Genel Konular => Sohbet => Konuyu başlatan: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:24:16



Konu Başlığı: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:24:16
__ Bir gun tum dunya ulkelerinden feministler bir konseyde toplanmış.
//  Fransız konuşmaya baslamıs.Bir daha kocalarımıza hizmet etmicez.
---İngiliz ona katılmış
-ewt demiş
----Sıra bizim türk e gelmiş o da
-_- - Ewt hanımlar size katılıyorum.Artık bulasık yıkamak falan yok
/// aradan 10 gun gecer.......
--- feminist ler tekrar toplanır
=  ingiliz 1. gun bişey yok tu 2.gunde 3.gun ise yaradı der
=  Fransız İngilize katılır
=) Sıra bizim türk e gelir türk
=) 1. gun bişi goremedim
=) 2. gun de bişi goremedim
=) 3.gun sağ gözüm şisliği biraz inmiş sol gozumdeki morartı gecmişt ti demiş =)=)=)=) =) =) =)=) =) =)


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:41:49
Genç deve annesine sormuş:
-"Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük?" Anne cevap vermiş:
-"Çölde kuma batmamak için." Genç deve tekrar sormuş:
-"Peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür. Anne tekrar cevap vermiş:
-"Çölde kum firtinalarında kum kaçmasın diye." Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş:
-"Bizim niye hörgüçlerimiz var." Anne deve sabırla yanıtlamış :
-"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız." Sonunda dayanamayan genç deve sormuş :
-"Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne halt yiyoruz??"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:44:31
Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkez acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar.
Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskaplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak"
Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış.
Hoca arkasından seslenmiş "Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?"
Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış" Tanısana hadi lan tanısana kim olduğumu"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:45:10
Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider:
-Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu.
- Mary gayet sakin yanıt verir: “O intihar falan etmedi ki. Ben onu astım kurusun diye. “
 
Kategori..:Deli Gönderen..:FIKRA.NET


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:46:21
Yüzme Hocası kızgın bir şekilde genç adama yaklaştı :
-Derhal çıkıp gidin buradan.Suya çiş yaptığınızı gördüm!
-Ama bu işi ilk ya da tek yapan ben değilim herhalde?
-Haklı olabilirsin, ama ötekiler hiç değilse suyun içinde yapıyorlar. Sizin gibi tramplen tahtasının üzerinde değil!


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:47:59
Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliye göre bir doktoru çırılçıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır. Deliler onu da tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deniyeyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar. Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? derler. Delilerde "İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu içerde patlamasın diye böyle yaptık" derler.


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:49:39
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında. "Bunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi ?"demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına getirmişler. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve "Buyurun beyler, yiyiniz." demişler. Delillerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış,ötekisi araya girmiş,  "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:50:34
Doktor akıl hastahanesine havuz yaptırmış. Deliler buna çok sevinmişler;o kadar sevinmişler ki hemen havuza dalmaya başlamışlar,360 dalanlar,balıklama dalanlar. Doktor hastalarının birinin yanına yanaşmış''Havuzu nasıl buldunuz ?''diye sormuş. Deli de çok beğendiklerini,havuzun harika olduğunu söylemiş. Doktor da ''İyii.Yarın da havuza su dolduracaaz.!!''demiş


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:51:12
Bütünleme sınavına girmişti Hakan.Akşam evde babası sınavının nasıl geçtiğini sordu :
-Sorulara cevap verebildin mi, oğlum?
-Evet babacığım... Ne sordularsa tümüne tek tek cevap verdim.
-Peki, ne cevaplar verdin bakalım?
-Bilmiyorum, dedim babacığım!...


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:52:06
İki deli hastaneden kaçmaya karar verirler gece olunca planı yapıp kaçarlar ve ertesi gün hastaneye tekrar dönerler arkadaşları sorar neden kaçtınızda tekrar geldiniz? Deliler cevap verir bugün provasını yaptık yarın kaçacağız derler...:))


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:53:17

İdris methini çok duyduğu için Afrika'ya safariye gitmiş. Ufak ufak
avlanmaya başlamışlar. Akşam safariye çıkanlar konuşuyormuş. İşte,
ben bir aslan vurdum, ben iki kaplan vurdum. Bizimkine sıra gelmiş:
- "Pen içi tane nobum furdum."
Safariciler, herhalde bir şey vuramadı, kafadan atıyor, diye
geçiştirmişler. Ertesi gün av dönüşü yine şunu vurdum, bunu vurdum
diye konuşulurken İdris yine döktürmüş:
- "Pen içi tane daha nobum furdum."
Avcılar, bu adam yine atıyor diye düşünmüşler. Daha ertesi gün sıra
bizimkine geldiğinde yine;
- "Peş nobum daha furdum", deyince dayanamamışlar. Yahu kardeşim nasıl
bir şeydir şu nobum?
- "Valla, pen elimde tüfek ile dolaşayrum. Çalularun arasundan
"Noo buumm , noo buumm" diye kara kara pi şeyler pağura pağura çikayi,
pen de furayrum."


