimetinin, beş yüz senelik ibadetten daha ağır geldiği anlaşılır. Allah'ın kuluna verdiği sıhhat nimeti, şükrü eda edilmemiş olarak kalır.Allah Teala:

"Kulumu cehenneme atınız" buyurup cehenneme doğru sürüklenince:

"Ya Rabbi! Rahmetinle beni cennete koy" diye yalvarır.Allah Teala:

"Ey kulum! Sen hiçbir şey değilken seni kim yarattı?"

"Sen yarattın Rabbim!"

"Sana beş yüz sene ibadet etmek için , kim kuvvet verdi?"

" Sen Ya Rabbi"

" Seni koca denizin ortasında bir dağa indiren, sana tuzlu suların ortasında tatlı su çıkaran, senede bir defa meyve veren ağaçtan her gece bir nar bitiren, sen secde halinde ölmeyi arzu ettiğinde, duanı kabul eden kimdir?"

"Sensin Ya Rabbi!"

"İşte bunlar benim rahmetim iledir. Seni de rahmetimle cennetime koyacağım."

"Ey meleklerim! Kulumu cennete koyunuz.Ey kulum! Sen ne iyi bir kulsun buyurur ve onu cennetine koyar. Cebrail (as) sonunda:

"Ya Muhammed! Her şey Allah'ın rahmeti iledir" der.



ALLAH (CC) RAHMETİNİ VE MERHAMETİNİ CÜMLEMİZDEN EKSİK ETMESİN İNŞALLAH!
 
 
 
Logged

Hüseyin Bahadır Tosun
Yönetici Yardımcısı
*****
Offline Offline

Sülale: İhtiyarlar
Mesaj Sayısı: 170



WWW
« Yanıtla #1 : 10 Haziran 2009, 12:30:48 »

...
ALLAH (CC) RAHMETİNİ VE MERHAMETİNİ CÜMLEMİZDEN EKSİK ETMESİN İNŞALLAH!
___________________________________________________________________
 

Amin.
Logged
Ali İhsan Çiçek
Aliçerçili
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 404


« Yanıtla #2 : 10 Haziran 2009, 13:21:59 »

Kulumu rahmetimle cennete koyunuz"



Mevlam cümlemizi rahmetinden mahrum etmesin inşallah, amin .
Logged
Esmahan Oğuz Erdal
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 139



« Yanıtla #3 : 28 Şubat 2011, 16:08:51 »

Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden çocuk ayağı takılıp düşüyor ve cani yanıp ‘AHHHHH’ diye bağırıyor.
İleride bir dağın tepesinden ‘AHHHHH’ diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor.
Merak ediyor ve
- ”Sen kimsin?” diye bağırıyor. Aldığı cevap ‘Sen kimsin?’ oluyor.
Aldığı cevaba kızıp – ”Sen bir korkaksın!” diye tekrar bağırıyor. Dağdan gelen ses ‘Sen bir korkaksın!’ diye cevap veriyor.
Çocuk babasına dönüp
- ”Baba ne oluyor böyle?” diye soruyor.
- ”Oğlum” der babası, ”Dinle ve öğren!” ve dağa dönüp ”Sana hayranım!” diye bağırıyor.
Gelen cevap ”Sana hayranım!” oluyor. Baba tekrar bağırıyor, ”Sen muhteşemsin!”
Gelen cevap; ”Sen muhteşemsin!’. Çocuk çok şaşırıyor, ama halen ne olduğunu anlayamıyor.
Babası açıklamasını yapıyor:
- ”İnsanlar buna yankı derler, ama aslında bu yaşamdır. Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev! Daha fazla Şefkat istediğinde, daha şefkatli ol! Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha sabırlı olmayı öğren. Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır, her kesiti için geçerlidir.”
Logged

‎- Okuyarak anlayamazsın hiçbir zaman "Hayat" denen o defteri.. Kaybedince anlar insanoğlu elinde tuttuğu o Kıymeti..!
Esmahan Oğuz Erdal
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 139



« Yanıtla #4 : 01 Mayıs 2012, 22:21:45 »

Birisi Hz. Âişe (r.anha) validemize:

