|
Konu Başlığı: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 10:48:33 Alicerci koyunun fikra bolumunu aciyoruz lutfen icinde siddet , sex ,kufur iceren fikralari gondermeyin okurken yada gonderirken hos vakitler gecirmeniz dilegi > > > :) YANLIŞ NUMARA
> > > > "Alo efendim" > > > > "Pardon galiba yanlış numarayı çevirdim" > > > > "Dikkat etsene geri zekâlı " > > > > "Geri zekâlı sensin, üstüne birde bit beyinlisin" > > > > "Ne sen kiminle konuştuğunu biliyormusun???" > > > > "Hayır" > > > > "Ben İstanbul emniyet müdürüyüm" (biraz sessizlikten sonra) > >"Sen kiminle konuştuğunu biliyormusun" > > > > "Hayır" > > > > "Ohhh çok şükür" > > > >ile ilk fikrayi gonderiyorum.... Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 10:49:19 :) ÇEKİYORUM GÜLÜMSE
> > > >Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti. > > > >Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu. > > > >"Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı,sevincine > >dayanamadı, kalp > > > krizi geçirdi ve oldu", dediler. > > > >İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu; > > > >-Bu neden sırıtıyor? > > > >"Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye > > > açıkladılar. Üçüncü ceset T emel 'in > > > >kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu. "Bu neden > >oldu?" diye > > > sordu savcı. > > > >"Efendim, buna yıldırım çarptı" dediler. > > > >-Peki neden sırıtıyordu? > > > > -Fotoğrafını çekiyorlar sanmış. > > > > Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 10:50:40 YÜZÜNÜ KAPAT
> > > >T emel bir gün denize girmiş ama çırılçıplak > > > >Köyün çocukları şaka olsun diye T emel 'in butun elbiselerini > >alıp > > > kacmis, zavallı T emel de denizde > > > >öylece kalakalmis. Beklemiş gelen yok giden yok.Yardim > >edecek kimse > > > de yok. Hava biraz kararınca > > > > ne yapsın bizim T emel cikmis denizden.Hemen az ilerdeki > >otların > > > arasından usulca koyune > > > >doğru gitmeye baslamis.Otlak bitince evine de az kaldigi > >için on > > > tarafini eliyle kapatarak evine doğru > > > >koşmaya baslamis. O sırada Onu gören babası bagirmis: > > > >- "Ula salak uşak oranı kapayacagina yüzünü kapasana, kim > >taniycak > > > oranı?" > > > > Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 10:51:30 > > > :) YANGIN
> > > >Adamın birinin evinde yangın çikmis. Komsulari yardıma kosmayip > > > olayı > > > seyretmeye baslayinca is basa > > > >düşmüş. > > > >İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarıda > >beklemesini > > > söylemiş. Dalmış tekrar duman ve > > > >ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya. Sonra karisini, > >sonra > > > köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı > > > >hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış. > > > > Onu seyreden komşularından biri sormuş > > > >"Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiç bir şey > >getirmiyorsun?" > > > diye.. > > > >"Kayınvalidem içeride!" demiş adam > > > >"Arada bir girip çeviriyorum.!" > > > Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 10:54:33 Adam, korkunç bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir. Bu
alışılmadık durum onu oldukça hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır. Kaza sonucu sigorta şirketinden aldığı rekor tazminat acısını oldukça hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işini kurma olanağı vermiştir. Gelişmekte olan küçük bir bilgisayar şirketini satın alır. Ancak hiç yöneticilik deneyimi olmadığını görür ve birini işe almaya karar verir. Üç tane aday seçer ve her biriyle tek tek görüşür. İlk aday oldukça iyidir ve adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar, "Bende alışılmadık bir şey görüyor musun?" Adam yanıtlar, "Eğer onu kastediyorsanız, kulaklarınız yok." Adam üzülmüştür, derhal adayı odadan kovar. İkinci aday, birinciden de iyidir. Konuşmanın devamında adam aynı soruyu ona da sorar, "Bende alışılmadık bir durum görüyor musun?" Aday, "Evet" der, "Kulaklarınız yok!" Adam üzgün ve kızgın, onu da dışarı atar. Derken sıra üçüncü adaya gelir. Üçüncü bizim Temel... Tümünden de iyidir. (tabii ki) Bütün sorulara mükemmel yanıtlar verir. Adam heyecanla sorar, "Bende, alışılmadık bir durum görüyor musun?" Temel, "Evet, kontakt lens kullanıyorsunuz." der. Adam iyice heyecanlanmıştır, "Çok iyi! Bu senin zeki biri olduğunu gösterir, nasıl anladın?" "Ula çok basit" der Temel... "Kulakların olsaydı gözlük takardın Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 11:00:03 > Yasli bir amca, eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir.