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:54:38


Bir AVCI diğerine sordu:
Köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır?
-Hem de fazlasıyla sadık. Size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim.
-Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?
Şimdiye kadar 5 kere sattım. Her seferinde de geri geldi


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:55:24
Avcımız avlanmaya cikar daga tepeye.. bir bakar ki bir ayı karsisinda.. ceker tufegini atesler ama tufek tutukluk yapar.. napsin, kacmaya baslar, ayi da pesinde.. ayi yakalar bunu, bir guzel becerir.. avcimiz hirs yapar oldurecektir illa ki bu ayiyi.. bir muddet sonra bir daha gorur ayiyi, ceker tufegi, basar tetigi yine tutukluk yapar, bizimki kacar, ayi pesinde, yakalar ayi bunu bir daha becerir.. avcimiz iyice hirslanmistir illa ki vuracaktir bunu, takilir ayinin pesine, gorur, ceker tufegi basar tetige yine tutukluk yapar, ayi bunu bir daha yakalar bir daha becerir.. bu olaylar tekrarlanir gun boyunca..
Artik avcinin dayanacak gucu kalmamistir, hayat meselesi olmustur bu, son bir defa daha bakar ayi karsisinda ceker tufegi basar tetige ve yine tutukluk yapar.. ayi yakalar bunu ve der ki :
- ya kardesim avci misin ibne misin


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:56:25
İki deli havuzun başında oturuyorlarmış.Biri kalkıp havuza şeker atmış.Havuzdan bir yudum almış ve tükürmüş.Arkadaşına:
-Havuza şeker attım ama tatlı olmadı.. Arkadaşı:
-Karıştırmadınki salak!


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:57:33
Delinin biri yolun kenarındaki uçurumda durmuş aşağıya bakarak "13, 13, 13...." diye söyleniyormuş. Oradan geçen biri, delinin ne yaptığını merak etmiş, yanaşarak " ne yapı...." diyemeden deli onu birden uçurumdan aşağıya atıvermiş ve devam etmiş "14, 14, 14......"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 19:58:02
Yolculuktan dönen Idris, kahvede oturanlara sordu :
- Yahu pizum Temel nasil öldi?
- Kalpten cittu, dediler.
- Vasiyetu filan var miydu?
- Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.
- Cömdünüz mü?
- Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk...


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:01:49
Minik oglan bahçede oynarken, babasinin arabasiyla sokaktan geçip, ormana dogru gittigini görmüs. Merak bu ya. O da arabayi izleyerek ormana gitmis.
Bir de ne görsün. Babasi ile teyzesi arabanin yaninda durmus öpüsüyorlar. Çocuk bu ya, gördügünden etkilenmis durumda kosarak eve dönmüs, nefes nefese heyecanli bir sekilde annesine, "Anne, anne. Biraz önce babami ormanda" derken annesi sözünü kesmis ve "Dur biraz. Nefes al. Sakinles. Öyle anlat" demis.
Oglan sakinlestikten sonra devam etmis, "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler".
Anne çocuga dönmüs, "Dur bakalim, ne kadar ilginç bir öykü bu. Devamini anlatma, sakla. Aksam yemeginde babanla beraberken bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanin suratini görmek istiyorum".
Aksam olmus, yemege oturmuslar. Anne çocuga dönmüs; "Bu gün neler yaptigini bize anlatsana" demis.
Oglan baslamis; "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler. Ardindan geçen sene babam seyahatteykenn senin Amcamla yaptigin seyden yaptilar".



Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:06:28
Temel askerligini yunan sinirinda yapiyormus.
Temel'in cani cok sikiliyormus.
Yunan'a bir islik calmis elleriyle "Havaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis.
Bir islik calmis elleriyle "Karaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis "Denizci misin?" anlaminda yuzme isareti yapmis, yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis. El haraketi yaparak "Topcu musun?" demis, yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis "Gozcu musun?" anlaminda durbun isareti yapmis, yunan aldirmamis.
Nöbetler degismis sira yine Temel'le Yunan'a gelmis.
Yunan'a hadi sinira git demisler yunan da:
- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli turk askeri var, bana hava kararinca yuzerek gelip sana bir koyacam gozlerin firlayacak diyor.."


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:09:02
Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir.
-Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu...
-Beni ilgilendirmez!
-Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu.
-O zaman seni ilgilendirmez!


 


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:10:33
Temel askerdeyken yeni basçavus gelir ve tüm bölüge söyle der:

- "Sakin benim adimi unutmayin, benim adim Arslan Oglu Arslan...Eger adimi unutursaniz geldigimde caniniza okurum" der ve gider.

Aradan haftalar geçer ve Basçavus gelir herkeze adini sorar ve hepsi bilir. Sira Temel'e gelir. Temel:

- "Bi hayvan oglu hayvandi ama haçen tam hatirlayamayrum"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:12:00
Bir adamla karısı Mısır'da eski bir çarşıda geziyorlarmış. Ayakkabı satılan bir dükkânın önünden geçerlerken satıcı içerden seslenmiş, buyur etmiş, girmişler.
- Satıcı "çok özel büyülü sandaletlerim var beyefendi, sizi sex te çok vahşi ve kuvvetli yapacak sandaletler..." Adam tabi ki erkekliğe leke sürdürmemek için pek önemsememiş ama eski günleri özleyen karısının ısrarlarına dayanamayıp sandaletleri denemeye karar vermiş. Adam sandaletleri giyer giymez gözleri parlamış, kalbi hızlı hızlı atmış, fiziksel değişimler başlamış, nefesi serileşmiş gözleri büyümüş ve etrafına seri bir şekilde bakınmaya başlamış. Karısı bir adım geri kaçmış "Aman allahım dur dur..." derken adam koşmuş, satıcıyı yakaladığı gibi tezgaha yatırmış, pantolonunu parçalayarak çıkarmaya başlamış, bu arada satıcı bir yandan kurtulmaya çalışırken bağırıyormuş,
-"Sandaletleri ters giydin lan!..."


