|
Konu Başlığı: Halka açık kitap projesi Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 24 Ağustos 2010, 15:28:52 12 E ylül Sabahı Neredeydiniz?
Halka açık kitap projesi kapsamında, kişilerin adı geçen güne ait hatıraları kitaplaştırılmış,okuyucularının hizmetine sunulmuştur. Meyre ve Sopran'lı(Ali Rıza Özaslan-Ali İhsan Çiçek'inde) hatıraları kitaba alınmış. Ömer Asan Heyamola Yayınları Hatıralarını paylaşanlara hediye olarak göndermişler,bana da bugün ulaştı. Okuyup göreceğim,kimler neler yaşamış 12 Eylül 1980 sabahı... Konu Başlığı: Ynt: Halka açık kitap projesi Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 24 Ağustos 2010, 17:42:34 Abi tebrik ederim..Gurur verici bi şey bu...Bi kaç sayfasını burda bizle paylaşırsaız seviniriz...
Konu Başlığı: Ynt: Halka açık kitap projesi Gönderen: Ali İhsan Çiçek üzerinde 24 Ağustos 2010, 18:33:42 alirıza kardeş güzel haberin için tşk
bana da gelir herhalde gelmesede gider yerinden alırızinşallah Konu Başlığı: Ynt: Halka açık kitap projesi Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 24 Ağustos 2010, 19:27:34 alirıza kardeş güzel haberin için tşk bana da gelir herhalde gelmesede gider yerinden alırızinşallah Merhaba, Sizin de katılmış bulunduğunuz halka açık kitap projemiz gerçekleşmiş, 12 Eylül Sabahı adlı kitabımız çıkmıştır. Kitapta tüm emeği geçenlere 1’er adet kitap hediye etmekteyiz. Tarafınıza gönderi yapabilmemiz için adres ve telefon Saygılarımla. Çiğdem SAKİN Heyamola Yayınları Tel 0216 3711737 Faks 0216 3715071 Abi tebrik ederim..Gurur verici bi şey bu...Bi kaç sayfasını burda bizle paylaşırsaız seviniriz... Teşekkür ederim. En azından bizlerin yazısını paylaşacağım. Konu Başlığı: Ynt: Halka açık kitap projesi Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 27 Ağustos 2010, 09:39:28 12 Eylül 1980 sabahı nerede,nasıl uyandınız?
Bir 12 Eylül yaşantısıda benden, pek beceremem ama bir şeyler karalıyalım,anlata bildiğim kadar. Ben o yıllar beyaz eşya, yani ev gereçleri, buz dolabı, tv, o zaman siyah beyaz bir televizyon sattınmı yanında 7 - 8 tanede bağlantı elemanı, yani anten, reglülatör, anten direğine kadar ne varsa verilirdi. Ayın 20 -25 günü Anadolu turlayıp duruyorum, şirkette o yıllar bir Bedford, bir de Fiat araba var, şimdiki gibi kilimalı ve konforlu araba nerde,iyisi Fiat, kötüsü Bedford. Şirkette arabalara isim koyduk,Berdforta af buyrun ağır ve güçlü olduğu için Katır der,Fiatada seri ve nazik olduğu için At derdik.Bir ay Fiatla,diğer ay Bedfordla tura çıkardım, yine Bedford bende çıktım yola. İzmit,Adapazarı,Bolu,sata,sata gidiyorduk,arabada mutfak gereçleri var, ağaç altı ,çeşme başı, çay molası ,yemek molası derken Zonguldak'tayız.Satışımızı yaptık, yani mağazalara veriyoruz, pazar değil müşterilerle diyoloğ iyi, akşam oldu mu, yemek faslı, sohbet derken saat 11 olmuş. Otelde yerde ayırtmadık, sohbet ederken unuttuk, cıktık yola güzergahta Bartın,Kastamonu, Sinop var. Biz Bartın'a vardık saat oldu gecenin biri. Bartın'da bizim Bozkır'ın Çarşamba çayı gibi kenarından akan bir çayı var. Çektik Bedford'umuzu çayın kenarına, mevsim yaz ya, arabada karpuz var kestik, saat gece 2 yedik yattık. Sabah uyandık saat 9, incin top oynuyor, o saatte insan kaynayan çay kenarı kimse yok, biraz şaşkın çarşıya gidiyorum, yollar bom boş, fırına gidip ekmek alacağım ki, bir kalabalık,fırında asker var meğerse ihtilal olmuş. Tabi derdimizi askere anlattık,bize yardımcı oldular sağolsun, nevaleyi aldım çay kenarında zorunlu piknik, böyle bir12 Eylül darbesi de ben yaşadım. Ali İhsan Çiçek /25 Nisan 2010 Konu Başlığı: Ynt: Halka açık kitap projesi Gönderen: Ali İhsan Çiçek üzerinde 27 Ağustos 2010, 09:53:25 AliRıza Kardeş ellerine sağlık kitap banada gönderdiler sağolsunlar
baştan sona kadar okuyacam inşallah. Paylaşım için teşekkür. Konu Başlığı: Ynt: Halka açık kitap projesi Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 30 Ağustos 2010, 19:00:33 12 Eylül 1980 sabahı nerede, nasıl uyandınız?
