Genel Konular => Sohbet => Konuyu başlatan: Öksüz üzerinde 27 Şubat 2008, 13:59:24



Konu Başlığı: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 27 Şubat 2008, 13:59:24
(http://www.zipara.com/filestock/10123663869235660337497/imam.jpg)

(http://www.zipara.com/filestock/1012957692448660337497/piknik.jpg)

(http://www.zipara.com/filestock/10111675465914660337497/aa4.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Karalar üzerinde 27 Şubat 2008, 19:15:18
:D oksuz hepside cook guzel :D , emegine saglik.


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 27 Şubat 2008, 21:00:18
(http://img244.imageshack.us/img244/8947/res10kz6.png)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 28 Şubat 2008, 18:48:05
(http://img170.imageshack.us/img170/7142/krmzyu3.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 01 Mart 2008, 00:09:52
(http://www.yeniasya.com.tr/2008/02/29/resim/01k.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 01 Mart 2008, 09:23:06
tavuklara çok güldüm... :D :D :D

hepsi çok hoş emeginize saglık..


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 01 Mart 2008, 11:23:09
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Nette%20Dolaşanlar/Güldüren%20fotoğraflar%2015/00.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 01 Mart 2008, 11:31:18
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Nette%20Dolaşanlar/Bir%20başkadır%20benim%20memleketim/17.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 01 Mart 2008, 12:59:41
(http://www.yeniasya.com.tr/2008/03/01/resim/01k.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Oktay Demirtaş üzerinde 01 Mart 2008, 16:23:03
İş güvenliği
(http://img301.imageshack.us/img301/6724/safetyhelmetmj2.jpg)

Neneler bowling oynuyor
(http://img301.imageshack.us/img301/1562/00033694yf7.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 01 Mart 2008, 16:45:55
(http://img218.imageshack.us/img218/8103/05jc1.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 01 Mart 2008, 23:18:36
(http://img212.imageshack.us/img212/2017/1fk7.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 03 Mart 2008, 21:41:54
(http://www.konyaninsesi.com/uploads/dosya/thumbs/217_47cc5168ce386.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 05 Mart 2008, 10:31:41
(http://image.haber7.com/haber/106053.jpg)

Bu merkeplerin doğum izni bile var



Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'da 15 mahallenin çöpleri, belediyenin ihalesini alan temizlik şirketinin 3 sözleşmeli merkebi tarafından toplanıyor. Nedeni,
05 Mart 2008 08:45
Yazı boyutunu büyütmek için               
 Mehmet Dener

Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'da 15 mahallenin çöpleri, belediyenin ihalesini alan temizlik şirketinin 3 sözleşmeli merkebi tarafından toplanıyor. Nedeni, sokakların dar ve dik olması.

Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'da 15 mahallenin tarihî dar ve dik sokaklarındaki çöpler, belediyenin ihalesini alan temizlik şirketinin 3 sözleşmeli merkebi tarafından toplanıyor.

Sağlık güvenceleri olan, ikramiyeleri ve fazla mesai uygulaması ile çalışan merkeplerin doğum izni de bulunuyor. Haftada bir gün istirahat için izin kullanan ve yaşlanınca emekliliğe ayrılan merkepler, motorlu araçların giremediği sokakların yanı sıra merdivenli bölgelerde gecede 6 ton çöp topluyor.



Her gün 19.30'da mesaiye başlayan merkepler, saat 23.30'da işlerini tamamlıyor. Merkeplerin topladığı çöp, daha sonra toplama merkezine boşaltılıyor. Temizlik şirketinin elemanları Mehmet Dalmış (47), Hanifi Köseli (55) ve Hasan Köseli (36) merkeplere gözleri gibi bakıyor.



zaman
 


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 05 Mart 2008, 11:35:32
(http://galeri.milliyet.com.tr/2005/9/1Yurdum_Insani__67/1.jpg)

ÇOBANIN İYİSİ SUDA BELLİ OLUR
Çok festival gördük ama 'Koyunu Sudan Geçirme Şöleni'ni geç keşfettik. Denizli'nin Çal İlçesi'ndeki şölende 27 çoban sürüleriyle suda amansız bir yarışa girişti. Bilgilerinize sunarız...


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 05 Mart 2008, 12:36:33
(http://galeri.milliyet.com.tr/2006/11/8Resimlerinizi_siz_de_Turkiye_ile_paylasin/19.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 05 Mart 2008, 12:38:08
(http://galeri.milliyet.com.tr/2006/11/8Resimlerinizi_siz_de_Turkiye_ile_paylasin/8.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 06 Mart 2008, 23:42:29
(http://www.haberk.com/images/galeri/n_383_Kar%20yemek%20zatürreye.jpg)

               Konyada dil yarışması mı yapılıyor?


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 07 Mart 2008, 10:36:21
(http://galeri.milliyet.com.tr/cekpaylaskazan/Resimler/46037)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 07 Mart 2008, 23:09:19
(http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/070320081118347985251_3.jpg)

CHP genel başkanı Deniz baykal'ı camlara taş atan mahallenin yaramaz çocuğu olarak çizen Kaçan, Baykal'ın kulağını da Paşa'ya çektirdi. (Star)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Furkan Kavalci üzerinde 08 Mart 2008, 22:39:21
Mehmet amca hepside coook super :D


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 08 Mart 2008, 22:43:35
Furkan borcun oldu senden beklerim  :D :D :D


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 08 Mart 2008, 23:27:07
(http://img503.imageshack.us/img503/8584/3vf0.jpg)

(http://img174.imageshack.us/img174/8433/4wf9.jpg)