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:17:10
Mehmet Bey köpeğinin tasmasından tutmuş yolda giderken, hoşlanmadığı bir komşusuyla karşılaştı. Komşu sordu:
- Bu eşekle nereye gidiyorsun?
- Yahu bu köpek be, diye tersledi Mehmet Bey. Köpekle eşeği birbirinden ayıramıyor musun?
Komşu aldırışsız:
- Ben köpekle konuşuyorum. Sen ne diye söze karışıyorsun?


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:19:10
Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasıl oldu? Cevap: 30.kattan aşağıya düştü... Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş... Temel: Yok yok öyle ölmedi... tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi... Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman. Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına... Adam: Demek çatıya çarpıp öldü. Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman... Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık... Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye... Adam: Orda mı öldü? Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl öldü bu adam? Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk!"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:20:11
Bir gün padişah Nasreddin Hoca' ya sormuş.
Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, söyle bakayım? demiş.
Hoca padişahtan korkmadan :
-Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş.
Padişahın sinirden sakalları titremiş.
Bu durumu gören Hoca :
-Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla ölen suçsuz kişilerden cennet dolup taşmış.Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim, demiş.


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:22:59
Temel bir gün kahvede otururken arkadaşlarından biri ona:
- "Ula temel senin hanım seni aldatıyo" demiş.
Bunu duyan temel hemen eve koşmuş, evi aramış taramış fakat kimseyi bulamayınca sevincinden oracıkta ölmüş. Öbür alemde dolaşırken bir anda arkadaşı Dursun'u karşısında görmüş ve şaşkınlıkla:
- Ula dursun ben seni daha dün gördüydüm nasıl olduda ölüp buraya geldin.
- Valla temel hiç sorma donarak öldüm, peki sen nası öldünde buraya geldin.
- Dün kahvedeydim biri geldi bana senin hanım seni aldatıyo dedi bende hemen eve gittim aradım taradım ama kimseyi bulamayınca orada yığıldım kaldım.
- Ula buzdolabına baksaydın ikimizde şimdi sağ olacaktık.


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:24:14
Üç kovboy Teksas ta bir barda masaya oturmus, kafayi çekiyorlar... Bir sarhos girmis içeri.
Parmagi ile ortadakini isaret etmis, "Senin anan" demis,"Teksas in en çilgin seks manyagidir"...
Masanin etrafi bir anda bosalmis ama ortadaki adam duymazdan gelmis, içkisine devam etmis. Sarhos çikmis gitmis ancak on dakika sonra geri gelmis. Gene ayni masanin basinda dikilmis ve,"Senin o fahise anani az önce becerdim, harikaydi" demis. Etraf masalar gene bir anda bosalmis fakat bizim kovboy gene kilini kipirdatmadan içmeye devam etmis. Sarhos çikmis gitmis. On dakika sonra gene gelmis."Senin anan var ya,senin anan" diye baslarken, kovboy nihayet lafini kesmis.. "Eve git de yat,gene zurna gibi içmissin, baba!..""


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:27:21
Kadının biri bir petshop a gider ve "bir papağan almak istiyorum" der.Mehmet ismindeki petshop sahibi
-"Hanımefendi elimde bir tane papağan kaldı fakat bu papağan çok küfürbaz almak istemezsiniz sanırım" fakat bir papağan sahibi olmak isteyen kadın
-" Hayır almak istiyorum" der ve papağını alır. Evine geldiğinde bir bakar ki gerçekten papağan kadını her eve geldiğinde'hoşgeldin bozuk' diyerek karşılar. Buna dayanamayan kadın papağanı alır ve petshopa geri götürür. Mehmet bey bu papağan gerçekten çok terbiyesiz. Her eve geldiğimde beni hoşgeldin bozuk diyerek selamlıyor ve ben buna dayanamıyorum. Papağını geri getirdim ve paramı geri istiyorum. Fakat o anda paraya ihtiyacı olan Mehmet bey hanımefendi merak etmeyin birkaç gün bana bırakın ben terbiye edeyim daha sonra gelin alın... Kadın inanmayarak da olsa tamam der ve gider. Mehmet papağanı alır ve bir çaydanlık su kaynatır. Ne diyeceksin lan kadın eve geldiğinde diye sorar papağana
-"Hoşgeldin bozuk
diycem." der. Bunun üstüne papağanın kafasını kaynar suyun içine sokar ve tekrar sorar.Papağan yine aynı yanıtı verir. Bir olur , iki olur ve papağan işkenceye dayanamaz
-"Hoşgeldiniz hanımefendi diycem" der. Ertesi gün kadın gelir ve Mehmet bey kadına papağanı terbiye ettiğini söyler. Kadın bunu kontrol etmek istediğini söyler ve papağana sorular sormaya başlar. Ben eve geldiğimde bana ne diyeceksin?
-"Hoşgeldiniz hanımefendi" diyeceğim der papağan. Kadın çok şaşırır ama emin olmak için devam eder. Peki yanımda bir kız arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?
-" Hoşgeldiniz hanımefendiler" diyeceğim peki yanımda bir erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?
-"Hoşgeldiniz beyfendi" diycem. peki yanımda 2
-3 erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin? Papağan biraz duraksar ve cevap verir :
-"Oğlum Mehmet suyu kaynat bu karı harbi bozuk!!!!!


