|
Konu Başlığı: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: nasibe tuç(altunay) üzerinde 17 Mayıs 2007, 10:16:11 Aliçercili köylülerimiz 2 ayrı site var, zaten bizler birbirimizi hiç tanımıyoruz. Site sayesinde tanışma imkanı buluyoruz. Site yöneticileri birleşip anlaşsınlar ve tek bir site haline getirsinler lütfen, ayrı gayrı olmaz böyle. Lütfen bu konuda birşeyler yapmanızı bekliyorum. Tek bir güçlü siteyle daha iyi bir tanıtım yapılacağını düşünüyorum.
Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Karalar üzerinde 13 Ekim 2008, 10:56:58 Aliçercili köylülerimiz 2 ayrı site var, zaten bizler birbirimizi hiç tanımıyoruz. Site sayesinde tanışma imkanı buluyoruz. Site yöneticileri birleşip anlaşsınlar ve tek bir site haline getirsinler lütfen, ayrı gayrı olmaz böyle. Lütfen bu konuda birşeyler yapmanızı bekliyorum. Tek bir güçlü siteyle daha iyi bir tanıtım yapılacağını düşünüyorum. Nesibe hanim guzel fikirler icin sukranlar, sanirim Alicerci genclik sitesi adi altinda kurulan site hizmet vermemekte, dediginiz gibi birlikten kuvvet dogar .Bu site senin ,benim yada , onun , bunun sitesi degil bu site Alicerci nin ve Alicerci linin sitesi, ve bizlerde Alicercili olarak bu arkadaslarimizi kucaklamaya haziriz , hep beraber guzel fikirler ureterek koyumuz icin daha fazla katki saglayabiliriz,hepinize sevgiler saygilar. Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Furkan Kavalci üzerinde 13 Ekim 2008, 22:31:16 Karalar abi guzel fikirlerin icin sukranlar, umarim herkes burada toplanir ve daha guzel bir Alicerci icin hep beraber caba sarf ederiz, herkese selam ve saygilar.
Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 16 Ekim 2008, 11:06:05 s.a. arkadaşlar sitemizi özlemişim... :D uzun bir aradan sonra yeniden beraberiz inş...evet nasibe hanım kardeşim o sitedede önceki yıllarda çok aktiftim vede yardımcıydım..ismet ve mustafa kardeşimizin emek verdigi bana göre harika bi siteydi..ilk göz agrımdı :D ama görüldügü gibi o site artık hizmet vermiyor..ben aliçerci orgdan haberdar bile degildim..bozkır netten karalar abi ve ramazan abi sayesinde geldim..gelir gelmezde beni yardımcı yaptılar..Allah razı olsun layık olmaya çalıştım..inş artık tek bir sitesi var köyümüzün..alicerci.org...Hepinizden forumlara yogunluk vermenizi ve konulara cevap vermenizi bekliyorum..inanın ben köyümün bir çok insanını bu sitede tanıdım...3 yıl olacak nerdeyse gelemedim..nasip olmadı...inş Ramazan abi yeniden bi buluşma organize ederde toplanılır..
Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Karalar üzerinde 16 Ekim 2008, 20:19:34 Menzilli kardesim hos geldin, bizlerde seni ve senin guzel yazilarini ozledik.allah razi olsun senin yoklugunda Mehmet abi bizleri susuz birakmadi :)
Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 16 Ekim 2008, 23:05:03 Eyvallah karalar abi....Allah mehmet abimizi başımızdan eksik etmesin....sizde bozkır nette yoksunuz...gerçi uzun zamandır bende yoktum ama...sizi görmek isterim..emeginiz var orda...
Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 17 Ekim 2008, 10:19:07 Eyvallah karalar abi....Allah mehmet abimizi başımızdan eksik etmesin....sizde bozkır nette yoksunuz...gerçi uzun zamandır bende yoktum ama...sizi görmek isterim..emeginiz var orda... Menzilli kardeşim teşekkür ederim Allah sizin gibileri çoğalsın birlik ve beraberligimizi artırsın. Allah Kuran'da bizlere birlik ve beraberlik olun diye öğüt veriyor Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıklar. (3/103) Allah'a ve elçisine itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. (8/46) O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir. (42/13) Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. (61/4) Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 19 Ekim 2008, 16:10:24 Sevgili dostlar 92 senesinde Bozkır gündem dergisinde bir yazı yazmıştım hatırımda kalanları sizlerle paylaşayım
Konu Neden biz bozkırlılar bir araya gelemiyoruz diye başlıyor Akraba ilişkilrine deginmiştim ve demiştim 90 sanlı yıllara kadar herkezde telofon yoktu niye arayıp sormuyorsun denilince mekkup yazması zor oldugundan diye cevap verirdik hep derdik bir telofonumuz olsa arar halhatır sorarız derdik kendi kendimize herkezin telofonu oldu yine birbirimizi aramıyoruz niye gelip gitmezsiniz diyenlere arabamız yok gelmesi zor oluyor diye mazeret bulurduk çogumuzun arabası oldugu halde yine birbirimize gitmiyoruz Aradım ev ve iş telofonlarından ulaşamadık diyenlere şimdi herkezin cep telofonu var yine görüşmüyoruz sebebleri manevi mıklatısımızın zayıfladıgından başta derneklerimizin kurulması vakfımızın kurulması insanımızın birlik ve beraberligini devam ettirmek için atılmış adımlarımız yapılan piknik ve toplantılar hep birlik ve beraberligimizin devamı içindir orda görev yapan kişilerin görevlerinin ne kadar zor oldugunu bilenlerdeim Allah onların hepsinden razı olsun onlar gibilerini çoğaltsın Buna stelerimiz eklendi dernek ve vakıflar bölgeye hitap ederken sitler dünyaya hitap eder dünyanın nersinde olursan ol heşerilerinden haber alırsın sevincine ortak üzüntüsünü paylaşırsın ne kadar büyük bir nimet kıymetini bilelim Kuanlardan Allah razı olsum sevgili dostlar bir anımı anlatmak isterim istanbulda işyerrimizden komşumuzun babası vefat etmiş 8-10 komşu beraber olduk cenazeye iştirak etmek için gittik yer karaca ahmet mezarlıgı vardıgımız da 3 tane cenaze var toplam üç cenazeye gelen kişi sayısı 30 kişiyi geçmez ne kadar üzücü bu cenazelerin sahipleri demekki hemşerisinden ve köylüsünden kopmuş bu duruma gelmiş bizlerde önlem almazsak çok degil bizim çocuklarımız durumu onlara benziyecek Derneklerimiz vakıflarımız stelerimizi birer mıklatıs gibi düşünelim mıklatısın topladıgı gibi bunların etrafında toplanalım tanışalım höş söbet edelim Allah birlik ve beraberligimizi artırsın Herkeze sevgiler saygılar Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 22 Ekim 2008, 10:05:28 Arsenal'in gollerine coşan Türkler
22 Ekim 2008 06:50 Haber 7 Fenerbahçe – Arsenal maçının oynandığı saatlerde ben bilgisayar başına oturmuş bugünkü yazımı kaleme alıyordum. Son olaylardan yola çıkarak, terör örgütlerinin varlık nedeninin şifresini çözmeye matuf stratejik bir yazıydı kaleme aldığım. Her yazı sırasında olduğu gibi, dünyadan adeta yine kopmuş, yazıya odaklanmıştım. Zihnim tamamen yazıyla meşguldü. Belki yeri değil ama bu arada küçük bir anekdot da aktarayım. Ben yazımı yazarken, sağ olsunlar, eşim ya da çocuklarım çay getirirler. Ne çayın gelip gittiğini fark ederim o sırada, ne de içtiğimi… Sanırım geçtiğimiz yıldı… Bir ara küçük oğlum dedi ki, “baba bir şey diyeceğim ama kırılmayacaksın.” Tamam, dedim. Hani sen yazılarını