(http://img47.imageshack.us/img47/9484/5mn4.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 11 Mart 2008, 21:29:50
(http://www.konyaninsesi.com/uploads/dosya/thumbs/217_47d06951b80b9.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 11 Mart 2008, 21:35:21
(http://www.konyaninsesi.com/uploads/dosya/217_47d6dbd7b0e8e.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 12 Mart 2008, 20:02:17
(http://www.habervaktim.com/foto/komikmanzaralar/komikresimler.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 12 Mart 2008, 20:23:25
(http://www.habervaktim.com/foto/komikmanzaralar/komikresimler%20(6).jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Oktay Demirtaş üzerinde 12 Mart 2008, 21:52:11
 Mezarlık fotosu güzelmiş bayağı :D teşekkürler öksüz


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 14 Mart 2008, 21:53:52
(http://galeri.milliyet.com.tr/2007/7/13Yurdum_Insani__152/27.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 14 Mart 2008, 21:57:14
(http://galeri.milliyet.com.tr/2007/7/13Yurdum_Insani__152/9.jpg)

                     BU TARLAYI SULAMAYIN!
Antalya’nın Döşemealtı beldesinde dokunan veya Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden getirilen ve renklerinin solması için binlerce dönüm araziye serilen halı ve kilimler ilginç görüntüler oluşturuyor. Hüseyin Kanber AA


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 16 Mart 2008, 00:07:58
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Nette%20Dolaşanlar/Sen%20de%20Yolla%2026/nak.JPG)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 16 Mart 2008, 00:11:22
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Nette%20Dolaşanlar/Sen%20de%20Yolla%2026/hala.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 17 Mart 2008, 01:27:51
(http://www.moralhaber.net/fotogaleriler/150/foto/11.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 17 Mart 2008, 18:42:44
(http://galeri.milliyet.com.tr/2006/11/1414112006/16.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 18 Mart 2008, 23:36:57
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Nette%20Dolaşanlar/Sen_de_Yolla17/02.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 20 Mart 2008, 12:37:59
(http://galeri.milliyet.com.tr/2006/11/1616112006/9.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Karalar üzerinde 20 Mart 2008, 21:51:05
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Nette%20Dolaşanlar/Sen_de_Yolla17/02.jpg)

Mehmet abi paylasim icin sukranlar .Turkiyemizide en iyi bu resim anlatir sanirim :D daha cook calismamiz laziim coook.


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 21 Mart 2008, 01:05:12
(http://img79.imageshack.us/img79/1143/6911tp.gif)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Furkan Kavalci üzerinde 22 Mart 2008, 18:18:41
Mehmet amca cok guzelmis :D


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 24 Mart 2008, 20:12:01
(http://img85.imageshack.us/img85/1853/6011lx.gif)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 25 Mart 2008, 12:50:38
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Nette%20Dolaşanlar/En%20şirin%20hayvanlar/1043.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 27 Mart 2008, 21:45:56
(http://galeri.internethaber.com/images/gallery/864/11.jpg)

              Bu da ranza apartman...


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 28 Mart 2008, 22:15:18
(http://galeri.internethaber.com/images/gallery/909/3.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 29 Mart 2008, 00:40:32
(http://images.habervitrini.com/gunun/pic3.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 02 Nisan 2008, 13:50:32
(http://image.haber7.com/haber/110884.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 03 Nisan 2008, 00:56:37
(http://www.moralhaber.net/haberresimleri/takdir.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 05 Nisan 2008, 20:53:25
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Nette%20Dolaşanlar/Sen%20de%20Yolla%2024/yurt6.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 18 Nisan 2008, 00:45:31
(http://foto.moralhaber.net/fotogaleriler/56/foto/foto30.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Oktay Demirtaş üzerinde 03 Mayıs 2008, 01:17:14
(http://img385.imageshack.us/img385/4336/hrszziv7.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 04 Mayıs 2008, 11:45:24
Bir futbol hakemi arkadaşınıza
"Yaşıtların iş güç sahibi oldu sen hala ağzında düdük, kısa pantolonunla koşturup duruyorsun.


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Karalar üzerinde 08 Mayıs 2008, 12:07:15
5452: "Bahse konu aracı aldık, inceliyoruz, tamam"                         
Merkez: "Araç alkollü mü?"                                                 
5452: "Olumsuz efendim, araç dizelmiş".                                   
                                                                           
Heyecanlı bir ses:                                                         
"Merkez tarandık".                                                         
Merkez:                                                                   
"Hayır efendim aranmadınız".                                               
                                                                           
4512:                                                                     
"Merkez! Alet kontrol"                                                     
Merkez:                                                                   
"Elinizdeki alet değil, cihaz".                                           
4512:                                                                     
"Aletin cihaz olduğu anlaşıldı merkez".                                   
                                                                           
Şöför:                                                                     
"Müdürüm, araç intikal etsin mi?"                                         
Müdür:                                                                     
"Etsin, ama içinde şöförüde olsun".                                       
                                                                           
Merkez:                                                                   
"Camide son durum nedir?"                                                 
5436:                                                                     
"Cenazeler mezarlığa seyir halindeler".                                   
                                                                           
4536:                                                                     
"Merkez, orta kilolu, kara renkli, boynuzlu bir tosun kaybolmuş".         
Merkez:                                                                   
"Anlaşıldı. İstasyonlar not alın. Kaybolan tosun eşkali veriyorum".       
                                                                           
3370:                                                                     
"Bir minibüs at arabasına çarpmış, at vefat etmiş".                       
Merkez:                                                                   
"Başın sağ olsun evladım.                                                 
                                                                           
Merkez:                                                                   
"Ananın Yeri`nde kavga ihbarı var. Ekip intikal etsin".                   
7443:                                                                     
"Anlaşıldı Merkez,                                                         
Ananın Yeri`ne ekibimle seyir halindeyiz".                                 
                                                                           