> Bunu gören trafik polisleri, amcaya takilmak isterler ve durdururlar. > Polis: Be amca, necin dakman golani? ( Golan: Emniyet kemeri.) > Amca: Dakmam be iste! > Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik. > Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var. > Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi? > Amca: ??? > Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen, esege üç milyon > ödeycen. > Amca: Bana kes o zaman. > Polis: Neden sana keseyon amca? > Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu > > Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 11:07:16 >>APTAL
> > >>TEMELE SORMUŞLAR; > > >>"APTAL MI OLMAK İSTERSİN, GÜZEL Mİ?" > > >>"APTAL" DEMİŞ TEMEL "GÜZELLİK GEÇİCİDUR" > > > > >> > > >>TUVALET KAĞIDI > > >>FADİME İLE TEMEL BÜYÜK ADADA DOLAŞIYORLARMIŞ. BİR MARTI TEMEL'İN > KAFASINA > > >>PİSLEMİŞ. > > >>FADİME: > > >>"TEMEL, GİT ŞU TUVALETTEN TUVALET KAĞIDI AL!" > > >>TEMEL: > > >>"GEREK YOKTIR, KUŞ ÇOKTAN UÇUP GİTTU." Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 11:09:03 >>PİYANGO
> > >>BÜYÜK İKRAMİYE ÇIKAN TEMEL'İ ÜÇ AY SONRA BAKKAL, KASAP VE BORÇLU OLDUĞU > > >>DİĞER ESNAF YOLDA ÇEVİRMİŞ; > > >>"ULA TEMEL, SANA İKRAMİYE ÇIKTUĞU HALDE ÜÇ AYDIR NİYE BORCUNU > ÖDEMİYSUN?" > > >>TEMEL; > > >>"ZENCUN OLDİ, DEĞİŞTU DEMESUNLAR DİYE..." > > > > >> Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 11:11:57 İDAM MAHKUMU
> > >>İDAMA MAHKUM OLAN TEMEL'E SON ARZUSUNU SORMUSLAR; > > >>"BENU OĞLUMIN YANUNA GÖMİN" DEMİŞ. > > >>OĞLUNUN YAŞADIĞI ORTAYA ÇIKINCA; > > >>"BEN BEKLERUM" DEMİŞ. > > ;D Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 11:13:32 CEHENNEM
> > >>TEMEL ÖLMÜŞ , CEHENNEME GİTMİŞ. KAPIDA SİLLE TOKAT KARŞILAMIŞLAR. "PÖYLE YAPARSANUZ HİÇ ÇİMSE CELMEZ" DEMİŞ. > > > > >> Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 01 Eylül 2006, 11:14:21 ŞARAP
> > >>TEMEL ÇOK PARA KAZANMIŞ. AİLECE EN LÜKS LOKANTAYA GİTMİŞLER, EN PAHALI ŞARABI SEÇİP ISMARLAMIŞ. > > >>GARSON : > > >>"HANGİ YIL TERCİH EDERDİNİZ?" DİYE SORUNCA;, > > >>"Pİ MAHZURU YOKSA HEMEN İSTEYRUM." Konu Başlığı: bush Gönderen: Hakan Boran üzerinde 01 Eylül 2006, 13:13:26 Amerika'da adamin biri isine giderken birden anormal bir trafigin
>>içine düşer, ama trafik bir milimetre bile kipirdamamaktadır. Bir süre >>sonra arabasinin yan camina birisinin tikladigini görür ve camini açar. >>-Ne var, ne olmuş acaba ??? >> >-Teröristler Bush'u yakaladilar.... Eğer 1 Milyar dolar verilmezse >>üzerine benzin döküp yakacaklarmış. >> >-Haa şimdi anladım bu trafiği... >> >-Yaa işte onun için herkesten biraz yardim topluyoruz. >> >-Insanlar ne kadar veriyor ortalama olarak ? >> >-Valla yaklaşık olarak 5'er litre...!!! Konu Başlığı: ıraklı Gönderen: Hakan Boran üzerinde 01 Eylül 2006, 13:17:35 Bir Amerikali, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede
> >>oturmus cay iciyorlar.Amerikali cayini > >>bitirince bardagi havaya firlatmis,silahini cikarip bardaga ates > >>edip parcalamis: "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz > >>Amerika'da ayni bardakla iki kere cay icmeyiz" > >>Ingiliz de bunun üzerine cayini bitirip > >>bardagi havaya firlatmis ve ates > >>ederek bardagi parçalamiþ. > >>"Bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam > >>icin o kadar cok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere cay > >>içmeyiz" > >>Bunun üzerine Irakli da çayini bitirmis, bardagi > >>havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve > >>Ingilizi vurup oldürmüs: > >>-"Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar > >>cok var ki, > >>biz >ayni adamlarla oturup iki kere cay > >>icmeyiz... Konu Başlığı: lastik!!!!!!! Gönderen: Hakan Boran üzerinde 25 Eylül 2006, 20:05:48 Matematik Finali
4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler... Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler. Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur. Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir... Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır... Bunları kolayca çözerler. Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: "Hangi lastik patladı?" Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 25 Eylül 2006, 20:07:06 Uğursuz Kadın
Cafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar: "İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın... Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi. "Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz kadınsın!!!! Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 25 Eylül 2006, 20:08:45 Şenol Güneş
Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış. - Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de şampiyon oldunuz? demiş. - Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Ronaldo'yu çağırmış. - Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir? Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş. Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış. - İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş. - Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş: - Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış. Şenol Güneş köpürmüş: - Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo idi!.. Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 25 Eylül 2006, 20:10:31 Genç Deve
Genç deve annesine sormuş -"Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük?" Anne cevap vermiş: -"Çölde kuma batmamak için." Genç deve tekrar sormuş: -"Peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür. Anne tekrar cevap vermiş: -"Çölde kum fırtınalarında kum kaçmasın diye." Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş: -"Bizim niye hörgüçlerimiz var." Anne deve sabırla yanıtlamış : -"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız." Sonunda dayanamayan genç deve sormuş : -"Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne halt yiyoruz?" Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 29 Eylül 2006, 13:17:02 Profesor konferans salonuna gelmis. on sirada oturan bir seyis
>> disinda baska kimse yokmus. Sunusunu aktarma konusunda bocalamis ve >> seyise sormus: >> -Buradaki tek kisi sizsiniz. Size gore konusmali mi, yoksa konusmamali >> miyim?" >> Seyis cevap vermis: >> -"Hocam ben basit bir insanim, bu konulardan cok fazla anlamam. >> Fakat ahira gelseydim ve butun atlarin kacip bir tanesinin kaldigini >> gorseydim, >> yine de onu beslerdim." >> Bu sozlerden pek etkilenen Profesor konferansa baslamis. iki saatin >> uzerinde konusmus durmus. Konferanstan sonra kendini mutlu hissetmis. >> Dinleyicisinin de konferansin çok iyi olduğunu onaylayacagini dusunerek: >> -"Konusmayi nasil buldun?" diye sormus. >> Seyis cevap vermis: "Hocam sana daha once basit bir adam oldugumu ve bu >> konulardan pek anlamadigimi soylemistim. Gene de eger ahira gelip biri >> disinda tum atlarin kactigini gorseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tum >> yemi ona verip hayvani catlatmazdim." > Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 01 Ekim 2006, 13:11:56 Temel ve dursun
temel ile dursun yilan olmus Temel dursuna sormuski :ULA dursun biz seyirlimiyduk? Dursun:Niye sordun da Temel:Dilimi isirdim da Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 01 Ekim 2006, 13:20:59 Temel ile Fadime
Temel Fadimeyi cok severmis, ama fadimenin ailesi Temele vermek istemiyormus. temel de bu sefer Fadimeyi kacirdi, ormana gitdiler. bu sefer bunlari terroristler yakalar. Terroristin biri silahini fadimeye dogru ceker ve sorar: Adin ne? Adim Fadime. Terrorist der: sen kenara gec annamin adi da fadime sana birsey yapmicam. bu sefer silahini temele dogru tutar. Senin adin ne? Temel der: benim adim Temel, ama bizim köyde bana kisaca Fadime derler! Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 02 Ekim 2006, 13:17:35 Araba Kazası
Bir kadınla bir adam ayrı ,ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: - Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yasamamız için bir işarettir,' der. Müthiş heyecanlanan adam: - Evet, galiba haklisin,' diye cevap verir şaşkınlıkla. Kadın : - Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız,' diye devam eder ve şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: - Sen içmeyecek misin? Kadın cevap verir : - Hayır, ben polisi bekleyeceğim! !!!!!!!! Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 02 Ekim 2006, 13:18:26 SAVAŞ
Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş: - "Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz." Olur mu Olur... Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş: - "Tamam Temel diyeceğiz... Bir, iki, üc: Temeeeeel!" Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış: - "Ne vaaaaar!" Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar: - "Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim," demişler... "Bir, iki, üc: Dursuuuuun?" Dursunlar ayakta... - "Ne vaaaar?" Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler. - "Güzel bu sefer İDRİS diyelim," demişler... Bir, iki, üç: - "İdriiiiis!" İdrisler ayakta... - "Ne vaaaaar?" Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler... Karadenizliler cephesinde: - "Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım." - "Tamam oynayalım. Ne diyelim?" - "VLADEMIR diyelim." - "Tamam. Bir, iki, üç: - "Vlademiiiir!" çıt yok... - "Vlademiiiir!" çıt yok... Birazdan karşı cepheden: - "Kim seslendiiii?" Karadenizliler hep birlikte ayakta: - "Biiiz..." Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 02 Ekim 2006, 13:19:41 Tarih: Cum Şub 03, 2006 7:24 pm Mesaj konusu: temelden esintiler................:))))))))))
-------------------------------------------------------------------------------- Temel yere bir daire çizip bu dairenin içinde horon tepmeye başlamış. Niçin? Kendi çapında eğlenmek için. _____ Temel sigarasını bir metre uzunluğundaki ağızlığa takıp içiyormuş. Niçin? Doktoru sigaradan uzak durmasını söylediği için. _____ Temel her gece yatmadan önce ayaklarına böcek ilacı sıkıyormuş. Niçin? Ayaklarında karıncalanma olduğu için. _____ Temel hamile karısının çok su içmesine izin vermiyormuş. Niçin? Bebek yüzme bilmiyordur diye... _____ Temel, her yemekten sonra cebine bir kaşık koyuyormuş. Niçin? Doktoru yemeklerden sonra bir kaşık almasını söylediği için...... ____ _ Temel hasmına tehtid mektupları yazarken eldiven giymiş. Neden? El yazısı tanınmasın diye. _____ Temel, Dolmakalemiyle mektup yazarken birden çok hızlı yazmaya başlamış Neden? Dolma kalemin mürekkebi bitmek üzereymiş.)))))) _____ Temel doktorunun muayenehanesine kocaman bir fıçı ile gitmiş. Niçin? Doktoru altı ay sonra idrarınla birlikte gel demiş... _____ Temel, saçını ıslatmadan şampuanlıyormuş. Niçin? Şampuanın etiketinde "kuru saçlar içindir" diye yazdığı için. _____ Temel,yeni aldığı ayakkabısını bir hafta giymemiş Neden? Satıcı bir hafta kadar ayağınızı sıkabilir dediği için. Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 02 Ekim 2006, 13:22:07 MERAK VE İLGİ İNSANDAN İNSANA DEĞİŞİR
Adamın birisi, karısını gazete almaya markete göndermiş. Aradan üç gün geçmiş eşi eve dönmemiş. Bu arada eve bir misafir gelmiş. Adam hüzünlü bir şekilde dert yanarak: -"Eşimi markete gazete almaya gönderdim, üç gündür dönmedi merak ediyorum" demiş. Misafir ne cevap verse dersiniz: -"Ben de üç gün gazete okumasam elbette meraktan patlardım" Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 06 Ekim 2006, 00:55:21 Yorumsuz..!
> > >Amerikalılar ile İspanyollar arası diyalog... > > >Aşağıdaki konuşmalar tamamen gerçek olup, Deniz Navigasyon kanalı 106 >(Finisterra/Galicia)tarafından kayıt edilmiştir. > >İspanyollar ; " Burası A-853, çarpışmadan kaçınmak için lütfen rotanızı >15 derece güneye çevirin. Şu anda 25 deniz mili uzaklıktasınız ve tam >üzerimize doğru >gelmektesiniz." >Amerikalılar ; "Asıl siz kendi rotanızı 15 derece kuzeye çevirin." >İspanyollar;" Negatif !Tekrarlıyoruz. Rotanızı 15 derece güneye >çevirin." >Amerikalılar;"Sizinle ABD gemisinin kaptanı konuşuyor. Kendi rotanızı >derhal 15 derece >kuzeye çevirin." >İspanyollar; "Öneriniz mümkün görülmedi. Bize çarpmak istemiyorsanız >rotanızı 15 derece >güneye çevirin." >Amerikalılar; " (Artık sesini yükselterek) Sizinle ABD Deniz filosunun >büyüklükte ikinci >uçak gemisi USS Lincoln'un Kaptanı Richard James Howard konuşuyor. >Beraberimizde iki >kruvazör, avcı uçakları , dört denizaltı var. Ayrıca bizi hücumbotlar >destekliyor. Size >TAVSİYE etmiyorum, EMREDİYORUM! >Rotanızı 15 derece kuzeye çevirin, aksi halde filomuzun emniyeti için >tedbir alacağız. >Derhal rotamızdan çekilin gidin. >İspanyollar;"Sizinle Juan Manuel Salas Alcantara konuşuyor. Burada iki >kişiyiz. >Beraberimizde bir köpek, akşam yemeğimiz, iki şişe bira ve bir de >kanaryamız var. Kanarya >şu anda uyuyor. Ayrıca bizi radyo istasyonu Cadena Dial La Coruna >destekliyor. Şu anda >İspanya'nın Finisterra Galicia kıyısında ve A-853 numaralı Deniz >fenerinde olduğumuzu göz >önünde bulundurarak, buradan hiçbir yere gitmeye niyetimiz olmadığını >söyleyelim.Deniz >fenerimizin İspanya'daki deniz fenerleri arasında büyüklük açısından >kaçıncı sırada olduğu >konusunda hiç bir fikrimiz yok. >Kayalık sahillerimize kafadan geçirmek üzere yönlenmiş boktan geminizin >emniyeti için >istetiğiniz boktan tedbiri alabilirsiniz. Ama yine de ısrarla tavsiye >ediyoruz. Rotanızı >15 derece kuzeye çevirin. >Amerikalılar; "Okey, anlaşıldı. Teşekkürler..." Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 08 Ekim 2006, 05:35:25 Çoban'ın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda,
> yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, > Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana > sormuş.- Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini > verir misin? Çoban bir adama birde koyunlarına bakmış, "Tamam" diye cevap > vermiş. Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir > NASA sitesine girmiş, GPS'ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma > ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış 150 sayfalık bir rapor basmış. Çobana > dönmüş, - "Tam olarak 1586 adet koyunun var" demiş. Çoban "Doğru" diye cevap > vermiş, "Koyununu alabilirsin." Genç adam koyunu almış ve jeep'inin arkasına koymuş. Bu sefer çoban genç adama dönmüş, -"Eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin?" diye sormuş. Adam, "Evet neden olmasın" diye yanıtlamış. > "Sen Dunya Bankasi'nda Danışmansın" demiş çoban. Adam sormuş, "Nasıl oldu da > bildin?". Çoban "Çok basit" diye cevap vermiş. " Buraya çağrılmadan geldin, bu bir. İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin. Üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın!" Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 08 Ekim 2006, 06:05:11 >>>>>> >>>MEZDEKE
>>>>>> >>> >>>>>> >>>Trafik polisi arabayi durdurmus ve egilip sormus: >>>>>> >>>-Ehliyet ruhsat lutfen >>>>>> >>>-Tabi buyrun demis sofor ve vermis. Polis bakmis bi >>>>>> >>>problem yok. >>>>>> >>>-Pekii demis polis, cevre vergisi pulu? >>>>>> >>>-Burada, buyrun demis adam. >>>>>> >>>-Ilk yardim cantaniz var mi? demis polis. >>>>>> >>>-Tabii deyip bagaji acmis adam. Polis bakmis icinde >>>>>> >>>eksik yok. >>>>>> >>>-Yangin sondurucu? >>>>>> >>>-Burada buyrun. >>>>>> >>>-Zincir? >>>>>> >>>-Derhal cikarayim buyrun. >>>>>> >>>Polis daha sonra tekrar sormus: >>>>>> >>>-Mezdeke kaseti var mi? >>>>>> >>>Sofor cok sasirmis. >>>>>> >>>-Evet var buyrun demis. >>>>>> >>>Polis: Tamam siz onu takin teybe ve sesini acin >>>>>> >>>demis ve baslamis polis oynamaya. Soforun saskinligi >>>>>> >>>daha da artmis ve dayanamamis sormus. -Hayrola memur >>>>>> >>>bey? >>>>>> >>>Polis cevap vermis: >>>>>> >>>-Ee essek degilsin artik takarsin bi 20 milyon... ;) >>>>>> >>> >>>>>> >>> Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 09 Ekim 2006, 12:22:42 Kayserili...
Kayserilinin oglu babasından para ister: "Baba 5 milyon verirmisin " Kayserili: "4 milyon mu dedin? Napcan lan 3 milyonu, 2 milyon neyine yetmiyo! Al sana 1 milyon yeter!" Oglu parayi almis: "Hehe.. baba zaten 500bin lira lazimdi.. :) Baba : "Bak sen kerataya, demek sahte para vermesem kazikliycaktin beni.." Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 19 Ekim 2006, 13:23:00 Kuyumcu ile Köylü
İstanbul'un taşı toprağı altındır diyerek memleketinden kalkıp gelen bir köylü, kuyumcu dükkanının vitrinini hayran hayran inceliyormuş. Kuyumcu köylünün kıyafetinden dolayı birazda aşağılayarak: "Ne bakıyorsun öyle hemşerim?" demiş. "Hiç... Sizin dükkanda ne sattığınızı merak ettim." Adam alay edercesine cevap verir: "Biz eşşek kafası satıyoruz." Adam: "Allah versin... İşleriniz iyi gidiyora benziyor." Kuyumcu: "Nereden bildin iyi gittiğini", Adam: "Baksana, koskoca dükkanda seninkinden başka kalmamış da ondan!" Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 11 Kasım 2006, 22:54:28 6-0 biten galatasaray fenerbahçe maçından sonra gs li arif tanınmamak için yaşlı bir adam kılığına girer ve bır cafe ye gider. Cafe de yanına yaşlı bır bayan yanaşır ve : -"naber Arif" der.
Bunun uzerıne arif delirir nasıl tanıdı bu kadın beni diye düşünüp durur. Ertesi gün yine aynı cafede aynı kadın yanaşır arifin yanına yine -"naber arif" der. 3.gün arif cok değişik bır kılıkta gider cafeye ve yine aynı kadın yanaşır ve yine -"naber arif" der. Arif dayanamayıp sorar nerden tanıyosun beni diye. Yaşlı teyze : -"olum ben bülent len" der. _________________ Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 11 Kasım 2006, 22:56:47 Bakanliklar Caddesinde mutevazi bir berber dukkani...