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:29:01
Adam bara gitmis tam arkasinda bir devekusu..
- "Bir bira..!" demis adam..
- "Ben de..!" demis devekusu.
Barmen servisi yapmis..
- "Hesap üç dolar kirkiki!" demis..
Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip bara koymus. Saymis barmen.. Kurusu kurusuna 3 dolar 42!..
Ertesi gün
- "Viski!" demis adam.
- "Ben de!" demis, devekusu.
- "Yedi dolar ondört!" demis Barmen..
Yine elini cebine atmis adam.. Pat!. Çikartmis parayi. Tami tamina 7 dolar 14.. Günlerce devam etmis bara gelisler.. Içki.. Aynisi devekusuna.. Aynen cepten para..
Merak etmis barmen sonunda..
- "Kuzum nedir bunlar..
Parayi saymadan tami tamina çikariyorsun cebinden.."
- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam..
- "Ne alirsam.. Bir bardak su veya bir Rolls Royce cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"
- "Peki.. Peki bu devekusu?" diye sormus Barmen..
- "Haa o mu?!" demis adam.. "Bir de benimle ayni zevkleri paylasan uzun bacakli bir piliç dilemistim..!"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:32:18
Yargıç, sabıkalıya:
- Sen bu bayanın evine girmişsin.
- Sarhoştum, sayın yargıç. Kendi evim sanmıştım.
- Öyleyse bayanı görünce neden kaçtın?
- Onu da karım sandım.


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:36:04
Günün birinde alman,fıransız,ingiliz ve daha bir çok ülkenin zengini aralarına bizim TEMEL`i de alarak gönüllerince eylenmek için ucakla seyahate cıkmışlar.Eğlence adına herşeyi yapıp bol bol da içki tükettikleri bian alman birden ucağın kapısını acıp bırakın beni,ölmek istiyorum,Temel sormuş ulu uşağum habi süle bakiüm neden da alman benim annem kötü kadındı yani or...demiş ve atlamış.aradan daha on dakika gecmemişken bakmışlar busefer fıransız aynı nidayla kapıyı acıp atlamış.temel bi düşünmüş,bi düşünmüş tam atlayacak biri tutmuş,yarım yamalak bi türkceylelaz oğlu sen neden yoksa, Temel yooo demiş öyle diil da uşaum .adam sormuş peki neden?Temel :ula uşağım benim bu kadar or..... cocuğu içinde ne işim var da demiş


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:38:35
Bakan olan görgüsüz birisi şöförüne sorar. "Şöför söyle bakalım eşekle şöför arasında ne fark vardır? " Şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir sekilde; "Bilemedim bakanım" diyor Bakan cevap olarak: "Eşeğe çüs diyince, şoföre ise dur diyince durur" demiş. Bunun üzerine şöför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan olduğu için birşey söyleyememiş. Belirli bir süre sonra bu defa şöför bakana: "Bir soru sorabilir miyim bakanım?" der. Bakan da: "Sor bakalım" der. Şoför sorar: "Eşekle bakan arasında ne fark vardır?" Bakan bir süresonra: "Bulamadım şöför söyle bakalım" diyor. Bunun üzerine şöför de: "Vallahi bakanım ben de bulamadim...


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:41:14
Bakan olan görgüsüz birisi soförüne sorar.
"Soför söyle bakalim esekle soför arasinda ne fark vardir? "
Soför bir süre düsündükten sonra mahcup bir sekilde;
"Bilemedim bakanim" diyor
Bakan cevap olarak:
"Esege çüs diyince, soföre ise dur diyince durur" demis.
Bunun üzerine soför çok sinirlenmis ama karsidaki bakan oldugu için bir sey söyleyememis.
Belirli bir süre sonra bu defa soför bakana:
"Bir soru sorabilir miyim bakanim" der. Bakan da:
"Sor bakalim" der. Soför sorar:
"Esekle bakan arasinda ne fark vardir?"
Bakan bir süre sonra:
"Bulamadim soför söyle bakalim" diyor. Bunun üzerine soför de:
" Vallahi bakanim ben de bulamadim... "


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:44:30
Paris'in ünlü müzikholüne gitti, müdürün karşısına çıktı:
- Efendim ben, masaj uzmanıyım. Bu alanda benim gibi bir uzman daha bulamazsınız.
- Memnun oldum. Bize niye geldiniz?
- Ayda onikibin frank karşılığında, müzikholünüzde çalışan bayan sanatçılara masaj yapmayı öneriyorum.
Müdür gülümsedi:
- Onikibin frankı peşin verirseniz, hemen başlayabilirsiniz!


