Duyurular => Kutlama Mesajları => Konuyu başlatan: Ramis üzerinde 16 Haziran 2007, 22:18:18



Konu Başlığı: Babalar Günü
Gönderen: Ramis üzerinde 16 Haziran 2007, 22:18:18
Bütün babaların babalar günü kutlu olsun.
Unutanlara duyurulur.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Karalar üzerinde 17 Haziran 2007, 10:08:39
butun babalarin babalar gununu kutlarim..


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Fatma Sağlam üzerinde 17 Haziran 2007, 11:26:48
bütün babaların babalar gününü kutluyorum


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Mehmet Akif Oğuz üzerinde 17 Haziran 2007, 11:53:45
Ben de babamın ve tüm babaların babalar gününü kutlarım.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: H. Kübra Oğuz üzerinde 17 Haziran 2007, 20:50:17
Bütün babaların babalar günü kutlu olsun.


Konu Başlığı: BABALAR GÜNÜ
Gönderen: nasibe tuç(altunay) üzerinde 18 Haziran 2007, 09:35:54
Eşimin ve babalarımın babalar günü kutlu olsun diyor ve tüm babaların babalar gününü kutluyorum.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 14 Haziran 2008, 16:06:26
Babanız yaşıyorsa hálá çocuksunuzdur


Yarın Babalar Günü... Onları kutlamak, gönüllerini almak gerekmez mi? Hep kadınlardan yana olduğumu düşünenleri bir kez daha yanıltmak istiyorum bu vesileyle...

İşte Babalar Günü için, okurlarımdan gelen mektuplar... Babalar Günü herkes için çok değişik duygular ifade ediyor gördüğünüz gibi... Bunları sizlerle paylaşırken, belki de bu satırlarda kendi babanızla ilgili bazı anıları ve düşünceleri bulabilirsiniz, dedim kendi kendime... Biliyorsunuz ya, benim eksik yönüm bu...

Babamla hiçbir anım yok yaşamımda. Çok yazık ama ne yapalım, benim de bazılarınız gibi kutlayabileceğim bir babam yok bu günde. O halde tüm erkek okurlarımın Babalar Günü’nü kutlarım ben de... Nice Babalar Günü’ne, hatta Dedeler Günü’ne uzansın yolunuz!

Savaşın ortasında komutansız kalmaktır babasız kalmak

Babanız yaşıyorsa hálá çocuksunuzdur. İşte bu harika. İnsan babası ölünce büyüyor çünkü. Yalnız başına kalıyorsunuz o zaman artık. Çocukken her şeyi bilen, herkesten güçlü olan babamız biz büyüdükçe küçülüyor. Zamanını tamamlamış ve geçmişte kalmış bir yaşlı olarak kendi köşesinden bize bakıyor. Uzakta olsa da, bize dokunamasa da... Usandıracak kadar ayrıntılı sorularla hayatı öğrendiğimiz, her şeyi bilen babamızın sorularıysa biz büyüdükçe artık bize sıkıcı gelmeye başlıyor. Müdahale etmese, soru sormasa ne iyi olur dediğimiz zamanlar çok oluyor artık. Biz ondan daha iyi biliyoruz ya her şeyi! Zaman artık onun zamanı değil ya... Teknoloji gelişti ya... Her şey değişti ya... Oysa ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz, işte o zaman gerçekten büyüyorsunuz. Çünkü o güçlü çınarın gölgesi yok artık üzerinizde. Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.

Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz, sizin de gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor ama siz o gölgeyi çok arıyorsunuz. Babanız öldüğünde büyüyorsunuz. Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarlarını duyacağınız, takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz, korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz. Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık... Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen, sırtınızı dayadığınız o güçlü çınar ağacınız yoksa artık...

Büyüyorsunuz o zaman işte. Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak. Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hálá çocuksunuzdur.

(Alıntı)

Günlerini kutluyorum,Babalarımızın,minnet,şükran ve rahmetlerle...
 
 


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ayşe Gürarslan üzerinde 15 Haziran 2008, 07:47:38
AFFET BABACIĞIM

Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle
sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde
bir fazlalık olduğunu düşünüyordu.
Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.
Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve
"Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak"
diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.

Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası,
sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı.
Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında.
Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla
karşılaşmıştı. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.


Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve
kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce
avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı
kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını.
Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak,
böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı.

Babasına lâzım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan
sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve
kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can,
"Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince
onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı.
Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı.
Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?"
diye soruyor ama cevap alamıyordu.
Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan
yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve
torununa belli etmemeye çalışıyordu.

Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine
ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki
dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu.
Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve
arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi.
Sonra diğer malzemeleri taşıdı en son da
babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.

Tipi, adeta barakanın içinde hissediliyordu.
Barakanın içinde fırtına vardı adeta.
Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden
üşümeye başlamıştı.Yarın yine gelir bir yorgan ve
birkaç battaniye getiririm diye düşündü.

Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi.
O, bu duygular içindeyken babası, yüreğine bıçak
saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından
bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti,
içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu.
Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu.
Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın
vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu.

Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi,
yanaklarını ve ellerini defalarca öptü.
Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de
kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve
Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti.
Arabaya bindiler.

Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı,
neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye.
Verecek hiçbir cevap bulamıyordu,
annen böyle istiyor diyemiyordu.
Can: "Baba, sen yaşlandığında ben de seni
buraya mı getireceğim?" diye sorunca dünyası
başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte
deliler gibi geri çevirdi arabayı.
Barakaya ulaştığında "Beni affet baba." diyerek
babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış
çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı.
Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım
için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu...
Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...
"Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı
dağ başına atmadım ki, sen beni atasın...
Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum."





Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ayşe Gürarslan üzerinde 15 Haziran 2008, 07:52:59
 Sevgili babamın, bütün babaların ve baba adaylarının babalar gününü kutluyorum.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ali Aksu üzerinde 15 Haziran 2008, 13:02:53
tüm babaların günü kutlu olsun


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 15 Haziran 2008, 14:50:25

Karlı bir akşamdı Ankara'da,
Son kez elele yürümüştük.
Bitmesin istediğim yola,
Kısacık beraberliğimizin bütün
anılarını sığdırmıştık.

"Yazarsın bana," demiştin.
"Ben de yazarım sana sık sık."
Ağlıyordum...
Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı.
Elimi daha sıkı tuttun.
Anlıyordun, bu ayrılığa dayanamıyordu kalbim.
"Öğrettiğim çiçek adlarını unutma," dedin.
"Kelebekleri kitap arasında kurutma.
Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana.
Kitaplarım sana emanet.
İncitme kimseyi,
Kin büyütme kalbinde,
Beni bekle..."

Yol bitti. Gidiyordun artık. Gittin.

Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri
Sen sandım bir süre.
Kin büyütmezdim kalbimde,
Söz vermiştim sana diye,
Kitaplarını okudum, kelebeklere dokunmadım.
Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim.
En çok fesleğeni, çoban heybesini,
Akşamsefasını sevdim.

Seni beklerken çok şey öğrendim.
Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam...
Nasılsa bulacaktır seni diye,
Her görüşümde aynı güçle seslendim.
"Uçak, babama selam söyle ! "

Beni kötü rüyalardan uyandıran,
Sevdiğim ilk adam...
Bir bilsen seni nasıl özledim...





Kar yağıyor şimdi.
Otuz yaşım bitti.
Kitapların bende, kelebek gibi kar taneleri.
Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım
O cümleyi...

Selamını, aldım babacığım.
Kin büyütmedim kalbimde.
Küçük kızının gözleri hâlâ senin çiçeklerinde...







- iclâl aydın


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Reşat ( Hüseyin Oğuz) üzerinde 15 Haziran 2008, 16:25:04
Tüm babaların babalar gününü kutlarım.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Isa Ege üzerinde 15 Haziran 2008, 16:29:13
Baba...
 
