İçerik => Şiirler => Konuyu başlatan: Ali Rıza Özaslan üzerinde 15 Kasım 2008, 09:35:07



Konu Başlığı: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 15 Kasım 2008, 09:35:07

Haydarpaşa'dan Pendik'e kalkan treni
Bir oğlan çocuğu gördü
Ve güldü
Kendi oyuncağına benzetmişti

Oktay Rıfat


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 07 Aralık 2008, 09:01:50
 
 

Mutluluk Takvimi

7 Aralık 2008

* Bayram çocuklarını unutma...

* Hasta yakınını ziyaret et...


           ***

Bende gözlerin kaldı
Bir sevdanın izleri
İçimde uzun geceler
Yaktım bütün denizleri

Öyle bir ayrıldık ki
Kitaplara sığmıyor
Saplandın gözlerime
Artık güneş doğmuyor

Senden sonra sevmedim
Resimlerin tanığım
Yüreğim kum sıcağı
Hala sana yanığım

Hakkı YALÇIN 
 
 


Konu Başlığı: Ynt: Bayram sabahı
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 10 Aralık 2008, 11:33:49
Bayram sabahı

Güneş bir ağaç boyu,kubbelerde nur,
Gökte huzur,yerde huzur,evde huzur.

Her camii bir şenlik havasıyla dolar,
Fakirle zengin aynı saflarda durur.

İnsan bırakır insan yanını bugün;
Döner iç alemine,sade kul olur...

M.Halistin Kukul


Konu Başlığı: Ynt: Köy hayatı-1-
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 23 Aralık 2008, 19:51:23
Çiftodalı bir evimiz                                                 
Küçük idi penceremiz.                             
Çömlektendi tenceremiz                           
Ne zevkliydi köy hayatı.                     
                                                 
Mum bulunmaz,çıra yaktık                   
Tenekeden musluk yaptık
Kırık ayna bulup taktık                       
Ne zevkliydi köy hayatı.
         
Koyun,kuzu meleşirdi,
Gölgelerde eğleşidi,
Akşamları birleşirdi,
Ne zevkliydi köy hayatı.
       
Ahmet Gülmen



       

 


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ayşe Gürarslan üzerinde 23 Aralık 2008, 22:56:28
Köyüm

Baharda şenlenir,deresi çayı,
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama kederi gamı
Havası başkadır benim köyümün

Akşam olur döner herkes evine
Can kurban inan ki benim köyüme
Aşıklar milleti derler soyuma
Özü bambaşkadır benim köyümün

Yeşil yeşil çamları var dağında
Göndelen dolanır her toprağında
Bahçesinde bostanında bağında
Yeşili başkadır benim köyümün

Köyümün ortasından akar ırmağı
Kıvrım kıvrım dolanır sular toprağı
Unuttum sanman size gelmeyi
Dostluğu başkadır benim köyümün


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ayşe Gürarslan üzerinde 23 Aralık 2008, 22:59:36
Noruyon?

Yarim senden ayrı kaldı kalalı
Yalnız mısın yorgun musun nörüyon?
Senden uzağa düştüm düşeli
Üzgün müsün kızgın mısın norüyon?

Hasret yüreğime düştü de yaktı
Felek çomağını gözüme kaktı
Gözümden yaş değil kızıl kan aktı
Hasta mısın çökel misin nörüyon?

Kaldım buralarda bir garip aşık
Değmen yarama kafam karışık
Hayat kötü zaten ömür dolaşık
Öldün mü sağ mısın acep nörüyon?

Günlerdir dağlar taşlar yoldaşım
Ağaçlar çiçekler oldu gardaşım
Vay benim bitecik yarim sırdaşım
İyi misin kötü müsün nöruyon?

Malamat oldum uzak ellerde
Savruldum durdum esen yerlerde
Boğuldum öldüm akan sellerde
Ağlıyon mu gülüyon mu nörüyon?

Gayri bu hasretlik canıma yetti
Gözümün feri söndü ışığı gitti
Tükendim ölüyom bak pilim bitti
Oynuyon mu zıplıyon mu nörüyon?

Geleceğim yakında hazırlık eyle
Olmuyor artık olmuyor böyle
Bana yamuk yapmadın değil mi söyle?
Bekliyon mu geliyom.Nörüyon?



Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ayşe Gürarslan üzerinde 23 Aralık 2008, 23:01:46
Varacağım Yer Köyümdür

Kuş olup ta uçup gitsem
Kanatımı acıp gitsem
Bu ülkeden göcüp gitsem
Varacağım yer köyümdür

Bu yaş boşa dökülmez ki
Kök salmışım sökülmez ki
Bunca hasret çekilmez ki
Varacağım yer köyümdür

Her şey başka her şey garip
Hasret eyledi mustarip
Bu gurbet’e bir son verip
Varacağım yer köyümdür

Her günüm geçer meraklı
Mikdat yazar okunaklı
Bu gurbet çok dokunaklı
Varacağım yer köyümdür

Mikdat BAL


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Karalar üzerinde 24 Aralık 2008, 12:57:58
Ayse hanim paylasimlar icin sukranlar.


Konu Başlığı: Ynt: Köy hayatı-2-
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 26 Aralık 2008, 20:51:21
       
Koyun, kuzu meleşirdi,
Gölgelerde eğleşirdi,
Akşamları birleşirdi,
Ne zevkliydi köy hayatı

Yol alırdık eşek ile
Çoğu bulmaz onu bile,
Tartımızdı, okka, kile,
Ne zevkliydi köy hayatı.
       
Söğütlerden sepet ördük,
Döne döne düven sürdük,
Kağnı, kızak, neler gördük
Ne zevkliydi köy hayatı.

Çıkrık ile iplik büktük
Kalıp yapıp kerpiç döktük
Kazma ile kütük söktük
Ne zevkliydi köy hayatı

Teyze,hala,bilki ana
Amca,dayı,sanki baba,
El öperdik bayramlarda,
Ne zevkliydi köy hayatı.
 
Ahmet  Gülmen...
                           


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 29 Aralık 2008, 13:39:24
HİCRET

Mekke'yle Medine arası yollar;
Çizik çizik, hasret arası yollar.
Vardığı her nokta yine başlangıç;
Gitgide Allah'a varası yollar.
Mekke'yle Medine arası yollar.

Bu çıplak yollarda ne in, ne de cin,
Yalnız iki çift nurdan güvercin.
Bunlar iki dostun ayakları ki,
Yolları göklere bağlayan perçin.
Bu çıplak yollarda ne in, ne de cin.

Hicret, yurtdışında aranan destek
Dâvâ sahibine öz yurdu köstek;
Merkezi dışardan sarmaktır murad,
Merkezi çevreden fethidir istek.
Hicret, yurtdışında aranan destek.

İnsan kaçar, ufuk kaçar beraber,
Ufukta, varılmaz gâyeden haber.
O ki, eteğinde, ufuk ve gâye,
O ki, Gaye -İnsan, Ufuk- Peygamber.
İnsan koşar, ufuk kaçar beraber.
 

Ayakta, Medine Müslümanları,
İslâm'ın "Yardımcısı" kahramanları...
Rasûller Rasûlü uğruna fedâ
Malları, canları, hânümanları...
Ayakta, Medine Müslümanları


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 16 Ocak 2009, 21:21:02
GÖZYAŞI

Ödünsüz bir sobanın
yanında titreyen
çocuğu görse yağmur
gözyaşlarını odaya
tavanarasındaki delikten
usulca bırakır

***

ÇOCUK VE HÜZÜN

I

Ne zaman bir çocuk ölse
gözü evlerinde
annesinin kavurduğu
helvada
kalır

II

Yoksul bir çocuk görsem
yağmur altında üşüyen
köprü olmak geçer
hiç değilse
içimden

III

Her akşamüstü oyuncakçı
camekanından
çocuk ellerinin
izlerini
siler

Sunay Akın



Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 25 Ocak 2009, 16:10:20
Köylü Gardaş!

Söyle derdin,söyle gardaş ...
Ben de sensin,sen de bensin !
İkimizde can arkadaş
Ben köylüyüm,sen de gardaş !

Köyümüzde düzen yoktur,
Cehalet dert bizde çoktur,
Yolu taş ,bayır yokuştur ,
Bilmem nerden gitsek gardaş ?

Bileğimi büken olmaz,
Fabrika bizde kurulmaz
Irgat gitsem ,iş bulunmaz,
Nerden rızık ,bulsam gardaş !

Tarlam yok ki, eken olsun !
Eksende taş, ne bulursun ...
Şehre doğru git diyorsun ,
Var mı evin, gidem gardaş ?