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:47:14
Diyarbakır'da Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar, "Şehmus oğlum ne oldu sana", Şehmus der, "Babam dövmiştir". Hoca sorar, "Niye oğlum", "Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy." Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına ; "Şehmus ne oldi kim yapti" der. Şehmus der ki "Bubam yapmıştır." "Niye Şehmus ne oldi", Şehmus anlatır. "Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... hoca derki; oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap. peki demiş Şehmus. Ertesi gün bir bacak kırık. " Bu sefer ne oldu? " der hoca. Hocam, dediğin gibi yapmişem. Hiç ses çıkarmamişem. En son bubam anamın arkasına geçti, "ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca; ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın arkasına, " Ben de bisiklet isterem !!!! ""


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:49:45
Sehirli tavukla köylü tavuk gezerken, bir vitrinde iri ve beyaz yumurtalar gördüler.
Sehirli, gururla yanindakine döndü:
- "Görüyor musun; bunlari ben yumurtladim, tanesi otuz bin liraya satiliyor."
Az ilerdeki vitrinde daha büyük ve sari kabuklu yumurtalar görünce köylü tavuk arkadasini dürttü:
- "Bak bunlar da benim yumurtalarim; kirk bin liraya satiliyor!"
Sehirli tavuk altta kalmadi:
- "Valla sekerim istesem ben de böyle büyük yumurtlayabilirim ama bizim horoz bey, onbin lira için bir tarafini yirtmaya degmez diyor!"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 20:51:26
[/coloSoguk bir mart gecesinde genc erkek kediler disari cikmak icin susleniyorlar. Tam bu sirada kucuk erkek kedi birinin kolunu cekiyor.
- "Abi nereye gidiyorsunuz? bende geleyim mi?"
- "Hayir,biz disi kedilerle sevismeye gidiyoruz. sen gelemezsin"
Kucuk kedi 2. ve 3 .gunde sansini denemis ama hep olumsuz cevap.
- "Hayir,biz disi kedilerle sevismeye gidiyoruz"
Kucuk kedi yine bir aksam uzeri disariya cikmaya hazirlanan abilerine yaklasmis
- "Abi bende gelebilirmiyim" diye sormus. babacan bir kedi;
- "Hadi gel, lan sende ogren" demis.
Kucuk erkek kedi ve abileri cok soguk ve karli bir mart gecesinde sokaklarda dolasmaya baslamislar ve hemen bir plan yapilmis. Bir evin catisina cikip bekleyecekler ve asagidan disi kediler gecerken saldiracaklar. Aynen plandaki gibi catiya cikmislar baslamislar beklemeye, kar yagiyor ve hava cok soguk, aradan gecen 2 saatten sonra yoldan gelip gecen yok. Abilerinin yaninda bekleyen kucuk erkek kedi iyice usumus ve titrek bir sesle abisinin koluna durtmus;
- "Abicim ben bi on dakika daha sevisir sonra giderim" demis.
r]


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 21:04:24
Çok güçlü, damizlik bir boga köyündeki tüm ineklerle çiftlesmis. Inekler yetmeyince diger hayvanlara ve hatta köyün kadinlarina yan gözle bakmaya baslamis. Bu durumdan rahatsiz olan köy ahalisi ne yapsak diye düsünmeye baslamis. Köy ihtiyarheyeti toplanmis ve ünü tüm ülkeye yayilan bogayi devlet üretme çiftligine satmaya karar vermis. Bakicilari devlet üretme çiftligine satilan bogayi ineklerin arasina salmis, aradan birkaç gün geçmis ancak bogada hiç bir haraket olmamis. Agacin altinda gevis getiren boganin bakicisi yanina gitmis ve :
- Boga kardes, köydeyken seni kimse tutamazdi, ne oldu hastamisin?
diye sormus. Boga, bakicisina yavasça dönerek :
- Eeee ne yapalim? Artik devlet memuru olduk, demis...


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 21:07:42
İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. "Arabayı süren":
- Onbin liralık, dedi, süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
İkincisi, "araba kullanana" döndü:
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 21:08:35
Bir kadının bir süreliğine is seyahati için İngiltere ye gitmesi gerekmektedir. Kadının kocası esini havaalanına kadar götürür. Karisi: - "Teşekkür ederim kocacığım, senin için İngiltere den ne getirmemi istersin?" diye sorar. Adam güler ve yanıtlar: - "Bir İngiliz kızı istiyorum hayatim..." Kadın sessiz bir şekilde kocasından ayrılır ve yola çıkar. 2 hafta sonra adam karisini tekrar hava alanından almaya gider ve sorar: - "Hayatim gezin nasıldı?" Karisi: - "Teşekkür ederim hayatim çok güzeldi." Adam: - "Peki hediyem nerde?" Kadın: - "Ne hediyesi?" Adam: - "Hani bir İngiliz kız istemiştim ya..." Kadın: - "Haa hatırladım, evet elimden geleni yaptım, simdi biraz beklememiz lazım kız olup olmayacağını görmek için... !!!!"


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 21:13:08
Bir kari-koca cok kotu bir kaza gecirirler.
Kadinin yuzu tamamen yanar. Plastik cerrahlar kadinin yuzunu eski haline getirebilmek icin deriye gerek oldugunu ama kadindan deri alamayacaklarini soyleyince kocasi deri vermeye Gonullu olur.
Fakat kocasindan alinacak deri popo bolgesinden alinacaktir..
Adam bu bilginin karisina soylenmemesini ister cunku moralinin bozulacagindan cekinmektedir.
Ameliyat tamamlandiktan sonra kadin eskisinden de guzel gorunur.
Her goren bu muhtesen guzellik karsisinda hayrete dusmektedir.
Birgun kadin kocasi ile basbasa kaldiginda ;
- "Hayatim cok tesekkur ederim. Benim bu halim senin Sayende. Sana nasil tesekkur etsem?"
...deyince kocasi cevap verir :
- "Tesekkure gerek yok hayatim. Annen seni her optugunde ben gerekli mutlulugu duymaktayim zaten"..