                                                                           
                                                                           
7553:"Kaçan aracı takip halindeyiz".                                       
Merkez: "Anlaşıldı. Mevkiiniz?"                                           
7553:"Kaybolduk Merkez!..."                                               
                                                                           
Merkez:"Mevkiiniz?"                                                       
4566:"Cumhuriyet caddesi".                                                 
Merkez:"Tam mevkiiniz?"                                                   
4566:"Arabadayız Merkez".                                                 
                                                                           
4512:                                                                     
"Merkez, hırsız kaçıyor!"                                                 
Merkez:                                                                   
"Anlaşıldı, nereden nereye kaçıyor?"                                       
4512:                                                                     
"Şuraya doğru kaçıyor".                                                   
Merkez:                                                                   
"Biri 4512`den telsizi alsın, adam gibi tarif etsin".                     
                                                                           
3345:                                                                     
"Yonca Evcimik konserindeki son durum nedir?"                             
6220:                                                                     
"Henüz Abone`yi söylemedi amirim".                                         
                                                                           
5433:                                                                     
"Caddede şüpheli bir paket var."                                           
Merkez:                                                                   
"Anlaşıldı, çevre güvenliğini alın,                                       
pakete dokunmayın. Uzman ekip seyir halinde                               
5433:                                                                     
<3 dakika sonra>                                                           
"Uzman ekibe gerek yok. Paket boş".                                       
Merkez:                                                                   
"Nereden anladınız,                                                       
`Çevre güvenliğini alın` demiştik".                                       
5433:                                                                     
" Üzerinden kamyon geçti efendim".                                         
                                                                           
Merkez:                                                                   
"İskeledeki aracın belgelerini alın".                                     
5426:                                                                     
"Araç feribota binmekte..."                                               
Merkez:                                                                   
"Belgeleri muhakkak alın".                                                 
5426:                                                                     
"Doğrudur Merkez, ben de feribota biniyorum".                             
5426:                                                                     
<5 dakika sonra> "Aracın belgelerini aldım".                               
Merkez:                                                                   
"Derhal merkez karakoluna intikal edin".                                   
5426:                                                                     
"Olumsuz Merkez. Feribot hareket etti. Ben karşıya geçiyorum. 17.00       
feribotu ile dönerim".                                                     
                                                                           
Alıntı...                                                                 
Emniyet Genel Müdür Yardımcısı                                             
Feyzullah Arslan                                                           
"Polisin Hatıra Defterinden" kitabından                                   
                                         


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Furkan Kavalci üzerinde 08 Mayıs 2008, 20:15:24
Soner abi cok komikmis :D


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 08 Mayıs 2008, 21:17:11
(http://www.erdogankoyu.com/uploads/img481d9abf6b3b3.gif)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 26 Mayıs 2008, 17:54:10
(http://foto.moralhaber.net/fotogaleriler/7/images/kaza7.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 29 Mayıs 2008, 21:48:27
(http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages/Foto%20Haber/İNTERNETTE%20EN%20BEĞENİLEN%20FOTOĞRAFLAR/24.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 14 Haziran 2008, 11:28:46
(http://galeri.internethaber.com/images/gallery/1505/5.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Furkan Kavalci üzerinde 14 Haziran 2008, 11:56:54
Adam kayigi batiracak :D


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 20 Haziran 2008, 12:19:27
(http://foto.moralhaber.net/fotogaleriler/51/foto/foto3.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Artık 'Dünya Posta Koyma Günü'müz de var(MİZAH)
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 14 Ekim 2008, 00:09:00
(http://www.habervaktim.com/resim/resim37434_2.jpg)

Artık 'Dünya Posta Koyma Günü'müz de var(MİZAH)
Ankara Çinçin Mahallesinin yaşayan son kabadayılarından "Permatik Kazım", 12 Ekim'i "Dünya posta koyma günü" ilan etti.
 
 
 
Türkiye'de hemen hemen her günün önemli bir gün ilan edilerek paylaşıldığını 56 yaşında fark eden "Permatik Kazım", torunu Ayşe ilköğretim ödevi yaparken, 9 Ekim'in de "Dünya Posta Günü" olduğunu öğrenince kafasında hemen bir şimşek çaktı. "Dünya Posta Günü oluyor da niçin posta koyma günü olmuyor?" diye düşünen Kazım, 12 Ekim'in boş olduğunu öğrenince sevinçle hemen girişimlere başladı.

168 kişiye posta koydu

"Adıma yaraşır bir gün olsun. Gelecek kuşaklar beni unutmasın" diyen namlı kabadayı 12 Ekim sabahı Çinçin'deki evinden çıkıp akşam evine dönene kadar çeşitli vesilelerle tam 167 kişiye posta koydu. Son olarak evinde hanımına posta koyup dayak atarak rakamı 168'e çıkartan ve bu rekorunu İstanbul Kasımpaşa'daki Kabadayılar Kralı "Jilet Nuri"ye tescil ettiren "Permatik Kazım" tarihe geçtiği için artık çok mutlu.

"Namım yürüyecek. Bu günün yıldönümlerinde değişik insanların posta koymaları yüzünden ölsem dahi gözlerim açık kalmayacak ama amel defterim açık kalacak. Ayrıca kabadayılar piri atamız, Osmanlı'nın gururu 'Ustura Kemal'in de ruhu şad olacak" diyen Kazım, sağ olduğu müddetçe "12 Ekim Dünya Posta Koyma günü" etkinliklerine mutlaka katılacağını ve 70'inde dahi olsa millete posta koymayı sürdüreceğini deklare etti.