Çoğu bizim burdan gitti,
Giden yurdunu terk etti,
Çoban olsam koyun bitti,
Sürün varsa,duram gardaş !

Açsa beden derin yara ...
Yoktur cepte,kuruş para,
Gelsem ani bir kazara,
Nasıl ilaç sürsem gardaş ?



Yaşar Kılıç


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 26 Mart 2009, 13:18:53

Üşüyorum

Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim

Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken

Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..

Muhsin YAZICIOĞLU / 1984


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 14 Nisan 2009, 15:23:04
            AŞIKLAR ÖLMEZ

    Ya rab bu ne derttir derman bulunmaz
    Benim garip gönlüm aşktan usanmaz
    Aşık ki cana kaldı aşık olmaz
    Canın terketmeyen, ma'şukun bulmaz

   

    Aşk pazarıdır bu canlar satılır
    Satarım canımı kimseler almaz
    Aşık, bir kişidir, Bu dünya malın
    Ahiret korkusun bir pula saymaz

 

    Bu dünya ol ahiretten içeri
    Aşıkın yeri var kimseler bilmez
    Yunus öldü diye sela verirler
    Ölen hayvan imiş, AŞIKLAR ÖLMEZ

            Yunus Emre


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 23 Nisan 2009, 10:56:50
Mezartaşlarında Şiir

Bu taş cebinime benzer ki ayni makberdir,
Dışı sukut ile zahir,derunu mahşerdir

Zincirlikuyu:Şair A.Hamit Tarhan


Beni de alın ne olur
Koynunuza hatıralar
Dolanıp kalayım bir an
Boynunuza hatıralar.

Zincirlikuyu:Besteci Selahattin Pınar



Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde,
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter,
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar her gece bir bülbül öter.

Rumelihisarı:Şair Y.Kemal Beyatlı


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 19 Mayıs 2009, 12:09:42
MUSTAFA KEMAL İN KAĞNISI

Yediyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla
Herbir heceden heceden

Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı
Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden

İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
Niceden niceden

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu.
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha! dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır
Nasıl durur Mustafa Kemal'in Kağnısı
Kahroldu Elifcik, düşünceden düşünceden

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere iyceden iyceden

Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep
Kalır mı Mustafa Kemal'in Kağnısı bacım
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifcik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden.

 FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA



Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali İhsan Çiçek üzerinde 19 Mayıs 2009, 20:36:06
Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden


Teşekkürler Ali Rıza kardeş .


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 15 Temmuz 2009, 16:11:36


AŞÇI

Neler neler geçti bu garip baştan,
Dul kalınca yüzüm gülmedi gitti,
Kesildim ekmekten, kesildim aştan,
Karnım tıka basa dolmadı gitti.

Kap kacak aradım durdum mutfakta,
Menemen pişirdim çinko tabakta,
Yumurta yapıştı, biber ayakta,
Domates suyunu salmadı gitti.

Kompir aldım şöyle koca tas gibi,
İnce ince kıydım onu süs gibi,
Patates yağınan sanki küs gibi,
İkisi yan yana gelmedi gitti.

Vurunca tokmağı kırdım havanı,
Fırladı sarımsak deldi tavanı,
Cücüklettim iki çuval soğanı,
Evde sebze meyve kalmadı gitti.

Sever idim canlı balık işini,
Tava elde bekler iken leşini,
Oynattı kuyruğu dikti başını,
İnat etti hınzır ölmedi gitti.

Aşure pişirmek aklıma esti,
İki kaşık yiyen bir hafta kustu,
Verdiğim komşular selamı kesti,
Kimseler kapımı çalmadı gitti.

Yiyince hormonu değişti huyu,
Bir çilek doyurdu koskoca köyü,
Dolapta uzadı hıyarın boyu,
Bu işleri aklım almadı gitti.

Ateşte durdukça imambayıldı,
Patlıcan toplandı kıyma yayıldı,
Rasim'im dünyada namım duyuldu,
Üzerime aşçı gelmedi gitti.

Rasim KÖROĞLU


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 25 Temmuz 2009, 13:23:45
Şiir

Ayak izi aradığımız taşları
Pekmez ile yediğimiz karları
Mis gibi kokan kekik otları
Işıl ışıl parlayan meşe ağaçları
Haşmetli duruşuyla sivri dağı
Karpuz çatlatan sularıyla Sorkunca unutulur mu?