Konu Başlığı: İbrahim Vural
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 05 Şubat 2007, 21:15:08

Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadini vururum.
Ispanyol: Kocami vururum.
Yunanli : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 24 Şubat 2007, 13:41:39
hepsi guzelmis ama sondan bir onceki bayaa bir komikmis  :D


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 24 Şubat 2007, 21:40:10
ewet abi ya harika daha varda biras acık yannii ole  ::) ::)


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Sabiha Oğuz üzerinde 26 Şubat 2007, 09:51:14
DİPLOMASİ



         Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış.
Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.   "Şimdi  başım dertte" diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmış yerde
kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöne çevirerek
kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye
çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş;
"Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha
var mi?" Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki
ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış. "Tam zamanında kurtardım
yoksa bu köpeğe yem olacaktım" diye düşünmüş leopar.


      Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna: "Atla sırtıma, gidip sunu yakalayalım" demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş.
"Şimdi ne yapacağım" diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş.
Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye
devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş; "Bu
aptal maymun da nerede kaldı? Yarim saat önce bir leopar daha getirsin
diye gönderdim, hala haber yok!"



Diploması böyle bir şey iste:



-Hızlı düşün,



-Sakin ol,



-Güçlü görün,



Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Burak Koçak üzerinde 26 Şubat 2007, 15:08:38
Temel akciger kanseri olmus Doktorlar iki aydan daha fazla yasaman mucize olur demisler ve umitsiz oldugu icin tedaviye de son vermisler.Olecegini anlayan Temel , butun esiyle dostuyla helallesmeye karar vermis. Fakat bizim Temel gordugu herkese kendisinin AIDS hastaligina yakalandigini ve iki ay icinde olecegini anlatiyor ve helal etmerini istiyomus haklarini. Tabii bunu duyanlar Temel'e helallik veriyorlarmis ama bir yandan da elini bile son bir defa sikip,kucaklasmaktan kaciniyorlarmis.Temel'in en iyi arkadasi Dursun Temel'in bu yaptigini duyunca sormuş:
- Yaw Temel, anladik sen Kanser oldun olecen, neden millete AIDS oldum diyon, bak herkesi bir korku sardi demis.
Temel;

- Yaw Tursun, oyle de oleceeezzz boyle de olecez, bari kariyi saglama alalim dedim.


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 17 Mart 2007, 23:45:53
 :D ::) :P :-[ ??? :o :o :o


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 27 Nisan 2007, 19:46:05
 ::) :o


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 29 Nisan 2007, 11:11:31
Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor... Bakmış bir tabela: "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80'e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel 60'a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: "YAVAŞLA 40." - "Yolda çalışma var galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: "YAVAŞLA 15 km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: "YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500" .



Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 10 Mayıs 2007, 22:42:29
Aşırı sinirli biri, havalimanında check-in bankosu'ndaki ilgili memura hak
>etmedi halde, etmediği hakareti bırakmamış..
>
>Müşterinin abartılı kabalığı karşısında, banko memuru sakin ve güleryüzlü
>bir şekilde davranıyor, hiç cevap vermeden işine devam ediyormuş..
>
>Adam işi bitip gidince, bir arka sıradaki müşteri
>
>-"Sizi tebrik ederim..!" demiş memura,
>
>- "Hiç tahrike kapılmayıp nezaketinizi sürdürdünüz.. Ama bu kadarı da
>yanlış.. Yapabileceğiniz bir şeyler olmalı.."
>
>- "Olmaz olur mu, var efendim.." demiş, memur gülümseyerek,
>
>-"Şerefsiz New York' a gidiyor, Bavulları Bangkok'a..." :)
>
>


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 10 Mayıs 2007, 22:47:58
     > >Adamin lastiği tam timarhanenin önünde patlamis,kaldirima ancak
     > >yanaşabilmis.
     > >Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtari derken,birde
     bunlarin yanina talihsizlik eklenince, söktügü 4 adet bijon yuvarlanip
     yağmur mazgalina düşer.
     > >Mazgal açilir gibi degil, bijonlar görünür gibi degil.
     > >Talihsiz sürücü bir sağina bakar, bir soluna bakar,
     > >Çaresiz duygular içinde kaderiyle basbaşa, kaldirima çöker.
     > >Olayi en basindan beri timarhanenin demir parmaklikli
     Penceresinden İzleyen bir deli,çaresiz adamin halini
        bir süre daha aciyarak izledikten sonra seslenir;
     > >- salaaak! Sen ne yapiyorsun orda öyle?
     > >- Sorma birader, lastik patladi ve değiştirirken bijonlari mazgala düşürdüm
     > >- Düşündüğün seye bak! Sök öbür lastiklerden birer tane.. tak
     lastiğe, hepsi 3 bijonlu olsun.
     > >Adam bir lastiklere bakar birde deliye ve hemen ise girisir.
     > >Herseyi tamamlayip bagaj kapagini kapatan sürücünün akli deliye
     takilir.
     > >Arabasina binmeden evvel döner dikkatli dikkatli adama bakar. Akil
     > >hastanesindeki adama seslenir:
     > >-Senin ne işin var timarhanede? diye sorar
     > >- Biz burada ' delilik'ten yatiyoruz kardeşim, salaklik 'tan değil.