-“Ey müminlerin annesi, insan kendisinin iyilerden olduğunu nasıl bilir?” diye sormuş. Hz. Âişe validemiz:

-“Kendisinin kötülerden olduğunu bildiği zaman” demiş. Soruyu soran bir kez daha sormuş:

-“Peki, kendisinin kötülerden olduğunu nasıl bilir ey annemiz?” Hz. Âişe (r.anha) annemiz cevap vermiş:

-“Kendisini iyilerden gördüğü zaman..”
Logged

‎- Okuyarak anlayamazsın hiçbir zaman "Hayat" denen o defteri.. Kaybedince anlar insanoğlu elinde tuttuğu o Kıymeti..!
Mustafakurt
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Meyreden Kurtlar
Mesaj Sayısı: 89


« Yanıtla #5 : 28 Mayıs 2012, 17:32:15 »

Vermeyince Mabud, Neylesin Sultan Mahmud

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış.Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor:
Tıkandı baba, çay getir
Tıkandı baba, oralet getir.

Bu durum Sultan Mahmut un dikkatini çekmiş
Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi?
Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba
Anlat baba anlat merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi. Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm ve her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. "Benimki de
onlarınki kadar aksın" diye içimden geçirdim.
Bir çomak aldım ve oluğu açmaya
çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden " Onlarınki kadar akmasada olur, yeter ki eskisi kadar aksın" dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya
başladı. Ben yine açmak için uğraşırken Cebrail göründü ve Tıkandı baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım "Tıkandı baba"
ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdide burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.

Tıkandı baba nın anlattıkları Sultan Mahmut un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına ;
Hergün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz.
Sultan Mahmut un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı baba ya baklavaları vermişler. Tıkandı baba baklavayı almış
, bakmış baklava nefis. " Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim" diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin
yolunu tutmuş. Yolda giderken "Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim" demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya
Taze baklava, güzel baklava !
Bu esnada oradan geçen bir Yahudi baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış. Yahudi baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir
şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim diğer dilim derken bir bakmış her dilimin altında altın. Ertesi akşam Yahudi acaba yine gelirmi diye aynı yere geçip
başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak
için aynı yere gitmiş. Yahudi hiçbir şey olmamış gibi
Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım, demiş.
Tıkandı baba da Peki demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı babaya her akşam baklavalar gelmiş ve Yahudi de her akşam Tıkandı baba dan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut ;
Bizim Tıkandı baba ya bir bakalım, deyip Tıkandı baba nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün
bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın.
Sultan;
Tıkandı baba sana baklavalar gelmedi? mi, demiş
- Geldi sultanım
- Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
- Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağolasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.
- Anlaşıldı Tıkandı baba anlaşıldı, hadi benle gel, deyip almış ve
Devletin hazine odasına götürmüş.
- Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir, demiş. Tıkandı baba o heyecanla küreği tersten
hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda düştü düşecek.
Sultan demiş;
- Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini
çağırmış
- Alın bu adamı Üsküdar ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin demiş.
Padişahın adamları
"peki" deyip adamı alıp Üsküdar a götürmüşler.
Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler. Baba,
- Niçin, demiş.
Askerler
- Hele sen bir beğen bakalım demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline
- Ne olacak şimdi, demiş
- Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı.demiş. adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş.
Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur sözünü söylemiş:

"VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT"
Logged
Esmahan Oğuz Erdal
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: karalar
Mesaj Sayısı: 139



« Yanıtla #6 : 03 Eylül 2012, 22:07:52 »

"Ele geçen şeyin tadı, tuzu, değeri, oraya varmak için çekilen yol zahmeti kadardır. Çölün tozunu yutmayan, dilini dudağını çöl güneşinde çatlatmayan zemzemin lezzetini bilemez.. Ömür boyu hayalini kurmayan Kabenin kadrini tartamaz..
O halde önce yan ki su seni kandırsın,
Acık ki ekmek damağında bir lezzet bıraksın.
Özle ki bulduğunda gerçekten bulmuş olasın.."

Hz. Mevlâna
Logged

‎- Okuyarak anlayamazsın hiçbir zaman "Hayat" denen o defteri.. Kaybedince anlar insanoğlu elinde tuttuğu o Kıymeti..!
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!