Mahalleli "illallah" diyor

Adlarının açıklanmasını istemeyen mahalle ve çarşı sakinleri ise muhabirimize gizlice "bu adamdan illallah" dediler ve eklediler;

"Millete sadece 12 Ekim'de posta koysa amenna. Ama adam hergün birilerine dayılanıp saldırıyor. Ümidimiz, jübilesini yapıp artık bu işlerden elini eteğini çekmesi. Yapacaksa da sadece 12 Ekim'de nostaljik olarak kabadayılığını sürdürmesi" şeklinde konuştular.

Ben Rıfat Yörük. Habervaktim mizah. Ankara
 
 
 
 
 


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 15 Ekim 2008, 00:56:26
(http://img241.imageshack.us/img241/6097/ratinhoyr7.gif)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 19 Ekim 2008, 18:17:39
(http://foto.moralhaber.net/fotogaleriler/keciagac/keci07.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 20 Ekim 2008, 09:01:06
Allahım ya şaka gibi   :o :o :o ;D


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Ayşe Gürarslan üzerinde 20 Ekim 2008, 13:57:48
 Mehmet Bey bu olay herhalde Adanada gerçekleşti. Şu anda Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak konu ile ilgili mücadeleler vermekte. Kurban bayramında bile keçi keselim bu görüntülere engel olalım diye az broşür dağıtmadı.


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 20 Ekim 2008, 23:44:46
Ayşe hanım keçilerin ormana zarar vermedikleri bilakis ormandaki çıkan  yangınlara ve ormanın gençleşmesine faydalı oldugu kanıtlandı


Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi. iortas@cu.edu.tr


Keçi Orman İçin Zararlı Değil Yararlı da Olabilir  

En önemlisi de orman diplerinin temizlenmemesidir. Orman diplerinin temizlenmemesi ve yapılan ihmaller yangınların hızla yayılmasına neden olmaktadır.
Tabii bütün bunlar orman yönetimi açısından önemli stratejilerdir. Uzun zamandır yüksek yapılı bitkilerin kök biyolojisini çalıştığım için ağaca ve ormana ayrı bir ilgi duymaktayım
Orman Mühendisleri Marmara Bölgesi Başkanı Prof. Dr. Uçkun Geray ise ilkimin kuraklaşması ile başlayan yangınların arttığını, yangın söndürme ekonomisi uygulanması gerektiğini belirtti. Ancak bütün bu önlemlere rağmen doğanın kendi yöntemleri ve ekolojisine de dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle doğanın ve ekolojinin yasalarından biri de keçinin ekosistemdeki yeridir. Akdeniz bölgesinin orman yangınları bakımından diğer bölgelere göre daha az etkilendiği belirtilmektedir. Yangının nedenini tam olarak bilmiyoruz ancak Akdeniz bölgesinde meydana gelen yangınlar ile birlikte aklıma kıl keçilerinin varlığı gelir.

Keçi Akdeniz Bitki Örtüsü İçin Zararlı mı?  

Orman yangınları söz konusu olduğunda konuyu bilen bilim insanları için hep akla keçiler gelir. Genelde keçiler orman için zararlıdır diye suçlu ilan edilir. Hatta bazıları için ormana zarar veriyor gerekçesiyle soyu tükensin diye fetva da verilmektedir. Ancak gerçeğin kendisi öyle değildir. Akdeniz maki bitki topluluğunun olduğu alanlarda belki daha eski olan tarihi kayıtlı bilgi ile MÖ 4000 yıllarından bu yana yaşadığını tahmin ettiğimiz latincesi Capra İngilizceci Ordinary Goat olarak bilinen kıl keçileri doğanın bir parçası olarak varlıklarını günümüze kadar sürdüregelmişlerdir. Bir yandan doğanın bir parçası olan keçilerin doğanın düşmanı ilan etmek doğanın diyalektiğine aykırıdır. Her türlü arazi koşullarına adapte olabilmesi ve manevra yeteneği yüksek olan kıl keçisi genelde düz ovada beslenmek yerine orman ve kayalık alanda beslenmeyi daha çok tercih etmektedir.

Doğaya Saygı, Keçiye Saygı Ormanı Yangından Korur
Orman yangınları konusundaki en önemli yönetim, anlayışıma göre dip temizleme işlemidir. Bilindiği gibi keçinin otlandığı makilik Akdeniz ekosisteminde dip temizlemeden dolayı daha az yangın çıktığı da bilinen bir gerçektir.

Ülkemizde Akdeniz havzasında 100 milyon hektarlık alan kaplayan ve Akdeniz iklim tipinin klimaks bitki örtüsü olan makiliklerin varlığını bugüne kadar taşımasında keçilerin varlığı da inkar edilemez. Keçinin hep maki bitki örtüsüne sahip ormanlar üzerinde baskı unsuru olduğu söylenir. Bu nedenle ormanların genç fidanlarını yok ettiği iddia edilir. Evet ormanların genç fidanlarına zarar verdiği doğrudur, ancak keçilerin olduğu ortamda ormanların varlığını günümüze kadar sürdürdüğü de bir başka geçektir. Ancak unutmamak gerekir ki orman yangınlarının neredeyse tamamına yakınının nedeni insan faktörü ve açılan alanların doğaya uygun olmayan baskı, yeni kesim, tarla açma ve kültür ormanı alanlarından kaynaklandığını belirtmek gerekir.

