26 Temmuz 2026, 18:10:19 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Bağlantılar Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberimizin (sav) Vefatı  (Okunma Sayısı 1861 defa)
Ayşe Gürarslan
Aliçerçili
*
Offline Offline

Sülale: Iskenderel
Mesaj Sayısı: 365


« : 18 Haziran 2009, 20:52:43 »

 Peygamberimizin (sav) Vefatı


Cebrail aleyhisselâm Peygamber efendimize her sene o zamana kadar nazil olan
âyetleri okumak üzere de bir kere gelirdi. Vefat edeceği sene iki kere gelip
Kur'ân-ı kerîmi iki defa baştan sona okudu.


Peygamberimiz aleyhisselâm vefatından önce Humma hastalığına tutuldu. Bu
hastalık 13 gün sürdü. Bu müddetin son 8 gününü Hazreti Âise'nin odasında
geçirdi. Hastalığının ilk günlerinde ve ateşi düştüğü sıralarda mescide
çıkıp Esbabına namaz kıldırıyordu.


Resûl-i Ekrem vefat edeceği sırada Hazreti Ali'ye, Hazreti Âişe'ye
vasiyyette ve nasihatta bulundu. Bu sırada ağlayıp göz yaşı döken Hazreti
Fatima'ya (Kızım bir miktar sabreyle, ağlama. Zira Hamele-i Arş (melekler)
senin ağlaman üzerine ağlaşırlar.) buyurdu. Hazreti Fatıma'nın göz yaşını
sildi. Teselli verip Allahü teâlâdan sabır vermesini diledi ve (Ey kızım,
benim ruhum kabz olacak. (Innâ lillahi ve innâ ileyhi râci'ûn) diyesin. Ey
Fatıma gelen her musibete bir karşılık verilir) buyurdu. Bir müddet mübarek
gözlerini kapayıp sonra (Bundan sonra babana üzüntü ve keder, tasa olmaz.
Zira fâni âlemden ve mihnet yerinden kurtuluyor) buyurdu. Sonra hanımlarına
nasihat buyurdu. Sonra torunları Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin'i yanına
alıp, onlara şefkatle bakarak alınlarından öptü.


Rebi'ülevvel ayının onikisinde Pazartesi günü öğleden evvel Cebrail
aleyhisselâm gelip (Yâ Resûlallah, Cennetleri süslediler, Huri ve Rıdvan
donandı. Allahü teâlâ sana hiç kimseye verilmeyen çok şeyler ihsan etti.
Kevser Havzı, Makam-ı Mahmud ve Şefâat-i Ümmet verdi. Kıyamet günü sen razı
oluncaya kadar ümmetini bağışlar. Yâ Resûlallah Melek-ül Mevt kapıda
beklemektedir, içeri girmeğe izin ister. Şimdiye kadar kimseden izin
istememiştir. Bundan sonra da istemez.) dedi.


Resûl-i Ekrem Efendimiz izin verdi. Azrail aleyhisselâm içeri girip selâm
verdi ve sonra, (Yâ Resûlallah Allahü teâlâ beni senin huzuruna gönderdi.
Senin emrinden dışarı çıkmamamı buyurdu. Dilersen şerefli ruhunu kabz edip
ulvî âleme yükselteyim, yoksa dönüp gideyim) dedi. Cebrail aleyhisselâm: (Ey
Habibullah, Allahü teâlâ sana müştakdır) dedi. Sonra selâm verip veda
ederken (Ey Muhammed, Ey Ahmed, bundan sonra vahiy için bir daha gelmem ve
Hak teâlânın haberini yer yüzüne getirmem. Benim maksudum ve matlubum sen
idin yâ Resûlallah.) dedi. Bundan sonra Peygamber Efendimizin, (Ey kardeşim
Azrail, vazifeni yap!) buyurması üzerine, mübarek ruhunu kabz etti. Böylece
Resûl-i Ekrem Efendimiz Hicretin onbirinci yılında (milâdî 632) Rebi'ülevvel
ayının 12'sinde Pazartesi günü öğleden evvel vefat etti. Vefat ettiğinde
Kamerî seneye göre 63, Şemsî seneye göre 61 yaşında idi.


Eshab-ı kiram, Resûlullahın vefatı üzerine pek çok üzülüp gözyaşı döktüler.
Çoğunun dili tutulup bir müddet konuşamaz oldular. Hazreti Ebû Bekir
Resûlullahın yanına girip mübarek yüzünden örtüyü kaldırarak mübarek
alnından öptü. Sonra başını kaldırıp, mübarek alnından tekrar öpüp, (Ah
Safî) dedi. Bir daha öpüp (Ah dost) dedi. Sonra mübarek pazusunu öpüp
ağladı. (Anam babam sana feda olsun! dirin ve ölün tayyib, temiz ve ne
güzeldir!) dedi. Ve (Eğer ihtiyarımız elimizde olsaydı canlarımızı yoluna
feda ederdik. Eğer sen bizi men etmeseydin, gözlerimizden pınarları
akıtırdık. Salâtü selâm okuyup, (Yâ Resûlullah bizi Rabbinin katında
hatırla) dedi.


Eshâb-ı kiram grup grup odaya girip cenaze namazı kıldılar. Salıyı
Çarşamba'ya bağlayan gece (Çarşamba gecesi) yarısı mübarek ruhu alındığı
yerde defn olundu. Mübarek cesedini kabre Hazreti Ali, Fadl, Üsâme ve
Abdurrahman bin Avf indirdi. Kıyamet günü kabirden en önce O kalkacaktır. En
önce O şefaat edecektir. En önce O'nun şefaati kabul olunacaktır. Cennet
kapısını önce O çalacaktır.
Resûl-i Ekrem efendimizin vefatı üzerine bütün Müslümanların kalbleri yandı,
çok üzüldüler. Peygamberimiz aleyhisselâm bizim bilmediğimiz bir hayat ile,
şimdi kabrinde hayattadır. Cesed-i şerifi asla çürümez. Kabrinde bir melek
durup, ümmetinin söyledikleri salavâtı kendisine haber verir. Mimberi ile
kabr-i şerifi arası Cennet bahçesi gibi kıymetlidir.


Logged
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!