yazarken kendinden geçiyorsun ya… Evet, dedim. “Bir ara bunu test etmek için özellikle çayına şeker yerine tuz koydum, onu bile fark etmedin”, dedi. Doğrusu bir yazar olarak bu tarz bir test ediliş hoşuma da gitti. Yazı yazarken dünya ile bağlantın kesiliyor derken haklıymışlar. Neyse, biz dönelim konumuza. Yazı başlığından da anlayacağınız üzere, okuduğunuz bu yazı maç oynanırken kaleme almaya çalıştığım yazı değil. Sinirlendim, konuyu değiştirdim. J Dün akşam oturmuş gayet ciddi bir vaziyette gündemdeki tartışmalara ilişkin stratejik bir yazı kaleme almaya çalışırken, apartmanın dört bir yanından gelen gol sesleri yazı konusunu son anda değiştirmeme neden oldu? Çünkü Fener maçının oynandığı saatlerde bizim apartmanda sadece rakip takımlar gol atarsa binada yer yerinden oynar. Fenerbahçe’nin attığı gollerden haberiniz olmasa da, rakip takımın attığı golleri rahatlıkla sayabilirsiniz. Mesela maçın berabere gittiğini sağdan soldan gelen hafif ritimdeki solo seslerden anlarsınız. Fener maçının berabere sürmesinin verdiği sevinç temposu bile yaklaşık 3 Richter ölçeğinde bir sarsıntıya denk gelir. Fakat ne zamanki rakip takımın golleri gelmeye başlar, apartmandaki titreşim her golde en az 1 Richter ölçeğinde artarak ve katlanarak devam eder. Dün akşam maçın başladığı saatlerde daha ilk dakikalarda apartmanda yer yerinden oynayınca, anladık ki Arsenal gol attı… Gerisini ne siz sorun ne ben söyleyeyim… Konu komşunun sevinç haykırışlarından Fener’in yediği golleri 4 olarak sayınca ve son golün sevinci apartmanda yeri yerinden oynatınca, acaba gol sayısını gerçekten doğru tahmin etmiş miyim diye saat 23.00 sularında masamdan kalktım, oturma odasına geçerek, “oğlum kanalı bir değiştir de, maç kaç kaç bir bakalım” dedim. Doğruymuş. O dakika itibariyle Fenerbahçe tam 4 gol yemiş. Ama bu arada 1 tane de atmış. Fener’in değil lig maçlarında, yabancı takımlarla oynadığı maçlarda bile attığı golleri şimdiye kadar konu komşudan gelen seslerden hiç haber alamadık. Dolayısıyla Fener’in golünden haberimiz olmadı. Maçın geri kalan kısmını seyretmek üzere ekran karşısına geçtiğimde, maçı anlatan spikerin keyifsiz sesi ve Şükrü Saraçoğlu kalesi çöküyor değerlendirmeleri arasında Fener’in attığı bir gole denk geldik, 4–2 oldu. Maç bitmek üzereyken Arsenal gol sayısını 5’e çıkardığında konu komşunun sesi de artık kısılmaya yüz tutmuştu. Sanırım huzur içinde istirahata çekilmişlerdir. J Burada, kulüplerimiz yabancı ülke takımlarıyla oynarken, içeride birbirine rakip olan takımların taraftarları hangi takımı tutmalılar tartışmasına girmeyeceğim. Maçla ilgili haberlerin altına not düşülen okuyucu yorumlarına göz atıldığında, bu tür bir tartışma ile şimdilik sonuç almanın mümkün olmadığı görülür.Y Yüzyılın sporu… Futbolda takım taraftarlığının psikolojisi bilim adamlarının da üzerinde yoğun çalışmalar yaptığı bir konuyu oluşturuyor. Araştırmalar gösteriyor ki, tarih boyu hiçbir spor dalına gösterilen ilgi, futbola olduğu kadar derinlik kazanmadı. Mesela Duracell'in yaptığı araştırmaya göre, erkeklerin dörtte birinden fazlası futbola karşı tutkuları için büyük borç altına girmeyi göze alacaklarını göstermiş. Erkekler, tuttukları futbol takımına karşı besledikleri vefa ve fedakârlık duygularını eşlerine karşı da beslemiş olsalarmış, boşanma oranları yüzde 50 daha az olurmuş. Erkeklerin yüzde 94'ü ne kadar kötü durumda olursa olsun tuttukları takımdan asla vazgeçmeyeceklerini söylerken, yüzde 52'si iyi gitmeyen bir evliliği bitirmek konusunda tereddüt etmeyeceklerini belirtmişler. Araştırmalar işte böyle… Tüm bu gerçekler, ne Fener’in kendi sahasında 5 gol yemesini, ne de Türk takımlarına karşı yabancı kulüpleri desteklemeyi mazur göstermeli mi bilemiyoruz. PROF. OSMAN ÖZSOY - Haber 7 Yorum Böyle takım taraftarlıgı olmaz insanımız ne hale gelmiş. Takım tutarak bölünüyoruz Parti tutarak bölünüyoruz Halbuki insanın dogasıda iyi olanı taktir etmek başarıyı alkışlamak başka ülkelerin başarısını da düşünüp ders çıkarmak ve eksiklerimizi gözden geçirmek . Bu milli birligimiz için çok önemli Allah birlik ve beraberligimizi artırsın buda bizlerin gayretiile olur. Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 25 Ekim 2008, 16:08:57 (http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/2/2/5/6/122563.jpg)
Türkiye'yi kasıp kavuran ölümcül virüs Almanya, Fransa gibi ülkelerden Anadolu'ya sirayet etmiş ölümcül bir virüs bu...Mehmet Kamış,ölümcül virüsü yazdı. Anadolu'nun birlikte yaşama kültürü Kula evlerinde kadınlar; eşlerine, dostlarına ve kendilerine gelecek yıla kadar yetecek tarhanayı yapıyor. Özellikle soğuk kış günlerinde çorba olacak, insanın içini ısıtacak kırmızı tarhananın yapımı Kula'nın o geniş avlulu cumbalı evlerinde asırlardır süren bir gelenek olarak devam ediyor. Mahallenin kadınları, üç hafta süren ve bir şenliğe dönüştürdükleri tarhana yapımının sonuna gelmiş. Son bir kez elekten geçirip güneşe serecekler artık. Tanıdık bütün kadınların bir araya toplandığı bu ritüelin baş aktörü; 86 yaşındaki Sabriye Özyetim. Yiyeceği tarhananın yapılmasına nezaret ediyor, nezaret etmekle de kalmıyor bizzat çalışıyor. Saatlerdir elinde tuttuğu eleği kullanırken hiç de yorgunluk belirtisi göstermiyor. Komşu Uşak'ın dünyaca ünlü tarhanasına biraz burun kıvırıyor; onu yemekte zorlandıklarını, en güzel tarhananın Kula'da üretildiğini savunuyor. Kula; İzmir'i doğuya bağlayan karayolunun üzerinde, tarihi çok eski bir şehir. Yüzyıllar öncesinden kalma cumbalı evleri, dar sokakları, çeşmeleri ve Rum evleriyle ziyaretçilerine çok ilginç sürprizler sunuyor. Ama Kula'yı asıl önemli kılan; Osmanlı döneminde hemen her şehirde gördüğümüz farklı etnik ve kültürel yapıdaki insanların birlikte yaşama düşüncesinin çok somut bir merkezi olması, cumbalı Müslüman Türk evleriyle Rum evlerinin sırt sırta, yan yana durması... Sabriye Nine, üç aylık bebek iken Kula'yı terk etmiş Rumlar. Ege'yi işgale kalkışan ordularla birlikte yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan Yunanistan'a göç etmek zorunda kalan Rumları, sadece annesinin anlattığı komşu hikâyeleriyle biliyor Sabriye Nine... Kula'da Türklerle Rumlar aynı mahallede yan yana, sırt sırta evlerde yaşamışlar, demiştik. Eski Kula sokaklarını dolaştığınızda buna bizzat şahitlik ediyorsunuz. Batı ülkelerindeki azınlıklar ayrı bölgelerde, ayrı mahallelerde ya da gettolarda yaşarken Kula örneğinde olduğu gibi Anadolu'da iç içe yaşamışlar. Aynı pazardan alışveriş yapıp, belki Rum ve Müslüman kadınlar aynı mahallede, bugünküne benzer şekilde tarhanayı birlikte yapmışlar. Dindar Kula halkı ile Hıristiyan Rumlar aynı sokakları, aynı çeşmeleri kullanıp benzer kültürel ürünler ortaya çıkarmışlar. Zaten Türkler, Anadolu'yu fethettikten sonra ahalinin yaşama biçimine asla karışmamış, onları yok etmeye yeltenmemişti. Hayat birlikte devam edip gitmişti. Kendi dillerini, kendi kültürlerini, inançlarını empoze etme yoluna gitmemişler, kendisine silah doğrultmayanların yaşama biçimlerine asla müdahale etmemişlerdi. Sadece Kula'da değil, Türkiye'nin birçok il ve ilçesinde gayrimüslim azınlıkla Müslüman Türkler aynı mahallelerde iç içe yaşamışlar, ortak kültüre imza atmışlardı. Osmanlı'nın yıkılış sürecinde büyük bir travma yaşadı, birlikte yaşama düşüncesi. Büyük devletlerin teşvik ve provokasyonlarıyla ulus devlet peşine düşen azınlıklar, büyük acıların yaşanmasına neden