Kontrollü Keçi Otlatılması Yararlıdır
Dünya bilim çevrelerinin önerdiği ve bizim orman bakanlığının da kabul ettiği “keçiler ormanların fahri dip temizleyicileri” ifadesi çok anlamlıdır. Keçilerin orman içinde yarattıkları seyreltme olayı ve açtıkları patika yollardan dolayı hem yangın çıkması ve yayılması engellenmiş olmakta hem de yangın çıkması olasılığında iç alanlara ulaşılmasında yarar sağlayan etkisi bulunmaktadır. Kemirgen ve selülozu yüksek bitkileri tercih eden keçiler makiliklerde bir tarafta dipte biriken otları temizlerken diğer taraftan ağaçları üst dallarını 1.5-2 m kadar tırmanarak besinlerini sağlarken doğal olarak ağaçları budayarak yangından korur. Keçinin olmaması durumunda diğer otlar gelişiyor ve yazın kuruyan otlar mercek etkisi yapan cam kırıkları nedeniyle yangına davetiye çıkarılmaktadır.

Özellikle makilikler arasında koridorlar açarak olası yangınları önlemeleri ormancılar tarafından benimsenmektedir. Keçilerin sürgünlerin olduğu dönemin dışında otlatılması bu konuda orman köylülerinin bilinçlendirilmesi ve ormanın sürdürülebilirliğinin sağlanması bakımından önemlidir. Özellikle vurgulanması gereken KONTROLLÜ OTLATMA ve keçi yetiştiricilerinin bilinçlendirilmesi orman yangınlarının önlenmesi ve ormanların doğasına uygun korunması için yapılması yararlı bir işlemdir..

Bilim İnsanları Keçi-Ekosistem-Yangın İlişkisini Araştırmalıdır
Kaldı ki yangınlar çoğunlukla rantın yüksek olduğu müdahaleli alanlarda çıkıyor. Yeni veya yenilenen dikim alanları başta olmak üzere ekosistemin taşıyamayacağı ağaçlandırma alanlarında yangının çıktığını söylersek yanlış olmaz.

Maki bitki örtüsü kendi sürdürülebilirliği en yüksek olan bir bitki topluluğu olup yangın çıkması olasılığı daha az olan korumalı bir bitki örtüsüdür. Yarı kurak, uzun süren yaz sıcaklarının bulunduğu coğrafyalarda makinin kendini sürdürmesi başka türlü de açıklanamaz. Söz konusu alanlarda keçinin sistemden çekildiği durumlarda otsu türlerin çoğalması ile yangına hassas hale gelir ve alanların yangınla tahribatı artar. Nihayet bunun en açık örneği ülkemizin Akdeniz Bölgesinde Ege ve diğer bölgelere göre daha az yangın çıkmaktadır. Bu konuda ormancılar, toprak ve ekoloji bilimcilerininin ortak araştırma yapması çok yararlı olacaktır.

Keçi Orman Dostudur Sorun İnsandan Kaynaklanıyor
Son yıllarda doğal bitki örtüsüne ve binlerce yıllık adaptasyona rağmen bir üst Klimaks bitki örtüsünün sisteme alınması ile başlayan kültür ormancılığının toprak, besin ve su talebinin fazla olması nedeniyle hem başarılı olmamakta hem de yangına davetiye çıkarılmaktadır.
Bu bağlamda Orman Bakanlığına bağlı Ağaçlandırma Genel Müdürlüğünün konuyu yeniden dikkate alarak tek bitki yerine doğaya adapte olmuş bitki türleri zenginliğine dönmesi ve keçi ile maki bitki örtüsünün korunmalı duruma getirilmesi yararlı olacaktır. Bu bağlamda insanın doğaya müdahalesi durdurulmalıdır.

Doğayı kendi haline bırakırsan doğa daha başarılı bir denge içinde yaşamını sürdürecektir. Doğa günümüze kadar aslan ve kaplan gibi geviş getiren hayvanları yiyerek beslenen hayvanlarla dengeyi bozmadığı gibi ağaçların fidanlarını yiyen keçiler de tükenmedi. Doğa kendi dengesini kendisi kurmakta ve ihtiyacı kadarını tüketmektedir. Asıl sorunu gözü doymayan, bir anda binlercesini yok eden insanda aramak gerekir.
Doğanın yasalarının bilinmesi doğanın yönetilmesine büyük katkı sunulmasına yardımcı olacaktır. Doğayı bilmeden kulaktan dolma bilgiler ile yola çıkılması durumunda keçiler “günah keçisi” olurlar.

Keçi Sayısını Artıralım, Ormanları Yangından Daha İyi Koruyalım
Keçi ile doğanın otlatılması ormanların yangından kurtarılması bakımından önemli bir unsur ocaktır. Onun için Orman Bakanlığının keçi sayısını azaltması değil tam terinse artırması, orman köylüsüne destek çıkması ve koruması önerilmedir. Doğal alanların kontrollü keçi otlatmasına açılması, bölge çiftçisi ve köylülerinin geçim kaynağı olabileceği gibi, sağlıklı süt ve beslenmesi için de yararlı olacaktır.
Keçiyi bilmeden düşman ilan etmeyelim, yararlı hayvanın hakkını verelim.
İnsan olarak tahrip ettiğimiz, yakıp yıktığımız doğamızın zararını keçiye yüklemekten vazgeçelim. Doğaya ve keçiye saygı, insana ve ormana saygıdan geçer. Keçi ile uğraşmaktan vazgeçelim insanımızı duyarlı ve bilinçli duruma getirecek süreçlere taşımanın yollarını arayalım.

Güzelim ülkemizin doğal kaynaklarını doğru tanıyalım, ekolojimizi iyi koruyalım, sürdürülebilirliğin ilkelerine değer verelim. Ülkemizin eğitimli insanlarının orman yangınları konusunda biraz daha duyarlı olması, çevresini başta sigara izmariti, şişe ve diğer mercek etkisi yaratacak materyalleri ormanlık alana atmamaları konusunda toplumun eğitilmesi ve uyarılması yararlı olacaktır. Hepimiz bu coğrafyanın her yönden yaşanılabilir olmasından sorumluyuz. Küçük çıkarlarımız için değil, güzel geleceğimiz için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirelim.