Mutevazi ama unlu bir berber dukkani... Fikret usta yillardir musterilerini ayni mekanda tras etmekte.. Gunun birinde kapi acilir... Iceri giren musteri Aziz YILDIRIM dir... -Acelem var...! der... Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ? Onemli bir randevum var , gec kaldim... Fikret usta meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini bitiriverir... - Eline saglik usta...Borcum ne kadar? ?? diye sorar gayet memnun bir bicimde Aziz YILDIRIM... - Aaaa, olur mu? Siz koskoca Fenerbahce baskanisiniz... Sizden para almam soz konusu olamaz... Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana... Kesinlikle almam... Israr falan....nafile..... Tekrar tekrar tesekkur eder, dukkandan ayrilir Aziz YILDIRIM...! Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde koca bir paket ve pakede ilistirilmis bir zarf bulur.... Pakette 15 adet sari-lacivert forma, zarfta ise 15 adet 100 Dolarlik bankonot vardir... Mutlu mutlu kafasini iki yana sallar Fikret usta,ne geregi vardi.... Aradan bir kac gun gecmistir, dukkaninin kapisi acilir... Iceri giren musteri Suleyman SEBA dir... - Seyyy..der...Acelem var...! Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ? Biyiklarima dokunma ama.. Onemli bir randevum var , gec kaldim...?? Fikret usta meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini bitiriverir... - Eline saglik usta...Borcum ne kadar? diye sorar gayet memnun bir bicimde Suleyman SEBA... - Aaaa, olur mu? Siz BESIKTASlilarin onursal baskanisiniz...Turk sporuna hizmet etmis cok degerli bir insansiniz..Sizden para almam soz konusu olamaz... Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana... Kesinlikle almam.. Israr falan....nafile..... Tekrar tekrar tesekkur eder, dukkandan ayrilir Suleyman SEBA.... ! Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde kucuk bir paket ve pakede ilistirilmis bir zarf bulur.... Pakette 15 adet BJK rozeti, zarfta ise 15 adet 1? er milyonluk Turk Lirasindan toplam 15 Milyon TL vardir... Mutlu mutlu kafasini iki yana sallar Fikret usta. Ne geregi vardi....Hem de emekli maasindan...!!! .......... Tesaduf bu ya....aradan bir kac gun daha gecmistir,dukkanin kapisi aralanir... Iceri giren musteri Faruk SUREN dir... -Cok acelem var...! der... Bir yandan da telasli telasli saatine bakmaktadir... Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ? Onemli bir randevum var , gec kaldim.. Fikret usta hemen ise koyulur, meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini bitiriverir... - Bravo sana usta...Dedikleri kadar hizliymissin...Borcum ne kadar? diye sorar gayet memnun bir bicimde Faruk SUREN .. - Aaaa, olur mu? Siz koskoca UEFA sampiyonu Galatasaray'in baskanisiniz... Sizden para almam soz konusu olamaz... Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana...Kesinlikle almam.... Peki usta...Nasil istersen der...aceleyle berber dukkanindan ayrilir Faruk SUREN.... Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde 15 adet Galatasaray yoneticisi sira beklemektedir.... Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Hakan Boran üzerinde 11 Kasım 2006, 23:16:11 süpeeeeeer!!!!!!!
tebrik ediyorum soner!ellerine saglik. selamlar Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 24 Kasım 2006, 11:25:34 Büyük Yalan
Çok eskiden Kral tellallarla halkına bir duyuru yaptırmış ülkemde en büyük yalanı söyleyene bir küp altın vereceğim diye . Hemen yalancılar sıraya girmiş 1.yalancı kralım bir kuş kocaman arslanı pençeleri ile tuttuğu gibi agaçtaki yuvasına çıkardı demiiiş,kralda bunun yalan olmadığını bazı yırtıcı kuşların hayvanları kaldırıp götürecek güçte olduğunu söylemiş. 2.yalancı kralım ben havaya bir ok attım altı ay yere düşmedi altı ay sonra ok yere düştü demiş kral bunada hemen attığı okun yere düşerken bbir agaca saplanmış ve rüzgarların sallaması ile altı ay sonra yere düşmüştür demiş. 3.yalancı kralım ,ben kral olan bir köpek gördüm demiş kral bunada (eski devirlerde krallık tacı kimin başında olursa kral o olurmuş) o esnada kral camdan aşağıya bakıyormuştur başındaki krallık tacı başından düşüp aşağıda duran köpeğin başına geçmiştir onun için kral olmuştur der. 3.yalancı kayseriden gelmiş kralım benim babam sana geçen sene bir küp altın vermiş der.eğer bu doğruysa borcunu öde yok yalansa ! vadettiğin bir küp altını ver der. Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 24 Kasım 2006, 11:27:31 LAZ FIKRASI GİBİ (gerçek öykü)
Raporlara yansımayan bir başka konu da, hosteslerin uçuş esnasında taşınabilir elektronik alet kullanan yolcuları engellemeye çalışırken karşılaştığı zorluklar... THY Kabin Hizmetleri Başkanı Selma İçöz konunun basında sık sık yer almasına, yolcuların cep telefonu kullananları uyarmasına ve konunun uçuş öncesi anonslarda özellikle vurgulanmasına rağmen hala sorunlarla karşılaştıklarını, tam bir başarı elde edemediklerini belirtiyor. Sabah Gazetesi yazarı Can Ataklı'nın geçenlerde Diyarbakır - İstanbul seferini yapan bir uçağın hostesinden aktardığı olay bilinçsizliğin boyutlarını gösteren çok özel bir örnek: Pilot uçuş esnasında göstergelerde bir gariplik olduğunu hissediyor ve hostesleri arayarak uçakta hızlı bir tur atmalarını söylüyor. Hosteslerden biri önden üçüncü sırada birinin cep telefonuyla konuştuğunu görüyor ve "Beyefendi, lütfen o telefonu hemen kapatın, bu kadar yolcunun hayatını tehlikeye atıyorsunuz" diyor. "Beyefendi" telefonu kapatıyor, hostes zaferini kaptana bildirmek için geri dönerken bir de ne görsün, bir sıra arkada birisi daha cep telefonuyla konusuyor. Bu kez daha sert bir şekilde "Az önce önünüzdeki beyi uyardım, siz de duydunuz, ama hala konuşuyorsunuz" diye sızlanıyor. Adam hiç istifini bozmadan cevabı yapıştırıyor: "Benimki önemli değil, çünkü ben arka sıralarda oturan arkadaşımla konuşuyorum." Hostesimiz Allah'tan Türk mentalitesine karşı efsunlu bir kızcağız, oracıkta şak diye düşüp bayılmıyor, soğukkanlılığını koruyup telefonları kapattırıyor ve uçağın göstergeleri normale dönüyor. Bu olay dünya fıkraları antolojisinde yer alabilir. Hatta idama mahkum olan Karadenizli'nin, "Söyleyeceğin bir şey var mı" diye sorulduğunda "Bu da bana ders olsun" dedigi fıkrayı hatırlatıyor ama, işin ciddiyeti nedense sadece uçuş esnasında tehlike atlatan yolcular tarafından anlaşılıyor. Bu nedenle uçuşlarda yapılan uyarıyı bir kez daha tekrar etmekte yarar var: "Şimdi lütfen cep telefonlarınızın kapalı olduğunu bir kez daha kontrol ediniz ve inişten sonra terminal binasına girinceye kadar kullanmayınız. Konu Başlığı: İbrahim Vural Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 02 Şubat 2007, 13:52:39 __ Bir gun tum dunya ulkelerinden feministler bir konseyde toplanmış.