Bir bebeğin
Minik elleriyle dokunuşunu kıskandım
Sana dokunamadım baba..
Bir çocuğun pervasızca sarılışını kıskandım
Sana sarılamadım baba..
Sevgisini haykıran çocukları kıskandım
'Seni seviyorum'diyemedim baba..
Göz önümde gölge olan kanatları kıskandım
Ben güneşte yandım baba..
Şeker yiyen çocukları kıskandım
Hiç şeker yiyemedim ki baba..
Babalarıyle kenetlenmiş elleri kıskandım
Ellerim acıdı baba...
Masal dinleyerek uyuyan çocukları kıskandım
Benim hiç masalım olmadı ki baba...
İlk aşk,ilk heyecan babalarla yaşanırmış
Yüreğim dağlandı baba...
Çocukluğunu yaşayan çocukları kıskandım
Ben çocukken büyüdüm baba,
Çocukken...
Büyürken 'altın bileziğim'dediğin
Dürüstlüğün,erdemin
Rehberim oldu yönümü bulmam da
Hayat yolun da hiç şaşmadan,
Şaşırmadan..
Sana layık olmanın onurunu yaşarken,
Sensizliğin can acıtan yokluğun da
Taşmadan,taşırmadan
Yürüyorum..
Ama ne olurdu
Sevginin bir dokunma olduğunun ayırdında
Haykırabilseydik
Yaşasaydık
Sevgilerin en masumunu
Baba kızın sarmalanışın da..
Töre dedin,
Gelenek,görenek dedin
Şu dedin,bu dedin
Gizledin,esirgedin
O en güzel duyguları!
Biliyorum hep sevdiğini
Benim seni sevdiğim gibi
Geceleri üstümü örtüp
Saçlarım okşadığını
Biliyorum..
Sevgiyle yüzümü seyredip
Tanrı'ya yakardığını..
Ama ne olur,
Ne olurdu
Çabuk büyümeseydim baba..
Şımarsaydım
Dokunsaydım
Sana doysaydım baba..
Sevgine,şevkatine
Hasret bırakmasaydın..
Hapsetseydin ellerimi
Kocaman avuçlarına
Keşke..
Geç kaldım baba
Geç kaldık..
Geç bulup tez yitirdiğim
Doyamadığım baba'm..
Bir kerecik'babacığım'
Diyemediğim baba'm..
Kollarımı boynuna
Saramadığım baba'm;
Gururumsun
Övüncümsün
Kara toprağın bağrın da
Rahat uyu baba'm...

 babalar gününü kutlarım ,   büyüklerin ellerinden öperim,  Ahirete intikal etmiş olanlarada Allah'tan rahmet dilerim   
 


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ramazan Oğuz üzerinde 15 Haziran 2008, 16:47:42
 Babalarımızın babalar gününü kutlar. Babamı rahmetle anıyorum.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ramazan Oğuz üzerinde 22 Haziran 2009, 00:07:54
Bütün babaların babalar günü kutlu olsun.
Unutanlara duyurulur.

Babalar günü kutlu olsun. 


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Hüseyin Ertuğrul Oğuz üzerinde 22 Haziran 2009, 15:33:01
Doğrudan bir soru sorarak başlamak istiyorum.
Sizin hiç babanız öldü mü?
“Babam” diyerek kollarına sarılmak istediğiniz birisinin eksikliğini kaçınız yaşadınız?

Birlikte top oynamak hayalini kurduğunuz, bir piknikte mesela aynı mangalın başında et pişirdiğiniz…

Tüm sevecenliği ile sizi koruyacak bir sevgilinizi yitirdiğiniz oldu mu?
Öyle böyle bir sevgili değil ama.

Dünyanın en büyük sevgilerini paylaşabileceğiniz, büyük ve paylaşılması zor sırların paylaşıldığı, tüm yüklerini dünyanın birlikte kaldıracağınız…
Bir babanın yok oluşu kaç yüreği dağladı?