İstanbul'a tutunmaya çabaladığım bekar odası yılları.Zeytinburnu-Gazlıçeşme-Yenidoğan Mahallesi ilk göz ağrım,akşamdan,akşama uğrayıp,konakladığım,şehrin yorgunluğundan kaçarcasına sığındığım,fasulye oda,nohut mutfak,tahtakurularının taarruzundan kurtulup,uyumaya çabaladığım iki katlı bir gecekondu,küçük dünyam. Oda arkadaşlarım köylümüz,emmioğuları,İbrahim-Dursun Ali Demirbağ.Alt kat odada,yine köylümüz,Sarı Mehmet Ali dayımızın oğulları,Hasan Ali-Abdullah Özdemir. Her zamanki gibi uyandım.Küçük Radyomu açtım,sessizliğime ses olsun diye.Lakin çalan müzik radyoda, pek de alışık olmadığım türden,kahramanlık türküleri,hem de Hasan Mutlucan'dan. Allah,Allah pek hayra alemet değil ama,haydi hayırlısı deyip,sokağa çıktım.Sabahın ilk saatleri,tek,tük insan görüntüleri,mahallenin börekçisi her zamanki gibi müşterilerini ağırlamakda. Gazlıçeşme tren istasyonuna giden yolu geçip,yukarı perona ulaştım ki,kahramanlık türküleri,tam teçhizat nöbetçi askerler olarak karşımdaydı. Turnikiye hamle yaptım,asker: -Nereye gidiyorsun? -Gayri ihtiyari işe diyorum. -Haberin yok galiba sokağa çıkma yasağı var,ihtilal oldu,ordu yönetime el koydu. -Yaaaa öyle mi? -Hemen evinize geri dönün. Gerisin geri mahalleye doğru yol alırken,sabahın ileryen saatleri,her zamanki hareketliliği,sakinliğe,sessizliği bırakıyordu.Börekçi az öncekinin çok,çok fazlası müşteriyle doluydu,lakin satacak bir şeyi kalmamıştı. O ruh haliyle eve döndüğümde bizim köylülerde haberdar olmuşlardı,ihtilalden.En temel ihtiyaç yiyecek,bekarız,günü birlik yaşıyoruz.Bir an şöyle kıyı,köşeye baktım,biraz bulgur gözüme çarptı.Yemek işi tamam,ekmek de askeri araçla gelecek diye söylediler,lakin bize düşecek miydi,düşmedi de? Bulgurdan çıkla pilav pişirdik,beş köylü paylaşıp yedik.Anılarımıza böyle bir günü yolcu eyledik. Devamlı radyodan yapılan duyuruları dinleyerek evde oturduk. Her şey yaşanılan zamana göre değerlendirilse sağlıklı olur.1970-80 li yıllar,12 Eylül 1980 İhtilalide öyle. Ülkemizin bir ateş çemberinden geçti,sonu darbeyle biten.Ne ateş çemberini,ne de darbeleri hak etmiyor Türkiyemiz. Herkesin sorumluluğunun bilincinde olduğu bir Türkiye, özlemimiz değil,gerçek olması dileğiyle... Ali Rıza Özaslan/24 Nisan 2010 |