Genel Konular => Sohbet => Konuyu başlatan: Ali Rıza Özaslan üzerinde 29 Kasım 2008, 16:20:31



Konu Başlığı: Çocuklarımız
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 29 Kasım 2008, 16:20:31
Çocuk haklarında çok geriyiz
 
Çocuk istismarları günümüzde hiç olmadığı kadar ayyuka çıktı.. Tacize uğrayan çocuklarımız, yakılan çocuklarımız ve terör olaylarında öne sürülen çocuklar… Çocuklarımızın hiç olmadığı kadar istismar edildiği bir dönemdeyiz..
Bu hafta Çocuk Hakları Haftası.. Ama, bizim sokaktaki çocuklarımız, fidye için yakılan çocuklarımız, tacize uğrayan çocuklarımız ne bu haklarını biliyor, ne de ona o haklar tanınıyor…

Nedir Çocuk Hakları

Çocuk hakları, kanunen veya ahlakî olarak dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu, eğitim, sağlık, barınma; fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının hepsini birden tanımlamakta kullanılan evrensel kavram.

Çocuk hakları, insan hakları kavramının içinde ele alınması gereken bir konu. Bugün, dünyanın birçok yerinde var olan insan hakları ihlalleri, çocuk boyutunda daha geniş kapsamlı ve büyüyerek, müdahale edilmesi daha zor bir şekilde yer alıyor. Uluslararası Af Örgütü'nün belirttiğine göre; az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, emek sömürüsü, pornografi ve şiddet gibi olumsuz etkenlerin dahilinde, çocuk hakları ihlalleri daha büyük boyutlarda gerçekşiyor.Çocukların erişkinlerden farklı fiziksel, fizyolojik, davranış ve psikolojik özellikleri olduğu, sürekli büyüme ve gelişme gösterdiği bilincinin yerleşmesi, çocukların bakımının bir toplum sorunu olduğu ve bilimsel yaklaşımlarla herkesin bu sorumluluğu yüklenmesi gerektiği düşüncesi, Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi ile şekillenmiş.

Günümüzde çocuk hakları ile ilgili olan uluslararası belge, 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ve 193 ülke tarafından onaylanmış olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme. Buna sözleşmeye göre Temel Çocuk Hakları şöyle tanımlanıyor:

Sağlıklı yaşam hakkı:
 
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin çok sayıda maddesi çocukların sağlıklı bir yaşam sürdürmelerini desteklemektedir. Sözleşme'nin 6. maddesine göre her çocuk esas olarak yaşama hakkına sahiptir. 24. madde gereğince de her çocuk ulaşılabilir en yüksek sağlık standartlarından yararlanabilmelidir; gerekli tedavi ve iyileştirme hizmetlerinden faydalanabilmelidir. İhmal edilen, terk edilen, istismara uğrayan ya da işkenceye tâbi tutulan çocukların iyileştirilmesi ve yeniden topluma kazandırmasından devletler sorumludur.

Diğer temel çocuk hakları:

Sözleşmeye göre, her çocuğun, temel yaşam hakkının yanında, nüfus kütüğüne kaydolma, isim, vatandaşlık ve mümkün olduğu ölçüde anne-babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkı vardır. Buna paralel olarak, taraf devletlerin, çocuğun kimliği, tabiiyeti, isim ve aile bağları dahil olmak üzere her türlü koruma hakkına saygı gösterme ve bu konularda yasa dışı müdahalelerde bulunmama yükümlülüğü bulunur.
...
 


 


Konu Başlığı: Ynt: Çocuklarımız
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 29 Kasım 2008, 16:24:58
2008 çocuk haklarının en kara yılı oldu
 
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabulünün yıldönümü dolayısıyla (20 Kasım) bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada 2008 yılında kamuoyuna yansıyan ihlaller nedeniyle 2008’in Çocuk haklarının en kara yılı olduğu belirtildi. Açıklama özetle şöyle:

26.4.2008 :
Bursa'da Hüseyin Üzmez 14 yaşında bir kız çocuğuna cinsel istismar suçlaması ile gözaltına alındı. Çocuğun, çocuk savcısı tarafından ifadesi alınırken yanında pedagog, avukat bulundu mu? Mahkemede dava görülürken duruşmada küçük mağdure ifade verirken avukatı ve pedagog yanında mıydı?