Not: Daha önce keçi ve erozyon konusunda yazdığım yazımı ilgilenenlerin bilgisine sunuyorum.
**********************************

Çukurova’da Keçi ve Erozyon Suçlu keçi mi? İnsan mı?

Prof. Dr. İbrahim Ortaş -Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü, Adana.

Erozyon Nedir?
Çocukluğumda keçi ve oğlak güderek büyüdüm. Hatta annemin sütü yetersiz olduğu için de keçi sütü ile büyütülmüşüm. Bilindiği gibi anne sütüne en yakın süt keçi sütüdür. Onun için keçilere karşı bir sempatim vardır.
Ancak keçi ile ormanların zayıflatılması ve erozyon arasında bir bağ kurulduğu için konu bilimsel olarak ilgimi çekmektedir. Onun için konunun açıklığa kavuşması için öncelikle erozyon nedir? Keçi ne kadar erozyonun oluşmasında etkindir? İnsanın rolü ihmal mi ediliyor? Onu açıklayalım.

Erozyon “Toprağın su ve rüzgâr gibi doğal etmenleri ile aşındırılması sonucunda bulunduğu yerden başka yerlere sürüklenmesidir”. Bu işlem gerçekleşince arazinin yüzeyinde bitkilerin besin elementi ve su sağladıkları kısım uzaklaştığı için bitkisel üretim istenilen ölçüde gerçekleşememektedir. Bunun oluşturduğu etkiler maddi ve manevi boyut ile ciddi sorunlar yaratmaktadır. İnsanlık, yanlış toprak ve bitki yönetimi nedeniyle yurtlarından olmuştur. Bunu da en iyi Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkler biliyor.


Keçi Akdeniz ikliminin bir hayvanı. Ve bu kuşağın hakim bitki örtüsü ise makiliklerdir. Yani kısa boylu bitkilerdir. Keçinin binlerce yıldır bu ekolojide yaşadığı ve bulunduğu doğa ile iç içe mutlu bir şekilde bugüne kadar geldiyse ve erozyona neden olduğu konusunda da ciddi bir verinin olmadığı gerçeğini dikkate alırsak sorun keçi değildir anlayışı ortaya çıkar. Keçi yüzünden Akdeniz makilerinde önemli bir azalma olup olmadığı ciddi araştırmalarla ortaya konmaya muhtaçtır. Tabii siyasiler değil, ormancılar, botanikçiler, peyzaj mimarları, zoologlar ve ziraatçılar tarafından.
Sorularının cevabı söylendiği gibi, sorun keçi değil İNSAN.

Günah Keçisi Nedir”
Hepimiz “inatçı keçi”, “keçi gibi dağa tırmanan” “keçileri kaçırmak” ve değişik anekdotlar yanında keçinin sütünün ne kadar yarlı olduğunu biliriz. Ancak keçi hakkındaki en eski anekdot ise “günah keçisidir”. Yahudilikte günahlardan arınmanın bir yolunun da Tanrı’ya kurban vermek olduğu; bir keçi alıp çöle saldığımızda onunla günahlarımızdan da arınacağımız (uzaklaşacağımız) gibi bir inanış bulunuyor. Bu keçiye de “günah keçisi” adı veriliyor. O gündür bu gündür herhangi bir olumsuzluk olduğu zaman bir günah keçisi aranır. Sanırım bu gün biz iyi niyetle de olsak erozyonun sorumlusu olarak günah keçisini seçmiş bulunuyoruz (Umarım çevremizde gördüğümüz bunca çirkinliğin sorumlusu da keçi değildir). Kaldı ki doğadaki her canlımım bir birine katkısı var ve mutlaka biyolojik çeşitliliğe değer vermemiz gerekir.

Ayrıca ekolojik bakış açısı ile başta üniversiteliler olarak coğrafyamızdaki bütün gen kaynaklarını korumak ve geliştirmek zorundayız. Aksi takdir de dün yabancı ırk sığırlarda başımıza gelen yarın yabancı ırk keçilerde de gelebilir. Şimdiden gen kaynaklarımıza sahip çıkalım.

Erozyonun Nedeni Keçi mi? Yoksa İnsan mı?
Son yılarda sanki erozyona neden olan günah keçisi olarak fatura bizim orman köylüsünün biricik katık kaynağı olan keçilere biçildi. Evet, keçi orman tahribatında önemli bir tehdit. Ancak tek başına bugün erozyonun nedeni keçi değildir. En azından şunu biliyoruz ki keçinin olmadığı bazı ekosistemlerde de yoğun erozyon yaşanıyor.
Sonra keçinin orman için faydası da vardır. Keçi ağacın gövdesindeki daları ve yaprakları bir yere kadar tıraşladığı için yangında bu tür ağaçların kurtulduğunu ormancılar çok iyi bilirler.

Ancak Adana ve çevresinde yaşanan tarım dışı arazi kullanımı dikkate alındığında keçinin zararı neredeyse yok denecek kadar azdır. Literatürden bildiğimiz erozyonun % 95 nedeninin insan kaynaklı olmasıdır. Keçinin sahibi de insan. Keçiyi nereye sürersen oraya yayılmaya gider. Çoban ormana götürürse ormana, ovaya götürürse ormana.