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 12 Mayıs 2007, 09:54:27
bır gun askerde bı ere komutan sorar nerelisin maras der ardın dan tokatı yer 2. defa sorar yıne maras der yenıden tokatı yer
3. defasında karraman maras der ver kurtulur ıkıncı askere sorar nerelısın asker! diye
 kahraman sinop komutanım :D:D:D ::)


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 12 Mayıs 2007, 15:35:18
Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmis. tam da
 turkiye'ye tatile
 gidecegi gun. aksilik bu ya...
 uçagi kaciracak, kara kara düsünürken yolda bir pasaport bulmasin mi?!..
 hemen almis yerden, bir bakmis ki leanardo di caprio'nun pasaportu..
 "ne
 olursa olsun" demis ve sansini denemeye karar vermis.
 çikarmis leonardo'nun fotografini, kendi fotografini yapistirmis..
 uçmus
 türkiye'ye.
 atatürk hava limaninda görevli gümrük memurunun karsisina geçmis..
 kim
 olabilir memur.. tabi ki temel... :-)
 almis pasaportu eline temel adamin ismine bakmis :
 ''leonardo di caprio", fotografa bakmis, bir zenci.
 adama bakmis ayni zenci... bir kaç saskin bakistan sonra
 temel obur masaya seslenmis,
 ula cemal, bu titanik batmis miydi, yanmis miydi?"


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 26 Mayıs 2007, 19:57:05
karalar abi bu fıkrayı bılıyorum harbıden komık elıne saglık :D


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 29 Ağustos 2007, 10:04:01
herkesın elıne sağlık


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 11 Eylül 2007, 22:54:39
 ;D


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 23 Ocak 2008, 16:00:42
Adam, korkunç bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir. Bu
alışılmadık durum onu oldukça hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır.
Kaza sonucu sigorta şirketinden aldığı rekor tazminat acısını oldukça
hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işini kurma olanağı
vermiştir.

Gelişmekte olan küçük bir bilgisayar şirketini satın alır.
Ancak hiç yöneticilik deneyimi olmadığını görür ve birini işe almaya karar   verir.
Üç tane aday seçer ve her biriyle tek tek görüşür.
İlk aday oldukça iyidir ve adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar,
"Bende alışılmadık bir şey görüyor musun?"
Adam yanıtlar,
"Eğer onu kastediyorsanız, kulaklarınız yok."
Adam üzülmüştür, derhal adayı  odadan kovar.
İkinci aday, birinciden de iyidir. Konuşmanın devamında adam aynı soruyu ona da sorar,
"Bende alışılmadık bir durum görüyor musun?"
Aday, "Evet" der, "Kulaklarınız yok!"
Adam üzgün ve kızgın, onu da dışarı atar.
Derken sıra üçüncü adaya gelir.
Üçüncü bizim Temel... Tümünden de iyidir. (tabii ki)  Bütün sorulara mükemmel yanıtlar verir. Adam heyecanla sorar,
"Bende, alışılmadık bir durum görüyor musun?"
Temel, "Evet, kontakt lens kullanıyorsunuz." der.
Adam iyice heyecanlanmıştır,
"Çok  iyi! Bu senin zeki biri olduğunu gösterir, nasıl anladın?"
"Ula çok basit" der Temel... "Kulakların olsaydı gözlük takardın!"


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 23 Ocak 2008, 17:24:46
süper mıs yha :D:D:D:D::D:D:D:D:D:D:D


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 26 Ocak 2008, 22:09:13
Çok güzel kızıl saclı bir bayan doktorun ofisine girer ve her yerinin
 ağrıdığını söyler.                                     
 "Imkansız" der Doktor "Gösterin lütfen bana"                   
 Kızıl saçlı bayan işaret parmağını uzatır sol omuzuna bastırır ve
 çığlık atar, sonra dirseğine bastırır bu sefer daha fazla acıyla
 bağırır.                                                       
 Dizine bastırır ve çığlık atar, ayak bileğine bastırır aynı şekilde,
 neresine dokunsa çığlık atmaktadır.                         
 Doktor, "Gerçek kızıl değilsiniz değil mi" der.             
 "Eee, değilim" der kızıl,                                       
 "Aslında sarışınım"                                         
 "Tahmin etmiştim" der Doktor, " Çünkü parmağınız kırık"
                                                                       
                                                                       
 mutlu olun,mutlu kalın.......   
                                   
                                                                       



Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 30 Ocak 2008, 22:33:55
AYAKLARI UZUN

Temel yeni yaptığı ahırına hayvanları yerleştiriyormuş. Fakat sıra develere geldiğinde, develerin kapıdan geçemediğini anlamış. Başlamış kapının üst kısmını parçalamaya. Ordan geçen biri.
adam -Birader napıyon sen?
temel:
-Ula devenin boyni çok uzun , kapıyu uzatayrum
adam:
-Ulan salak kapının girişindeki toprağı biraz kazsana..
temel:
-Salak sensin da, devenin boynu uzun ayakları değul !!!


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Karalar üzerinde 30 Ocak 2008, 22:35:19
Ibrahim nerelerdesin?? hani guzel fikralar yazacaktin??