Kara Abdullah dayıdan aldığımız lokumlar
Hafızın İbrahim dayıdan aldığımız şekerler
Berber Ali dayının kerpetenle çektiği dişler
Korkarak babamızı çağırdığımız kahveler
Tarihi eski eserden Ulu Camimiz unutulur mu?

Cır cır akan hiç kurumayan Circiroluğu
Ömrümüze ömür katan bey mugarı
Demir oluklar yiyen Eğrik çeşmesi
Ağustos gelince kurumayan İğde çayırı
Gün dönümünde kör kör batan Körkuyu unutulur mu?

Hekim yokken gittiğimiz Deliktaş sıtma suları
Görünce çılgınaca büyüyen kavaklar
Yeşil biberimizle meşhurlaşan turşuları
Mucuk Ahmet dayının Osman Paşası
Gölgede serin serin akan Oğulbeyi unutulur mu?

                                              Ahmet Ayyıldız


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 24 Ağustos 2009, 18:40:29
Mübarek Ramazan

Arınmış gönüller durdu secdeye,
İndi kuşlar gökyüzünden müjdeye ,
Bu sabah hüzzamdan okundu ezan,
Aksetti ilahi sesler derinde.
Bir bitmez bereket beraberinde
Yurda burcu burcu geldi Ramazan.

Gözler kilit vurur uykusuzluğa,
Çeşmeler yetişmez bu susuzluğa,
Bu o gündür derman bulunur derde,
Bugün artık bütün şüpheler yalan,
Bu o gündür şavkır can evimde can,
Bugün mahya benim minarelerde.

Tertemiz dolaşsam hangi mabedi,
Melekler kıskanır bu ibadeti,
Düşler kubbelerde kucak kucaktır,
Bana madde kadar mana da lazım.
Gürül gürül Kur'an oku hafızım,
Bu aşk içerimde salkım saçaktır.

İnancın eriştim saltanatına,
Dilekçem var bugün Tanrı katına,
Huzurdan bahseder görürsem kimi,
Yalın duygularım çoğalır daha,
Bugün kalbim daha yakın Allah'a
Bugün tekmil aşk donatır içimi.

Sular gümüş gümüş akar sebilden,
Ay-aydın ayetler süzülür dilden,
Hak'kın avuçlara sığmaz nasibi,
Cümle saadetler gelir yakına.
Peygamberler peygamberi aşkına
Doğruluk ver, kullarına Yarabbi.

Feyzi Halıcı


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 04 Kasım 2009, 20:30:47
Vebaya Ağıt

Gelin ağalar bir tarih eylerek
Bin iki yüz kırk üç oldu bu sene
Medet Allah, insanın devri döndü
Cümle alem ağlaşurlar bu sene
 
Felek benim dört yanımdan taşladı
Gelin, kızdan, koç yiğitten başladı
Kadir Mevlam hak emrini işledi
Hidayet Mevla’dan geldi bu sene
 
Emir Mevla’dandır evler yıkıldı
Nice ana, baba beli büküldü
Koçyiğitler katar ile çekildi
Şehitler bayrağın çekti bu sene
 
Gitti koç yiğitler ağlar anası
İş Mevla’dan geldi, nedir çaresi
Sağ u sol yanında veba yarası
Kudret hançerini vurdu bu sene
 
Kadir Mevlam durmayup can alur
Kimi hasta düşmüş kimi de ölür
Hidayet Mevla’dan elden ne gelür
Çok mamurlar viran kaldı bu sene
 
Kimi de gelmiş ah çeküp oturur
Sevgili olanlar yarın göçürür
Kimi yuvasından yavru uçurur
Çok masumlar viran kaldı bu sene
 
(Toros Dağları’nda yakılan bir ağıt)


Soner Yalçın
Odatv.com



Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 27 Kasım 2009, 16:37:44
Bayram olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Bugün bize bayram olsun
Gel gardaşım sarılalım
Alem bize hayran olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Alem bize hayran olsun

Anadoludur adımız
Baldandır bizim tadımız
Gel gardaşım koklaşalım
Eller bize hayran olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Eller bize hayran olsun

Yunus Emredir pirimiz
Hacı Bektaştır dedemiz
Mevlana gel gidelim
Herkes bize hayran olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Herkes bize hayran olsun

Türklük bizim şanımız
Bayrağımızdır kanımız
İslamı gel yad edelim
Dünya bize hayran olsun