Osmaniye’den tutun Mersine kadar neredeyse eski E5 yolunun sağlı solu her tarafı artık işgal altındadır. Binci sınıf tarım arazilerinin hepsi beton altında. Bölge sürekli bir göç altında. Halen de Adanın etrafından insan yerleşkesi için hâlâ tarım arazileri arsa olarak satılmaktadır. Adana’nın çevre mahallelerinde yoğun göçün yaratığı alt yapı yetersizliği, ikili eğitim, dengesiz gelir dağılımı, işsizlik ve buna bağlı olarak artan kapkaç, hırsızlık ve terör olgusu kanımca daha büyük zarar vermektedir.
Adana kentinin yetersiz park ve yeşil alan eksikliği nedeniyle artık insanlar Adana’da hava alacak yer bulamıyor. En azından işsiz güçsüz genç insanların enerjilerini alacak yeşil alan, spor yapabileceği ve olumlu yönde zaman geçireceği alanların olmaması erozyon kadar önemlidir.

Yorum
 Bizleri ve tüm canlıları yaratan Rabbimiz Allah her şeyi bir denge üzerine yaratan Rabbimiz çeçiler o kadar zarar versedi onları o şekil yaratmazdı ve bu yukardaki yazı ile dogrunlanmış oldu

Rabbimiz Allah Kuran' bururur

O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Ayşe Gürarslan üzerinde 21 Ekim 2008, 10:13:16
Mehmet Bey ben hiç bu yönü ile değerlendirmedim. Bilgileriniz okuyunca çok mantıklı. Ama gerçekten bu bilgiler doğruysa niçin bize senelerce yanlış bilgiler verildi. Okullarda hala çocuklara keçilerin verdiği zararlar anlatılır. İşin garibi eşim orman mühendisi, ondan da şimdiye kadar böyle birşey duymadım. Eve gelince bu konuyu eşimle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Sıra geldi bizim belediye başkanına. Niçin senelerdir keçilerle savaşır. Her sene kurbanda bizlerden keçi kesmemizi ister. Belediye başkanının gündemini bu konu öyle meşgul etmişki, hiç mi bu konulara rast gelmedi. Temadan görevliler, belediyede çalışan orman mühendisleri, ...vb. onlarda mı bilmiyorlar. herhalde bundan sonra yola keçi keselim diye değil, keçi besleyelim diye çıkacağız. Bu konuyu da hepimiz internet ağı ile herkese ulaştıralım ki benim gibi bilmeyenlerde konu hakkında bilgi edinsinler.


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 21 Ekim 2008, 13:33:42

Ayşe hanım bu güne kadar suvunulan tezlerin çogu yanlış çıkmaya başladı örnek ben kedim 3 senedir savunurdum okudugum kitaplarlardan edindigim bilgilerle tere yagının insan vucuduna hiç bir zararı yok diye
Hakiki köy tere yagından bahsediyom arazide otlayan ineklerin koyunların ve digerlerinin yagı düşünün

Aktarlar da şu ot şuna faydalı diye insanlar hep ona yöneldi halbuki onların dozunu biraz fazla kaçırsanız karacigere zarar verir bizler gerçek südü gerçek tereyagı bulabilirsek o hayvanlar bulundugu bölgenin tüm faydalı otlarını yiyerek sütün ve yagın içinde bizlere summaktalar Rabimiz Allah'ın lutfuyla bizlere ikram edilmekte 6 ay önce televizyonlarda ve gazetlerde yayınlandı kanadalımıydı bir Prof incelemiş tereyagının insan vucuduna bir zararı yok diye bizimkiler ve dünyanın savundugu tereyegı masummuş dediler ve senelerdir savunduklaarı tez çürümüş oldu

Allah Kuran'da buyurur


Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden, tüylerinden) döşek yapılanları da (yaratan O'dur). Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. (6/142)

Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz. (16/66)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 26 Ekim 2008, 18:58:30
(http://www.repage.de/memberdata1/turkishqueen/kediler.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 02 Kasım 2008, 22:44:22
       

            Zidane'nin Kafasına Ülkelerin Bakış Açısı  


   ALMANYADAN GÖRÜNEN

(http://img125.imageshack.us/img125/9659/image001rb8.gif)

FRANSIZLARIN GÖRÜŞÜ


(http://img57.imageshack.us/img57/1127/image002qz3.gif)

İTALYANLARIN GÖRÜŞÜ

(http://img57.imageshack.us/img57/6504/image003iz9.gif)


AMERİKALILARIN GÖRÜŞÜ

(http://img477.imageshack.us/img477/925/image004ww7.gif)


BASINA YANSIYAN

(http://img102.imageshack.us/img102/5287/image005cz2.gif)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 08 Kasım 2008, 01:29:06
(http://img525.imageshack.us/img525/1/alaaddinka0ex4.gif)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 09 Kasım 2008, 01:09:43
(http://foto.moralhaber.net/fotogaleriler/65/foto/foto1.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 23 Kasım 2008, 14:56:22
(http://g.mynet.com/i//97/44418_0.jpg)

             Kendi sütünü içen inek


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 11 Aralık 2008, 18:48:32
                 
Meşhur kutup ayısına buzdan doğum günü pastası

(http://www.netgazete.com/Images/News/550643_2.gif)

(http://www.netgazete.com/Images/News/550643_3.gif)

STUTGART - - Almanya’nın dünya çapında ilgi çeken kutup ayısı Knut ve Flocke’den sonra son gözdesi Stuttgart’taki Wilhelma Hayvanat Bahçesi'nde yaşayan Wilbaer... 1 yıl önce dünyaya gözlerini açan Wilbaer için dün doğum günü partisi düzenledi. Sevimli kutup ayısı için hazırlanan buzdan pastanın içinde elma, havuç ve balık vardı. Annesiyle birlikte pastayı büyük bir iştahla yiyen Wilbaer, objektiflere bol bol poz verdi.