oldu. Unsuriyetçilik öyle bir ateş yaktı ki Anadolu'da, kurunun yanında yaşlar da cayır cayır yandı. Kendinden başka herkesi tehlikeli görme hastalığı Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini yakıp yıktı. Ve korkarım ki bu ateş hâlâ sönmüş değil. Anadolu'da farklı kültürlerin birlikte yaşamasına son büyük darbeyi de Batılı devletlerin gazına gelen ve Ege Bölgesi'ni işgal etmeye kalkışan Yunanistan vurdu. Farklı olan her şeyden, herkesten korkan bir hale getirilmeye çalışıldı Anadolu. Ancak bu hastalık yerli bir hastalık değil. Bugün uyum yasaları adı altında her şeyi kendine benzetmeye çalışan, benzemeyeni de tasfiye eden Almanya, Fransa gibi ülkelerden Anadolu'ya sirayet etmiş ölümcül bir virüs bu. Hoşgörüsüzlük bize Batılılaşma döneminde girmiş ve bizi biz olmaktan çıkarmıştı. Şimdi de Kürtler ile Türkleri bu virüs yoluyla birbirine düşman etmeye uğraşıyorlar. Birlikte yaşamanın en büyük ilacı Sabriye Nine'nin gelini Fatma Hanım'ın misafirlerine ikram ettiği bir tas sıcak çorba. Derin Anadolu yıllardır bu bölücülüğe bir tas çorba ile direniyor. MEHMET KAMIŞ-ZAMAN 25.Ekim.2008 11:39:15 Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 23 Kasım 2008, 23:46:48 Aliçercili köylülerimiz 2 ayrı site var, zaten bizler birbirimizi hiç tanımıyoruz. Site sayesinde tanışma imkanı buluyoruz. Site yöneticileri birleşip anlaşsınlar ve tek bir site haline getirsinler lütfen, ayrı gayrı olmaz böyle. Lütfen bu konuda birşeyler yapmanızı bekliyorum. Tek bir güçlü siteyle daha iyi bir tanıtım yapılacağını düşünüyorum. Birlik ve beraberlik gün geçtikce artarak devam ediyor aşagıdaki katılan üye kardeşlerimiz birer üyenin katılımını teşvik etse tatılım yüz kişiyi bulur İnşaAllah yakında buda geçekleşir Toplam: 51 (Görünen: 51, Gizli: 0) Mehmet Sayın, Ahmet Demirbağ, Karalar, Öksüz, Ahmet Oğuz, H. Kübra Oğuz, Menzilli, Isa Ege, Sevil Ünal, Ayşe Gürarslan, Furkan Kavalci, Ali Rıza Özaslan, Andrea Oğuz, Abdullah Uçan, Mehmet Atalay OĞUZ, Ramazan Oğuz, Sabiha Oğuz, Meryem Zengin, Ahmet Yıldız, Zuhdü Celebi, Ferdane Koçak, Yasin Koçak, Hüseyin Gülercan, Hüseyin Ertuğrul Oğuz, Şamil Oğuz, İlker Yüksel, Aydoğan Tümay, Esra Uçar, Durmuş Uçar, Hasan Hüseyin Aktuna, Kübra Yıldız, Ali Ihsan Çiçek, Muharrem Özkaya, Osman Aksöz, Orhan Oğuz, Çaglar Uçan, Reşat ( Hüseyin Oğuz), Zeki 42, Hasan Aksöz, Mehmet Akif Oğuz, Burcu Gönül, Ali Yildiz, Zeynep Dayan, Murat, Hakan Boran, Mustafa Doğan, Selahattin Erdal, Harun Namal, Resul Ekrem Guven, Mehmet Bütün, Rabia Yılmaz Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Karalar üzerinde 23 Kasım 2008, 23:52:05 2 Ziyaretçi, 5 Üye
Son 30 dakika içinde aktif olan üyeler: Karalar, Mehmet Sayın, Hüseyin Yilmaz, Ahmet Demirbağ, Ahmet Oğuz Bugün En Çok Online: 16. En Çok Online: 81 (30 Haziran 2007, 23:31:24) Bugün bağlanan üyeler Toplam: 52 (Görünen: 52, Gizli: 0) Mehmet Sayın, Hüseyin Yilmaz, Karalar, Ahmet Demirbağ, Öksüz, Ahmet Oğuz, H. Kübra Oğuz, Menzilli, Isa Ege, Sevil Ünal, Ayşe Gürarslan, Furkan Kavalci, Ali Rıza Özaslan, Andrea Oğuz, Abdullah Uçan, Mehmet Atalay OĞUZ, Ramazan Oğuz, Sabiha Oğuz, Meryem Zengin, Ahmet Yıldız, Zuhdü Celebi, Ferdane Koçak, Yasin Koçak, Hüseyin Gülercan, Hüseyin Ertuğrul Oğuz, Şamil Oğuz, İlker Yüksel, Aydoğan Tümay, Esra Uçar, Durmuş Uçar, Hasan Hüseyin Aktuna, Kübra Yıldız, Ali Ihsan Çiçek, Muharrem Özkaya, Osman Aksöz, Orhan Oğuz, Çaglar Uçan, Reşat ( Hüseyin Oğuz), Zeki 42, Hasan Aksöz, Mehmet Akif Oğuz, Burcu Gönül, Ali Yildiz, Zeynep Dayan, Murat, Hakan Boran, Mustafa Doğan, Selahattin Erdal, Harun Namal, Resul Ekrem Guven, Mehmet Bütün, Rabia Yılmaz Masallah siteye bugun 52 tane uye girmis, umarim dahada cogaliriz.hepinize sevgi ve saygilarimi sunarim. Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 24 Kasım 2008, 09:10:41 SONER ABİ BUGUN BU BENİMDE DİKKATİMİ ÇEKMİŞTİ..ÇOK SEVİNDİM..ALLAH SAYIMIZI ARTIRSIN İNŞ.. ;) ;) ;)
Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 24 Kasım 2008, 15:34:07 Yazalım mesajları,gelirler sesimize,
elbette Aliçerçi'li,Meyre'li,Sopran'lı ve dahi Bozgır'lısı... Çıtayı yukarılara çekme,kalite,memnuyet adına: Ver çoşkuyu Aliçerçi'lim!... ;) :) Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Öksüz üzerinde 19 Ocak 2009, 23:50:37 Toplam: 57 (Görünen: 56, Gizli: 1) Öksüz, Mehmet Sayın, Yasin Koçak, Menzilli, Ali Ihsan Çiçek, Reşat ( Hüseyin Oğuz), Mehmet Bütün, Fatma Yılmaz, Ali Aksu, H. Kübra Oğuz, Ramazan Oğuz, Ayşe Gürarslan, Muammer Cenk Oğuz, Meryem Zengin, Baris Inal, Ahmet Uçar, Furkan Kavalci, Karalar, Andrea Oğuz, İbrahim Vural, Esmahan Oğuz Erdal, İlknur Yüksel, Mehmet Akif Oğuz, Fatma Sağlam, Ahmet Yıldız, Esra Uçar, Hüseyin Ertuğrul Oğuz, Osman Aksöz, Yılmaz Oğuz, Harun Namal, Ismail Hakkı, Ayşe Gültat, Abdulkadir, İsmet Özarslan, Ülker Yalçın, MASD, Ali Rıza Özaslan, Rabia Yılmaz, Burak Koçak, Orhan Oğuz, Şamil Oğuz, Hasan Hüseyin Aktuna, Çaglar Uçan, Sevil Ünal, Belkis Oğuz, Aydoğan Tümay, Recep Çağlar Oğuz, Hasan Aksöz, Ahmet Oğuz, Özkan Gül, Alper Yazıcı, Sabiha Oğuz, Resul Dilek, Abdullah Tümay, Zeki Yılmaz, kucukoz Birlik beraberlik artarak devam ediyor Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Karalar üzerinde 20 Ocak 2009, 11:28:40 Toplam: 57 (Görünen: 56, Gizli: 1) Öksüz, Mehmet Sayın, Yasin Koçak, Menzilli, Ali Ihsan Çiçek, Reşat ( Hüseyin Oğuz), Mehmet Bütün, Fatma Yılmaz, Ali Aksu, H. Kübra Oğuz, Ramazan Oğuz, Ayşe Gürarslan, Muammer Cenk Oğuz, Meryem Zengin, Baris Inal, Ahmet Uçar, Furkan Kavalci, Karalar, Andrea Oğuz, İbrahim Vural, Esmahan Oğuz Erdal, İlknur Yüksel, Mehmet Akif Oğuz, Fatma Sağlam, Ahmet Yıldız, Esra Uçar, Hüseyin Ertuğrul Oğuz, Osman Aksöz, Yılmaz Oğuz, Harun Namal, Ismail Hakkı, Ayşe Gültat, Abdulkadir, İsmet Özarslan, Ülker Yalçın, MASD, Ali Rıza Özaslan, Rabia Yılmaz, Burak Koçak, Orhan Oğuz, Şamil Oğuz, Hasan Hüseyin Aktuna, Çaglar Uçan, Sevil Ünal, Belkis Oğuz, Aydoğan Tümay, Recep Çağlar Oğuz, Hasan Aksöz, Ahmet Oğuz, Özkan Gül, Alper Yazıcı, Sabiha Oğuz, Resul Dilek, Abdullah Tümay, Zeki Yılmaz, kucukoz Birlik beraberlik artarak devam ediyor Koy hepimizin koyu , site hepimizin sitesi. hepinize sevgiler saygilar. Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 18 Şubat 2009, 21:57:40 Kardeşlik ve Dayanışmanın Müminlere Verdiği Güç Allah rızası için birlik içinde hareket etmek, müminlerin günlük hayatta ve zorluklar karşısında başarı elde etmesinde önemli bir imani sırdır. Müslümanların tarih boyunca yaşadıkları olaylara baktığımızda da zorluk ve sıkıntıların hep bu şekilde aşılabildiğini görürüz. Başta, Allah'ın tüm insanlara örnek kıldığı Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ve sahabeler olmak üzere, Müslümanlar bu ahlakı en güzel şekilde yaşamış, gösterdikleri üstün tesanüd ve fedakarlık örnekleriyle İslamiyet'in ve Kuran ahlakının tüm dünyaya yayılmasına vesile olmuşlardır. Müminlerin en önemli vasıflarından biri, kardeşlik, dayanışma ve birliktelik anlamlarına gelen 'tesanüd'tür. Rabbimiz Kuran'da tüm müminlerin kardeş olduğunu bildirmiştir. Müminler Allah rızası için yaşayan, O'nun rahmetini ve cennetini umut eden insanlardır. Dolayısıyla aralarında büyük bir sevgi ve dayanışma bulunur. Allah, bu güzel ahlak özelliğinden razı olduğunu Kuran'da şu şekilde bildirmektedir: "Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever." (Saff Suresi, 4) Müminler güzel ahlaklı, mütevazı, sevgi