KÖYÜM Köyümde kalmamış düğün telaşı
Şeyşana öğdül atılmaz olmuş
Kalmamış kına pilavı;baş aşı
Düğünlerde tabanca atımaz olmuş
Düğünlerde ata binmiyorlar gelinler artık
Damatlar giymiyor entari dilik
Yok artık gezecek tek tek tekecik
Evlenen köyünü terk eder olmuş.
Ne camız kalmış , ne at , ne öküz
Cirit oyunu çoktan yok olmuş
Azığa bestel , keş , soğan katılmaz
Gece nadaslarda yatılmaz olmuş.
Kurumuş Çay , Akarca , Hayrat
Yumlu yerde çimen kalmamış
Çaylara gidip gezilmez
Gargaç hendeğinde çimilmez olmuş.
Aktaş’a Meyre yoluna , Çukura
Kelek ekilmez , dibi kazılmaz.
Bağa , bostana bekçi tutulup
Bekçi azığı katılmaz olmuş.
Afyon , segerek , kendir , kenevir
Hayal olmuş göremedim birini.
Kozağını çizen güzel gelinler,
Beyaz mor çiçekler görünmez olmuş.
Yaz günleri tarlalar mekanımızdı .
Irgatlar türkülerle ekin biçerdi.
Yenirdi ekmek övmesi ve doyga aşı
Hiç biri hiç biri anılmaz olmuş.
Harman zamanı desem ki üç ay
Çadırlar kurulur.Koru Yumluyer,
Kağnılar gıcırdar , çan sesleriyle
Çakmaklı düğenler koşulmaz olmuş.
Sabah başka telaş , akşamı başka
Köylünün her biri başka telaşta
Koyunlar , keçiler , küçük kuzular
Melemez çal dağına gidilmez olmuş.
Kışları sert olur , çok kar yağardı.
Damlardan çocuklar yere atlardı.
Ortada kocaman bir sini vardı.
Arap aşı yenmez , kar yağmaz olmuş.
Nerde düğün yeri güzelim bağlar
Kızıl üzüm , kişniş üzüm ve gömü
Erikler , güney , koru ayağı
Hepsi bakımsızelmalık olmuş.
Ekinler biçilir , bağ bellenirken
Çakıl armut gölgesinde dinlenirken
Meteller dökülmez , türkü söylenmez
Ekşi ayranla ekmek yenilmez olmuş
Cami yanında vardı iki oda
Garip yolcular kalırdı orada
Odalara herkes yemek taşırdı
Ne yolcu ne garip kimse kalmamış.
Nerde Hacı Mehmet , Fakı Mehmet
Nerde Türüdü , Çete , Şişko Mehmet
Ve sonunda deli Havva nihayet
Kimse , kimse ama kimse kalmamış
Pancar ile anılırdı şanımız
Aliçerçi köyü idi adımız
Okula gidecek tek bir kişimiz
Ne okul , ne pancar bir şey kalmamış
Kapıları kapalı , evleri yıkık
Bağları tarumar boyunlar bükük
Köyümü görmesem bir yanım eksik
Neyi var? Özlerim gözleri dolmuş
Koru bozmak , kelek bozmak , bağ bozmak
Biz bunları kime nasıl anlatsak
Oğullar , evlatlar çekip gitmişler
Beş yılda on yılda gelir olmuşlar
Paraya pula esir olmuşlar.
AHMET GÜL