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 20 Aralık 2008, 23:52:25
(http://galeri.milliyet.com.tr/2008/12/20Yilin_fotograflari__DHA/28.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 19 Ocak 2009, 21:05:57
takma dıs sahıbınden guselmıs:D


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Ali Aksu üzerinde 19 Ocak 2009, 22:15:36
ya burada kimse yokmu


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 20 Ocak 2009, 22:31:17
(http://videogaleri.samanyoluhaber.com/video/fotogaleri/477/2.jpg)

(http://videogaleri.samanyoluhaber.com/video/fotogaleri/477/15.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Ayşe Gürarslan üzerinde 20 Ocak 2009, 23:22:46
Alttaki çok güzelmiş


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Öksüz üzerinde 23 Ocak 2009, 22:42:21
(http://foto.moralhaber.net/fotogaleriler/dunyadanfoto/4645_0.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: H. Kübra Oğuz üzerinde 23 Ocak 2009, 22:53:31
Alttaki çok güzelmiş

Evet üstteki güzelmiş.


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 02 Şubat 2009, 22:18:47
(http://galeri.internethaber.com/images/gallery/2981/8.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 10 Şubat 2009, 12:26:18
(http://galeri.internethaber.com/images/gallery/3056/1.jpg)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 15 Şubat 2009, 00:45:39
(http://img186.imageshack.us/img186/4213/att00001gt1.gif)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Ali İhsan Çiçek üzerinde 15 Şubat 2009, 16:26:48
Kaza yerinin etrafını polis kordonu ve meraklı bir kalabalık çevirmiştir.Gazetesine iyi bir haber yetiştirmek isteyen muhabir,çemberleri aşamayınca bir kurnazlık düşünerek seslenir:
-Yol verin!Yol verin!Ben kaza kurbanının oğluyum!
Yol verirler,muhabir yaklaşır.Bir de bakar ki;arabanın önünde bir eşek cansız yatmaktadır. ;D ;D ;)



Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Karalar üzerinde 16 Şubat 2009, 00:08:52
Kaza yerinin etrafını polis kordonu ve meraklı bir kalabalık çevirmiştir.Gazetesine iyi bir haber yetiştirmek isteyen muhabir,çemberleri aşamayınca bir kurnazlık düşünerek seslenir:
-Yol verin!Yol verin!Ben kaza kurbanının oğluyum!
Yol verirler,muhabir yaklaşır.Bir de bakar ki;arabanın önünde bir eşek cansız yatmaktadır. ;D ;D ;)



hehehe süper :)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Karalar üzerinde 21 Şubat 2009, 22:07:32
... İşsiz genç,  torpilini bulmuş, belediyede işe girmiş, cenaze arabası şoförü yapmışlar, Teşvikiye Camii’nden alacaksın, Zincirlikuyu’ya taşıyacaksın demişler, peki demiş... İkindi namazına vakit olduğu için, Nişantaşı’nda tura çıkmış, ilk gördüğü kızın yanına yanaşmış, atlasana gezelim demiş... Kız "Bununla mı?" diye sorunca, "Beğenemedin mi" demiş, "Millet buna binebilmek için ölüyor be, ölüyor!"



Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Ali Ihsan üzerinde 22 Şubat 2009, 11:11:49
Doğru söze ne denir ;D ;)


Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 22 Şubat 2009, 12:56:46

                    Yurdum insanı pes dedirtti !

Konya'da itfaiyeye 2008 yılında gelen yaklaşık 160 bin telefondan 150 bininin amaç dışı olduğu belirtildi. İşte yurdum insanından şaşırtan konuşmalar...

Konya'da itfaiyeye 2008 yılında gelen yaklaşık 160 bin telefondan 150 bininin amaç dışı olduğu, arayanların ''masal dinlemek''ten ''saatin kaç olduğunu sormak'' gibi yangınla ilgisi olmayan konularda taleplerde bulunduğu bildirildi.
Ses kayıt cihazının kayıt altına aldığı itfaiyeyi arayan kişi ile görevliler arasında geçen konuşmalardan bazıları şöyle:

-Görevli: Alo itfaiye.
-Arayan kişi: Alo Ağabey.
-Görevli: Buyurun
-Arayan kişi: Ben uyuyamıyorum. Masal anlatsana.
-Görevli: Ayran yap. İçtiğinde hemen uyursun.

-Görevli: Alo itfaiye.
-Arayan kişi: Kusura bakmayın rahatsız ediyorum. Saati öğrenebilir miyim?
-İtfaiye: Tabi ki 04:40

-Görevli: Alo itfaiye.
-Arayan kişi: Başım dönüyor. Ne yapmalıyım?
-Görevli: Hap iç, daha sonra yat.

-Görevli: Buyurun itfaiye.
-Arayan kişi: Nasılsın ağabey?
-Görevli: İyiyim ya sen?
-Arayan kişi: Nasıl gidiyor?
-Görevli: İyi vallahi yangın ihbarı gelirse gideceğiz. Sohbet etme. Telefonu şimdi kapat. Bir daha rahatsız etme.

-Görevli: Alo İtfaiye.
-Arayan kişi: Alo baba bana dondurma getir.
-Görevli: Ben baban değilim. Babanı ara.

-Görevli: Alo itfaiye.
-Arayan kişi: Yol tozlanıyor burayı sular mısınız?
-Görevli: Ekipler yangına gitti, geldiklerinde göndereyim.
-Arayan kişi: Ya, daha öncede öyle dediniz göndermediniz.
-Görevli: Yangın mı önemli, toz mu?
-Arayan kişi: Toz önemli.


19.Şubat.2009 19:23:15

Saman yolu




Konu Başlığı: Ynt: Gülelim Güldürelim
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 01 Mart 2009, 22:44:39
(http://g.mynet.com/i/152/51110_0.gif)