dolu ve saygılıdırlar. Bu yüzden tesanüd, müminler arasında doğal bir şekilde oluşur. Allah müminlerin birbirlerine olan bağlılıklarının nasıl olması gerektiğini ise Kuran'da şu şekilde bildirmiştir: "Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar." (Al-i İmran Suresi, 103) Müminler arasındaki dayanışmanın en önemli özelliklerinden biri de tesanüdü bozucu; kıskançlık, kin veya çıkarcılık gibi tavır bozukluklarından uzak durmalarıdır. Karşılarına nasıl bir olay çıkarsa çıksın, hiçbir zaman tevazu, fedakarlık, hoşgörü ve affedicilik gibi Kuran ahlakının kendilerine kazandırdığı tavırlardan taviz vermezler. Yüce Rabbimiz Kuran'da, müminleri, tesanüdü bozucu tavırlar konusunda uyarmaktadır. Örneğin; bir mümin, başka birinin hoşlanmayacağı ve onu rencide edecek bir üslubu kesinlikle kullanmamalıdır. Allah Kuran'da bu durumu şu şekilde bildirmiştir: "Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır." (İsra Suresi, 53) Ayette bildirilen emir, tesanüdün sağlanması açısından son derece önemlidir. Birincisi, müminlerin birbirlerine karşı daima en güzel hitap şeklini (dikkat edilirse ayette yalnızca güzel değil, "en güzel" sözün söylenmesi bildirilmektedir) kullanmaları emredilmektedir. Ayette ayrıca şeytanın; insanların ve özellikle de müminlerin arasını bozmak için uğraşacağı bildirilmektedir. Şeytanın, müminlerin arasındaki tesanüdü bozmak için en çok başvurduğu yollardan biri ise rekabet duygusudur. Müminler hiçbir zaman makam, mevki gibi konularda rekabet hissine kapılmaz, diğer müminleri geçmeye, kendini onlardan daha ön plana çıkarmaya çalışmazlar. Aynı şekilde kendisinden daha ön plandaki bir mümine karşı da kıskançlık hissetmezler. Allah Kuran'da bu konuyu şu şekilde bildirmiştir: "Yoksa onlar, Allah'ın Kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar..?" (Nisa Suresi, 54) Ayette bildirildiği üzere, insanlara verilmiş olan tüm nimetler Allah'tandır. Bu nedenle müminler, Kuran ahlakına uygun olmayan kıskançlık, bencillik gibi tavırlardan uzak dururlar. Rabbimiz başka bir ayette, böyle bir tavrın müminlerin gücünü azaltacağını şu şekilde bildirmiştir: "Allah'a ve Resulü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir." (Enfal Suresi, 46) Bu nedenle bir mümin, diğer müminlerle arasında bir çekişme, rekabet ortamının kesinlikle oluşmamasına dikkat eder. Çekişme veya haset etme gibi duygulara kapılmayıp, her mümini kendisinden üstün kabul eder ve takvanın Allah Katında olduğunu bilir. Kuran ahlakının bir gereği olarak, insanın olabildiğince mütevazı, alçakgönüllü olması da rekabet tehlikesini ortadan kaldıran davranışlardandır. Allah'ın rızasını ve cennetini kazanmayı isteyen bir insan, mümin kardeşinin nefsini kendi nefsinin üstünde tutmalı, her durumda fedakar davranmalı ve bunu da zevk alarak yapmalıdır. Allah, müminler arasındaki bu dayanışmayı Kuran'da şu şekilde bildirmektedir: "Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin "cimri ve bencil tutkularından" korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır." (Haşr Suresi, 9) Ayrıca kıskançlık, rekabet, küskünlük ve kin insanlar arasında oluşacak güzel ortamın önündeki en önemli engellerdir. Küçük bir gaflet anında doğabilecek bu davranışlardan biri bile bu dayanışmaya zarar verebilir. Oysa müminler arasında herhangi bir rekabet olmaz. Çünkü herkes bir diğer mümine engel olmadan Allah rızası için dine hizmet edebilir. Kuran ahlakının hakim olduğu bir toplulukta, rekabetin aksine; tıpkı bir vücutta her bir uzvun diğerinin yardımcısı ve destekçisi olduğu gibi, her mümin de diğerlerinin desteğinden güç alır, Allah yolunda birlikte çaba harcar. Böylece elde edilen başarı da bu ortak