Söyleyebilir misiniz?
Kaçınız mezarı başında andı babasını. Bir bayram günü… Bir babalar günü…
Ne fark eder? Ama günler, aylar değil yıllardır süren bir merasimle.
İçinizde hiçbir zaman yeri dolmayan ve muhtemelen dolmayacak olan büyük bir eksiklikle birlikte. Ama her yıl…

Düşünsenize, bebeklik ve çocuklukta annenizin alıp senin adına “babalar günü“ hediyesi olarak sunulan ve çoğunun kaça alındığını bilmediğiniz hediyeleri babanıza verdiğiniz günleri saymazsak eğer…

Hatırladığınız kaç babalar günü kutladınız birlikte?

Eğer bu babalar gününde bu şansınız varsa iyi kullanın. Eğer göçüp gitmediyse bu dünyadan babalarınız, siz hala bu dünyanın en şanslı evlatlarısınız.

Babalar gününde mezarı başında kutlamak kadar ağır bir yük taşıyorum omuzlarımda.
Bu yük her yıl katlanarak devam ediyor. Ama yıllardır… Bayramlarda biraz daha, her yeni yılda biraz daha… Ve derken katlanılmaz oluyor.

Bu babalar gününde eğer babanızın elini tutup, gözlerinin içine bakabiliyorsanız, yanınızdaysa yani, ne mutludur sizlere. Sevdiğinizi söylemekten asla çekinmeyin. Ertelemeyin. Göçüp gidince Birgün geliyor toprak seni duyamıyor!
Veya o toprak altından göremiyor seni!

Bu babalar gününde babanızın elini tutup, “al baba bu senin babalar günü hediyen, babalar günün kutlu olsun” diyorsanız… Cümleniz eksik kalmasın. Onu çok sevdiğinizi söyleyin ve ekleyin: “Sen dünyanın en iyi babası, ben ise en şanslı çocuğuyum”. Cesurca bir laf ama korkmayın cesur olmaktan.

Sadece hediye verdiğinizi veya sadece sıradan bir günü kutladığınızı düşünmeyin.
Bu günün anlamı çok büyük, çünkü hayat bir su gibi gidiyor. Bu demektir ki babanıza gözyaşlarınızı bırakmayacaksınız yinelenen bir babalar gününde. Veya bir bayram arifesinde gözyaşlarınızı içinize akıtmanıza gerek yok.

Bu demektir ki; sevgi ile paketlediğiniz hediyeyi babalar günüde verirken gözlerindeki o mutluluğa bir kere daha şahit olacaksınız!

O mutluluğu kaybetmemenin yollarını bulun. Yemeğe çıkın mesela, bir film izleyin birlikte. Annenize bir sürpriz hazırlayın. Evet, hem de babalar gününde. Hatırası olsun.

Birlikte bir şarkı söylemekten çekinmeyin.

Evet, bir gün kader yolları ayıracak.
Evet, bir gün ya sen gideceksin ya o…
Kurtuluş yok!

Onun eksikliğini yıllarca hissedeceksiniz. Bir aile fotoğrafında yeri hep büyük bir boşluk olarak kalacak.

Bundan ne kaçış var ne erteleme. Ama o güne kadar eksik yaşamayın hayatı.

“Sizin hiç babanız öldü mü” diye soracak olursa birisi, “evet” diyeceğiniz günün acısını ben yıllardır yaşıyorum.

Siz elinizdekinin değerini bilin ve şimdilik bu soruya cevap aramayın.
Düşünmeyin, içinizden geldiğince yaşayın bu günü.

Küçücük bir çocuğun “yüreği dayanır mı” diye sormuyor Azrail. Alıyor ve götürüyor. Engel olamıyorsunuz.

Eksikliği içinizde kalıyor. Çocukluk günleriniz zehir oluyor ve gözyaşlarınızı içinize akıtıyorsunuz çoğu zaman.

Babalar günü kutlu olsun tüm babaların.
Babalar günü kutlu olsun tüm çocukların.
Babalar günün kutlu olsun babacığım.
Seni yine gözyaşlarımla anacağım.
Sana verebileceğim en iyi hediye dua ve gözyaşı.
Kabul et lütfen.

 ALINTIDIR.



Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Sabiha Oğuz üzerinde 19 Haziran 2011, 12:01:06
Babalar günü kutlu olsun. :)


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ramazan Oğuz üzerinde 19 Haziran 2011, 14:52:33
Babalar günü kutlu olsun tüm babaların.
Babalar günü kutlu olsun tüm çocukların.
Babalar günün kutlu olsun babacığım.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Karalar üzerinde 19 Haziran 2011, 17:35:25
BABA SEVGİSİNİ KORU. O SEVGİYİ KESİP ATARSAN, ALLAH DA SENİN MUTLULUK ISIGINI SÖNDÜRÜR.

Başta benim babam olmak üzere, bütün babaların babalar gününü kutlarım...


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: H. Kübra Oğuz üzerinde 16 Haziran 2013, 13:20:08
Babalar günü kutlu olsun tüm babaların.
Babalar günü kutlu olsun tüm çocukların.
Babalar günün kutlu olsun babacığım.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 16 Haziran 2013, 19:37:49
 
TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.......
[/color]
Ne özledim seni bir bilsen
Nasıl tütüyorsun burnumda,
Yutkunamıyorum seni andıkça,
Hatta nefes alamıyorum
Cüzdanımdaki resmine baktıkça
Issız gecelerimde
Hayaline kapılıyorum sessizce
Şimdi olsaydı diyorum,
Okşasaydı saçlarımı,
Islak gözlerimi silebilseydi,
Bu kadar erken gitmeseydi de
Telimi duvağımı görebilseydi.
Yaşasaydı da dağ dağ gerilerde olsaydı.
Telefonda duyabilseydim sesini,
Rüzgârlar getirseydi kokusunu,
Bir mektubu bir selamı gelseydi
Yılda bir, hatta on yılda bir görseydim,
O benim buğulu gözlerimden
Ben onun mis kokulu ellerinden öpseydim.
Koklasaydı bağrına basa basa
Saçının her teline
Bin buse kondursaydım.
Göğsünde uyusaydım
Bastığı yerlere sürseydim yüzümü
Ama hasret koymasaydı gözümü
Babam deseydim doya doya
Beraber yudumlasaydık çaylarımızı
Beraber yaşasaydık yaşayamadıklarımızı
Sadece rüyamda değil,
Yanımda görebilseydim.
Babacığım keşke seninle aynı gün ölebilseydim.
Ardında aslında mutsuz bir nefes bıraktın,
Kulağımda çınlayan bir hoş ses bıraktın.
Hakkın yoktu, inan hiç hakkın yoktu
Beni çok erken yetim bıraktın.
Ah! Bir bilsen seni ne çok özledim.
İnan o çocuk ruhumla
Gelirsin diye yıllarca bekledim.
Hiç inanmadım öldüğüne,
O çizgili pijamalarınla
Pencerenin önünde buluvereceğim sandım hep,
Uzansam tutacağım sandım
Günde bin kez uzandım,
Bir kez bile tutamadım.
Gördüğüm her ak saçlı adamı
Sensin sandım zaman zaman
Karşımdasın gibi gördüm kimi an
Ama kayboldun duman duman.
Ah bir bilsen babacığım,
Bu yetimlik ne yaman.
Sen gittin gideli sevmiyorum bayramları,
Yalan değil kıskanıyorum
Babalı olanları...
Hele o babalar günü var ya babacığım;
O gün kahroluyorum.
Sanki, derin
Sanki, dipsiz kuyularda boğuluyorum.



Konu Başlığı: Babalar Günü
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 17 Haziran 2013, 18:00:34
Bir babanın hayat serüveni...

https://www.facebook.com/photo.php?v=10151567049309712&set=vb.742509711&type=2&theater


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ramazan Oğuz üzerinde 15 Haziran 2014, 13:24:46
Babamın, babalarımızın babalar günü kutlu olsun.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Sabiha Oğuz üzerinde 16 Haziran 2014, 09:28:08
Çocuklarımızın bugünlere gelmesini sağlayan, onlara maddi manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan  ve hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz babalarımızın babalar  günü kutlu olsun.


Konu Başlığı: Ynt: Babalar Günü
Gönderen: Ramazan Oğuz üzerinde 22 Haziran 2015, 00:18:53
Bütün babaların babalar günü kutlu olsun.