Mağdure İstanbul Adli Tıp Kurulu'na sevk edilip tek doktor tarafından muayene edilip psikolojisinin iyi olduğuna dair rapor nasıl verildi? Çocuğun psikolojisinin bozulması cezayı arttırıcı sebeptir, psikolojisinin bozulmaması ise sanığa beraat sağlamaz. Ceza mağdura karşı işlenen fiile verilir.

1.8.2008:

Konya'nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesinde Kız öğrencilerin kaldığı Kaçak Kuran Kursu Yurt Binası sıkışan gaz patlaması nedeni ile çöktü. 18 kişi öldü. 27 kişi yaralandı.

21.9.2008:

İzmir'de bir hastanede yetersiz beslenen annelerin çok sayıda prematüre bebekler dünyaya getirdiği ve yeterli kuvöz olmadığı için birçok bebeğin öldüğü iddia edildi.

28.9.2008:

Sözel-2'de Türkiye birincisi olan Kastamonu Doğanyurt Lisesi'nde görev yapan iki öğretmen başka illere gönderildi. Okulda okul müdürü ve beden öğretmeninden başka öğretmen olmadığı, derslerin boş geçtiği (Televizyondan izledik) bildirildi.
Okullara öğretmen atanmak için senelerdir bekleyen öğretmenlerin kuraları, okullar açıldıktan 2 ay sonra Kasım 2008'de çekildi. Televizyondan öğretmenlerin tayin için 6 yıldan beri kurada çıkmayı beklediklerini öğreniyoruz. Yüzlerce öğretmen atanmak için senelerdir sıra bekliyordu ve hâlâ da bekliyor.

3.10.2008:

Terörün vurduğu Aktütün Köyü'nde hiç kadrolu öğretmen olmamış. Okulda öğretmenliği 12 yaşındaki Safiye yapıyor. Terör Örgütü PKK'nın saldırısında 17 askerin şehit olması ile gündeme gelen 65 haneli ve 650 nüfuslu Köyün İlköğretim Okulu 3 Ekim'deki saldırıdan sonra 10 Ekim'de açıldı. Fakat bu da sadece yarım saat sürdü. Kurulduğu günden beri okulda sağlıklı eğitim verilemiyor. .

1.11.2008:

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi'nde kucağında henüz ismi konmamış 5 aylık kardeşi ile Polis Merkezi'ne başvuran A.A., anne ve babası çalıştığı için 3 kardeşine bakmak zorunda kaldığını belirterek annesinin bebeklere bakmadığını, kendisine bıraktığını söyledi ve okumak istediği için yardım istedi.

Yukarıdaki örneklerden de görüldüğü gibi Hemen hemen her gün bir yerlerden çocuk ihmali ve istismarı ile ilgili haberler ve şikâyetler bildiriliyor. Bunlar buzdağının görünen yüzü. Bilinmeyen, duyulmayan olaylar çok daha fazla.

Özetle 2008 yılı; cocuk hakları ihlallerinin, çocuklara karşı işlenen ihmal ve istismar suçlarının alarm verdiği bir yıl olmuştur. Toplumumuz çocuklarına ve haklarına daha duyarlı olmak zorundadır. Bu konuda insanlarımızı bilinçlendirmeliyiz. Bilhassa öğretmenlerimize görev düşmektedir. Okullarda insan hakları ve çocuk hakları konusunda dersler konulmalı ve iyice öğretilmelidir. Öğretmenlerimiz de bilgilendirilmeli ve öğretmen okullarında çocuk hakları dersleri verilmelidir.

27.1.1995 tarihinde 22184 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak iç hukukumuzun bir parçası olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına dair sözleşmenin kabul günü olan 20.11. 1989 tarihi; Çocuk Hakları Günü olarak ilan edilmiştir.

Tüm çocuklarımızın Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.

Av. Fatma Başar
(İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı)
.