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Mehmet Sayın üzerinde 04 Şubat 2008, 22:02:47
Mektup

Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir hastanın oturmuş, birşeyler yazdığını gördü : -Kolay gelsin, ne yazıyorsun? -Mektup yazıyorum efendim.
-Yaaa...Kime yazıyorsun? -Kendime... -Peki, ne yazılı mektupta? -İlahi doktor bey, deli misiniz siz? Mektubu daha almadım ki...İçinde ne yazdığını bileyim.

 
 


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: İbrahim Vural üzerinde 17 Şubat 2008, 17:04:46
Guselmıs abıı alıne sagLık fıkları bklıoRUmzzz


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Öksüz üzerinde 17 Şubat 2008, 17:32:43
YAĞMUR DİNİNCEYE KADAR

Tefon kulubesi içinde genç bir bayan telofon ediyor ,yağmur altında bekleyenlerin

saprı tukeniyor 15 ddakika geçmişti ki adamcağazın biri sinirli bir şekilde hanım dedi ne bitmez bu

daha nekadar konuşacaksınız kulubeden pişkin bir ses cevap verdi yağmur dininceye kadar
 


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Öksüz üzerinde 27 Şubat 2008, 00:21:14
Sağır Eş
Adam doktora gider :
-Doktor bey, galiba karımda işitme kaybı başladı. Ne yapabiliriz? Doktor :
-Eve gittiğiniz zaman, karınızın arkasında, biraz uzakta durun. Normal bir sesle ona bir soru sorun. Eğer sizi duymazsa biraz daha yaklaşın ve sorunuzu tekrarlayın. Hangi mesafede duyduğunu tesbit edelim, ona göre bir tedavi uygularız. Adam eve döner. Karısı mutfakta yemekle uğraşmaktadır. Adam mutfağın kapısında durur ve normal bir sesle :
- Hayatım, ne yiyoruz bu akşam? diye sorar. Karısı cevap vermez. Adam bir iki adım atar ve bir kez daha sorar :
- Hayatım, ne yiyoruz bu akşam? Karısı yine cevap vermez. Adam kadının dibine kadar gelir ve tekrarlar:
- Hayatım, ne yiyoruz bu akşam? Karısı öfkeyle dönerek cevap verir :
- Üçtür köfte diyorum ya !!
 


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Ayşe Gür Teke üzerinde 27 Şubat 2008, 08:09:26
KÖR KENDİNİ GÖRMEZ SAGIR KENDİNİ DUYMAZ MİSALİ ;D ;D ;D


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Furkan Kavalci üzerinde 08 Mart 2008, 21:56:28
Adamin birine sayısaldan buyuk ikramiye cikiyor.
Karisina bile soylemiyor.
Sabaha karsi ikramiyeyi almak için yola cikiyor.
Tam yari yola gelmisken bir telefon.
Arayan kayinbiraderi...
- Nerdesin eniste ?
- Disaridayim hayirdir ?
- Cabuk eve gel
- N 'oldu ? Cok mu acil
 - Hemen gel !... Ablam !...
- Yoksa hasta mi ?
- Yok sizlere omur!... Basimiz sagolsun....
Telefonu kapattiktan sonra adam bulunduğu yere çöküyor....
Ve gülmekten kendini alamıyor ,
 'Ey güzel Allah'im, verdikce veriyor, verdikce veriyor ' ))         


Konu Başlığı: Ynt: FIKRALAR 2
Gönderen: Furkan Kavalci üzerinde 08 Mart 2008, 21:58:49
Trabzonlu Temel Aga'nin sevgili torunu Eda'ya verilen ödev ile basi derttedir... Eskisehir'e göç eden arkadasi Niyazi'ye basina gelenleri yazar:

       " Niyazicugum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen aksam, geturdi ödevini önüme koydi.. Bi yandan da aglay. Zaten dertlerini hep baga açar.

Dedi ki;

      -"Ha bunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum. Yarin ögretmen beni dövecek."

       Dedum ki; "Aglama usagum, bunun içun ögretmen adam dövmez. Simdi oni çözeruk."  Ne mümkün Niyazi kardasum: Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmislar. Tiren otobostan üçte bir daha hizli gidiy. Otobos iki yerde onbeser dakka istirahat vermis. Tiren da bi yerde durmis, 20 dakka su almis. Otobos saatte 60 kilometro gidiymis. Tiren 5 saat sonra gidecegi yere varmis. Otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmis. Ograstum yapamadum. Usak aglay. Derken bubasi geldi. O da çözemedi. Diyrum oga ki, " damat, senun tanidugun tahsilli bi otobos sofori var ise oga soralim, belki o bilebilur. Yahutta sabah olsun ben usagi soforler cemiyetine götüreyum. Onlar arasinda belki tirenle yaris etmis bi sofor vardur da bize nasihat verur."

       Ha, biz bi yandan da usaga tireni tarif ediyruk. Tiren görmemis ki... Ne anasi görmis, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum'dan Sivas'a gittiydum. Neysa kardasum, o gece çok kizdum. Diyeceksun ki niye? Usak daha incir agacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy; efendum, yumurtanun fabrikada yapilduguni sanay. Biz gelduk araba yaristiriyruk.

       Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur? Gurbetten yolci mi bekliysun? Eger varacagi saat onemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler saga otobosun inecegi zamani.. Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun? Usacuklarda sarki yok, türki yok, oyun yok; dayamis matamatigi. Ayuptur... "