// Fransız konuşmaya baslamıs.Bir daha kocalarımıza hizmet etmicez. ---İngiliz ona katılmış -ewt demiş ----Sıra bizim türk e gelmiş o da -_- - Ewt hanımlar size katılıyorum.Artık bulasık yıkamak falan yok /// aradan 10 gun gecer....... --- feminist ler tekrar toplanır = ingiliz 1. gun bişey yok tu 2.gunde 3.gun ise yaradı der = Fransız İngilize katılır =) Sıra bizim türk e gelir türk =) 1. gun bişi goremedim =) 2. gun de bişi goremedim =) 3.gun sağ gözüm şisliği biraz inmiş sol gozumdeki morartı gecmişt ti demiş =)=)=)=) =) =) =)=) =) =) Konu Başlığı: İbrahim Vural Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 04 Şubat 2007, 01:12:44 Kadının biri doktora gitmiş:
-"Doktor bey benim biraz garip bir problemim var ben çok sık ve fazla osuruyorum, ancak neyse ki hiç ses ve koku çıkmıyor, yine de her dakika her dakika bayağı rahatsız olmaya başladım lütfen bir çare bulun." demiş.Doktorda birkaç ilaç yazmış ve 1 ay sonra kontrole gelmesini rica edip kadını yollamış. Aradan 1 ay geçer geçmez kadın yine pat damlamış. -"Doktor bey ne yaptınız? Yine çok sık gaz çıkarıyorum ama bu sefer bir koku çıkıyor bir koku çıkıyor, dayanılır gibi değil istediğiniz kadar cam kapı acın saatlerce gitmek bilmiyor." Doktor memnuniyetle cevap vermiş: -"Hmmm güzel, demek burnunuzu tedavi edebildik şimdi sıra kulağınızda." Konu Başlığı: İbrahim Vural Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 04 Şubat 2007, 01:15:54 Amerikalılar bir gün son teknoloji ürünü mükemmel bir uçak yapmışlar. Bu uçağı düşünmüş taşınmış ve Arabistan’da test etmeye karar vermişler... Ülkenin en iyi pilotuna vermişler uçağı... Uçak havada arıza yapmış. Arap telaşa kapılıp ne yapacağını şaşırmış bu durumda iken monitörde bir yazı çıkmış: "This is American technology, don't afraid." Arap biraz rahatlamış uçak düşerken aynı yazı birkaç kez daha tekrarlamış ve sağ sağlim inmiş adam... Düşünmüşler taşınmışlar elin Amerikanı yapar da biz niye yapmayalım ki? diye düşünmüşler ve aynı uçaktan imal etmişler ve ilk testi Amerikalılara yaptırmak istemişler.... Amerikan pilotu uçarken motorda sorun çıkmış ve uçak irtifa kaybetmeye başlamış... monitörde "don't worry this is arabic technology" yazmış.. neyse pilot rahatlamış... bu bizim uçak gibi demiş ve sakinleşmiş. Aynı yazı iki
-üç kez daha çıkmış ve çakılmaya az kalmışken monitörde bir yazı daha çıkmış : " Repeat after me; eşhedünla ilahe illallah ve eşhedüennemuhammeden abdühü ve rasülühü" Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 13 Şubat 2008, 01:17:27 Temel
Karadenizde köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar. Birincisi demiş ki: - "Çukurun yanında bir ambulans beklasin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin." İkincisi: - "Çukurun yanına hastane kuralım düşenleri yetiştirmesi vakit almaz" demiş. Sıra Temel'e gelmiş. - "Kafanız hiç çalışmıyor" demiş."Bunu kapatalım ve Gidelim hastanenin yanında bir çukur açalım" Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 13 Şubat 2008, 01:28:49 Trabzonlu Temel Aga'nin sevgili torunu Eda'ya verilen ödev ile basi derttedir... Eskisehir'e göç eden arkadasi Niyazi'ye basina gelenleri yazar:
" Niyazicugum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen aksam, geturdi ödevini önüme koydi.. Bi yandan da aglay. Zaten dertlerini hep baga açar. Dedi ki; -"Ha bunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum. Yarin ögretmen beni dövecek." Dedum ki; "Aglama usagum, bunun içun ögretmen adam dövmez. Simdi oni çözeruk." Ne mümkün Niyazi kardasum: Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy. Otobos iki yerde onbeser dakka istirahat vermis. Tiren da bi yerde durmis, 20 dakka su almis. Otobos saatte 60 kilometro gidiymis. Tiren 5 saat sonra gidecegi yere varmis. Otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmis. Ograstum yapamadum. Usak aglay. Derken bubasi geldi. O da çözemedi. Diyrum oga ki, " damat, senun tanidugun tahsilli bi otobos sofori var ise oga soralim, belki o bilebilur. Yahutta sabah olsun ben usagi soforler cemiyetine götüreyum. Onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur." Ha, biz bi yandan da usaga tireni tarif ediyruk. Tiren görmemis ki... Ne anasi görmis, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum'dan Sivas'a gittiydum. Neysa kardasum, o gece çok kizdum. Diyeceksun ki niye? Usak daha incir agacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduguni sanay. Biz gelduk araba yaristiriyruk. Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur? Gurbetten yolci mi bekliysun? Eger varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun inecegi zamani.. Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun? Usacuklarda sarki yok, türki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. Ayuptur... " Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 24 Şubat 2008, 19:49:01 Temel bir kavahane gelen giden Temel e Babanın cani için bir bardak çay verir misun temelde kıramaz verir
bir gün öyle iki gün temelin üçüncü gün yine temel bababın canı için deyince yok öyle gece babamı rüyamda gördüm Oğlum mezarım çayla doldi artık çay gönderme dedu Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 31 Mart 2008, 23:44:41 Adamın biri yasak bölgede balık avlıyormuş hemen bekçi yanına gelmiş ve
- o elindeki ne? -olta -oltanın ucundaki ne? -iğne -iğnenin ucundaki ne? -solucan -sen balıkmı tutuyorsun? -hayır. solucana yüzme dersi veriyorum :D Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Yasin Koçak üzerinde 29 Nisan 2008, 20:15:51 TAKSİM DOLMUŞU
Başlarına gelecekten habersiz üç fenerli bir gün kadıköy-taksim dolmuşuna binmişler. Sallana sallana gidiyorlarmış. Stadın önünden geçerken dolmuşa Shevchenko binmiş. Tabi Fenerlileri görünce dayanamamış, arkayı dörtlemiş. Fenerliler mecburen böyle bir taraflarını dağıta dağıta yola devam etmişler. Köprüyü geçmişler. Bu sefer uzun boylu biri dolmuşa işaret yapmış. Dolmuş sağa yanaşmış kapı açılmış. Fenerlilerin suratı bu sefer iyice asılmış. Şöför seslenmiş, "Gençler Hakan Şükür binecek arkayı beşleyelim !..." Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 28 Şubat 2009, 12:20:48 Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi görünce kaçabileceğini
düşünüp basmış gaza.Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara.Polis arabasından inmiş.Bezgin, kızgın ve de küskün bir sesle: - Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı! Kısa bir ara ve Sürücü: - Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce, kaçtığı polis, onu bana geri getiriyor sandım...:)) Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 28 Şubat 2009, 13:21:45 Kaynana olmak sanattır...
Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istedigini ve tanıştırmak istedigini söyler. Ama sadece eglence olsun diye eve 3 kız getirecegini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister. Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir. Otururlar, bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar: '- Tahmin ettin mi' diye. Anne duraksamadan cevap verir: '- Ortadaki kızılsaçlı.' Oğlan hayretle annesine sorar: '- İnanılmaz, nasıl bildin?..' Anne cevap verir: '- Bir tek ondan hoşlanmadım...' Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR :) Gönderen: Karalar üzerinde 02 Mart 2009, 00:48:34 AYNA
İstanbul'dan Karsa gelen bir kadın bir dükkanda aynasını unutmuş. Ve böylece tarihte ilk kez Kars'a ayna girmiş olmuş! Kadın gittikten sonra dükkan sahibi aynayı görüp eline almış... Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini. -Adam:- Ey gidi gardaşımm, seni bi daha görmek nasipte varmış ! -Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine. -Karısı bakmış, adam bişeye sarılıp uyuyor ! Almış aynayı bir bakmış bir kadın ! Allah belanı vireee.Bu karıda kim ? Bi .okada benzese diyerek feryat figan evden çıkmış kadıya gitmiş. - Kadın; 'Kadı efendi adam beni bu çirkin karıyla aldatiiii' -Kadı aynaya bakmış ve şöyle demiş : 'Yav bu karıdan çok kavata benziir' :-)))) |