Bayram olsun,Bayram olsun
Dünya bize hayran olsun

Deli Alim ne söylesin
Kini gönülden silesin
Yakın zamanda eresin
Anadolum bayram olsun
Can Türkiyem bayram olsun
 

Ozan Hayali
 
 


Konu Başlığı: Ynt: Küçük dünyamdan
Gönderen: Ali Rıza Özaslan üzerinde 03 Haziran 2010, 07:36:57
Bozkır Sevdalısı Musa Gül Amcamızın Şiirleri

Sayın Hemşerilerim sayın kardeşlerim ve saygı değer misafirleri

Hepinize hoş geldiniz der,sonsuz saygı ve hürmetlerimi sunarım

Bu toplantımıza uzaktan ve yakından zahmetli zahmetsiz

Bu bizim mutlu günümüze geldiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Biliyorsunuz bizim aslımıza Bozkır’lı derler,Bozkır’da kış gelince

Yağar yağmurlar,eser yeller

Bana Bozkır’da Konya ve İstanbul’da Kuşca’lı Musa Çavuş derler.

Onun için hem mutlu hem de bahtiyarım

Gönlüm genç ama kendim ihtiyarım

Siz de benim gibi hem mutlu hem de bahtiyar olun

Benden çok yaşayın da benden ihtiyar olun.

Benim ismim Musa Gül dür ben güllerin alasıyım

Yüce dağların hem sümbülü hem de lalesiyim

İstanbul’da kurulan Bozkırlılar Vakfının en büyük,en ihtiyar sarsılmaz kalesiyim

Onun için ben hem mutlu hem de ihtiyarım

Gönlü genç ama ben ihtiyarım

Siz de benim gibi hem mutlu hem bahtiyar olun

Benden çok yaşayın benden ihtiyar olun

Benim aslım ne beyazdır ne de zencidir

Herkes kendi ailesinin yanında hem altındır hem de incidir

Ben Bozkırlılar Vakfının en ihtiyarı isem,oğlum Serdar da en gencidir

Onun için de hem mutlu hem bahtiyarım

Gönlüm genç ama kendim ihtiyarım

Siz de benim gibi çok yaşayında ihtiyar olun

Dünyada refahı ve saadeti ahrette cenneti bulun



Bozkır’ın yarısı gelmiş İstanbul’a oturmuş

Uzun zaman boş oturmuş.

Sebeb olanlardan Allah razı olsun 1991 yılında bu vakfı kurmuş

Bu vakıf kurulmasa idi ben geçmişi hatırlayıp geleceği göremezdim

Hayır işlerinin faydasına ve sırrına eremezdim

Yüz tane dairem olsa bi tane veremezdim

Şimdi ise vakıf kurulunca geçmişi hatırlayıp geleceği gördük

Hayır işlerinin sırrına erdik,Allah’a şükürler olsun

Fatih’teki dairemi Bozkırlılar Vakfına verdik

Daima cömertler yaparmış dünyada hayır işlerinin yarısın

Cömertler dünyada iken alırmış cennetin tapusunu

Cömertler ahİrette kendi anahtarı ile açarmış cennetin kapısını

Bir gün gelip ömrün sona erince bırakıp gidecek malın mülkün tapusunu

Onun için aklımızı başımıza alalım daima Allah’ın yolunda kalalım

Dünyada refahı ve saadeti ahİrette cenneti bulalım

İnsanın iyisi arada laf taşımazmış,küsülmesin diye

Ben de Fatih’teki tek dairemi Bozkırlılar Vakfına hibe ettim

Öldükten sonra yardım kesilmesin diye

Misafir rahatının olduğu yerde uzun zaman kalıverirmiş

Ata evlattan,evlat atadan memnun olursa istediğini alıverirmiş

Sağolsunlar benim evlatlarım Bahçelievlerden bana bir ev alıvermiş

Böyle evlatlarım var iken ben malı mülkü ne edeceğim

Birgün gelip ömrüm sona erince her şeyi bırakıp gideceğim

Fatih’teki tek dairemi Bozkırlılar Vakfına hibe edeceğim.


Vakıf Adam Rahmetli Musa GÜL

Ruhun Şad Olsun,Rahmetle Yadediyorum.

Bu ve diğer şiirlerini seneler önce Florya'da Bozkılılar Pikniğinde paylaşmıştı.