çalışmanın sonucudur, hiç kimse bunu kendi başarısıymış gibi görmez ve göstermez. Allah Kuran'da, müminlerin diğer müminlerle olan kardeşliklerinin artması için yaptıkları bir duayı şu şekilde bildirmektedir: Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin." (Haşr Suresi, 10) Müminler arasında oluşturulacak beraberlik ve dayanışma, Kuran ahlakının hakim olması için gösterilen çabaya büyük destek sağlar. Ayrıca aksi davranışların tümü; yani kibir, kıskançlık, kötü söz söyleme, çekişme müminlerin değil, din ahlakından uzak yaşayan kimselerin özelliğidir ve kesinlikle Kuran ahlakına uygun değildir. Sonuç olarak unutulmamalıdır ki; müminler Kuran ahlakının gereği olarak, diğer müminlere karşı son derece merhametli, alçakgönüllü, fedakar ve affedici olmakla yükümlüdürler. Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 05. sayı (Kasım 2004) 44. sayfada yayınlanmıştır. Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Ali İhsan Çiçek üzerinde 19 Şubat 2009, 11:22:27 Müminlerin en önemli vasıflarından biri, kardeşlik, dayanışma ve birliktelik anlamlarına gelen 'tesanüd'tür. Rabbimiz Kuran'da tüm müminlerin kardeş olduğunu bildirmiştir. Müminler Allah rızası için yaşayan, O'nun rahmetini ve cennetini umut eden insanlardır. Dolayısıyla aralarında büyük bir sevgi ve dayanışma bulunur. Allah, bu güzel ahlak özelliğinden razı olduğunu Kuran'da şu şekilde bildirmektedir:
"Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever." (Saff Suresi, 4) Birlik beraberlik içinde sayımız artarak nice senelere Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Furkan Kavalci üzerinde 07 Nisan 2009, 20:45:24 Toplam: 57 (Görünen: 56, Gizli: 1) Öksüz, Mehmet Sayın, Yasin Koçak, Menzilli, Ali Ihsan Çiçek, Reşat ( Hüseyin Oğuz), Mehmet Bütün, Fatma Yılmaz, Ali Aksu, H. Kübra Oğuz, Ramazan Oğuz, Ayşe Gürarslan, Muammer Cenk Oğuz, Meryem Zengin, Baris Inal, Ahmet Uçar, Furkan Kavalci, Karalar, Andrea Oğuz, İbrahim Vural, Esmahan Oğuz Erdal, İlknur Yüksel, Mehmet Akif Oğuz, Fatma Sağlam, Ahmet Yıldız, Esra Uçar, Hüseyin Ertuğrul Oğuz, Osman Aksöz, Yılmaz Oğuz, Harun Namal, Ismail Hakkı, Ayşe Gültat, Abdulkadir, İsmet Özarslan, Ülker Yalçın, MASD, Ali Rıza Özaslan, Rabia Yılmaz, Burak Koçak, Orhan Oğuz, Şamil Oğuz, Hasan Hüseyin Aktuna, Çaglar Uçan, Sevil Ünal, Belkis Oğuz, Aydoğan Tümay, Recep Çağlar Oğuz, Hasan Aksöz, Ahmet Oğuz, Özkan Gül, Alper Yazıcı, Sabiha Oğuz, Resul Dilek, Abdullah Tümay, Zeki Yılmaz, kucukoz Birlik beraberlik artarak devam ediyor Ben bunu görmemiştim İnşallah dahada artar sitemizin üye sayısı. Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Karalar üzerinde 23 Haziran 2009, 21:49:42 Aliçerçi coştu bir kere!! bu ara katılımlar arttı sitemize, İnşallah dahada çok artar. Büyük pikniğimize az kaldı :D
Konu Başlığı: Ynt: BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 23 Haziran 2009, 23:03:51 Bugün En Çok Online: 11. En Çok Online: 81 (30 Haziran 2007, 23:31:24)
Bugün bağlanan üyeler Toplam: 45 (Görünen: 45, Gizli: 0) Menzilli, MustafaTosun, Ahmet Yıldız, Furkan Kavalci, Karalar, Ayşe Gürarslan, Ömer Gül, Seher Demir, Hüseyin Bahadır Tosun, Fatma Ergün, Sabiha Oğuz, Ahmet Oğuz, H. Kübra Oğuz, Ahmet Uçar, Esra Sağlam, Ragıp Erdem, Eylül Uçan, Mustafa Oğuz, Kevser Erdoğan, Hüseyin Ertuğrul Oğuz, Mehmet Sayın, Ali İhsan Çiçek, Mustafa Doğan, Şahin, Büşra Pala, Ramazan Oğuz, Hacı Boran, Ramazan Oğuz, Hasan Aksöz, Ahmet Gül, Reşat ( Hüseyin Oğuz), Durmuş Uçar, Fatma Yılmaz, Abdulkadir, Mehmet Oğuz, Aydoğan Tümay, Murat Oğuz, Abdullah Uçan, Recep Çağlar Oğuz, Metin Uludoğan, Osman Aksöz, Belkis Oğuz, İlknur Yüksel, Abdullah Tümay, Mehmet Akif Oğuz BUDA BUGUN BAGLANANLAR... |