Seher Demir
Aliçerçili
Offline
Sülale: Dervişler
Mesaj Sayısı: 146
|
 |
« : 12 Temmuz 2009, 18:36:42 » |
|
İSLAMDA VEFA VE DOĞRULUK
Muhterem Müslümanlar!
Mensubu bulunmakla her zaman iftihar ettiğimiz yüce dinimiz İslam, en üstün erdemleri içeren bir dindir. İyi olan ne varsa emretmiş, kötü olan ne varsa yasaklamıştır. Dinimizin emrettiği iyilik ve güzelliklerin başında ahde vefa (sözünde durma) ve doğruluk gelmektedir.
İslam’da doğruluk ve sözünde durma, Allah’ın emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçmak ve kısaca Hakka yönelmek, Hak’da sebat etmektir. Mümin ise kalbindeki tevhid inancıyla etrafına hak ışıkları saçan, işlerinde, hareketlerinde, sözlerinde arzu ve emellerinde dosdoğru olan insan demektir.
Sevgili Peygamberimizin “Beni Hûd suresi ihtiyarlattı” buyurmasına sebep, bu suredeki “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” mealindeki ayet-i kerime olmuştur. Demek ki doğruluk yada doğru olmak kendi düşüncemize göre değil, Kur’an ifadesiyle emrolunduğumuz gibidir ve islam’da doğruluğun ve sözünde durmanın esası da budur. Bu sebeple;
Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfireti, Resulullah’ın şefkat ve merhameti doğruların ve sözünde duranların üzerinedir.
Doğruluk ve doğru sözlülük insanı selamete, yalan ve yalan sözlülük ise felakete götürür. Unutmayınız ki Allah; Doğru ve hak sözde duranlarla beraberdir. Konuyla ilgili olarak Nahl suresi 95.nci ayette, “Allah’ın ahdini az bir menfaat karşılığı değişmeyin. Şayet anlayan kimseler iseniz, Şüphesiz Allah’ın katında olan (sevap) sizin için daha hayırlıdır. Bir başka ayette de “Ahdinizi yerine getiriniz, çünkü ahdinizden mesulsünüz.” buyrularak biz inananların özünde ve sözünde doğru olması gerektiği bildirilmiştir.
Ahde vefa ve doğruluk insanların güven duygusuna saygı göstermek ve onu istismar etmemektir. Aksi ise, insanlara ihanet ve onları kandırmaktır. Onlara saygısızlıktır. Çünkü bu tür davranışlar içi dışı birbirine uymayan münafıkların özelliklerindendir.
Resulullah’ın yolunda giden halis bir Müslüman olmak için, özümüz ve sözümüz doğru olmalıdır. Verdiğimiz sözü tutmalıyız. Tutamayacağımız sözü de vermemeliyiz. Çünkü sevgili Peygamberimiz “Müslüman kardeşin sana teslim olup seni tasdik ederken, ona yalan söylemen ihanet günahı olarak sana yeter.” Buyurmuştur
|